arama

Türkiye’de Alevi Olmak

  • paylaş
  • paylaş
  • Arda Oru
  • Beğen
    Loading...

Alevilik; Ya Hak Ya Muhammed Ya Ali diyerek 12 İmam ve Ehlibeyt’i temel alan, bunlardan kaynaklanan inanç, ibadet, ritüel, kültür ve yaşam felsefesini benimseyen, “Eline, beline, diline sahip ol” temelinde ahlaklı bir “can” olma öğretisine sahip olan kişilerin oluşturduğu bir inanç toplumudur.

Türkiye Cumhuriyeti, günümüzde 80 milyonu aşkın nüfusuyla içerisinde pek çok farklı halkı, dini, mezhebi yani çok zengin bir kültürü barındıran ülkelerin başında geliyor. Özellikle turistik amaçlarla yapılan reklamları hepiniz görmüşsünüzdür. Anadolu’nun dört bir yanından renkli görüntüler içeren ve Türkiye’nin ne kadar zengin bir kültüre sahip olduğunu anlatmaya çalışan reklamlardan bahsediyorum. Fakat laik olduğunu ve her inanca eşit davranması gerektiğini 5 Şubat 1937’de anayasasına ekleyen Türkiye Cumhuriyeti’nde Aleviler için de her şey bu kadar renkli mi?

Alevilik Nedir?

Hakkında ortada gezen bilgilerin yüzde 80’inin yalan yanlış olduğunu varsayarsak Alevilik inancını tanımlayarak başlamak en doğrusu olur. Aslında Alevilik hakkında net bir tanım yapmak fazlasıyla zor. Öncelikle şunu bilmekte fayda var ki birbirleriyle çok fazla karıştırılsa da günümüzde çoğunlukla İran’da yaşanan Şiilik inancı ile Anadolu Aleviliği arasında Hz. Ali ve peygamber sevgisi dışında pek bir ortak nokta yoktur. Anadolu’da Aleviliği; genel anlamda “Hz. Ali’yi ve Ehl-i Beyt’i seven, İslamiyet’i Hacı Bektaş-ı Veli gibi düşünürlerin fikirleriyle yorumlayan, temel ilkesi güzel ahlak olan tasavvufi bir inanç olarak tanımlayabiliriz. Kimine göre Alevilik denince ilk akla gelen Hacı Bektaş-ı Veli’nin kurduğu Bektaşilik tarikatı ile Alevilik tam olarak aynı değildir. Bu düşünceye göre Türkiye’de her Bektaşi Alevi olduğu halde, her Alevi, Hacı Bektaş’ı Horasan Ereni sayıp hürmet etmesine rağmen, Bektaşi değildir. Bu yüzden Köy Bektaşi’si, Şehir Bektaşi’si ayrımı yapılmaktadır. Köy Bektaşileri’ne Alevi denildiği halde, Şehir Bektaşileri’ne Bektaşi denilir. Alevi yazar Rıza Zelyut’a göre ise Bektaşilik ile Alevilik arasında bir fark bulunmamakta. Ona göre, Hacı Bektaş Veli, Anadolu Aleviliğinin büyük piridir. Onun genelde kendine özgü bir tarikat veya yol yaratması da yoktur. Büyük pir Alevidir. Bu anlamda Bektaşilik sözü yanlıştır. Derviş Bektaşileri dediği Bektaşiler de Alevi’dirler ve aralarında küçük farklar bulunmaktadır.

ALEVİ TARİHİNİN EN ÖNEMLİ İSİMLERİNDEN HACI BEKTAŞ-I VELİ

Eline, Beline, Diline Sahip Ol!

Anadolu’da Alevilik inancının en önemli ilkelerinin başında gelir Hacı Bektaş-I Veli’nin bu sözü. Anlamı hakkında ise iki farklı yorumlama mevcuttur. Birinci ve yaygın olan görüşe göre eline sahip olmakla kişinin eliyle yaptığı her tür görünür kötülükten uzak durması, mesela hırsızlık yapmaması, insan öldürmemesi ve benzer şeyler kastedilir. Beline sahip olmak ise cinsellik hakkındaki kısıtlamaları ifade eder. Son olarak diline sahip olmak kötü konuşmamayı ve doğruları söylemeyi öğütler. İkinci görüşe göre ise eline sahip ol ile kastedilen yaşadığın toprağa, yurduna, memleketine sahip olmak iken beline sahip olmak;  soyuna, evlatlarına sahip olmak ve onların sağlam ve güzel insanlar olmaları için çaba harcamak; diline sahip olmak ise ana dilini sahiplenmeyi ve onu koruyup geliştirmeyi ifade eder.

Türkiye’de Alevilik Karşıtlığı

Özellikle I. Selim döneminde halifeliğin ele geçirilmesi ile birlikte Osmanlı Devleti’nin Sünni İslam’ın merkezi haline gelmesi; o zamana kadar Yeniçeri Ocağı ve Ahilik Teşkilatı gibi imparatorluğun temellerini oluşturan pek çok kurumun benimsediği Alevi – Bektaşilik inancına karşı bir düşmanlık oluşturmuş ve Safevi Devleti ile girilen mücadele durumu daha da geri dönülmez bir noktaya getirmiştir. Anadolu’daki Alevi karşıtlığı temel olarak bu döneme dayanıyor. Bu tarihten itibaren yüzyıllar boyunca kimine göre devletin sürekliliği için yapılan gerekli müdahaleler, kimine göre ise yapılan katliamlar Alevi topluluğunda hala onarılamayan yaralara yol açmıştır. Gerçi onarmak için pek çaba gösteren de yok buna birazdan değineceğiz. Cumhuriyet Türkiye’sinde dahi Alevi karşıtlığı kesilmemiş ve ”Bunlar dinsizdir!”, “Ahlaksız Kızılbaşlar!”, ‘İslam düşmanları!” tarzı söylemlerle insanlar kışkırtılmıştır. Tüm bunların sonuçlarını Maraş’ta, Çorum’da gördük. Bütün bunlara yeri geldiğinde askerin, polisin ve hükümetlerin dahi çanak tuttuğunu Sivas’tan ve Gazi’den hatırlarsınız eminim.  Şimdi bu olayları tek tek inceleyelim.

Maraş Katliamı

Olayların başlamasına kentteki Çiçek Sineması’na, o dönemin ender milliyetçi filmlerinden biri olan, Cüneyt Arkın’ın başrol oynadığı Güneş Ne Zaman Doğacak isimli filmin gösteriminde patlayıcı madde atılması sebep olmuştur. Sağcı grupların “Kanımız Aksa da Zafer İslam’ın ve Müslüman Türkiye” şeklindeki sloganlarıyla galeyana gelen halk soluğu Alevi mahallelerinde almıştır. 19 Aralık ile 26 Aralık 1978’de Kahramanmaraş’ta meydana gelen ve 7 gün süren olaylarda 120 insan öldürüldü. Alevilere ait 200’ün üzerinde ev yakıldı, 100’e yakın iş yeri tahrip edildi. Yargılamalar sonucunda verilen idam cezalarının hiçbiri uygulanmadı. Daha sonra serbest kalan bazı isimler milletvekilliğinde bile bulundu…

KAHRAMANMARAŞ’TA BİR DÜKKAN

Çorum Katliamı

1980’in Mayıs ve Temmuz aylarında yaşanan, olayların fitilini Milliyetçi Hareket Partisi’nin önde gelen isimlerinden gümrük ve tekel eski bakanı Gün Sazak’ın 27 Mayıs 1980’de Ankara’da Devrimci Sol tarafından öldürülmesi ateşlemiştir. Temelinde siyasi bir sağ – sol çatışması olan bu olay “Kanımız aksa da zafer İslamın”, “Kana kan, intikam” sloganlarıyla dini bir boyuta geçerek masumları da hedef almıştır. Devletin kurumu olan TRT’nin “Çorum’da Alaaddin Camii’ne patlayıcı madde atılması ve dışarıdan ateş açılması ile olaylar başladı.” şeklindeki yalan haberinin tüm şehirde anons edilmesi her zamanki gibi halkı galeyana getirmiş ve çoğu Alevi olmak üzere resmî kaynaklarca 57 yurttaşın ölümü ve yüzlercesinin yaralanmasıyla sonuçlanmıştır.

Sivas Katliamı

Madımak Katliamı olarak da bilinen olaylar, 2 Temmuz 1993 tarihinde Sivas’ta Pir Sultan Abdal Kültür Derneği tarafından organize edilmiş olan Pir Sultan Abdal Şenlikleri sırasında daha önce yaptığı açıklamalar ile İslamcı kanadın nefretini kazanmış başta Aziz Nesin olmak üzere birçok aydın yazarın protesto edilmesiyle başlamıştır. Her zamanki sloganlar kullanılarak galeyana getirilen halk Madımak Oteli’ni ateşe vermiş ve çıkan yangın sonucu çoğunluğu Alevi 33 yazar, ozan, düşünür ile 2 otel çalışanı yanarak veya boğularak can vermiştir. Aralarında Aziz Nesin’in de bulunduğu 51 kişi ise olaylardan kendi olanaklarıyla, ağır yaralarla kurtuldu. İtfaiye merdiveniyle kurtarılmaya çalışılan Aziz Nesin, merdivendeki görevli tarafından darp edilip, merdivenden itfaiye aracı etrafında toplanan karşıt görüşlü kalabalığa doğru itildi. Başından yaralanan Aziz Nesin’i linç girişiminden araya giren polisler kurtardı. Evet Aziz Nesin’i polisler kurtardı. Peki 35 can yanarken neredeydi bu polisler? Olaylar esnasında polis ve jandarmanın kasıtlı olarak yetersiz bırakıldığı çok açık ortadadır. Yargılamalar sonrasında verilen idam kararlarının hiçbiri uygulanmadı. Dava sürecinde tahliye edilen sanıkların çoğu iktidar partisinden milletvekili oldu… Tutuksuz yargılananların çoğu ortadan kayboldu. 2012’de verilen zaman aşımı kararı ile birlikte tüm firari suçlular ceza almamış oldu. Dönemin başbakanı Erdoğan kararı ”Milletimiz için, ülkemiz için hayırlı olsun.” diyerek yorumladı.

