The Fall

The Fall Filmi: Değeri Bilinmeyen Bir Film

Tarsem Singh’ in yönettiği The Fall filmi konusu nedir? Filmin karakterleri ve oyuncuları kimlerdir? Filmin sinematografik açıdan değerlendirilmesi ve incelemesi.

The Fall Filmi

  • Film: The Fall (Düşüş)
  • Yönetmen: Tarsem Singh
  • Senaristler: Dan Gilroy, Nico Soultanakis, Tarsem Singh, Valeri Petrov
  • Süre: 117 dakika
  • Yıl: 2006
  • Tür: Macera, Dram, Fantastik
  • IMDB Puanı: 7.9
  • Oyuncular: Lee Pace, Catinca Untaru, Justine Waddell
The Fall
The Fall posteri

 Bu dünya ne kadar gizemli, bir gün ona aşık oluyorsun ve ertesi gün onu binlerce kez öldürmek istiyorsun.

Yukarıda kısaca bilgilerini verdiğim The Fall filmi sanırım gelmiş geçmiş en değeri bilinmeyen film olabilir. Şahsi favorim olan bu filme verilen emek, filmin çekimleri, düzenlemeleri ve oyuncuların doğallığı tam anlamıyla inanılmaz. Bu filmle Tarsem Singh, iç içe geçmiş hikaye anlatımında seviyeyi bir üste çıkarıyor denebilir. The Fall dışında The Handmaid’s Tale dizisinin ve Katy Perry, P!nk, Avril Lavigne gibi ünlü birçok şarkıcının müzik kliplerinin de görüntü yönetmenliğini yapan Colin Watkinson, bu filmiyle ayakta alkışlanmalı. 

Konu

David Fincher ve Spike Jonze gibi ünlü yönetmenlerin reklamını yaptığı bu film 1920’lerde Los Angeles’ın kırsal kesiminde bir hastanede geçmektedir. Belden aşağısını sakatladığı için bu hastanede yatılı kalan bir dublör, hastanede kalmakta olan kolu kırık göçmen küçük bir kıza efsanevi beş kahramanın masalını anlatır. Fakat dublörün bulanık zihni ve küçük kızın geniş hayal gücünün birleşmesiyle masal ilerledikçe gerçek ve kurgu arasındaki ince çizgi bulanıklaşır.

Sinematografi

The Fall
Salvador Dali

Bu filmin en göz alıcı noktası sinematografisidir. Film dört yıl gibi bir süre boyunca içinde Türkiye’nin de bulunduğu tam yirmi sekiz farklı ülkede çekilmiştir. Filmde gerçekliğin ve doğallığın sağlanması için hiç set kullanılmamıştır, bütün sahneler gerçekten var olan konumlarda çekilmiştir. Görüntülere bu kadar önem verilmesinin sebebi, anlatılan masalın gerçekliğini artırmak ve yetişkinlerin de masallardan etkilenebileceğini vurgulamaktır. Görüntüler aynı zamanda bazen içinde yaşamayı sevdiğimiz illüzyonların masallar gibi ortadan kalkabileceği hassasiyetini taşımaktadır.

Filmi izlerken görülen görüntülerin doğaüstü güzelliği anlatılan masalı temsil ederken renk ve ton seçimleri o sırada vurgulanan, bazen küçük kızın hayat tecrübesizliği nedeniyle algılayamadığı veya yanlış addettiği duyguları temsil etmektedir. Öne çıkarılmaya çalışan iki unsur kurgu ve duygular olduğu için buna uygun olarak sürrealist ressam Salvador Dali’nin, yanda görülen “Mae West’in Gerçeküstücü Bir Ev Olarak Kullanabilecek Yüzü” adlı resmi, filmin posterinde ilham amaçlı kullanılmıştır.

Karakterler

The Fall filmi, sahip olduğu nefes kesen görüntülerin yanında zeki diyaloglarla ve kırılmış bir adamın hayatla ilgili çarpıcı gerçeği küçük, masum, umutlu bir kıza anlatması üzerine kurulmuştur. Bu açıdan tıpkı büyüklerimizin bize verdiği nasihatler akla gelmektedir. Ancak buradaki can alıcı nokta ne yazık ki, çoğu zaman insanların amacının gösterdiklerinden çok daha farklı olmasıdır. Bu sayede hayatın insanları nasıl şekillendirdiğine dair harika bir örnek sunmaktadır.

The Fall
The Fall da anlatılan masaldan bir kesit

Lee Pace’in oynadığı Roy, hala bir çocuğun hayal gücüne ve hayallerine, aynı zamanda da bir yetişkinin tecrübelerine sahip olan ve insanların hayallerini, umutlarını ve içinde yaşadıkları illüzyonların yıkılmasını sağlayan acı gerçeğin saplandığı bir dublördür. Bu acı gerçek zihnini bulandıracak ve küçük kızın getirdiği ışığa rağmen amacına doğru ilerlemekten vazgeçmeyecektir. Bu Catinca Untaru’nun ilk filmi olsa da sergilediği oyunculuğun doğallığı bu filmi muhteşem ve inanılır kılan noktalardan biridir. Untaru’nun oynadığı Alexandria, çocukların hayatta karşılaştıkları kötülüklere rağmen içindeki iyiliği korumaya, umutlarını kaybetmemeye çalıştıklarını hala masallara inanarak göstermektedir. Hal böyle olunca Roy ile arkadaşlıkları, insanlığın gerçekte yaşadığı hayal kurma ve gerçekçi olma çelişkisini hayata geçirmektedir.

Kısaca bu film bir yetişkinin hayat tecrübeleriyle, kendi hayalleriyle çelişmesini ve hayata tutunmaya çalışmasını anlatmaktadır. Ancak anlatım tarzı, bir masalı hayata geçirme şekli ve oyunculukların inandırıcılığı filmi unutulmaz yapmaktadır. The Fall‘ı yaklaşık sekiz yaşlarındayken ilk defa izlemiştim, o zamanlar tabii Alexendria karakterini çok benimsemiş ve kendimi anlatılan masala kaptırmıştım. Birkaç yıl önce filmi yeniden izlediğimde ise Alexandria ile birlikte Roy’u da anladığımı fark ettim ve bir kez daha etkilendim, hayatımızın şekillenmesinin birçok fedakarlığı da yanında getirdiği çok güzel anlatılmaktaydı. Hayatıma geriye dönüp baktığımda iki karakteri de yaşamaya başladığımı gördüm. Diyeceğim şu ki herkese hitap edebilen ve bir konuyu bu kadar evrenselleştirebilen The Fall filmine bir film sever olmasanız da mutlaka bir şans vermelisiniz. Emin olun pişman olmayacaksınız. Bol filmli günler dilerim!

Bizleri Instagram ve Twitter hesaplarımız üzerinden takip edebilirsiniz. Diğer içeriklerimize de göz atmayı unutmayın!


Ada Ateş
Bir Parça Tuhaftık