Opineha ve Sinatra

Tarihin Karanlık Çağında Aşk: Opineha Ve Sinatra

Opineha Ve Sinatra – Tarihin karanlık çağlarında, şimdiki Yunanistan toprakları olarak bilinen yerde İmparator Gustava’nın dillere destan güzellikte kızı Opineha’ya, bütün varlığı üzerindeki yırtık kıyafetleri ve başını soktuğu derme çatma evinden başka bir şeyi olmayan Sinatra aşık olur.


Sinatra, Opineha’ya aşık olduğunda ikisin de yaşları on ikidir. Sinatra’nın Opineha’ya aşık olmadan önceki yaşama amacı sadece günü kurtarıp karnını doyurmaktan ibaretti. Fakat aşık olduktan sonra sadece Opineha’ya ulaşmak için bütün engelleri aşmayı kafasına koymuştur. Ama koca İmparatorun kızına öylece gidip açılmak olmaz. Bunu gayet iyi bilen Sinatra sabırla ve ince ince düşündüğü bir plan kurar.

Opineha ve Sinatra
Opineha


Sinatra, yaşı on beş olduğunda sefere giden bir ordu görür ve komutanın önünü keserek diz çöker. Önünü kesen Sinatra’ya komutan sinirlenir ve azarlar. Hiçbirine kulak asmayan Sinatra komutana orduya katılmak için adeta yalvarır. Komutanın korumaları Sinatra’yı yerden kaldırır ve köşeye çeker. Sinatra son çare olarak korumalardan kurtulur ve komutanın bir daha önüne geçer. Komutanın önüne geçmeden önce bir tezgahtan bıçak kapar. Sinatra elindeki bıçağı komutanın önüne geçince komutana doğrultur ve diz çöker. “İmparatorum, vatanım ve müsaade ederseniz siz değerli komutanım için savaşmama izin verin. Eğer ki bu aciz isteğimi kabul etmeyeceksiniz ruhumu azad edin ve yaşamıma son verin.” Duydukları karşısında etkilenen komutan Sinatra’nın omzuna dokunur ve yerden kalkmasını söyler. Komutan korumalarına, Sinatra’ya ekipman ve yiyecek vermelerini emreder. Sinatra artık orduya kabul edilmiştir.


Günler ve aylar hızla geçer. Sinatra sıradan bir asker olarak çıktığı seferden komutan yamağı (komutan yardımcısı) olarak geri döner ve İmparatorun huzuruna çıkarlar. Sinatra, Opineha’yı uzun zaman sonra tekrar görür ve aşkı perçinler. Kendine, Opineha’ya eş olacağına dair söz verir. Seferden zaferle dönen ordu için meydanda şenlik düzenlenir.


Sinatra, ordunun bütün talimlerine herkesten önce gider kendini kılıç kullanma, ok atma ve savaş stratejileri konusunda oldukça geliştirir.
Bir gün, orduya alınmasını sağlayan Komutan Astena’ya suikast düzenleneceğini öğrenir. Saldırıyı yapacak olan Astena’nın kapı korumalarından birisidir. Bu yüzden, saldırıyı kimseye hissettirmeden halletmeliydi.


Gece olur ve Sinatra komutanın çadırına arka taraftan girer. Yatağında uyuyan Astena’yı uyandırmamak için elinden geleni yapar. İçerideki bütün meşaleleri söndürür. Komutanın yanına gider ve uyandırır. Ses yapmasın diye ağzını kapatır komutanın. Durumu anlatır ve komutanı yatağın altına girmeye ikna eder.


Sinatra, komutanın yatağına girer ve beklemeye başlar. Çok geçmeden beklediği an gelir ve içeriye suikastı yapacak olan kapı koruması girer. Yatağın altındaki komutan, korumanın ayaklarından tutup bütün gücüyle çeker. Sinatra savaş narası atarak yataktan kalkar ve korumanın boğazına bıçağı dayar. Komutan yatağın altından çıkar, içeriye askerler girer, suikastçı korumayı yerden kaldırır.


Ertesi gün komutanın çadırı önünde, suikastçı koruma idam edilmek için diz çöktürülür. Balta tam inecekken Sinatra itiraz eder ve idamı kendi yapmak ister. Komutan buna izin verir. Sinatra, idamı gerçekleştirir.
Opineha ve Sinatra
Sinatra


Astena ve Sinatra çadırda baş başa konuşurlar ve Sinatra artık komutan koruması olur. Zamanla Sinatra ve Astena sayısız sefere katılır ve hepsinden zaferle dönerler. Sinatra çoğu kez Astena’yı savaş meydanında ölümden kurtarır ve gözüne daha çok girer.


