tsk armoni mızıkası

Şanlı Ordumuzun Gür Sesi: TSK Armoni Mızıkası

Merhaba dostlar, bugün sizlerle, duyduğumuz her an nabzımızı hızlandıran, kahraman ve şanlı Türk Ordumuzun bandosu olan TSK Armoni Mızıkası ve onun tarihini inceleyeceğiz. Eğer hazırsanız fon olarak şu playlisti açıp yazımıza geçebiliriz. Başlayalım!

Etkin, Caydırıcı, Saygın. Bildiğimiz gibi Türkler, ilk düzenli orduya sahip olan milletten birisi, ayırca askeri bando da Türkler tarafından bulunmuş bir fikir ve Mehteran Takımı da Dünya tarihindeki ilk organize askeri bando. Selçuklu ve Osmanlı’dan önceki yıllarda da -İslamiyet öncesi dönemden söz ediyorum- pek çok Çin ve Pers kaynağında da Türklerin kendi askerlerine moral vermek ve düşman askerlerin moralini bozmak için davul ve üflemeli çalgılar kullandığı yazmaktadır.

Osmanlı’daki ilk düzenli bando: Mehterân

14. Yüzyılda Murat Hüdavendigâr tarafından kurulduğu rivayet edilen Mehteran bölüğü, Osmanlı’nın katıldığı her savaşa askerler ile birlikte katılmış, neredeyse savaş meydanlarının demirbaşı olmuştu. Aynı zamanda Viyana Kuşatması esnasında Avrupalı devletler ilk kez bir askeri bando oluşumu görmüştü. Uzun süreli savaş ve kuşatmalarda aralıksız olarak nevbet çaldıkları ve marş söyledikleri bilinen Mehteran ise yine o dönemdeki Osmanlı ordusunun resmi askeri bandosuydu.

1826 yılında II. Mahmut tarafından Yeniçeri, Ahi ve Bektaşî ocaklarının kapatılması ile birlikte Mehteran Bölüğü de kapatıldı. II. Mahmut, batılı tarzda bir ordu düzeni kurmak istiyordu. 1826 yılında kurulan Asâkir-i Mansûre-i Muhammediyye ile birlikte Mızıka-yi Hümayûn adıyla batılı tarzda bir askeri bando takımı oluşturuldu. Lağvedilen Mehterân bölüğü ise, 1908 yılında Enver Paşa tarafından tekrar açılacaktı.

Dipnot olarak da şunu belirteyim, TSK bünyesinde hâlâ bir Mehterân bölüğü bulunmaktadır.

TSK Mehteran Bölüğü, Kızıl Meydan’daki gösteride.

Batılı tarzdaki ilk bando: Mızıka-yi Hümayûn

TSK Armoni Mızıkası, resmi kuruluş tarihi olarak Mızıka-yi Hümayûn’un kuruluşunu alıyor. 1826’da kurulan Mızıka-yi Hümayûn, batılı müzik enstürmanları ile batılı tarzda müzik yapılması planladı. Önceleri Türk orkestra şefleri tarafından yönetilmesi istense de daha sonra bu konudaki en iyi ülke olan İtalya’dan İtalyan Giuseppe Donizetti çağrılarak Mızıka-yi Hümayûn’un başına atandı.

Donizetti, öğrencilere batı notalarını öğretti ve batı enstürmalarını kullanmaları için İtalya’dan eğitmenler getirtti. 19 Nisan 1829’da bayram için Rami Kışlası’nda yapılan törende ilk kez sahneye çıkan bando, II. Mahmud tarafından ayakta alkışlandı. Daha sonra “Paşa” unvanı alan Donizetti, toplamda 35 marş besteledi.

1917 yılına geldiğimize Mızıka-yı Hümayûn pek çok Doğu ve Orta Avrupa şehrinde konser verdi. 1922 yılında saltanatın kaldırılması ile birlikte önce halifeliğe bağlandı, daha sonra 1924 yılında ise Atatürk’ün emri ile İstanbul’dan Ankara’ya taşındı.

Mızıka-yi Hümayûn, Dolmabahçe Sarayı önünde.

