arama

Suriye (İdlib) Bölgesinde Bugün ve Geçmiş Analizi

  • paylaş
  • paylaş
  • RSJ

Suriye bölgesinde bugün yaşanan karşılıklı saldırılar ve kısa geçmişini özetleyerek inceleyeceğiz.

Son 3 ayda Rusya ve Suriye Ordularının düzenlediği saldırılarda 800.000 Suriyeli mülteci Türk sınırının yakınlarına kaçtı. Türkiye’ye girmeyi bekleyen toplam mülteci sayısı böylece 3 milyonu buldu. Bu kadar mülteci ülkeye alınmadı diye seviniyor olabilirsiniz, fakat alınmasalar bile bu insanları yine Türkiye ve Birleşmiş Milletler doyuruyor. Yine yükü Türkiye’nin omuzlarında. Tabii ki ülkeye alınmalarından iyidir, ancak yine de her gelen insan Türkiye’nin omzuna bir yük olarak biniyor.

Rus ve Suriye ordularının saldırı düzenlediği İdlib’te genel olarak Suriye ordusu avantajlı durumda. Bunun ilk sebebi Rusların elinde bulunan Ural Dağlarındaki ağzına kadar dolu Sovyet bombaları. Rusların ağzına kadar dolu bir cephaneliği olduğu için bunları 7/24 İdlib’e dökerek elden çıkarıyorlar hem de bu sayede sivilleri ve bazı muhalifleri Türkiye sınırına atıyorlar. Muhalifler ne kadar sıkışırsa Rusların düzenledikleri saldırılar o kadar etkili oluyor. Çünkü küçük bir alanda sıkışmış birlikleri bombalamak, araziye yayılmış birlikleri bombalamaktan daha öldürücüdür.

Bir diğer etken ise şüphesiz muhaliflerin hazırsızlığı oldu. Suriye Ordusu hızlı bir şekilde ilerlerken karşılarında hiçbir tuzak bulmadılar. Muhalifler İdlib bölgesini uzun zamandır ellerinde tutmalarına rağmen burada tüneller kazıp tuzaklar kurarak güçlü bir savunma hattı oluşturamamışlar. IŞİD ufak bir köy alsa köydeki her taşın altına bir tuzak kurardı, bir köy için 400-500 kişi ölürdü. Suriye Ordusu, Jurin’de büyük yeraltı sığınakları inşa etmişti. Bu sayede muhaliflerin roket saldırılarından korundu. YPG, Rasulaynda fare deliği gibi her eve çıkan tüneller kazdı. Bu sayede TSK uzun bir süre Rasulayn’ı düşüremedi. Kısaca buna savunma hattı oluşturmak denir. Belli ki muhalifler İdlib’te oluşturamamışlar, Suriye Ordusu bu şekilde hızlı ilerleyebildi.

Bu olayların akabinde, Türkiye çareyi muhaliflere tanksavar füzeler yollamakta buldu. Günlük olarak bu şekilde kurtulunabilirdi. Bu Suriye Ordusunu yavaşlatsa bile bir süre sonra ilk önce Morek Türk gözlem üssü çevrelendi, sonra da Suriye Ordusu ilerledikleri alanlarda Türk üslerini çevrelemeye devam etti.

Bu üslerde Türk askerlerine telsizle çıkmaları için anonslar yapıldı, üssün çevrelerine top atışları yapıldı. Soçi anlaşması ihmal edildi, ancak Rus ve Suriye tarafının da savunması vardı. Soçi anlaşmasına göre Türkiye İdlib’ten HTŞ örgütünü çıkaracaktı. Fakat çıkarmadı, hatta üstüne bazı Türk konvoylarına HTŞ eşlik ediyordu. Muhaliflere yapılan yardımlardan HTŞ de faydalanıyordu, HTŞ lideri Colani defalarca kez Türk ordusu için “müttefiklerimiz” demişti. Böylece Türkiye de Rusya da Soçi’ye uymayarak masada anlaşmaya varamadı.

İkinci etmen ise Ruslar YPG’ye uzun bir süre destek verdiler. Şuana kadar YPG’ye tırlarca silah taşıyan ülke olarak ABD’yi biliyorduk. Ancak Barış Pınarı Harekatı ile ABD, YPG’yi yarı yolda bırakınca Ruslar sahiplenip silah vermeye başladılar. YPG liderlerinden Mazlum Kobani ile Rus Savunma Bakanı Sergei Shoigu’nun görüntülü konuşmasını hepimiz biliyoruz. Kuzey Irak’tan kaçan PKK’lılar da Tel Rıfat’da Rus kontrolündeki alanlara kaçtılar. Burada Ruslar tarafından eğitildiler. Üstelik bunlar ABD destekli teröristlerden daha tehlikeliler, çünkü PKK’nın Kuzey Irak kolu asıl militan olan kolu. Buradaki teröristler her sabah F16 sesi ile uyanıyorlar. Daha tecrübeliler. Rusya bunları her gece Suriye’de Türk bölgelerine saldırtarak Türkiye’yi İdlib’ten uzak tutmaya çalıştı.

suriye

İşin sonunda, bugün Türkiye ilk kez kendisi de sahada bu işe dahil olarak muhaliflerle beraber İdlib’te savaşa direkt olarak dahil oldu. İki tarafın güçlerini karşılaştırabiliriz, Türkiye bu bölgenin kara gücü. Karada karşısına çıkabilecek bir ordu yok. Pekala Suriye Ordusu da 8 yıldır envai çeşit terör örgütü ile savaşmış, ABD’den,İsrail’den, Türkiye’den hava saldırıları yemiş ve zayıflamış bir ordudur. Türk ordusunun karşısına çıkacak kalibrede değildir. Fakat bu teke tek atılan bir lise kavgası değil, Rusya’yı arkasına alınca işler böyle yürümüyor.

