Uçurtma Avcısı

Uçurtma Avcısı- Kitap İncelemesi

Bu yazımızda herkesin sıklıkla karşılaştığı, kült eser olmuş bir kitabı inceleyeceğiz: Uçurtma Avcısı. Kitap birçok gerçeklik barındırıyor ve sayfalardaki tüm gerçeklikler okudukça insanın yüzüne tokat gibi çarpıyor. Fakat benim dikkatimi çeken bazı noktalar oldu. Bazı politik noktalar olduğunu düşünüyorum ve hem insani hem de Edebiyatçı gözüyle sizlerle paylaşmak istedim. Şimdiden size keyifli okumalar diliyorum.

Neden ”Uçurtma Avcısı?”

Uçurtma Avcısı

Öncelikle kitabın adından başlayalım. Birçok insan okuduğu zaman karakterlerin, uçurtma merakından dolayı yazarın bu ismi koyduğunu düşünmüştür. Hasan ve Emir’i tanıdıkça hatta özellikle de Hasan’ı, siz de belki öyle düşüneceksiniz. Fakat hayır, yazar Hasan’dan dolayı kitaba bu ismi vermemiştir. Giriş kısmımda belirttiğim gibi eser birçok gerçekliği bünyesinde barındırmaktadır. Kitap mekan olarak Afganistan’da geçmektedir ve Afganistan’da her yıl düzenli olarak uçurtma şenlikleri düzenlenmektedir. Yazar bundan esinlenerek kitabın adını ”Uçurtma Avcısı” koymuştur.

Kitabın Konusu Nedir?

Kitap konu olarak Emir ve Hasan isminde iki arkadaşın dostluğunu konu alıyor gibi görünüyor. Aslına bakarsanız dıştan bakıldığında durum böyle. Emir evin ağasıdır, Hasan ise evin hizmetçisi konumundadır. Fakat her ikisi de arkadaştır. Hasan Emir ağa için canını vermeye bile hazırdır. Ama dediğim gibi kitap birçok gerçekliği içinde barındırıyor. Peki nedir bu gerçeklikler? Rus askerlerinin Afganistan topraklarında dolaşması, arkasından Taliban askerlerinin özgürlük getireceğiz diyerek ülkeyi işgal edip yağmalaması, tecavüzler, işkenceler ve buna alıştırılmış bir halk. İki çocuğun arkadaşlığından çok daha fazlasını bu kitapta bulacaksınız.

Afganistan’ın İşgali: Rusya ve Taliban

Kitabı okurken dikkatimi çeken bir durum oldu. İlerledikçe sokaklarda Rus askerlerinden bahsediyordu yazar. Rus askerlerinin insanlara kötü davrandığından, dükkanları yağmaladığından hatta işi tecavüz boyutuna taşıdığından bahsediliyordu.

İlerleyen zamanlarda farklı bir örgüt çıkıyor ortaya. Adını hepimiz çok iyi biliyoruz. Ve duyduk: Taliban. Şu an bile yakın zamanlarda Ayasofya Camii’nde bayrakları açıldı biliyorsunuz. Taliban örgütü ”özgürlük” getireceğiz adı altında Afganistan’a girmiş ve adeta ahlak bekçiliğine başlamıştı. Kendileri yurtlardan ”çocuk” alarak pedofili suçu işliyorlardı, fakat bir kadının pazarda yüksek sesle konuşması onlar için kırbaç ya da idam cezası anlamına geliyordu. Ya da bir erkeğin sakalsız dolaşması aynı şekilde ölümle cezalandırılıyordu. Kitapta bunlar o kadar çok anlatılmış ki Sovyet Rusya ve Talibandan nefret ediyorsunuz ama kimi seveceksiniz? Tam bu noktada araya Birleşmiş Milletler ve Amerika giriyor.

”Afganistan’da çocuk çok ama çocukluk yok.”

Uçurtma Avcısı

Hayallerin Başkenti: Amerika

Uçurtma Avcısı

Evet yukarıda yazdıklarımdan sonra araya Amerika giriyor. Çünkü kitaptaki ilerleyişe göre, karakterler kaçış için tek çareyi Amerika’da görüyorlar. Özgürlük, rahat yaşam, lüks ve bol paralı bir hayat. Savaş yok, baskı yok, en önemlisi de yazar kitabında Amerika’ya karşı en ufak bir eleştiride bulunmamış. Sanki Amerika kurtarıcı bir melek gibi gösterilmiş ve Afganistan’ın o durumda olmasının tek sebebi Rusya ve Talibanmış gibi aktarılmış kitapta. Baş karakterlerden biri olan Emir kurtuluş olarak Amerika’ya gidiyor ve rüya gibi bir yaşama kavuşuyor. Ve elbette Afganistan o sırada yine Rusya ve Taliban tarafından kıvranıyor. Khaled neredeyse tüm kitaplarında Amerikayı bir kurtuluş kapısı olarak gösteriyor. Ve açıkçası 2007 yılında Bush ile çekildiği şu fotoğraf benim düşüncelerimi alevlendiriyor.

Pişmanlık Tohumları

Yeniden iyi biri olmak hâlâ mümkün.”

Uçurtma Avcısı

Edebiyat Dünyasında birçok yazar pişmanlık duygusuna sıkça yer vermiştir. Örnek verecek olursak Tolstoy ya da Dostoyevski okuduğunuzda pişmanlık nedir bu duyguları en derin iliklerinize kadar hissedersiniz. Burada Emir geçmişinde büyük bir hata yapıyor. Dostum dediği insanın acı çekmesine göz yumuyor. Ve görmezden geliyor. İleride geçmişinden gelen bir mektupla o hatasını bir nebze olsun düzeltme şansına sahip olabiliyor. Pişmanlık, iyi olmak, bu kavramlar hepimiz için mümkün. Yeniden iyi biri olmak için… Yazar bu konuyu gayet iyi işlemiş ve duyguyu yeterince hissettirmiş diye düşünüyorum. Acemilik kitabı olduğunu düşünürsek oldukça etkileyici bir yazım dili kullanmış. Okuduğunuz zaman sizler de bana hak vereceksiniz. Gerçekten pişman olduğunuzda o hak elinize mutlaka geçecektir, okuduğunuzda bunu da hissedeceksiniz.

Uçurtma Avcısı Filmi

Kitap dünya çapında büyük ilgi görünce elbette filmi de çekildi. Yönetmen Marc Forster tarafından 2007 yılında sinema ekranlarına aktarıldı. Tabii ki film ABD tarafından yapıldı. Filmin baş rolünde Khalid Abdalla, Atossa Leoni, Shaun Toub yer alıyor. Filmi de kitabı kadar ilgi gördü diyebiliriz.

Uçurtma Avcısı kitabımızı inceledik. Umarım sizler için bilgilendirici bir yazı olmuştur. Yorum kısmında fikirlerinizi belirtmeyi unutmayınız. Bizleri Instagram ve Twitter hesaplarımız üzerinden takip edebilirsiniz. Diğer içeriklerimize de göz atmayı unutmayın!