Vatandaş İçin Medeni Bilgiler -3

Mustafa Kemal’in “Vatandaş İçin Medeni Bilgiler” eserinin birinci ve ikinci bölümünlerini geçen yazılarımda incelemeye çalışmıştım. Bu yazımda Vatandaş İçin Medeni Bilgiler’in üçüncü bölümü olan “Cumhuriyet’i” incelemeye çalışacağım

İçindekiler

  • Üçüncü Bölüm: Cumhuriyet
  • Birinci Kısım: Anayasamız
  • İkinci Kısım: Demokrasiye Aykırı Çağdaş Akımlar
  • Üçüncü Kısım: Yurttaşa Karşı Devletin Görevleri

Cumhuriyet

Üçüncü bölüm; monarşiden cumhuriyete geçiş aşamalarından birisi olan meşrutiyetin analiz edilmesi başlamaktadır. Yapılan tahlilin ardından bu işleyişin demokrasinin bütün anlamlarını içermediğini öne sürülmekte ve “demokrasinin en çağdaş ve mantıklı uygulamasını sağlayan hükümet biçiminin” cumhuriyet olduğu belirtilmektedir. Atatürk bunun açıklamasını ise şu şekilde yapmaktadır: “Demokrasinin bütün anlamıyla ülküsü; bütün ulusun aynı zamanda yöneten durumunda bulunabilmesini, hiç olmazsa devletin son istencini yalnız ulusun anlatıp ortaya koymasını ister.” Ardından demokrasi ülküsüne ulaşmanın önündeki engele değinen Atatürk, fikrimce bu engeli büyük bir isabetle tespit etmiştir. Çünkü bu engel, günümüzde dahi hala tamamen aşılabilmiş değildir. Bu nedenle de demokrasinin uygulanabilirliği veya meşruluğu zaman zaman tartışmaya açılmaktadır. Mustafa Kemal’e göre bu engel; Ulusların nüfuslarının kalabalıklığı ile düşünsel eğitimlerin ölçüsüdür. Devletin bu konuda herhangi boş bulunmadan kaçınması gerektiğini Gazi Paşa vurgulamaktadır. Yukarıdaki açıklamaların ardından cumhuriyet yönetimini henüz yeni tanımakta olan halka, bu hükümet şekli detaylıca tarif edilmektedir. Bugün bu tarif herkesçe bilindiğinden, bu kısımları yazıma dahil etmiyorum.

Cumhuriyet, yeni ve sağlam esaslariyle, Türk milletini emin ve sağlam bir istikbal yoluna koyduğu kadar, asıl fikirlerde ve ruhlarda yarattığı güvenlik itibariyle, büsbütün yeni bir hayatın müjdecisi olmuştur.

Mustafa Kemal ATATÜRK
Vatandaş İçin Medeni Bilgiler

Vatandaş İçin Medeni Bilgiler – Anayasamız

Mustafa Kemal, anayasa kısmına egemenliğin sınırlamasız ve koşulsuz olarak ulusun olduğunu hatırlatarak başlamakta, ardından ikinci bölümde değindiğimiz siyasal güç-ulusal istenç ilişkisinin güçler ayrılığı ilkesi ile bağını açıklamaktadır. Ülkemizde güçler ayrılığı şu şekilde tanımlanmaktadır: Meclis; yasama yetkisini doğrudan kendisi üzerinden kullanır, yürütme yetkisini kendince seçilmiş cumhurbaşkanı ve onun atayacağı bir bakanlar kurulu eliyle kullanır, yargı hakkı ise ulus adına yöntem ve yasaya uygun olarak bağımsız mahkemelerce kullanılır. (Hatırlanacağı üzere cumhuriyetin ilk yıllarında cumhurbaşkanı, milletvekillerinin oylaması ile seçilmekteydi.)

Demokrasiye Aykırı Çağ Dışı Akımlar

Başlıktan anlaşılacağı üzere, Atatürk bu kısımda sıraladığı akımları demokrasi görüşümüze saldıran akımlar olarak nitelendirmekte ve bu nitelendirmesinin sebeplerini sıralamaktadır. Bu görüşler: Bolşevik görüşü yani komünizm; ihtilalci siyasal sendikacılık görüşü ve çıkarların temsili görüşüdür. İlk açıklama komünizm hakkında yapılmakta. Mustafa Kemal bu görüş hakkında sert eleştiriler yapmakta ve komünist rejimi diktatör bir rejim olarak tanımlamaktadır. Bolşevik görüşün halk egemenliğine uygun olmayan, baskıcı ve zorba bir yönetim tutumu sergilediğini ve propagandaları ile bütün dünya uluslarına kendi ilkelerini yaymaya çalışan bir konumda bulunduğunun altını çizen Mustafa Kemal ardından şu şekilde düşüncelerini özetlemektedir:

Bir toplumu, bir bölüm insanların bakış açılarının zorla tutsağı ve cılız bağımlıları olarak yaşatma yolu, doğal ve akla uygun bir hükümet düzeni gibi görülemez.

