arama

Bir İnsana Sonsuz Güvenmek

Bir insana gerçekten sonsuz güven besleyebilir misiniz? Bu bir saçmalıktan mı ibaret yoksa bir ihtimal daha var mı? Böyle bir ihtimalin bize getirileri ne ve bu ihtimalin hiç var olmadığı ve bizi sürüklediği "güvensizlik" bize neler yapabilir?
  • paylaş
  • paylaş
  • Umut Barış Akbulut

Bir insana sonsuz güvenmek, güven duyabilmek en büyük şansımız mıdır yoksa en büyük hatamız mı? Böyle cüretkar bir olguyu bile beslemenin mümkün olduğuna güvenmeden bu yazıyı okumaya başlayanlar olacaktır. Herkes için önce açıklığa kavuşturmamız gereken bir takım hususlar bulunuyor.

güvenmek

Güven Nedir?

Güven kavramını tam anlamıyla tanımlamak mümkün olmasa da birkaç olasılık yardımıyla zihnimizde şekillendirebiliriz.

Güven her yerde ve her şekilde insan ilişkilerini iyi ya da kötü yönde etkileyen en önemli faktörlerden bir tanesidir. Farklı duyguları içeren ve hepsini birbirine bağlayan güven, bir çeşit inançtır ve davranışlar etkeninde karşıt tarafı bu inanca yakınlaştırmak hedeflenir.

güvenmek

Güven Kazanılır mı Yoksa Elde mi Edilir?

Güven insanoğlu için ilişkilerin temel unsuru olmuştur. Yaşadığımız dünyada da güven konusunda en ufak bir zedelenme o ilişkiyi yokuşa sürüklerken yeri geldiğinde de yok edebiliyor. Çocukluğumuzdan beri bir şekilde öğrendiğimiz “Güven Testi” adlı faaliyeti hatırlarsınız, aslında çok kolay bir şey gibi gözükse de günümüz “Z kuşağı” ilişkilerinde bu testi denemeye kalkarsak bir çoğu başarsa bile içlerinde en ufak bir kuşkuyu bile barındırmadan bu testi gerçekleştirdiklerini hiç biri iddia edemez.

Evlenmek, önce güven ister. Yoksa birinin yalnızlığını, bir başkasınınkine eklemek, asla bir yuva değil, tersine, bir zindan yaratır.

Franz Kafka

Güvensizlik Problemi

Bir insana sonsuz güvenmek istesek de günümüzde ciddi bir problem olarak görülmesi gereken “güvensizlik” bir virüs gibi her geçen gün daha fazla insana bulaşıyor ve yine bir virüs gibi canlar almaya devam ediyor fakat aldığı canlar bizlerin besleyip büyüttüğü ilişkilerimiz oluyor.

güvenmek

Güven bir anda elde edilemeyen, süreç doğrultusunda adımlar halinde bir hormon gibi salgılanır. Güven kazanma süreci belli bir zaman dilimine tabii tutulamaz ve yeri gelir hiç bir zaman kazanılamaz. Kişiden kişiye değişen bu olay ilk tecrübe edildiğinde bizi “güvensizlik” çıkmazına sürükleyebilir. Bu durumu atlatma süreci kişiden kişiye değişse de değişmeyecek olan bu tecrübenin kişide bırakacağı psikolojik hasardır. Bireyler bir daha kimseye güvenemeyebilir ya da kuracağı ilişkilerde güven düzeyini geçmiş tecrübelerine göre çok düşük seviyelerde tutabilir.

Bir İnsana Güven Duyabilmek

Güven bir çok şeye duyulabilir fakat en çok hata payı bulunan ve en hasar bırakanı insandır. Çünkü insan düşünebilme mekanizmasına sahip bir varlıktır ve bu durumda işlerin garipleşmesi, itimat etmekte zorluklar çıkması normaldir. Düşüncenin sorgulama yetisini tetiklemesiyle birlikte zaten insan güvenilmez bir hal alıyor bir de iki insan yani düşünebilme yetisine sahip iki varlık bir araya gelip aralarında bir güven köprüsü kurmaya çalışıyor ise zorluk hat safhadadır.

güvenmek

Sonuna Kadar Güvenmek Sonuna Kadar Kaybetmek mi?

