Oyun tarihine yön vermiş oyun

Oyun Tarihine Yön Vermiş 19 Oyun

Merhaba dostlarım! Bugünkü yazımızda oyun tarihine yön vermiş 19 oyun ve onların neden önemli olduğunu inceleyeceğiz. Listemiz kronolojik bir sıralama ile gidecektir. Peşin olarak söyleyeyim “neden şu oyun yok” diyecek arkadaşlarım için, listedeki oyunların çoğu oyun tarihinde görülmemiş ya da kendinden sonraki oyunlara ilham vermiş oyunlardan oluşuyor. Hadi başlayalım!

Pong (1972)

Sizi her şeyin başlangıcı ile tanıştırayım: Pong! Pong, Atari tarafından 1972 yılında geliştirilen tarihin ilk video oyunu. İki kişiyle oynanan Pong’un ekranında sadece iki hareket ettirilebilir çubuk, bir top ve skor tablosu vardı ve amaç karşıdaki kişiyi yenmekten ibaretti. Bu kadar basit bir oyun olmasına rağmen 1975 yılında, neredeyse tüm evlerde Pong oynanıyordu. Bu yüzden Pong, video oyunu endüstrisinin başlamasına neden olmuştu.

Space Invaiders (1978)

Bugünkü oyun sektörünün gelişmesine ön ayak olan oyun işte budur. Japon Taito tarafından geliştirilen Space Invaiders, shoot’em up türündeki ilk oyun oldu. Oyun sektörüne pek çok yenilik getirdi. Örneğin oyun içi müziklere sahip olan, zorluk seviyesine sahip ve zorluk seviyesine göre müziğinin ritmi değişen ilk oyun oldu. Bunların yanında skor kaydı özelliğine de sahipti. Aslında oyun yapımcısı, zorluk seviyesi gibi bir rastlantı sonucu ortaya çıktığını söyledi.

E.T the Extra Terrestrial (1982)

Her oyun, tarihe olumlu olarak yön vermemiştir. İşte E.T the Extra Terrestrial da böyle bir oyundu. Atari Inc. tarafından 1982’de aynı isimle çıkan filmle aynı anda geliştirilmeye başladı fakat Noel tatiline yetişmesi için sadece 5 haftada gibi bir sürede geliştirilip piyasaya sürüldü. Amacı, E.T’nin kendi gezegeniyle iletişim kurmasını sağlayacak üç telefon parçasını arayarak eve dönmesiydi.

Yaklaşık 5 milyon kartuş üretildi ama sadece 1.5 milyon adet satıldı daha sonra bu satılanların pek çoğu da iade edildi. Sadece bu oyun yüzünden, konsol piyasası 1983 yılında ciddi bir krize girmiş; pek çok büyük üretici ve oyun geliştiricisi kepeklerini indirmek zorunda kalmıştı. 2013 yılında ise New Mexico’da yapılan kazılarda Atari’nin kalan kartuşları gömdüğü ortaya çıktı.

Super Mario Serisi (1985-…)

Bir oyun düşünün ki 35 yıldır dünyanın her yerinde herkes tarafından bilinen ve hâlâ geliştirilen bir oyun olsun! Ta kendisi. 1895 yılında Japon Nintendo tarafından geliştirilen Mario, bugün oyun tarihine yön vermiş oyunlardan biri. 1983’te krize girmiş oyun dünyasının tekrar düze çıkmasını sağlayan oyunlardan biriydi. Gerek oynanışı olsun gerek sonraki yıllarda çıkmış oyunlar olsun pek çok otoriteye göre devrimsel bir oyun serisi oldu. Ve oyun tarihine Mario gibi önemli ve tanınan bir karakteri kazandırmış oldu.

Örneğin,1996 yılında çıkan Super Mario 64, o yıllarda stabil ve etkileşimli şekilde kullanılabilen ilk 3D oyun olmuştu.