Sinatra, savaş meydanında gösterdiği üstün başarılar sayesinde İmparatordan da övgüler kazanır ve Sinatra yirmi yaşına girmeden emrine bin kişilik asker verilir. Sinatra elindeki orduyla olağan üstü başarılar gösterir. Bolca toprak ve ganimet getirir ülkesine. Seferlerinin büyüklüğü sebebiyle ordusu da git gide büyür. Sinatra’nın ordusu artık yirmi bin kişilik olmuştur.


Yine bir gün Sinatra seferden zaferle ve bolca ganimetle döner. Ama bu kez getirdiği ganimet bütün yaptığı seferlerin nerdeyse tamamına denk bir ganimettir.
Elindeki bu güce dayanarak cesaretlenen Sinatra, İmparatorun karşısına çıkar ve ganimeti de huzura çıkarır. Herşeyi İmparatorun odasında açar. Neredeyse iki yüz sandık dolusu altın getirmiştir.
Sinatra, İmparatorun önünde diz çöker ve vakur, kendinden emin bir sesle konuşmaya başlar. “ Yüce İmparatorumuz. Üç denizin, sayısız insan ve toprağın tek sahibi. Krallık yıkıp valilik atayan tek hükümdar. Sizden kızınız Opineha’yla evlenmek için izin istiyorum. Eğer izin verirseniz ömrümün sonuna kadar topraklarınıza toprak, hazinenize altın ve ganimet katmak için gerekirse atımın üzerinden inmeyeceğim. Kızınız, Prenses Opineha’yı bir gün bile üzmeyecek, ne isterse istesin koşulsuz yerine getireceğime yemin ederim. Bu uğurda yapamayacağım şey yok.”
İmparator ayağa kalkar ve Sinatra’nın yanına gelir.


İmparator:
– Demek yapamayacağın şey yok öyle mi?
Sinatra:
– Evet efendim.
İmparator:
– Peki o zaman, benimle gel.
Sinatra ayağa kalkar ve İmparatoru takip eder. Büyük bir odaya girerler.
İmparator:
– Senden, Komutan Astena’yla ve erkek kardeşin Primus ile arenada savaşmanı istiyorum.
Sinatra:
– İmparator. Benim kardeşim yok. Size gelen bilginin yanlış olma ihtimali olabilir mi?
İmparator:
– Asla. Sen küçükken anne ve baban seni terk etmiş. Sebebi senin yakalandığın hastalık. Yani seni ölüme terk etmişler. Daha sonra, sanıyorum ki yerini doldurmak için bir çocuk daha yapmışlar ve bu çocukta erkek olmuş. Seni terk ettiklerinde ortalama beş altı yaşındaymışsın ve on yaşına kadar da bir dilenci kadın bakmış sana.
Duyduklarını şaşıran ve terk edildiğine üzülen Sinatra durumdan etkilenmemiş gibi gözükmek için duraksamadan cevap verir.
Sinatra:
– Yüce İmparatorumuz nasıl isterse.
İmparator:
– O zaman yarın, kardeşinle diğer gün de Astena’yla arenada savaşacaksın.
Sinatra:
– Emredersiniz İmparator.
İmparator:
– Çıkabilirsin.
Sinatra odadan çıkar ve sarayı terk eder. Askerleri peşinden gelir. Çok geçmeden çadırına ulaşır ve içeri girer. Bütün gün antrenman yapar ve gece güzel bir uyku çeker.

Ertesi gün olur ve arenaya çıkar.
Karşısında kardeşi olduğu söylenen kişiyi görünce Sinatra biraz afallar fakat aşkı için bunu yapması gerekir. Çetin bir savaşın ardından Sinatra rakibini yere serer ve kılıcını boğazına dayar. İmparatordan işaret gelince rakibinin gözlerine bakar. Kılıcı tam bastıracakken rakibi titreyen bir sesle ve dolu gözlerle “ Seni görmek güzeldi kardeşim” der ve gülümser. Sinatra’nın gözünden yaşlar düşer ve bağırarak kılıcı kardeşinin boğazına saplar. Yerde can çekişen kardeşinin yanına çöker Sinatra ve defalarca özür diler.
Arenadan zaferle çıkan Sinatra donuk halde çadırına gider. Saatlerce birşey yapmadan oturur. Gece olur ve uyur. Rüyasında kardeşinin boğazına kılıç soktuğu anı görür ve kan ter içinde uyanır.

