yeni sosyete yeni toplum

Yeni Sosyete Yeni Toplum: Geleneği, Geleneksel ile Yıkmak

Milliyetçiliğin Devrimci Özelliği

Milliyetçiliğin devrimci bir özelliği vardır. Sahip olduğu fikirlerle milletinin geleceğini düşünürken geleneğin yanlışlarını yok etmeye çalışmak ruhuna sahiptir. Onu yadırgayacak herhangi bir kişi, kurum, kuruluş da yoktur; bilinir ki o kişi “yerli ve millidir”. Bu nedenle yaptıklarına seri bir muhalefet edilemez, düşünülür, tahlil edilir. Bugünlerde ülkemizde yerli ve milli ifadesi popüleritesini kazanmış ve her yerde görmeye alışık olduğunuz bir söylemdir. Fakat tehlikelidir, bunu da en iyi yerli ve milli olan milliyetçiler bilir.

Bilinir ki kültür, gelenek bazı zamanlarda tatlı bir mâzi olmaktan çıkıp kişinin/ kişilerin günlük hayatındaki özgürlüklerini kısıtlayıcı raddeye gelir, burada yerli ve milli olana düşen görev, o gelenekleri “muhafaza” etmek olamaz, o kısıtlayıcı unsurları yerle bir ederek kişiye hak ettiği özgürlüğü kazandırmaktır.

Bu durumda bir çevre geleneksellerin tümüyle hınca hınç bir kavga içerisindeyken, bir çevre de geleneklerin bazısı ile zaman zaman bir mücadeleye girişmesi gerektiğinin farkında değil. Farkında olanlar ise yeterince atılgan değil. Şu anda geleneksel olan ile mücadele etmemiz gerektiğini bize en rahat şekilde anlatacak olan ise “Türkiye’deki kadın figürü” olacaktır. Türkiye’deki geleneksel doku ve kültür, maalesef, kadının karşısındadır. Bu sebep ile bununla mücadele edilmesi gerekir.

Milliyetçi Misyonla: Yeni Sosyete, Yeni Toplum

Milliyetçiliğin devrimci özelliğinden bahsetmiştik. Bunu tarihimizde en net gördüğümüz dönem şüphesiz Atatürk dönemidir. Geniş yetkiler ile -şu an buna ihtiyaç yok- hızlı devrimler sonucunda yeni sosyete, yeni devlet, toplum, oluşturulmuştur. Bize de düşen budur.

yeni sosyete yeni toplum

Bir gelenek ile mücadele etmeye kalkışıyorsanız, bu mücadeleyi yine geleneksel bir kimlik ile yürütmeniz yolunuzdaki engelleri azaltırken, toplumu ikna kabiliyetinizi şüphesiz arttıracaktır.
Günümüz feminizmindeki hata görüşlerime göre budur. Her şeyle koşulsuz şartsız mücadeleye girişirken yitirilen ikna kabiliyeti.

Yapılan önemli hatalardan bir diğeri de mücadelenin adalet üzerinden değil, cinsiyetçi bir tavır üzerinden yürütülmesidir. Evet, yolda taciz edilmenin verdiği gerilimi, cinsiyet ayrımcılığını bir erkek kadın kadar hissedemez, anlayamaz. Ancak adaletsizliğin cinsiyeti yoktur ve herkes bir şekilde adaletsizliğe maruz kalmıştır. Herkes adaletsizliğin ne olduğunu bilir, anlayabilir. Mevcut mücadele “erkekler anlayamaz” yerine “erkekler de anlasın” şeklinde ilerler ise daha hızlı bir sonuç alırız.

Her zaman şikayetlendiğim bir konu vardı, sorunun etkilendiği kişiler şüphesiz kadınlardır, fakat mağdur olanlar sadece kadınlar değildir. Bu nedenle ortak paydada buluşmadığımız sürece sosyete de aynı şekilde mağdur olmaya devam edecektir. Eğer ki erkeklerin de anladığı, anlayabildiği bir toplumsal düzenlemeye girişilirse kadınların erkekler ile her anlamda eşitlenmesinin erkeklerin de yararına olduğu anlaşılır. Bunun yolu da cinsiyet münakaşalar değil, adalettir.

yeni sosyete yeni toplum

Geleneksel olanla mücadelede geleneksel kimlik fazlasıyla işe yarar demiştik. Adalet zeminini sağladıktan sonra kadının mücadelesinde katalizör görevi görecektir. “Solcu” veya “liberal” feminist birey, toplumun büyük kesimine etki edemezken veyahut ikna kabiliyeti daha düşükken Türkçü bir feminist bireyin etkisi şüphesiz bunlardan fazla olacaktır. Bu nedenle feminist çevreye etkileri daha fazla olacaktır, belki de liderlik edeceklerdir. Ayrıca, bu vesile ile mücadeledeki boşlukları özenle dolduran terörist güruhun sahte kadın savunuculuğu hareketleri bertaraf edilecektir, sahte maskelilere fırsat verilmemiş olacaktır, bunun sonucunda toplumda, mücadeleye güven duygusu arttırılmış olacaktır.

Hülasa, milliyetçiliğin devrimci özelliğinden faydalanmak gerekir, sadece kadın konusu ile değil, bizzat gelenekselin kendisi ile yeri geldiğinde cesurca savaşılması “yerli ve milli” olanın görevidir. Atatürk‘ün değimiyle, “yeni sosyete, yeni toplum” misyonu zırvalarla değil, bizzat milliyetçiliğin tabanıyla oluşturulduğunda daha sağlam ve kendinden daha emin şekilde ayakta duracaktır.

Bizleri Instagram ve Twitter hesaplarımız üzerinden takip edebilirsiniz. Diğer içeriklerimize de göz atmayı unutmayın!