Yeni Türkiye’nin ilk bandosu: Riyaset-i Cumhur Mûsikî Heyeti

Atatürk’ün emri ile taşınan bando, Ankara’da Riyaset-i Cumhur Mûsikî Heyeti adını aldı. Bu kurum, 3 farklı orkestrayı bünyesinde ihtiva ediyordu. Bunlar sırasıyla Orkestra, Bando ve Fasıl Heyeti idi. Bando ekibi, resmi askeri bando hizmetini sürdürürken Orkestra ekibi, daha çok resmi karşılama törenlerinde görev alıyordu. Fasıl ekibi de daha çok Ata’mızın masasında ona eşlik etmiş, Atatürk ile birlikte şarkı söyleyecek kadar samimileşmişti. Fakat O 1936’da hastalanınca, Fasıl ekibi eskisi kadar işlevi olmadığı için önemini yitirmiş ve lağvedilmişti.

1933 yılında Riyaset-i Cumhur Mûsikî Heyeti, Riyaset-i Cumhur Bandosu ve Riyaset-i Cumhur Filarmoni Orkestrası olmak üzere ikiye ayrıldı. Orkestra, günümzdeki Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası adıyla, Bando ise yazımıza konu olan TSK Armoni Mızıkası adıyla anılıyor.

Askeri Mızıka Ortaokulu

1928 yılında Deniz Lisesi’ndeki Yavuz ve Midilli Mızıkaları birleşerek Deniz Kuvvetleri Bandosu, 1932 yılında Jandarma Kuvvetleri ve 1955 yılında Hava Kuvvetleri Bandosu kuruluyor. Kara Kuvvetleri’nin hususî bir bandosu olmamasına rağmen 1963’te TSK Armoni Orkestrası, Genelkurmay Başkanlığı’ndan alınarak Kara Kuvvetleri Komutanlığına bağlandı.

ve Günümüzde: TSK Armoni Mızıkası Komutanlığı

Türk Silahlı Kuvvetleri Armoni Mızıkası Komutanlığı adı altıyla eğitim veren kurum, 1939 yılına kadar “Mızıka Gedikli Sınıfı” adı almıştır. 1939’dan 1952’ye kadar “Askeri Mızıka Ortaokulu”, 1952 ile 1959 yılı arasında “Askeri Mızıka Astsubay Hazırlama Okulu” adını taşımıştır. 1974’e kadar “Askeri Mızıka Okulu”, akabinde ise “Mızıka Astsubay Hazırlama Okulu” adını almıştır.

1985 yılındaysa “Silahlı Kuvvetler Mızıka Astsubay Hazırlama ve Sınıf Okulu” adıyla meslek lisesi statüsüne erişmiştir. Bünyesinde Astsubay Hazırlama Okulu ve Sınıf Okulunu barındırıyordu.

2003 yılından itibaren Hazırlama Okulu, Meslek Yüksek Okulu ve Sınıf Okulundan oluşan bir yapıya kavuşarak “Silahlı Kuvvetler Bando Okulları Komutanlığı” adını almıştır. Yaklaşık bir sene sonra ise Sınıf Okulu kapatılmıştır.

2016 yılındaki darbe girişiminden sonra Harp Okulları’nın kapatılması ile Milli Savunma Üniversitesi bünyesinde geçmiştir. Günümüzdeki TSK Armoni Mızıkası eğitimleri Milli Savunma Üniversitesi tarafından Armoni Mızıkası Komutanlığınca verilmektedir.

Bunun yanında TSK Armoni Mızıkası, düzenli olarak pek çok ülkede düzenlenen askeri bando gösterileri ve yarışmalarına katılmaktadır.

Spasskaya Kulesi Festivali, Rusya, 2019
Kaizerslautern Askeri Bandolar Festivali, Almanya, 2017

Son olarak

Askeri bandoyu icat eden bir milletin çağdaş dönemdeki avazı olan Türk Silahlı Kuvvetleri Armoni Mızıkası, geleneksel Türk marşlarını batılı tarzda çok başarılı bir şekilde icra ediyor. Duyduğumuz her an damarlarımızdaki kanın Türk kanı olduğunu hatırlatırcasına güç veriyor bizlere. Her Türk evladının nasıl tüyleri diken diken olmasın şu marşları duyunca? Yazımı yine kahraman Türk Silahlı Kuvvetlerimizin bandosu TSK Armoni Mızıkası tarafından icra edilmiş eserler ile sonlandırıyorum. Sağlıcakla kalın!

Plevne Marşı
Vatan Marşı
Harbiyeli Marşı

Yazımı beğendiyseniz diğer yazılarım için buraya tıklayabilirsiniz.


Alperen Karademir
Araştırmayı haddinden fazla seven, havacılık aşığı, bezmiş bir mühendislik öğrencisi.