Öncelikle Rusların Hmeymim Hava Üssünde her an dronelar, İHA’lar ve uçaklarla havadan istihbarat sağlayabiliyor. Bu sayede muhalifler nerde toparlanmaya başlarlarsa hemen oraya müdahale ediyorlar. Rusların Suriye’de S-300 ve S-400’leri var. Bunlar sayesinde Türk Hava Kuvvetleri bölgede hava aracı uçuramıyor. Zamanında İdlib/Şir Mağar’da Türk gözlem noktası vurulunca yaralıları taşımak için gelen Türk helikopterleri bile bölgeye Rusların izni ile girmişti. Ne kadar kara gücü Türkiye’de olsa bile havadan yapılacak hızlı bir bombardıman en iyi kara kuvvetlerini bile felç edebilir. İkinci olarak havadan uçarak koordinat alamazsanız topçu birlikleriniz de iş görmeyecektir.

suriye

Suriye ve Rus ordularının ikinci bir kozu da kuşatma altındaki Türk askerleridir. Şuan yaklaşık 2.000 kişilik bir Türk askeri grubu gözlem üslerinde Suriye Ordusu kuşatması altında. Üslerde birkaç parça top ve 4-5 tank, birkaç parça ÇNRA bulunuyor. Yani Suriye Ordusuna cevap verebilecek kapasitede değil. Ayrıca Suriye Ordusu geniş arazilere yayılmışken Türk askerleri küçük küçük üslerde duruyorlar. 2 dakikalık bir havan ve roket saldırısı ile o üslerdeki tüm askerler şehit edilebilir. Geçtiğimiz günlerde Taftanazdaki bir üssü vurmuşlardı da. Türkiye etrafları sarılırken bu üsleri tahliye etmeyerek Suriye Ordusunun eline bu kozu verdi. Olası bir savaşta Suriye ordusu bu üslere saldırmasa, sadece Türkiye’den gıda yardımı gelmesine izin vermese bile yine ordaki askerler şehit olabilir. Suriye Ordusunun elinde böyle bir koz var.

Türkiye’nin elinde ise NATO ve güçlü bir kara birliği kozu var. ABD bu bölgede F35 lerle hatta F22 lerle bile önleme uçuşları yapabilir. Buna gücü yeter. Hava sahasını rahatlatabilir. Ama Türkiye için bunu yapar mı? Bu bir soru işareti.

suriye

Bazıları Rusya bu işe karışmaz diyor. Ancak Ruslar her gün İdlib’i bombalamak için milyon dolarlar harcıyorlar. Putin iki yıldan fazladır İdlib’i konuşuyor. Ruslar, Suriye Ordusu bu yolda kayıplar verdiler, silahlar aldılar. Bu kadar ilerlemişken neden dursunlar? Bugünkü çatışmalarda iki taraftan da kayıplar verildi. Fakat Türkiye’ye kaybı veren Ruslardı. Türk askerlerini sığınak delici bomba ile vurdular. Bu hareketleri bile karışacaklarını gösteriyor. Üstelik bugün muhaliflere ait 11 araç vuruldu. Yine hepsi Rus Hava Kuvvetleri tarafından yapıldı.

İdlib bölgesinde durum şimdilik böyle. Neler olacağını yakın bir zamanda daha net göreceğimizi düşünüyorum. Olayları incelerken Rusya’nın veya Türkiye’nin açıklamalarına bakmak yerine Suriye Ordusunun ve Muhaliflerin açıklamalarına, sahadaki saldırılara bakmanız daha sağlıklı olacaktır. Rusya ve Türkiye iki olgun ülke olma gereği birbirlerine açık açık söyleyeceklerini söylemezler. Suriye rejiminin sözleri Rusların sözüdür, muhaliflerin sözleri ise Türkiye’nin sözleri. Sahadaki güçleri aracılığıyla konuşurlar.

Unutmayın ki Orta Doğu’da dengeleri hiçbir ülkenin Bakanlığı veya cumhurbaşkanının sözleri belirlemez, sahada kim güçlüyse, kimin silahından kurşun çıkıyorsa o belirler.


  • Orta Doğu Canlı Harita – Sürekli Güncel! – Bir Parça Tuhaftık
    4 hafta önce

    […] Son 3 ayda Rusya ve Suriye Ordularının düzenlediği saldırılarda 800.000 Suriyeli mülteci Türk sınırının yakınlarına kaçtı. Rus ve Suriye ordularının saldırı düzenlediği İdlib’te genel olarak Suriye ordusu avantajlı durumda. Bunun ilk sebebi Rusların elinde bulunan Ural Dağlarındaki ağzına kadar dolu Sovyet bombaları. Rusların ağzına kadar dolu bir cephaneliği olduğu için bunları 7/24 İdlib’e dökerek elden çıkarıyorlar. Hem de bu sayede sivilleri ve bazı muhalifleri Türkiye sınırına atıyorlar. Muhalifler ne kadar sıkışırsa Rusların düzenledikleri saldırılar o kadar etkili oluyor. Çünkü küçük bir alanda sıkışmış birlikleri bombalamak, araziye yayılmış birlikleri bombalamaktan daha öldürücüdür. Unutmayın ki Orta Doğu’da dengeleri hiçbir ülkenin bakanlığı veya cumhurbaşkanının sözleri belirlemez, sahada kim güçlüyse, kimin silahından kurşun çıkıyorsa o belirler. Yazının devamına ulaşmak için tıklayınız. […]

    0
    yorum beğen