Civilization (1991)

Turn based strategy, yani sıra tabanlı strateji oyunlarının babası olan ve kendinden sonra çıkan her STS oyununu etkileyen bir oyun Civilization. Hem dönemine göre ilk olması, hem de oynanış bakımından görülmemiş bir akıcılığa sahip olması nedeniyle çıktığı yıllarda pek çok oyunseverin uzun saatler boyunca ekrana kilitlenmesine sebep olmuştu. Daha sonra seriye dönüşen Civilization, devam oyunlarında bile aynı etkiyi yaratmış oldu.

Wolfenstein 3D (1992)

FPS tarzı oyunların babası diyebileceğimiz bir oyun Wolfenstein 3D. Gerek üç boyutlu bir oynanışa sahip olması gerekse çıktığı yıllarda başka bir benzerinin olmaması sebebiyle bir numaradaydı. Üstelik üç boyut için herhangi bir özel şey kullanmadan, iki boyut üzerinden yapmasıydı! Hatta Raycast’in ilk kullanıldığı oyunlardan biri olduğunu da söyleyebiliriz.

Bir başka yenilikçi özellik, oyun içi diyaloglara sahip olmasıydı. Örneğin SS Subaylarının Almanca konuşması gibi.

Doom (1993)

Bir sonraki yıl çıkan Doom ise, Wolfenstein 3D’in başlattığı FPS furyasını çok çok öteye taşımıştı hatta insanlar, sırf Doom oynamak için bilgisayar alıyordu. Wolfenstein 3D ile arasındaki en büyük fark, gerçek üç boyuta sahip olmasıydı. Örneğin önceki oyunlar sadece 8 farklı açı sunarken, Doom ile oyuncular nesnelerin veya yaratıkların etrafında dolaşabiliyordu. Ayrıca akıcı ve tutarlı bir olay örgüsüne sahip olan Doom, kendinden sonraki bütün oyunları etkilemişti.

FIFA Serisi (1993-…)

Her erkeğin hatta herkesin bir gözbebeği vardır, işte FIFA böyle bir oyun. İlk oyunu 1993’te EA Games tarafından geliştirilmeye başlayan FIFA serisi, tüm zamanların en çok satan spor oyunu olmuştu. 2019 yılına kadar ortalama 282,4 milyon kopya sattı. Özellikle 1993-1998 arasında, her sene oyun grafikleri ve oyun mekanikleri bir önceki yılın çok daha fazla üstündeydi. Çok bir şey anlatmama gerek yok zaten, konuya hakimsinizdir. Özellikle biraz daha eski jenerasyonlar için favoriler FIFA 97 veya 98 iken daha yeni jenerasyonun favorisi 07 oldu.

Need for Speed (1994-…)

Diğer bir “erkek” oyunu ise Need for Speed serisi. Seriden sayabileceğimiz neredeyse her oyun, devrimsel ve önemli yenilikler sunuyordu. Özellikle NFS 2 SE, Underground ve Most Wanted, ki benim bile hala oynamaktan zevk aldığım az sayıdaki oyundan biridir bunlar. Çıktığı yıllardaki sadece lineer bir hikaye örgüsüne sahip ve “yarış-kazan” mantığında olan oyunların haricinde sokakta görebileceğimiz arabaları canımızın istediği ölçüde kişiselleştirebilip mevcut görevlerin dışında yan görevler, hatta diğer oyuncularla sokak yarışları dahi yapabiliyorduk. Sırf bu yüzden bile çoğu yarış oyununa göre daha ön plandaydı.

GTA III ve GTA Serisi (1997-…)

Rockstar Games tarafından geliştirilen Grand Thief Auto serisi, ilk 2 oyunu pek bilinmese de GTA III’nin yayınlanması ile birlikte açık dünya adeta deprem etkisi yarattı. Haritada serbest bir şekilde gezinmek, istenilen herhangi bir arabayı çalmak” veya mülk sahibi olabilmek, tekdüze olay örgüsünün yanı sıra yan görevler… GTA III bütün bunları tek başına tam olarak başaramamış olsa da Vice City, San Andreas gibi serinin diğer oyunlarının hepsinin özellikle döneminin ambiyansını aşırı realistik bir biçimde yansıtmasından dolayı seri asla popülerliğini yitirmedi.

