Şikago Yedilisi'nin Yargılanması

Şikago Yedilisi’nin Yargılanması

Şikago Yedilisi’nin Yargılanması, Birkaç İyi Adam, Sosyal Ağ, Steve Jobs ve Kazanma Sanatı gibi ünlü filmlerin senaristi Oscar ödüllü Aaron Sorkin tarafından yazılıp yönetilmiş gerçek hikayeyi anlatan bir filmdir. 2020’deki diğer filmlerin ve pandeminin gölgesinde kalmış bu film ne yazık ki yeterli ilgiyi görememiştir. Ancak filmin sesi, sinematografisi ve oyunculukları o kadar güçlüdür ki size en negatif ve en pozitif duyguları aynı anda hissettirerek aklınızda ve kalbinizde yer edinecektir.

  • Film: Şikago Yedilisi’nin Yargılanması
  • Yönetmen: Aaron Sorkin
  • Senarist: Aaron Sorkin
  • Süre: 129 dk
  • Yıl: 2020
  • Tür: Dram, Tarih, Gerilim
  • IMDB Puanı: 7.8
  • Oyuncular: Eddie Redmayne, Alex Sharp, Sacha Baron Cohen
Şikago Yedilisi’nin Yargılanması fragmanı

– Düşünüyor olman beni endişelendiriyor.

– Bana bir dakika verir misin, dostum? Daha önce düşüncelerimden dolayı hiç yargılanmamıştım.

Savcı ve Abbie Hoffman

Konu

1968 yılında Chicago yılında yer alan Demokrat Parti Kongresi, Tom Hayden liderliğindeki ılımlı Demokratik Toplum için Öğrenciler, Abbie Hoffman ile Jerry Rubin liderliğindeki militan Yippies ve pasifist David Dellinger’ın şiddet karşıtı sosyal değişim grubu gibi aktivistlerin protestolarıyla karşılandı. Bu protestolar yerel yetkililerle şiddetli çatışmalara yol açtı ve ulusal bir olaya dönüştü.

Şikago Yedilisi'nin Yargılanması
Protesto sahnesinden bir kare

Sonuç olarak, suçlanan yedi lider ve olayla alakası olmayan Kara Panterler partisinin lideri Bobby Seale, düşman Başkan Nixon yönetimi tarafından komplo ve halkıyı tehlikeye sokmayla suçlanır. Bu suçlamaların ardından agresif Yargıç Hoffman’ın başkanlık ettiği ve isteksiz ancak görev zorunluluğu nedeniyle eli kolu bağlı Savcı Richard Schultz’un yürüttüğü adil olmayan usulsüz bir yargılama başlar. Yedili’nin profesyonel “pro bono” yani gönüllü avukatları türlü zorluklarla karşı karşıya kalır. Bu sırada Hayden ve arkadaşları Yippies’in, Seale’in kendi yolunu savunma şansı reddedilirken bile sisteme karşı savunmalarını baltalayan çirkin maskaralıklarından bıkmış durumdadır. Yargılanma süreci boyunca Şikago Yedilisi, bu kavgada birbirlerine ihtiyaçları olduğunu öğrendiklerinde bile birbirlerinin siyasi felsefelerinde çatışmaktan kaçınamazlar.

Hiçbir şey hareket eden bir insan kalabalığından daha tehlikeli değildir.

Ajan Daphne O’Connor

Şikago Yedilisi’nin senaryosu incelikle yazılmış bir devrim önergesidir. Bir fikrin ne kadar güçlü ve dayanıklı olabileceğini göstermekle kalmaz aynı zamanda en barışçıl fikrin bile ne kadar tehditkar görülebileceğini anlatır. Çünkü fikirler bastırılınca ölmez, sadece güçlenir.

Hikaye

1968 yılında yer alan Demokrat Parti Kongresi’nin amacı Vietnam Savaşı’na olan destek çağrısını artırmak ve daha fazla insanın vatan uğruna savaşa yazılmasını sağlamaktı. Fakat Amerikan halkı her ay artan askerlik çağrısından bıkmıştı. Ayrıca 68 yılının başlarında gerçekleşen Martin Luther King Jr.’ın suikaste kurban gitmesi ırksal gerilimleri artırmıştı. Bu nedenlerle birçok savaş karşıtı topluluk bu kongreyi barışçıl bir şekilde protesto etmek için Şikago’ya yola koyuldu. Hükümet bu tarz eylemleri beklediğinden Şikago yerel yönetimine önerge vererek protesto izinlerinin kabulunu yasakladı. Fakat elbette ki bu önlem, devrim ve demokrasi yolunda yürüyen fikirleri durduramadı.

