arama

Tanrı aşağıda mı?

  • paylaş
  • paylaş
  • Eren Erdemir

Bildiğiniz üzere Tanrı her yerde diye geçer kutsal kitaplarda lakin bence durum farklı.
İnsan ilk doğduğu anda en yüksek seviyesine ulaşmıştır aslında. En temiz, en güzel ve mutluluk verici anımız anne rahminden çıkış anımızdır. Günahsız ve hiçbir şeyin farkında değilizdir. Hatta bir süre dünyayı buğulu görürüz. Herkesi ve her şeyi buğulu zannederiz. Platon’un Mağara İstiaresi burada doğru çıkar. Zaman geçtikçe dünyayı olduğu hâli ile öğrenmeye başlarız. Yavaş yavaş,sindire sindire. İlk önce ağlarız yani doğduğumuz andan itibaren. Yeni şeylerle tanışırız. Her şeyin tadını merak ederiz. Ellerimizi keşfederiz. Hevesimiz vardır yaşamak için. Bu ortalama yaşa gelinceye kadar devam eder. Öyle yüksekte hissederiz ki kendimizi biz olmazsak dünya olmazmış gibi. Kendimizi bir nevi kendi dünyamızın Tanrısı ilan ederiz. Yıllar geçer. Yaş ilerler. Sorumluluklarımız, dertlerimiz, mutluluklarımız ve benzeri şeylerimiz artar. Yavaş yavaş çökmeye başlarız.Bu bazen o kadar yavaş olur ki derinizi yüzüyorlarmış gibi acı verebilir. Peşine gelen umutsuzluk, dip depresyon ve gözyaşları. Artık tüm duyguları da öğrenmişizdir. Çoğu şeyi tatmış oluruz. Bir şey hariç. Ölüm!

İnsan ölmeyi düşününce insan olur bence. Kendisini Tanrı zannetmeyi keser. Gerçek olan Tanrı ile yakınlaşır, bağları sıkılaşır. Tanrı aşağıdadır. Çünkü insan yerin dibine yaklaştıkça Tanrıyı hisseder. Kendisinin bir toz zerresi kadar değersiz olduğunu görür. “Ben olmasam da olur.” demeye başlar. Tüm umutsuzluğu ile birlikte yokuşları çıkar. Sarıldığı şeyler artık umutları, hayalleri değildir. Bir kadına adar kendisini, belki de bir kitap karakteri olduğunu düşünür. Dünya gerçekliğini anlamaz bile. Bir sanrı yaşıyormuş gibi etrafta gezinir. Kanlı canlı bedenine dokunduğunda bile algılayamaz. Aynalara baktığında gördüğü şey kendisi değildir. Bir hayalet görür yani artık kendi yansıması, gölgesi bile yoktur. İnsan kendisinin farkına diplere düştüğünde kalkacak gücü bulamadığında varır. Çünkü artık kaybedecek bir şeyi kalmamıştır. Ne yapsa canı yanmaz. Dedik ya tüm duyguları öğrenmiştir insan ve artık en diptedir.

tanrı

Kendi kendine ve kendi karanlığında düşünür ”Bu karanlığın ardında ne var?”, ”Ben neden buradayım?”. Bir süre kendi karanlığında boğulur. Sonra delicesine kahkahalar atmaya başlar. Karanlık insanı yontmaya başlar. Yavaş yavaş karanlığa alışmıştır gözleri. İlk önce bilmediklerini keşfeder hala hissetmediği duyguları keşfeder. İnsana duyulan aşkın bağnazlık olduğunu, gözlerini aydınlıkta karanlığa boğduğunu görür. Gözleri karanlığa iyice alıştıktan sonra insanı en dipte, sonsuz karanlığın içinde bir sürpriz beklediğini görür. O’na doğru gider. Karanlığın yarattığı aydınlıkta insan Tanrıya kavuşmuştur

Tanrı aşağıdadır çünkü insan kendisini hiç hissedince gerçek olana yönelir. Şöyle bir örnek vereyim size. Mecnun, Leyla için çöllere düşer. Aylarca, yıllarca Leyla’yı arar. Hikayenin sonunda gerçek aşkı bulur. Mecnun Leyla’ya aşıkken en yüksektedir. Leyla onun Tanrısıdır. Aslında Leyla, Mecnun için Tanrı sanrısıdır. Mecnun en dibe girmeye başladığında gerçek aşkın Tanrı sanrısı olan Leyla olmadığını görür. Leyla aslında gerçeği görmesi için gönderilen bir figürandır.

Yani en dibe düştüğünüzü düşündüğünüzde bir süre karanlığınızda bekleyin. Daha önce keşfetmediğiniz duyguları hissedin, görmediğiniz gerçekleri görün. Egolarınızdan, tabularınızdan, günah ve sevaplarınızdan, çevrenizden ve geri kala her şeyinizden sıyrılın. Gözleriniz karanlığa alıştığında gerçek kendinize ulaşacaksınız. Karanlığın yarattığı aydınlıkta gölgenizi göreceksiniz. Sonra tam karşınıza baktığınızda Tanrınızı göreceksiniz. Tanrı çoğu insanın sandığı üzere ne yukarıda ne de her yerdedir. Tanrı en diptedir. Düşmüşlerin yanındadır. Ellerinden tutar.

İnançlı yada inançsız olun. En dibe çöktüğünüz anda bilin ki en dipte sizi bekleyen acı ve tatlı gerçeklikler var. En dipte karanlığın yarattığı aydınlık var. En dipte sizin öz gerçekliğiniz var. En dipte Tanrı var.

  • Scarecrow
    3 hafta önce

    Etkileyici bir yazıydı.

    1
    yorum beğen
  • Mmm
    1 ay önce

    Gerçekten güzel bir yazı olmuş, bende böle şeyler düşünürken cuk oturdu yazı eyvallah.

    1
    yorum beğen
  • Dherlo
    1 ay önce

    2- Tanrıya bir mekan izafe edilemez. Zira bu mücessimeye götürür. Yani eli ayağı olan bir varlık düşünülmüş olur. Tanrının eşi ve benzeri yoktur. O tektir. Her yerdedir. Hiçbir şey O’ na benzemez ve denk değildir.

    2
    yorum beğen
  • Dherlo
    1 ay önce

    1- insan doğduğunda en yüksek seviyesine ulaşmış olamaz. Çünkü aklı ve iradesi henüz aktif değildir. Ne zamanki reşit olursa ve fıtratına uygun bir yaşam seçerse iyiye güzele o zaman ulaşır. Yani insanlıkta asıl nirvana irade hürriyeti ile tercih edilmiş iyidir.

    2
    yorum beğen