Kesinlikle hayır çünkü hayatta kimseye güvenmezseniz hayatınız her zaman bir sorgudan geçer, siz geçirtirsiniz. Kendinizi boşlukta bile bulabilirsiniz. Bu tür durumlarda güven yapınızı oluşturmalısınız. Zamanla edineceğiniz deneyimler sizi bir sonraki ilişkinize hazırlarken hali hazırda bulunan ilişkilerinizi de kuvvetlendirecektir.

Her zaman güvensizlik göstermek, her zaman güvenmek kadar büyük bir yanlışlıktır.

Goethe

Karşınızdaki bireyin sizin güveninizi kırma ve ihanet etmesi gibi olasılıkları hep göz önünde bulundurmalısınız çünkü dikkate alınmaya değer görülen en son şey güvendiğiniz bir kişinin size ihanet etmesidir. Çoğu insan buna hazırlıksız yakalanırken, kendi çapında buna hazırlık yapan insanlar aslında yavaş yavaş güvenini kaybetme ve içten içe kendisinin karşısındaki kişiye ihanetine zemin hazırlar.

Sonsuz Güvenmek Doğru mu?

Sonsuz güven kişiden kişiye değişebilir. Yaptığım anketler sonucunda 200 bireyden en fazla on tanesi bunun doğru olduğunu savunurken geri kalanlar ise bunun tartışmasız saçmalık olduğunu söylüyor.

Güven çok zor kazanılan bir şey iken biz sonsuz bir güvenden bahsediyoruz. Böyle bir şeyin mümkün olması demek koşulsuz bir yaşanmışlık ve edilmiş feragatlara bağlı. Bu feragatların en başında da insan hayatı geliyor. Karşınızdaki kişi sizin hayatınız için kendi hayatından feragat etmeyi göze almış ise bu güven köprüsünün uzunluğu sonsuzluğa uzanabilir.

Sonsuz güvenmek iki taraflı olduğu zaman çok güzel bir şeye de dönüşebilir çok kötü bir şeye de, güvende de sevgide olduğu gibi hiçbir zaman iki taraf arasında eşitlik sağlanamaz. İlişkilerinizde ya çok güvenen tarafsınızdır ya da az güvenen. Önemli olan bir insana güvenip güvenmemek, ihanete uğrayıp uğramamak değil. Önemli olan ikinci kez güvenirken düşünüp düşünmemenizdir…

Hayatta kimseye güvenmeyeceksin demek saçmalıktır inan. Ama kime ‘iki defa güveneceğini’ hesaplamalı insan.

Victor Hugo


  • Mert Can Ay
    2 ay önce

    Aşırılık göstermek, her iki uç nokta olan ‘hep’ ya da ‘hiç’ noktaları, kendi içerisinde yarara ancak bu yararla eşdeğer olarak da varlığını gösterebilen bir zarara sahip. Gelir – gider ilişkisinde işin içinden çıkılmaz bir grafik gibi tıpkı. Yaşamın akla gelebilecek her alanında aşırılık göstermekten ziyade, aşırılığın tam zıttı dengeye itibar edilmeli. Güven konusu suistimal edilebilme potansiyeli çok olan kavramlardan birisi olduğu için karşınızdakinin sizin için anlamı ne olursa olsun, bir yandan onun da insan olduğunu onun da yapabileceği ihtimalini düşünülmesi gerektiğini düşünüyorum ben. Derler ya ”önünü kış tut, yaz gelirse ne ala” diye. Tam bu durum işte.

    2
    yorum beğen