arama

Simyacı Kitabından En Sevilen 10 Alıntı

  • paylaş
  • paylaş
  • eraymahluk eraymahluk
  • Beğen
    Loading...

Simyacı, ülkemizde oldukça popüler olan bir kitap olmakla birlikte zaman zaman sınavlarda yarışmalarda da karşımıza çıkmakta.

simyacı

Simyacı kitabın konusu ise tek hayali dünyayı gezmek olan Santiago adında bir gencin, ailesinin rahip olmasını istemesine karşın, hayallerinin peşinden koşarak İspanya’dan Mısır’a yaptığı yolculuğu konu alıyor. 

Sizler için Simyacı kitabından en sevilen 10 alıntıyı derledik.

1. Seni seviyorum, çünkü bütün evren sana ulaşmam için işbirliği yaptı.
( Sayfa: 141 )

2. İnsanlar bir yığın acayip şeyler söylüyorlar. Bazen, koyunlarla birlikte yaşamak çok daha iyi, konuşmaz koyunlar, yiyecek ve su aramaktan başka bir şey yapmazlar. Ya da kitaplar, dinlemek isterseniz size ilginç öyküler anlatır kitaplar. Ama insanlarla konuşurken durum başka, öylesine tuhaf şeyler söylerler ki, konuşmayı nasıl sürdüreceğinizi bilemezsiniz.
( Sayfa: 36 )

3. – Öyleyse neden yüreğimi dinlemek zorundayım?
– Çünkü onu susturmayı hiçbir zaman başaramazsın. Hatta onu dinlemiyormuş gibi yapsan da o gene oradadır, göğsündedir; hayat ve dünya hakkında ne düşündüğünü sana tekrarlamayı sürdürecektir.
– Bir hain olsa da mı?
– İhanet, senin beklemediğin bir darbedir. Ama sen yüreğini dinleyecek olursan, sana baskın yapmayı hiçbir zaman başaramayacaktır. Çünkü onun düşlerini ve arzularını tanıyacaksın ve onları hesaba katacaksın. Hiç kimse kendi yüreğinden kaçamaz. Bu nedenle en iyisi onun söylediklerini dinlemek. Böylece, kendisinden beklemediğin bir darbe indirmeyecektir kesinlikle sana.
(Sayfa: 134 )

4. “Seni seviyorum, çünkü…”

“Hiçbir şey söyleme,” diye sözünü kesti.

“İnsan sevdiği için sever. Aşk’ın hiçbir gerekçesi yoktur.”
( Sayfa: 144 )

5. Bizi görmek istedikleri gibi değilsek canları sıkılır.
Çünkü herkes bizim nasıl yaşamamız gerektiğini elifi elifine bildiğine inanır!
( Sayfa: 135 )

6. Sadece güneşli günlerde yürürseniz, hedefinize asla varamazsınız.
( Sayfa: 155 )

7. …bütün günler birbirinin aynıydı ve bütün günler birbirine benzediği zaman da insanlar, güneş gökyüzünde hareket ettikçe, hayatlarında karşılarına çıkan iyi şeylerin farkına varamaz olurlar.
( Sayfa: 44 )

8. Çünkü Aşk, ne çöl gibi devinimsiz durmaktan, ne rüzgar gibi dünyayı dolaşmaktan, ne de senin gibi (güneş) her şeyi uzaktan görmekten ibarettir.Aşk, Evrenin Ruhu’nu değiştiren ve geliştiren güçtür.
İlk kez onun içine girdiğim zaman, onun kusursuz olduğunu sandım.Ama daha sonra onun, yaratılmış olan her şeyin yansıması olduğunu, onun da savaşları ve tutkuları olduğunu gördüm.Evrenin Ruhu’nu bizler besliyoruz ve üzerinde yaşadığımız dünya, bizim daha iyi ya da daha kötü olmamıza göre, daha iyi ya da daha kötü olacaktır. Aşk’ın gücü işte burada işe karışır, çünkü sevdiğimiz zaman, olduğumuzdan daha iyi olmak isteriz her zaman.
( Sayfa : 172 )

9. “Bir kere olan bir daha asla tekrarlamaz.
Amma ve lakin iki kere olan mutlaka üçüncü defa da olacaktır.”
( Sayfa: 178 )

10. İşte ‘Evren’in Dili’ni kavrıyorum,” dedi ve bu dünyada her şeyin bir anlamı var, atmacaların uçuşuna varana kadar. Bir kadına duyduğu aşk için, içinde derin bir minnet hissetti: “İnsan sevince,” diye düşündü , “nesneler daha çok anlam kazanıyor.”
( Sayfa: 122 )