Daha sonra pek çok açık dünya oyunu çıksa da, GTA serisinin hem stabil olması hem de kalitesinin yüksek olması sebebiyle bu türün popülerleşmesini ve bağımsız yapımcıların bile bu tarz oyunlara el atmasını sağladı. Şüphesiz GTA III’ten sonra çıkan oyunlar çok daha iyi olsa da GTA III, kendinden öncekilerden çok daha farklı idi.

Half-Life (1998-2004)

FPS demişken, yeni neslin aklına gelen ilk oyun: Half-Life, üzümlü kekim. Her klasik erkek gibi benim de ilk göz ağrım olan oyunlardan biri Half-Life. Aslında Half-Life çok bir açıklama gerektiren bir oyun değil, oyunun geliştiricisi olan Valve, bugün oyun endüstrisine yön evren en büyük şirketlerden biri desem bile yeter. Hatta ve hatta, hepimizin bildiği Counter-Strike, aslında bir Half-Life eklentisi olarak geliştirilmişti.

Half-Life, aslında çıktığı zamandaki ilk FPS oyun değildi, Quake 2 ve Unreal‘ın çıkması ile FPS camiası, eski ve sıkıcı oyunlardan kurtulmaya başlamıştı ve Half-Life Quake 1 oyun motorunu kullanması sebebiyle diğerleri kadar “kaliteli değildi” fakat geliştirici ekip, yaptığı kaliteli geliştirmeleri, yine çağın ötesinde bir hikaye sunumuyla adeta yeni bir çağ açmıştı. Serinin 2. oyunu da bu çıtayı daha yukarı taşımıştı.

World of Warcraft (2004)

World of Warcraft, kısaca WoW, Blizzard tarafından Warcraft serisinin devam oyunu niteliğindeydi fakat orijinal seriden farklı olarak MMORPG oyunuydu. Her ne kadar ilk MMORPG oyunu olmasa da ilk kez bu tür oyunların ciddi kitlelere ulaşmasını sağladı. Ayrıca daha sonra çıkmış her MMORPG oyunu, WoW’dan ciddi anlamda etkilenmişti. O dönemde ülkemizde her ne kadar Knight Online ve Metin2 popüler olmuş olsa da bu tarz oyunlar bile WoW’un etkisinde kalmıştı.

Son genişleme paketi bu yıl çıkmış bu oyun, dünya genelinde aktif 12 milyonu aşkın oyuncusu ile “en popüler MMORPG” olarak Guinness Rekorlar Kitabı‘na girmeyi başarmış durumda.

Dota (2005) ve League of Legends (2009)

WoW dediysek, Dota’yı es geçmek pek yakışı kalmaz. İlk başta WoW 3′ modu olarak ortaya çıkan Dota daha sonra başlı başına bir oyun haline geldi ve oyun camiasına yeni bir oyun türü kazandırdı: “Multiplayer Online Battle Arena“, yani MOBA.

Dota‘nın araladığı bu kapıyı sonuna kadar açan ve MOBA’ların âdeta markalaşmasını sağlayan oyun ise yine hepimizin bildiği League of Legends, yani LoL. LoL ise yapılan ciddi ve stratejik yatırımların karşılığını vermiş e-Spor kavramının ortaya çıkmasını sağlamıştır. Bu yüzden iki oyunu da aynı kefeye koymak mantıklı olabilir.

Crysis (2007)

Çoğu kişi hatırlayacaktır, Crysis ilk çıktığında oyun dünyasını temelinden sarsmıştı. Üst düzey bilgisayarlar bile açamıyordu çünkü oyun haritasında bulunan neredeyse her nesne ile iletişime geçilebiliyordu. Çoğu üst düzey kartlar “Crytek açıyor mu?” sorusuna göre değerlendiriliyordu. Gerek karakterler gerekse oyun ekosistemi tasarımı ve grafikleri konusunda oyun dünyasına çok ciddi yenilikler getirdi Crysis. Ve bütün bunlar, bir Türk’ün elinden çıkmıştı. Bu yüzden de oyun tamamen Türkçe idi. Daha sonrasında çıkan serinin diğer oyunları da yine en az ilk oyun kadar güzel ve “ağır” olacaktı.

