Semerkand tarihi

Tarihi Olan Şehirler Serisi: Semerkand

Semerkand tarihi

Semerkand Neresidir ?

Semerkand, günümüzde Özbekistan sınırları içerisinde yer alan, başkent Taşkent’ten 275 km uzaklıkta bulunan, tarihi ve sosyo-kültürel yapısı ile adını duyurmuş ve İslam klasik dönem eserleri ile dolup taşan bir şehirdir. Ayrıca Özbekistan’ın nüfus bakımından en büyük 2. şehridir.

Semerkand’ın Demografik Yapısı

Tarih boyunca Soğd, Türk, Arap, Moğol, Tacik, Tatar, Kırgız, Kazak, Rus, Çin ve daha onlarca farklı kültür ve medeniyeti topraklarında barındıran Semerkand’ın günümüzde yaklaşık 3/4’ü Özbek, geri kalanı ise Rus, Tatar, Tacik, Türk ve birçok ırktan meydana gelir.

Semerkand Neden Önemli Bir Şehirdir ?

MÖ 6. Yüzyılda Persler tarafından kurulan Semerkand şehrinin önemi, kurulduğu yıllardan günümüze kadar geçen yüzyıllar içinde birçok farklı kültür ve medeniyete ev sahipliği yapmasından gelir. Arkeolojik bulgular Semerkand’ın Persler döneminde 218,5 hektarlık bir alanı kapladığını ortaya koymuştur (Aleskerov, s. 27-28). Buradan Semerkant’ın o dönemde Orta Asya’nın, hatta dünyanın en büyük şehirlerinden biri olduğu belli olur. Kurulduğu yıllarda Soğd kültürünün kaynağı olan şehir daha sonra İskender’in fethi ile Helenistik dönemde Batı kültürü ile tanıştı. 8.yy’da Müslüman Araplar tarafından fethedildikten sonra ise mimari, kültürel ve demografik olarak örnek bir İslam şehrine dönüştü. Özellikle İslam şehri olduktan sonra, coğrafi konumu gereği doğu-batı seyahatlerinin önemli bir durağı olan Semerkand, yıllar içinde kazandığı mimari yapısı ile dönem seyyahları tarafından “dünya cennetlerinin en önde geleni” olarak tanımlandı. Asya, Avrupa ve özellikle de İslami kültürel unsurlarının en güzel örneklerini içinde barındıran şehir, o dönem dünyanın en gözde şehirlerinden biri oldu.

Semerkand tarihi

Tarihi Semerkand Şehrinin Sonu

Cengizhan önderliğinde dünyayı sarsan Moğol ordusu, 1220 yılında Semerkand sınırlarına ulaştığında şehir, alim ve ilim yuvası olarak Asya’nın en büyük kültür merkezlerinden biri olma özelliğini sürdürüyordu. Moğol ordusunun daha önce ele geçirdiği yerlerde yaptığı yıkım, Semerkand’ı da aynı sonun beklediğinin habercisiydi. Cengiz, ordusuyla Semerkand önlerine geldiğinde Harezmşahlar’ın önemli şehirleri bir bir düşmüş ve Semerkand’a gelecek yardımların önü kapatılmıştı. Çetin mücadeleler sonunda şehir düştü ve zaten kuşatma sırasında harabe olmuş şehir, Moğol ordusu tarafından barbarca yağmalandı. Büyük katliamlar gerçekleştirilen Semerkand, tekrar eski haline dönemeyecek kadar ağır yara aldı. Kurulduğu günden bu yana koruduğu kültürel unsurların birçoğunu kaybeden şehir, yerle bir oldu. Sonraki dönemde yeni kurulan Semerkand’ın, eskisinden daha güneyde olduğu söylenir.

Semerkand

Semerkand’ın Altın Çağı

Moğol istilası ile neredeyse yeryüzünden silinen Semerkand’ı kurtaran ve belki de daha güzel bir biçimde günümüze ulaştıran etken, 14-15. Yüzyıllarda Timur İmparatorluğu başkenti olmasıdır. Timurlular’ın yükselişi ile birlikle yükselen şehir, aynı dönemde dünyanın en büyük mimarlarının, sanatçılarının, zanaatkarların merkezi oldu. Öyle ki tekrar inşa edilen şehir yeniden tarih ile dolup taştı. Türbeler, imarethaneler, ibadethaneler ve nice İslami özellikli eser Semerkand topraklarında boy göstermeye başladı. Özellikle İslam mimarisini bu kadar net gözlemleyebileceğiniz çok az yer vardır. Timur ve oğulları, Semerkand’ı yeniden Asya’nın merkezi haline getirmiştir.  Daha sonra gelen Buhara Hanlığı’da, Semerkand’ın bugünkü mimari özelliklerini almasında çok büyük bir etkendir. Şehir daha sonra Hazar denizi ötesi demiryoluna bağlanınca bir yol kavşağı olarak yeniden eski canlılığına kavuşmaya başladı.

Semerkand tarihi

20. ve 21. Yüzyılda Semerkand

1924-1930 yılları arasında Özbekistan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti’nin başşehri olan Semerkand’ın 1900’de 58.000, 1939’da 134.350, 1989’da 367.000, 2001’de 361.339 olan nüfusu 2008’de 353.000 olarak tahmin edilmektedir. Tarım ekonomisi ileri olan şehir, Özbekistan’ın en büyük sanayilerinden birine de sahiptir. İpek böcekçiliği, geçmişten günümüze Semerkand’da icra edilir.  Ayrıca şehir, mimari yapısından da anlaşılacağı üzere seramik üretiminde de oldukça popüler bir yere sahiptir.

Semerkand’a Gitmek İsteyenlere

Şehirde yapılan önemli etkinlik ve organizasyonlar Ragistan Bölgesi‘nde düzenlenmektedir. Özellikle geceleri buradaki medreselerde yapılan ışık gösterileri nefes kesmektedir. Bölgenin önemli tarihi noktalarından birisi  Bibi Hanım Camidir. Cami yapımının 15 bin kişi tarafından yapıldığı söylenmektedir. Bibi Hanımsa Timur Han’ın büyük aşk duyduğu Çin’li eşidir. Caminin tam karşısındaysa Bibi Hanım türbesi bulunmaktadır. Ayrıca bu bölgede şehre altın çağını yaşatan Timur Han’ın türbesi de bulunmaktadır. Kok Sarayı, Şah-ı Zin Cami ve türbeleri Eski Ticaret Çarşısı ziyaret edebileceğiniz en önemli yerlerden bazılarıdır. Semerkand’a yaklaşık 3 kilometre uzaklıkta yer alan Uluğ Bey Rasathanesi, dönemin bilim anlayışını yansıtır. Gezilecek tüm yerler Registan bölgesinde ve çevresindedir bu yüzden araç kullanmanıza pek gerek olmaz. Ayrıca Özbek mutfağı da herkesi kendine hayran bırakacak niteliktedir. Diğer gezilecek yerler arasına :

  • İmam El Buhari Türbesi
  • Tilla Kari Medresesi
  • Şir Dar Medresesi
  • Siyab Bazaar
  • Afrasiyab Müzesi’ni ekleyebiliriz.

Son Olarak ;

İlber Ortaylı‘nın da dediği gibi Semerkand, mutlaka görmeniz gereken bir şehirdir. Asya kültürüne az da olsa ilgi duyan bir kişi, şehrin kültürel ve özellikle de mimari yapısına hayran kalacaktır. Size bu yazımda kısa ve öz olarak Semerkand‘ı anlatmaya çalıştım.

”Tarihi Olan Şehirler Serisi : Semerkand” yazımızın sonuna geldik.Bizleri Instagram ve Twitter hesaplarımız üzerinden takip edebilirsiniz. Diğer içeriklerimize de göz atmayı unutmayın!