MADIMAK OTELİ ÖNÜNDEKİ BİR PROTESTO

Gazi Mahallesi Olayları

Olaylar 12 Mart 1995 tarihinde Gazi Mahallesi’nde bulunan Alevilerin çoğunlukta olduğu bir kahvehaneye durdukları bir taksi şoförünü öldürerek aynı taksiyle kahvehanedeki sivillere yönelik kimliği belirsiz kişilerce gerçekleştirilen silahlı provokatif saldırı sonucu başlamıştır. Olayların ardından protesto gösterisi düzenlemek isteyen çoğu Alevi gruba gösterilen polis şiddeti ve aşırı sol illegal örgütlerin duruma müdahil olması olayları iyice büyütmüştür. Adeta devlet – Alevi savaşına dönüşen olayların sonucunda 22 kişi hayatını kaybetmiş, yüzlerce kişi yaralanmış ve tutuklanmıştır.

Günümüz Türkiye’sinde Alevilik

Günümüzde de Alevi toplumunun pek çok sorunu ortada durmaktadır. Bunlara cemevlerinin ibadethane statüsü alamaması ilk sırada gösterilebilir. Cemevlerine devlet bütçesinden hiçbir şey verilmezken, hükümet Alevi vatandaşından aldığı vergiyle camilere hizmet götüremez, götürmemeli. Zorunlu din dersi de başka bir problem. Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersinin müfredatı Sünni inancına göre hazırlanmıştır ve hiçbir inanç grubuna başka bir inancı zorla öğretemezsiniz. Bu durum inanç özgürlüğü ilkesine tamamen aykırıdır. Bunlar sadece açıktan görebildiğimiz problemler. Arka planda duran birçok sorun mevcut. Anadolu’da herhangi bir şehirde çok rahat gözlemleyebilirsiniz ki asfaltlanmamış tüm toprak yollar Alevi köylerine çıkar. Veya devlet kurumlarının üst kademelerinde bir Alevi’ye rastlamanız fazlasıyla zordur. Bu toplumun taleplerinden birisi de liyakata uygun atamalar yapılması, sırf Alevi oldukları için mülakatlarda elenmeleri ve dışlanmaları değil!

Sonuç

Evet belki 2000’ler öncesinde yaşanan şiddet olayları günümüzde büyük çaplarda gerçekleşmiyor fakat cemevinde durduk yere vurulan Uğur Kurt vb. olaylar hala mümkün. Bu ülkenin en az Sünni kesim kadar vatandaşı olan ve en az onlar kadar vatansever olan Aleviler’i hala dışlanmış hissediyor. Hala hakları ellerinden alınmış ve kısıtlanmış hissediyor. Ve hala bu ülkenin ünlü bir şovmeni 21. yüzyılda çıkıp ekranlarda “Mumsöndü mü oynuyorlar?” diyebiliyor. Böyle bir ortamda Alevi toplumu için bir umuttan bahsetmek anlamsız olur.

Kaynakça

Rıza Zelyut, Öz Kaynaklarına. Göre Alevllik, İstanbul 1990, ss. 12-13.

Ethem Rubi Fığlalı, Türkiye’de Alevilik Bektaşilik, Ankara 1989, s.9

http://www.alevitentum.de/html/172.html

https://tr.wikipedia.org/wiki/Mara%C5%9F_Katliam%C4%B1

https://tr.boell.org/tr/2016/04/12/turkiyede-alevilik-sorun-ve-cozum-yollari-yedi-talep-yedi-oneri

https://140journos.com/gazi-mahallesi-olaylari-5a398dbe86e1

  • Memo
    3 ay önce

    Bu makale çok eksik ve kulaktan dolma bilgiler fazla,yaşanılan olaylar eksiksiz ve doğru yazılmış lakin asfaltsız köy yolu alevi köyüdür filan bunlar kulaktan dolma bilgiler. Daha detaylı araştırma yapılarak yazılmalı.

    0
    yorum beğen