Sizce bizler Trend bağımlısı mıyız?

Trend Bağımlısı Mıyız

Herkesin, sosyal medya üzerinde trend olan bir şeyleri yapmaya çalıştığı dönemdeyiz. Peki biz Trend bağımlısı mıyız?

Koronavirüs sebebiyle hepimizin evde zaman geçirdiği bir dönemdeyiz. Bu günlerde herkesin bir kenara çekilip kendiyle baş başa kalmak için zamanı oldu. Bazılarımız yeni hobiler edindi, bazılarımız hayatında bir şeyleri değiştirme kararı aldı. Fakat hepimizin farkında olmadan buluştuğu ortak nokta şuydu; herkes gibi olmadan yaşanabildiği. Kahvemizi ünlü kahvecilerden içmesek bile sabahları ayılabiliyoruz. Pahalı kıyafetler giymeden de giyinme ihtiyacımızı karşılayabiliyoruz. Yeni youtube içerikleri olmadan zaman geçirebiliyoruz. Yüksek sesli müzik olmadan eğlenebiliyoruz. Biz kimseyle değil sadece kendimizle yaşıyoruz.

Nasıl başladı bu bağımlılık?

Trend Bağımlısı Mıyız

Bu işin baş sorumlusu sosyal medya ve internet. Her gün içinde bulunduğumuz sosyal medyanın dayatmaları bizi bu hale getirdi. En sevdiğimiz sanatçılar, sporcular ve oyuncuları çok sıkı takip ettik sosyal medya sayesinde. İdol olarak belirlediğimiz bu kişiler aynı giyindi, aynı şarkıyı dinledi, aynı yemeği yedi ve aynı hayatı yaşamaya başladı. Güzellik algımız tekdüzeleştirildi ve farklı olan bizden uzaklaştırılmaya başlandı. Herkese benzemenin bir kişilik sahibi olmanın ilk adımı olduğuna inandırıldık. Çok iyi reklam çalışmalarıyla karşılaştık, hiç sorgulamadan benimsedik. Hepimiz estetik yaptırdık, kadınlar makyajı abarttı ve erkekler sporu bir türlü sağlık için yapamadı. Hiçbir manzaranın tadını birilerine göstermeden çıkaramadık. Bazen dinlediğimiz müziğin sesini kısmak zorunda hissettik, bazen bir diziyle ilgili görüşlerimizi sakladık. Kısacası hep bir şeyler olduk ama hiçbir zaman kendimiz olamadık. O zaman biz Trend bağımlısı mıyız? Evet, sanırım öyleyiz.

Bu alışkanlıklarla neyi kaybettik?

Trend Bağımlısı Mıyız

Tekdüzeleştik ve farklı zevkleri bir kenara bıraktık ya da farklı zevkleri olanları aramıza almadık. Bu sayede bazı şeyleri sorgulamayı ve başkaldırmayı unuttuk. Bunlar ise bizi her şeyden ayıran düşünme özelliğimizin başlıca getirisiydi. En son ne zaman farklı türde bir şarkı önerdi en yakın dostunuz ? En beğenilenler listesini izlemekten kendi seçtiğiniz dizi/filme zaman bulabildiniz mi ? Çevrenizle en son ne zaman herhangi bir görüşü tartıştınız ? Bunlar kaybettiğimiz şeylerden ilk bakışta akla gelenler. Hayatımız bu kaybettiklerimiz sayesinde üç nota ile yapılmış bir beste ya da aynı kelimelerle yazılmış bir şiir ne kadar güzelse o kadar güzel geçiyor. ” Herkes aynı şeyi düşünüyorsa, hiç kimse bir şey düşünmüyor demektir.” demişti W. Lippmann ve bence bu sözden çıkarabileceğimiz çok şey var.

Nasıl kurtulacağız?

Yalnızlığın tadına varabildiğimiz ilk an herkes için kurtulma şansı olacak. Modern ve trendin gözde olmasının sebebi topluluklardan uzakta kalmama isteği. Trend olan yerine kendi fikirlerimizle daha mutlu olduğumuzu hissettiğimizde kurtulacağız. Diğer insanlar için değil kendimiz için yaşadığımızda ilk adımı atacağız psikolojik özgürlüğe. Herkesin eğlendiği gibi değil, keyfimizin istediği gibi eğlendiğimizde anlayacağız. Fakat tüm bunları yapabilmek için farkındalığımızı arttırmalıyız. Herkesten gibi olmaktan kaçıp birey olmalıyız ya da herkes gibi olup hiçbir şeyi değiştirmeden gidebiliriz dünyadan.

Yazdığım onca şeyden sonra bir şeyleri değiştirmek istediysen bence doğru yoldayız. İnsan her fikre saygı duyup kulak kabartmalı büyümek için. Bundan sonra ön yargılı yaklaştığınız her şeye “Acaba bana ne katabilir, neyi değiştirebilir ?” gözüyle bakmak hayatımızda çok şeyi değiştirecek.