Sokak Köpekleri

Sokak Köpekleri Toplatılmalı mı?

Ekşi Sözlük başta olmak üzere dün medyada oldukça yer edinen “Köpeksiz sokaklar istiyoruz” veya “153’ü arıyoruz” tarzda kampanyalar hakkında birkaç şey yazmaya karar vermiş bulunmaktayım. Sokak Köpekleri gerçekten toplatılmalı mı?

Bu konu hakkında yazmak istememin sebebi kendimce bir çözüm önerisi sunmak ve insanları bilinçlendirmek.

Çocukluğumdan beri hayvansever bir ailede büyüdüm, 3.5 yaşındayken sahiplendiğim ve hâla da yaşayan kedimle beraber +4 kediyle yaşayan, 1 köpeği olan, daha önce barınakları gezmiş ve kısa süreli de olsa gönüllü çalışmış biri olarak bu konu hakkında birkaç şey söyleme gereği duydum. Olaya olabildiğince her yönüyle bakmaya çalışacağım.

Sokak Köpekleri Toplatılmalı mı

İlk olarak çoğu kişi bir çözüm üresi sunmayıp direkt sorunu ortaya atıyor. Çözüm önerisi sunan çok bilgili arkadaşların dedikleri de insan ahlakına sığmayacak şeylerle dolu. Uyuşturulsunlar, itlaf edilsinler, öldürülsünler diyenler mi dersiniz dağa bayıra bırakalım birbirlerini yesinler diyeni mi ararsınız.

Uyuşturulmak demek öldürtmek demek. Bunu yumuşatarak söyleyince yapılan işlem farklılaşmıyor.

Sokak Köpekleri – Onları Öldürüyorsunuz!

“Uyutmak falan diye bir şey yok. “öldürmek” onun adı. Öldürmek. Tekrar yazıyorum: öl-dür-mek. Talebinizi dile getirirken çakallık yapmayı bir bırakın önce. Şöyle diyeceksiniz:
“ben sokaklarda yaşayan, daha doğrusu yaşamaya çalışan, binlerce köpeğin öldürülmesini istiyorum. Elimden gelse ben öldürürüm. Ama bende bunu yapacak yürek de yok. Çünkü bir tanesini kendim öldürsem, nasıl can çekiştiğini gözlerimle görsem, nasıl debelendiğini, ölürken nasıl sesler çıkardığını duysam zaten ikinciyi yapamam. O yüzden bu işi belediye yapsın. Ben yatağımda rahat rahat uyurken belediye gelsin, sokakta hiçbir şeyden haberi olmayan zavallıları toplayıp bir kamyona doldursun. Sonra kimsenin görmediği bir yere götürüp zehirli et versin ve öldürsün. Ben bunu istiyorum”. Böyle açık açık yazacaksınız bir kere derdinizi. Uyutmak ne?” (ekşi: kalp gozu kapali; #108473712)

İnsan çıkarları için köpekler yaklaşık 10.000 yıl önce evcilleştirildi. İnsanın dostu oldular, sürülerinin başında durdular, mallarını korudular hatta ve hatta aile bireylerini korudular. Şu an sokak köpeklerinin öldürülmesini istemek “Artık size ihtiyacımız kalmadı” demenin bir diğer şeklidir.

Sokak Köpekleri Toplatılmalı mı

Kısırlaştırma

Yanlış ya da var olmayan kısırlaştırma politikası, hayvan ticareti (köpek satışları), hayvanları sokağa atmak, “annelik-babalık duygusunu tatsın” diyerek kendi köpeklerini kısırlaştırmamak köpeklerin sürü halinde gezmesine sebep olmuştur. Yani gördüğümüz üzere köpeklerin çeteleşip insanlara zarar vermesi dolaylı ya da doğrudan yine bizim suçumuzdur.

Köpeklerin sürü halinde dolaşması, çeteleşmesi gibi olaylar bu bahsettiğim sebepler yüzünden ortaya çıkagelmiştir. Eğer en basitinden herkes kendi köpeğini kısırlaştırmış olsaydı bu kadar köpek popülasyonu dahi olmazdı.

Saldırganlık

Senede en az 2 kere gündeme gelen bir diğer olay da köpeklerin küçük çocuklara saldırması olayı maalesef geçen gün de gerçekleşti. Böyle bir durumda gerçekten ne yapacağını bilmek çok güç. Suç her iki canlıda da değil çünkü. Biri ağzı dili olmayan bir can diğeri de henüz gelişimini tamamlayamamış bir insan canı.

Fark ettiyseniz ikisi de “can”, ikisi de yaşıyor, nefes alıyor ve hissediyor. Bu sebepten bir canın değeri kıyaslanamaz. Sana göre senin çocuğunun canı daha önemlidir bana göre de benim kedimin canı önemlidir. Herhangi bir canlının, bakın CANLInın CANı değersizleştirilemez, ötekileştirilemez. Bu dünya biz yokken de vardı biz varken de olacak. Küçük dağları ben yarattım egosuna sahip olup, kendimizi başka canlılardan üstün görmemizin hiçbir manası yoktur. Gözle göremeyeceğimiz kadar küçük bir virüs bile bizleri öldürebiliyor iken bu kadar “benim canım her hayvandan değerlidir, bana zarar gelecekse hepsi ölsün” mantığı taşımak mantıksız. Elbette her insanın canı kendisi için değerlidir ama başkası için, benim için, dünya için değersiz olabilir.

Sokak köpeklerinin saldırganlaşıp, çete halinde dolaşması sokaktaki kediler için de, sahipli hayvanlar için de gerçekten bir sorun. Bu sorunu kaldırmanın bir sürü hem de bir sürü çözümü var aslında.

En kolay çözümü kısırlaştırmaktan geçiyor. Kısırlaştırmak hayvanın kendi sağlığı için de oldukça önem taşımakta ve sağlıklı olması için gerekli bir durum. Zaten kısırlaştırılırsa sokak hayvanları 5-10 seneye kalmaz popülasyonları kontrol altına alınır. Hatta o kadar bile sürmeyebilir çünkü taşlanmalar, araba çarpmaları, açlıktan köpek kavgaları yüzünden çoğu sokak köpeği 5 sene bile yaşayamıyor.

Sokak Köpekleri – Barınaklar

Gelelim barınaklara. İnsanoğlu her zaman olduğu gibi yine işin kolayına kaçmış ve “atalım barınaklara gitsinler” düşüncesini kendi vicdanlarına sığdırmış bulunmakta. İnanın biz de hayvanların can sağlığı için barınaklarda beslenmesini istiyoruz. Zoofilileri, şiddet yanlıları, hayvansevmeyen insanların olduğu, açlık, susuzluk, soğuk, sıcak gibi sorunlarla karşılaşacağı sokaklarda olmalarını istemiyoruz. Ancak buz dağının görünmeyen kısmını hep unutuyoruz.

Sokak Köpekleri Toplatılmalı mı

Aslında barınak dediğimiz yerlerin çoğu hayvanların geçici bakım evleri olup daha sonra ya uyuşturuluyor ya da dağda bir alana terk edilmesine aracı olan bir yer. Türkiye’de “barınak” mantığı 5 metrekarelik yere 150 köpek sıkıştırıp, hayvanseverlerin getirdiği mamaları, sütleri satmak, açlıktan birbirlerini yemelerini görmek ve hiçbir şey yapmamaktan oluşuyor.

Linkler;

(Birbirlerini yedikleri görüntüleri izlemeye yüreğiniz elveriyor ise: https://www.youtube.com/watch?v=GowRKNKp7uY )

Üstelik binlerce barınak haberleri,katliamları var. Biri de Diyarbakır Belediyesine ait. Hayvanları öldürüp çöp poşetlerine atıyorlar. https://www.youtube.com/watch?v=rSyN16_Q3WU&t=1s

Kırklarelinde ölü köpeklerle dolu barınak : https://www.youtube.com/watch?v=QQt20gOJ43w

Antalya Barınağı hayvan katliamı : https://www.youtube.com/watch?v=WDHdp3RyJ7Q

Mardin Belediyesinin köpek zehirlemesi: https://www.gzt.com/video/jurnalist/mardinde-vicdanlari-sizlatan-goruntuler-zehirlenen-onlarca-kopek-sokakta-can-cekisiyor-2178453

Köpeklerin barınaklara gitmemesini istememizin sebepleri bu ve bunlar gibi daha nice olaylar.

Barınaklar eğer daha geniş, yeşillikli ve geniş alana sahip, hastalığı olan hayvanları iyileştirebilecekleri, her hayvanın mama su ihtiyaçları düzenli olarak giderilecekse, temizliği iyi olan yerler haline gelirse hayvanların sokaktaki korkunç yaşamlarını da, insanların yaralanmasını da önleyebiliriz. Fakat bu koşullar yerine getirilmeden olası bir büyük toplama yapılırsa hiçbir şekilde kabul edilmemesi gerektiğini belirtmek isterim.

Bir de “Çok seviyorsanız evinizde bakın” mantığına karşılık; zaten köpeklerin toplanılmamasını isteyen her insanın evinde bir kedi veya köpek kesinlikle vardır. Eğer yoksa alerji, maddi yetersizlikten kaynaklı olabileceğini de unutmamak gerekir. Bir eve de 15 tane köpek sokamayacağımıza göre bu düşünce şahsımca saçma bir düşüncedir.

Lütfen..

Velhasıl kelam, hayvanları öldürtmek ve ölen çocukları görmek insanın vicdanına sığmayacak bir durumdur. 153’ü aramadan önce yapılması gereken şeyler bulunmakta. Her şey bir kap su mama ve su koyup sevmenizle başlayacak. Eğer köpek sürülerinden korkuyorsanız belediyeyi arayıp kısırlaştırmalarını talep edip böylece kısırlaştırılmış bir biçimde geri dönünce uzun vadede köpek popülasyonu azalacaktır.

Hem hayvanların hem insanların acı çekmediği bir dünyada görüşmek üzere!

Sokak Köpekleri (Hayvanları) konulu yazımızı umarız beğenmişsinizdir.

Diğer içeriklerimize göz atmak için buraya tıklayın. Ayrıca, bizi Instagram ve Twitter üzerinden takip etmeyi unutmayın!


Deniz Belma Alkan
"Ey Türk! Üstte mavi gök çökmedikçe, altta yağız yer delinmedikçe senin ilini ve töreni kim bozabilir! Titre ve kendine dön!" -Bilge Kağan