fbpx
BilimGenelHayat

Seri Katil: Kalp Krizi

Ülkemizde her yıl yaklaşık 100 bin kişi kalp krizi sebebiyle hayatını kaybediyor. Dünyada ise bu sayı yaklaşık 18 milyon olarak belirtiliyor. Dünya genelinde ölüm sebeplerinin başında gelen kalp ve damar hastalıkları, yaklaşık %32 gibi bir orana sahipken (2016), 2017 ve 2018 yıllarında bu oran %38′ e kadar çıkmış durumda. Yani neredeyse ölen her 3 kişiden birisinin ölüm sebebi “kalp”. Peki nedir bu kalp hastalıklarının bu denli fazla ve öldürücü olmasının sebebi?

Kalp ve damar hastalıklarının oluşmasında başlıca sebeplerden; sigara kullanımı , tuz oranı yüksek gıdaları tüketme ve yüksek tansiyon geliyor. Diğer sebepleri de obezite, diyabet, yağlı beslenme, fiziksel hareketsizlik olarak sıralanabilir. Bunlardan uzak kalarak kalp krizi riskinizi azaltabilirsiniz. Peki kalp krizini fark etmek, müdahale etmek, biz vatandaşlar için mümkün mü ? Elbette mümkün. Ve doğru atılan adımlarda hastaların yaşama şansı yükseliyor !

Kalp krizindeki ağrı spesifiktir. Kalbi besleyen damarlarda lipit (yağ) birikimiyle meydana gelen darlıkların sonucu olarak kalbin beslenmesindeki yetersizlikten ortaya çıkan bir hastalık olan göğüs ağrısı, göğüste baskı hissiyle karakterize durumlar görülmektedir. Hastaların tabiri genellikle “göğsüme öküz oturmuş gibi” dir. Kanda, kalp kasına taşınan oksijenin yetersiz olması sonucunda ortaya çıkan göğüs ağrısı, genellikle egzersiz sırasında veya stres zamanlarında kendini gösterir. Kalbin yoğun çalıştığı ve daha fazla oksijene gerek duyduğu zamanlarda da oluşur. Kısa süreli ağrılar en az 5 dakika sürer. Ağrı dinlenildiğinde durur fakat istirahat halindeyken de ağrı görülmesi ciddi bir durum olduğunu gösterir. Nefes alıp vermekle ağrının şekli veya şiddeti değişmez. Peki bu ağrıyı önceden nasıl fark ederiz ?

İlk belirtiler genellikle yürüyüş yaparken, çalışırken vb. sıradan durumlarda aniden oluşur. Göğsün her iki tarafında, omuzlarda, kollarda, sırt ve alt çenede oluşan ağrı en tipik belirtileridir. Derin bir iç sıkıntısı da bu ağrıya eşlik eder. Terleme de görülmektedir. Nöbet birkaç ay boyunca tekrar görülmeyebilir fakat ağrıya sebep olan koşullar oluşursa tekrarlar.

Kalp krizinde ilk müdahale nasıl olmalı?

  • Telefonla mutlaka 112 acili aranmalı veya yakınlara haber vermelidir.
  • Bulunulan yerin kapısı veya penceresi aralanarak ortamdaki oksijen artırılmalıdır. Bu, yardıma gelecek kişilerin hastayı bulmasını da kolaylaştırır.
  • Aspirin bir bardak su ile içilmelidir. Bunun dışında kesinlikle bir şey yenilip içilmemelidir. (Aspirin kanı sulandırır ve tıkanan damardan kanın daha rahat geçmesini sağlar.)
  • Kulaktan dolma bilgilerle müdahale edilmemeli, hastayı öksürtme gibi durumlardan kaçınılmalıdır. Aksi takdirde kalbe daha çok yük binecek ve hastanın durumu zorlaşacaktır.
  • Soğuk ya da sıcak suyun altına kesinlikle girilmemelidir. Özellikle soğuk kalp damarlarını büzer ve durumu daha kötüleştirebilir.
  • Oturarak ya da yatarak yardımın gelmesi beklenmelidir. Ayakta beklemek kriz anında ani ritim ve tansiyon değişikliklerinden dolayı düşmelere kısacası travmatik kazalara yol açabilir. Bu da kalp krizi ile ilgili yapılacak tedavilerin, özellikle başa alınan darbe nedeniyle yapılmasına engel olabilir.

Yazar hakkında

19 yaşındayım.Üniversite sınavına hazırlanmak dışında araştırma yapıp öğrenebileceğim her şeyi öğrenmeye çalışıyorum.Bunlardan bir miktarını da insanlara aktarmaya,yorumumla daha okunur hale getirmeye çalışıyorum.
Benzer yazılar
GenelPolitika

Cem Uzan: Kurtarıcı mı, Palyaço mu?

GenelTarih

Atatürk: Türklerin Babası

GenelTarih

Bir Büyük Mülkiyeli: Boğazlıyan Kaymakamı Mehmet Kemal Bey

GenelHayat

İstanbul 3 Günde Nasıl Gezilir?

Abone ol ve son haberleri kaçırma

1 Yorum

Bir yorum bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir