arama

Rüyaların Bir Anlamı Var Mıdır?

  • paylaş
  • paylaş
  • Nida Nur Yağız

Rüya, özellikle bizim gibi toplumlarda oldukça farklı anlamlar yüklenen, gelecekten haber verdiği düşünülen, manevi boyutu çok yüksek olan bir kavramdır. Bu kavrama yüklenen anlamlar insanları bir nebze de olsa rüya gibi bir bilinmezlikten kurtarmış olur ve rahatlatır.

Tarih boyunca rüya sırasında ne görüldüğü, nasıl görüldüğü, ruhun bir yerlere gidip gitmediği ya da beynin tam olarak neresinde gerçekleştiği gibi birçok soru işareti olmuştur. Günümüze kadar bu soru işaretlerinin birçoğu cevaplanmıştır. Yine de rüya görmenin somut olarak alıp incelenecek bir şey olmaması ve kişinin anlatımına göre değiştiği için “Bu rüya şöyledir.” diyebilmek zordur. Evet denilir belki ama kişinin anlatımı bir anlam çıkarmaya yönelik olabilir. Hâl böyle olunca rüyaları (doğru) anlamlandırmak da güçleşir.

Dini ve kültürel anlamda rüyalara birtakım anlamlar yüklemek birçok coğrafyada yaygındır. İnsanlar belki de rüya ile bir mesajın kendilerine ulaştırılacağını istemektedirler, bilinmez. Benim bu yazıyı yazma amacım ise her rüyaya anlam yüklemenin doğru olup olmadığını psikoloji temelinde tartışmaya çalışmaktır. Aktaracaklarım Sigmund Freud’un Rüyaların Yorumu adlı kitabında yer almaktadır.

Rüyanın Psikolojisi

İşin içine psikoloji girdiğinde durum daha da karışmaya başlıyor tabii çünkü rüyalar çok da bilimsel tarafa kaydırılması istenmeyen bir değerdir. Değer diyorum çünkü bir rüya gördüğümüzde kaşığından ipine kadar her şeyi google’a yazıp bir anlam arayışı içerisinde oluyoruz. Peki ya o kaşığı rüyayı gördüğümüz günden bir gün öncesi tüm gün boyunca aradıysak? Acaba çok fazla “düşündüğümüz” için rüyamızda görmüş olamaz mıyız?

Çok fazla düşünmenin sonunda kafaya bir şey takılacağına hepimiz hemfikirizdir. Freud aracılığı ile bir açıklama getirirsek buna, acaba düşündüğümüz şey yapmadığımız bir şey mi ya da içe almadığımız bir şey mi? Freud’un söylediği şey, o gün içerisinde doyurulmayan arzuların rüyada görüleceği yönünde bir şeydir. Yani siz o gün bir yere gitmeyi düşündünüz ve bunu yap(a)madınız, muhtemelen rüyanızda bunu göreceksiniz. Göreceğiniz şey ise şudur, oraya gittiğinizle ilgili bir imge. Bu imgenin rüyanızda birebir şekillenmesini beklemeyin. Yani rüya ile gerçek aynı olmayabilir. Gördüğünüz imge anlamsız olabilir ama orayla ilgili bir imge olduğu için rahatlarsınız.

rüya
Rüya değişik imgeler içerebilir.

Birçoğumuz bir yakınımıza ya da arkadaşımıza rüyamızı anlatırken çok şaşkın bir şekilde anlatırız. Ondan bir dönüt bekler, bir anlam çıkarmasını isteriz. Freud’a göre ise bu anlam sadece kişinin kendisi tarafından bilinebilir. Aynı zamanda uzun süren terapi ile bilinçdışı açığa çıkılarak analist bir anlam arayışında olup kimi zaman bunu bulabilir. Kişinin sadece kendisinin bilmesi ise üstte bahsedilen nedenlerden kaynaklıdır. Örneklendirmek gerekirse uzun süredir görmediğiniz ama çok özlediğiniz bir arkadaşınızı rüyada onun en sevdiği yemekle görebilirsiniz. Bu yemeğin o arkadaşınızı karşıladığını anlamamanız mümkündür. Yine de rüyada bunu görerek bir nebze de olsa rahatlarsınız.

Peki Freud bunu nasıl analiz ediyordu? Analizden sonra sebebini neye bağlıyordu?

Rüya Eşit Değildir Uyku

Uykunun özellikle REM döneminde rüyalar görülür. REM dönemi hızlı göz hareketlerinin olduğu, düzensiz kalp atışlarının gerçekleştiği, solunumun bir hızlanıp bir yavaşladığı dönemdir. Bir diğer evre de NONREM’dir. Yani Yavaş Dalga Uykusu. Önceden bu dönemde rüya görülmediği söylense de artık bu dönemde de rüyaların görülebildiği bilinir ama çoğunlukla REM’de görülür. Yani uyku tamamıyla rüya değildir. Aynı zamanda uykunun tek işlevi rüya değildir. Uyku gelişimin büyük bir parçasıdır (Carlson, 2013). Hatta bilirsiniz ki vücut saatiyle ilgili bir çalışma Nobel Ödülü aldı. Bu çalışmanın uyku düzeninin önemine katkısı büyüktür.

Uykuya bir de şunu eklemekte fayda var. Rüyaların Yorumu’nu okumaya başladığınızda bazı fizyolojik etkenlerin de rüyaya yansıyabileceğinden bahsediliyor ki bunu siz de fark edebilirsiniz. Bir de Freud’un düşüncelerinden ibaret değil bu rüya olayı. Kendisi de kitabın başlarında birçok farklı düşünürün görüşlerini aktarıyor zaten. Kitapta “Dış Duyusal Uyarımlar” diye bir başlık var. En azından Öteki yayınları bunu böyle çevirmiş, elinizde kaynakta yoksa farklı bir çeviri olabilir. Burada bahsettiği şey kişi uyurken dışarıdan gelen bir su sesi, bir tıkırtı rüyada büyük bir fırtınaya karşılık gelebilir. Siz de bunu deneyimlemişsinizdir. Mesela etrafınızda insanlar konuşurken rüyanız da o konuşulanlara göre şekillenebilir. Rüya okumanın bunları da hesaba katarsak ne kadar zor olduğunu görebilmek mümkün.

Bir başka bilgiyi de ekleyelim. “İçsel Organik Bedensel Uyarımlar” diye bir başlık atılmış kitapta. Sizin için kitaptaki bu bölümün bir örneğini aşağıya bırakıyorum:

rüya
rüya

Öteki Yayınevinden okursanız sayfa 97-98 aralığında bu kısma ulaşabilirsiniz. Burada anlatılanın rüyaların yine anlamının farklı nedenlere bağlı olabileceğini gösteriyor. Bizim yüklediğimiz anlamların doğru olup olmadığı bu bilgilerden sonra çok fazla tartışmaya açılıyor. Hem içsel, fizyolojik faktörler hem de dışsal faktörler etkili olabiliyor bir rüyada. Yine aynı zamanda sizin o günden bir gün önce yaşadıklarınız, uzun süre düşündüğünüz bir şey rüyada etkili olabiliyor.

Rüya geçmişin mi şimdinin mi habercisidir bilinmez ama geleceğin habercisi olup olmadığı tartışılır. Peki ya Freud’un kendi rüyalarının analizini yapıp bu konuyu geliştirdiğini biliyor muydunuz? Kitapları okunmaya değer. Özellikle iyi bir yayınevi bu noktada çok önemlidir. Payel, Öteki, Say gibi yayınlar dışında okumalısınız. Diğer yayınlar çok yararlı olmayabilir, çünkü çeviriyi yapan kişinin psikoloji bilgisi de olmalıdır. Çevirmenleri araştırarak kendiniz de karar verebilirsiniz. Umarım bu yazı ilginizi artırmıştır. 🙂

Kaynakça

CARLSON, N. (2013). Fizyolojik Psikoloji Davranışın Nörolojik Temelleri, (M. Şahin Çev.), Ankara: Nobel Akademik Yayıncılık.

FREUD, S. (2016). Rüyaların Yorumu 1, (S. Budak Çev.), İstanbul: Öteki Yayınevi.

etiketlerETİKETLER
  • Furkan Baktir
    6 gün önce

    Çok güzel ve çok faydali bir yazi olmus cidden Metin kardesime tesekkür ederim..

    1
    yorum beğen
  • Hasan Koç
    6 gün önce

    Freud alıntısıyla öyle bir aydınlattın ki beni, teşekkür ederim güzel içerik! 🙂

    1
    yorum beğen
  • Mehmet
    6 gün önce

    Gerçekten güzel ve faydalı bir yazı elinize sağlık

    1
    yorum beğen
  • Mert Can Ay
    7 gün önce

    Freud’un kendini analiz ederek rüyalar hakkında olan durumu genişletmesi, gerçekten en etkili yöntemin bireyin kendi derinliğine bakması olduğunu kanıtlıyor olsa gerek. Kendisi üzerinden, derin bir konuyu analiz etmek çok muazzam bir şey. Elinize sağlık çok güzel, bilgilendirici bir yazı olmuş.

    1
    yorum beğen