Şikago Yedilisi'nin Yargılanması
Bobby Seale ve Avukat William Kustler

Protestolarda başı çeken ve sonradan Şikago Yedilisi unvanını kazanacak üç grup vardı: Mahatma Gandhi‘nin pasifistliğini ve şiddet karşılığını benimsemiş David Dellinger ve grubu, Abbie Hoffman ve Jerry Rubin liderliğinde Uluslararası Gençlik Partisi (Yippies) ve Tom Hayden ile Rennie Davis liderliğinde Demokratik Toplum için Öğrenciler. Bu üç ana grup, gerekli izinleri alamayınca Lincoln Park’ında festival tadında bir protesto düzenleme kararı aldılar. Fakat, polis, Şikago yerel hükümeti ve federal hükümet bundan hiç memnun değildi. Parkta kalışı imkansız hale getirecek önlemlere ve kışkırtıcı eylemlere başvurdular. Tüm bunlara rağmen protestocular barışçıl tavırlarını korudu. Ancak bu duruşları, hükümetin onları kargaşa yaratma ve hükümete karşı toplu komplo federal suçlarını işlemekle yargılamasına karşı koruyamadı.

Tanıdık geliyor değil mi? Ülkemizin yakın tarihinde gerçekleşen Gezi Parkı Olayları ve devamındaki siyasi karmaşalar ile bu filmin benzerliği tüyleri diken diken edecek raddededir. Özellikle filmdeki protesto sahnelerinin gerçek protestodan videolarla birleştirilerek oluşturulan sekansların uyandırdığı duyguların tarifi imkansız. Özellikle Gezi Parkı Olayları’nı birebir yaşamış insanları kalpten vuracak derecededir. Bir hükümetin fikirlerden ve kendi insanlarından bu kadar korkması o hükümet hakkında ne der sorusunu buraya bırakacağım.

– Bu bizim adımıza zaten karar verilmiş bir siyasi dava. Bu gerçeği görmezden gelmek bana tuhaf geliyor.

– Hukuk davaları ve ceza davaları vardır. Siyasi yargılama diye bir şey yok.

– [Alay ederek] Tamam…

Abbie Hoffman ve Avukat William Kunstler
Şikago Yedilisi'nin Yargılanması
Abbie Hoffman ve Jerry Rubin

Yorum

Film, senaryosundan sinematografisine, oyuncu performanslarından müziklerine tam anlamıyla fevkalade. Oyunculukların gerçekliği size film izlediğinizi unuttursa da belgesel izlenimi de vermiyor. Filmin tonu ve havasını yaratan senaryo, mükemmel oyunculuklarla birleşince kendinizi o mahkemenin içinde buluyorsunuz. Kimi zaman nefesinizi tutuyor kimi zamansa onlarla ayağa kalkma içgüdüsünü hissediyorsunuz.

İnsanlar, “Abbie, polislerin aşırı tepki göstermesinden endişe ediyor musun?” diyor. Bu konuda endişeli değiliz. Biz buna bel bağlıyoruz!

Abbie Hoffman

Filmin kısa düştüğü tek nokta senarist-yönetmen Aaron Sorkin‘in vatansever damarının arada kabarmış olmasıdır. Filmin mesajını güçlü bir şekilde vermeyi başarsa da asıl suçluları hedef göstermeyi becerememiştir. Dava süreci boyunca izleyicinin negatif duyguları usulsüz hakime ve federal hükümeti teslim eden bireylere doğrultulur. Ancak asıl hedef sistemin, hükümetin ve genel politikanın yolsuzluğu ve yanlışları olmalıdır, bireyler değil. Çünkü hükümet, insanları seçmez, seçemez. İnsanlar hükümeti seçer. Güç, halktadır. Hükümet ise sadece korku illüzyonu yaratır. Hükümetlerin, o ülkenin insanlarının onları koruması için seçtiği bir kurumdan başka bir şey olmadığı gerçeğini unutmaması gerekmektedir. Bu gerçek unutulunca bu filmin öne çıkardığı 1969 yılındaki Şikago Yedilisi’nin Yargılanması gibi, Gezi Parkı Olayları gibi yaralar oluşur.

Şikago Yedilisi'nin Yargılanması
Yargıç Hoffman

Fakat Aaron Sorkin’in bu hatası filmin mesajını zayıflatmaz. Görüntüler ve diyaloglar içinizi ürpertecek, müziklerin tınısı sizi o gerçekliğe taşıyacak ve oyuncuların performansları sizi ayağa kaldıracak. Sadece adaletsizlik, savaş, usulsüzlüğü göstermekle kalmayacak aynı zamanda ırk sorunlarının ne kadar ağır olduğunu öyle vurgulayacak ki nefesiniz kesilecek. Her toplumun, ne kadar gelişmiş olursa olsun, aslında hiçbir farka sahip olmadığını gösterecek olan ve eleştirmenlerden harika yorumlar alan bu filmi izlemediyseniz kesinlikle hemen listenize eklemelisiniz!

Bizleri Instagram ve Twitter hesaplarımız üzerinden takip edebilirsiniz. Diğer içeriklerimize de göz atmayı unutmayın!



Ada Ateş
Bir Parça Tuhaftık