Opineha ve Sinatra


Ertesi gün olur ve Sinatra yine arenaya gider. Karşısında yıllarca onu eğiten ve bulunduğu konuma gelmesindeki yegane rolü olan Astena’yı görür.
Astena:
– Evlat. Beni sen mi öldüreceksin?
Sinatra:
– Bunu hiç istemezdim ama İmparator ve aşkım için bunu yapmalıyım.
Astena:
– Umarım senin için ölüm çabuk gelir evlat. Çünkü ben bu arenaya çıkmamak ve seninle savaşmamak için neredeyse İmparatora yalvardım.
Sinatra:
– Neden? Ölümden mi korktun?
Astena:
– Hayır. Kısa sürede sen, benim için, bir askerden çok oğlum gibi oldun. O yüzden.
Sinatra iki gün içinde ikinci şoku yaşar ve belli etmez durumunu. Sessizce birbirlerine bakarlarken kalın bir boru sesi duyarlar ve savaş artık başlamalıdır.
Uzun ve kanlı bir dövüşün ardından Sinatra bu savaşı da kazanır ve Astena’yı yere serer. İmparatorun işareti geldikten sonra Astena’ya bakar ve özür diler. Astena “ Sorun değil evlat. Bu savaşı sen kazandın ve zafer senin. Umarım mutlu olursun.” Astena derin bir nefes alır ve gökyüzüne bakar. Sinatra ağlayarak, Astena’yı öldürür.

Bir süre Sinatra, İmparatorun huzuruna çıkar.
İmparator:
– Sinatra… Senden iki isteğim daha var. Kızımı istiyorsan bütün Avrupa’yı fethedecek ve ganimeti eksiksiz sarayıma getireceksin.
Sinatra:
– Emredersiniz İmparator. İkinci isteğiniz nedir?
İmparator:
– Onu da gelince öğrenirsin. Şimdi git ve orduyu hazırla. İstediğin kadar asker ve silah almakta özgürsün.
Sinatra:
– Emredersiniz Yüce İmparator.
Sinatra saraydan çıkar ve aylar sürecek savaş hazırlıklarına başlar…

Aylar hızla geçer sefer günü gelir…
Beş yıllık savaş sonunda Sinatra, on binlerce sandık dolusu altın ve köle ile geri gelir. Meydanda coşku ile karşılanır Sinatra. İmparator saraydan çıkar ve askerleri ile meydana gelir. Bütün altınların hazineye götürülmesini ve boş sandıkların meydana getirilmesini emreder.
Saatler geçer ve boş sandıklar meydana doldurulur. İmparator bütün sandıkların yakılmasını emreder. Birkaç dakika içinde alev nerdeyse metrelerce yüksekliğe ulaşır. İmparator Sinatra’dan ateşe yürümesini ve içine girmesini ister. Sinatra bu şartı da kabul eder ve ateşe yürür. Ateşe girmesine bir kaç metre kala prenses Opineha çıka gelir.
Opineha:
– Sinatra dur!
Sinatra duyduğu sese doğru yönelir. Şimdiye kadar hiç duymadığı sesin kimden geldiğini bilmez ve gözü etrafı tarar. Opineha, askerlerin arasından sıyrılır ve Sinatra’nın yanına gelir.
Opineha:
– Sen beni gerçekten karşılıksız seven tek insansın. Bu koca ateşe yürüyeceksen eğer beraber yürüyelim.
Sinatra:
– Ama prenses…
Opineha:
– İnançlı bir insan mısın Sinatra?
Sinatra:
– Tanrılardan sonra en çok inandığım şey sensin Opineha.
Opineha:
– O zaman tanrılara ve bana güven.
Opineha ve Sinatra ateşe el ele tutuşup yürürler… İmparator, ateşe yürüyen kızının arkasından ağlayarak bakar ve tek kelime dahi etmez…

Opineha ve Sinatra


Ateş ertesi sabah güneş doğana kadar yanmaya devam eder. Öğlen vakti olunca ateş söner. Opineha ve Sinatra ele ele yerde yatıyordur ve hiç yara almamışlardır.
Opineha ve Sinatra, İmparatorun huzuruna çıkarlar ve evlenmek istediklerini söylerler. İmparator gördükleri karşısında dili tutulur ve birşey söyleyemez. İsteklerini kabul eder.
Saraydan meydana taşan bir düğün yapılır. Tarihin en gösterişli eğlencesi düzenlenir. Sinatra ve Opineha artık evlidirler.
İmparator istediği hükümdarlığa ve gösterişe, Sinatra’da bütün dünya malına değişmeyeceği aşkı Opineha’ya kavuşmuştur.
Sonsuza kadar Opineha ve Sinatra mutlu mesut yaşarlar.

“Opineha Ve Sinatra” başlıklı yazımızın sonuna geldik. Bizleri Instagram ve Twitter hesaplarımız üzerinden takip edebilirsiniz. Diğer içeriklerimize de göz atmayı unutmayın!