Oturan “Mükemmel” İnsanlar

Bazı insanlar vardır, sürekli ama sürekli şikayet edip dururlar; hayatlarından, toplumdan, gerçekleşmeyen ideolojilerinden, kendilerinden… Bu insanlara baktığımızda gördüğümüz ortak şey ne peki biliyor musunuz? Hepsinin oturup bir mucize, şans, o meşhur filmlerde olan dönüm noktasını bekliyor olması.

“Çocukken her akşam yatmadan önce Tanrı’ya bana bir bisiklet vermesi için dua ederdim. Bir gün Tanrı’nın çalışma tarzının bu olmadığını anladım. Ertesi gün gittim kendime yeni bir bisiklet çaldım ve her akşam yatmadan önce Tanrı’ya günahlarımı affetmesi için dua ettim.”

Al Capone

Şunu anlaman gerekiyor insan; bir şeylerden şikayet edince hiçbir şey düzelmeyecek! Senin bunu değiştirmen gerekiyor. Ormanlar mı yanıyor? Git ağaç dik. İstediğin şeyler mi var? Onlar için çabala, çalış, öğren. Neden sadece oturup bunların değişmesini bekliyorsun? Pardon, hemen hakkını yemeyeyim “#” açıyorsun oralara yazıyorsun çünkü elinden bir şey gelmiyor, değil mi? En son çıkan Susamam şarkısı ne kadar güzeldi değil mi? Herkes çok beğendi, muazzam dedi, hikayelerinde paylaştı, beğeniler attı… Sonra? Hiçbir şey! Ve sen harekete geçmediğin sürece de böyle devam edecek. Tek bir insan, yani senin harekete geçmenle değişecek her şey. “Önce kendini değiştir, çevren değişmeye başlayacak. Şayet dünyanın büyük bir değişime ihtiyacı olduğunu fark edersen, kendine en yakın dünya sen olursun. Oradan başla.” demiş Osho. Bunun en temel sebebi sürü psikolojisi. Bunu en basitinden kırmızı ışıkta geçmeye çalışan yayalarda fark edebilirsiniz; önce biri yola atlar, sonra onun yolda olduğunu gören kişiler yanında dizilirler, sonrasında uygun anı kollayan yaya karşıya geçer. Bunu gören diğerleri de onu takip eder ancak kendilerine kırmızı yandığı için yolu tıkarlar. Başka bir örnek daha vereyim. Atatürk; örnek aldığımız, bizi o zamanın büyük güçlerinden kurtaran bir lider. Ona da ‘yapamazsın’ dediler, ya o da vazgeçseydi oturup bekleseydi? Böylesine bir lider olabilir miydi?

“Ormanlar yanıyorken güzel kokmuyor bana lavantalar.”

Düşünmeyi bırak ve yap!

Şu ikiyüzlülüğünüzü de bırakın artık ve çalışmaya başlayın. İnandığınız herhangi bir değer veya amaç için, buna gerçekten uğraşın. Atatürk’ün de dediği gibi “Yalnız tek bir şeye ihtiyacımız vardır, çalışkan olmak. Servet ve onun tabii neticesi olan refah ve saadet yalnız ve ancak çalışkanların hakkıdır.” sizler Atatürk fotoğrafı paylaşınca bu ülke değişmiyor, doğum tarihini dövme yaptırdığınızda da . En en önemli şeyi unutmamalıyız; bencil olmamak. Bu ülkenin en büyük sorunlarından biri bencilliktir, empati kurmamaktır. Hiçbirimiz özel, biricik veya muhteşem insanlar değiliz, bunları yapmak bize düşüyor.

Çoğu insanın yeri doldurulabilir, sizler yeri doldurulamayacak birisi olun.


Semih Şevik
Genel olarak okumayı seven, bilgisayar oyunlarıyla, yazılımla arada oyun geliştirmeyle uğraşan biriyim, biraz da karamsar ve yalnız. En kısa bu şekilde anlatabilirim kendimi sanırım...