Mustafa Kemal ATATÜRK

İhtilalci siyasal sendikacılık görüşüne de şüpheyle yaklaşan Atatürk, bu görüşü savunanların her türlü siyasal kuruluşu yalnız kendi amaçları uğruna kullanmak isteyen, siyasal güç ve egemenliği ellerine geçirmek isteyen işçi kümeleri olduğunu belirtmekte, ardından Almanya’da millet meclisinin yanı sıra bu görüş sahiplerinin oluşturduğu iktisadi nitelikteki danışma meclisi örneğini göstererek bu durumun demokrasiye aykırı olduğunu savunmaktadır. Çıkarların temsili görüşünü ise, türlü meslek ve sanat grupları arasından iktidar sahibi grubun yalnız kendi çıkarları için çalışacağını, bu nedenle temsil hakkının herhangi bir gruba verilemeyeceğini savunarak reddetmektedir. İşte bu üç dünya görüşünü ve özellikle son düşünce akımının önerilerini Türkiye’nin değişik sınıf üyelerinin çıkarlarının aynı değer, ölçü ve nitelikte; eşitlikseverlik duygusu ile sağlanmasına çalışmak istediğini belirterek kabul etmeyen Mustafa Kemal, bu düşüncesini net bir şekilde ortaya koymaktadır.

Bizim görüşümüzde; çiftçi, çoban, işçi, tüccar,sanatkar, doktor, kısacası herhangi bir toplumsal kurumda çalışa yurttaşın hak, çıkar ve özgürlüğü eşittir. …Ulusu temsil edip yöneten TBMM’nin ve hükümetin üzerine dayandığı (tek) parti de bu temel ilke içinde, ayrım gözetmeksizin bütün Türkiye halkını kapsayan ve ulusun genel yararları ile ilgilenen ‘Cumhuriyet Halk Fırkasıdır’

Vatandaş İçin Medeni Bilgiler – Yurttaşa Karşı Devletin Görevleri

Kanaatimce üçüncü bölümün en önemli kısmı bu kısımdır. Önceki bölümlerde devletin maddi ve manevi varlığının sebebinin ulus olduğunu açıkça ortaya koyan Mustafa Kemal, ulusu yükseltmek için kurulan devletin; onu kuranlara karşı görevlerini sıralamaktadır. Günümüzde varlığını sürdüren her devletin hatırlaması gereken bir noktaya Atatürk 1931 yılında parmak basmıştır. Geçmişte ve günümüzde bazı hükümetler ulusu, devlete karşı görevlerine çağırmış fakat kendileri ulusa karşı görevlerini neredeyse hiçbir zaman yerine getirmemiştir. Belli dönemlerde bu durum isyanlar getirmiş, belli dönemlerde ise devrimlere zemin hazırlamıştır.

Mustafa Kemal’e göre devletin her şeyden evvel iki temel görevi vardır ve bu iki temeli sağlayamayan devlet, kurulma amacını yitirmiş demektir. Bu vazifeler, ülke içerisinde asaişi ve adaleti kurarak sürdürmeyi temel alır. Vatandaşların özgürlüğünü korumak ve dış siyaset ile başka uluslarla ilişkileri iyi yönetmek yoluyla içerideki her türlü savunma güçlerini sürekli hazır bulundurarak ulusun bağımsızlığını korumayı amaçlar. Bu iki görev, ulus bireylerinin sırtlarında tek başlarına taşıyamayacakları kadar ağırdır, bu sebeple devlet bu yükü sırtlamaktadır.

  • Bu iki temel görevden başka, devletin ilgilenme zorunluluğu bulunan görevler:
  • Karayolları, demiryolları gibi bayındırlık işleri
  • Eğitim işleri
  • Sağlık işleri
  • Toplumsal yardımlaşma işleri
  • Tarım, ticaret, sanata ilişkin ekonomik işler

Bilindiği üzere Türkiye Cumhuriyeti demokrasi temeline dayalı bir devlettir. Demokrasi ise asıl olarak siyasal niteliktedir; düşünseldir, bireyseldir, eşitlikseverdir.

Mustafa Kemal ATATÜRK

Devletçilik

Bu kısımda, yukarıdaki görevleri sıraladıktan sonra Gazi Paşa, Türkiye Cumhuriyeti’nin benimsediği devletçi ekonomi modelinin, neden benimsenmesi en uygun olan model olduğunu açıklamaya başlamaktadır. Özel sektörün ve girişimin, kendi çıkarlarını ulusun çıkarlarının önüne koyma eğilimi olduğunu savunmasına rağmen Atatürk, demokrasinin bir gereği olarak özel teşebbüsü tamamen reddetmemektedir. Kemalizm’in ekonomi politiği başlı başına bir yazı konusudur, bu sebeple devletçi ekonomi politikasını şimdilik bir alıntı ile özetlemekle yetinelim.

Örneğin bir iş ki büyük ve düzenli bir yönetimi gerektirir ve özel kişiler elinde tekele uğramak tehlikesi gösterir ya da genel bir gereksinimi karşılar, o işi devlet üzerine alabilir. Madenlerin, ormanların, kanalların, demiryollarının, deniz ulaştırma ortaklıklarının devletçe yönetilmesi ve para ihraç eden bankaların ulusallaştırılması; yine su, gaz, elektrik, doğalgaz, elektrik vb. ilişkin işlerin yerel yönetimlerce yapılması, yukarıda açıkladığımız işlerdendir.

Mustafa Kemal ATATÜRK

Yazının son paragraflarında da devletçilik politikalarına açıklama getirmeye devam eden Atatürk; genç cumhuriyetin, çağdaşı olan devletlerden hassas bir durumda olduğunu belirterek özel teşebbüse öncülük eden bir devlet girişimciliğini benimsediğinin altını defalarca çizmektedir. Vatandaş için Medeni Bilgiler kitabının dördüncü bölümünün ve diğer tüm bölümlerin incelemesini de yapacağım. ” Vatandaş İçin Medeni Bilgiler ” yazımı okuduğunuz için teşekkürler.