Angry Birds (2009)

Angry Birds, ilk kez 2009 yılında sadece mobil platformlar için çıktı. Özellikle kolay olmasından dolayı yediden yetmişe herkese hitap ediyordu. Yayınlandığı günden 6 ay sonra App Store’da 1 numaraya yükseldi ve uzun süre orada kaldı. 2012’de bir milyar indirmeye ulaştı. Uzun zaman boyunca popülerliğini koruyan Angry Birds, önce seri haline geldi. Daha sonra çizgi film olan seri ile birlikte, imkan verildiği takdirde mobil oyunların da en az bilgisayar oyunları kadar popüler olabileceğini gösterdi.

Minecraft (2011)

Hepimizin bildiği bir diğer oyun daha. Minecraft, 2011 yılında Mojang tarafından piyasaya sürüldü, daha sonra Microsoft tarafından satın alındı. Sandbox türü oyunların gelişmesini ve herkesçe benimsenmesini sağladı. Diğer güncel oyunlar gibi süslü püslü sahneler, efektlere yok fakat sınırsız hayal gücü ve yapılacak şey var. İsterseniz hayatta kalma modunda evrenler arası yolculuk yapabilir, isterseniz yaratıcı modda içinizdeki müteahhidi ortaya çıkartabilirsiniz.

Bunu yanında Minecraft, yayıncılık konusunda da devrimseldi. Örneğin pek çok YouTuber ve yayıncı, yayın hayatlarına Minecraft videoları çekerek başladı. Bu sayede de, yayıncılık artık genel olarak kabul görmüş ve özenilen bir statüye dönüşmüş bulundu.

PlayerUnknown’s Battlegrounds (2017)

Kısaca PUBG, bambaşka bir oyun türünün çıkmasına neden olmuştu; Battle Royale. Aslında ilk olarak ARMA 2‘nin bir modu olarak ortaya çıkmış olsa da, adını konu aldığı Japon Battle Royale‘ın konusunun üstüne kurdukları mekanikler ile başlı başına bir devrime imza attı. Hatta kendisinden sonra dev şirketler bile bu akımın dışında kalmamak için kendi oyunlarının da Battle Royale’e göre geliştirilmiş versiyonlarını piyasaya sürdü. Her ne kadar bu tarzdaki ilk oyun olmasa da, Battle Royale’ın patlamasını ve Fortnite, CoD, Apex, Battlefield gibi oyunların geliştirilmesine ön ayak oldu.

Detroit: Become Human (2018)

Yakın tarihteki oyun tarihine yön vermiş oyunlardan birisi de Detroit: Become Human. Tabi bu biraz öznel olabilir fakat bence son yıllarda çıkmış en iyi oyunlardan birisi. Hem kolayca akıp giden olay örgüsü hem grafik kalitesi hem de oyun içerisinde yaptığımız seçimlere göre oyun akışına doğrudan müdahale etme şansımızın olması. Şahsen birden fazla kez bitirmiş olsam bile her oynayışımda değişik tatlar alma şansı veriyor. Tabi dediğim gibi, buna katılmayan arkadaşlar da olacağım için belki duygusal bir seçim olabilir benim için.

Bizleri Instagram ve Twitter hesaplarımız üzerinden takip edebilirsiniz. Diğer içeriklerimize de göz atmayı unutmayın!

‘Oyun Tarihine Yön Vermiş 19 Oyun’ adlı yazımızın sonuna geldik. Bizleri Instagram ve Twitter hesaplarımız üzerinden takip edebilirsiniz. Diğer içeriklerimize de göz atmayı unutmayın!


Alperen Karademir
Araştırmayı haddinden fazla seven, havacılık aşığı, bezmiş bir mühendislik öğrencisi.