Doğan Cüceloğlu'nu Anlamak

Ölümünün Ardından Doğan Cüceloğlu’nu Anlamak

Kendimize karşı verdiğimiz her savaşın bir gün bitmesi gerekiyor. Kendimizle düşman değil de dost olmayı öğrenmemiz gerekiyor ya da. Bebek kundağından çıkıp üstümüze örtülecek iki kürek toprağa doğru yürüdüğümüz yolda, en çok kendimize saygı duymamız gerekiyor. Kendini bilmeyen, tanımayan, görmeyen ve sevmeyenin diğer insanlara saygı göstermesini beklemek, yaptığımız en büyük hatalardan biri aslında.

Dün kaybettiğimiz ve kaybıyla derin bir hüzün çukurunun içine düşmemize neden olan Doğan Cüceloğlu, son nefesine dek yazdığı her eserde bu felsefeyi ön plana çıkartıyordu. “Seni diğerlerinden farksız yapmaya bütün gücüyle gece gündüz çalışan bir dünyada, kendin olarak kalabilmek, dünyanın en zor savaşını vermek demektir.” demişti örneğin. Yaşamaya çalıştığımız dünya, ne yazık ki farklı olanları dışlamamız gerektiği hissiyle büyütüyor bizleri. Geçmiş yüzyıllardan günümüze kadar akıp gelen zaman dediğimiz sürede de hep bunu yapmadık mı zaten, soruyorum sizlere.

Doğan Cüceloğlu’nu Anlamak…

Zamanının dışına taşan düşünceleri nedeniyle Galileo‘yu yargılayan bizlerdik. Einstein‘ın zekasında bir problem olduğunu düşünerek okula gelmemesi gerektiğini annesiyle paylaşan da bizlerdik. Nietzsche‘yi öğrencilerinden ayıran da biz olduk. Hem de kendisi, “beni sizler değil, sizden sonra gelecek olanlar anlayacak! ” dediği halde. Kim olursak olalım, hangi zamanda yaşarsak yaşayalım, fikirlerimiz ve farklılıklarımız bir başkaları tarafından yargılanır mı korkusuyla yaşıyoruz. Çünkü daha biz, kendimizi kabullenemiyoruz.

Doğan Cüceloğlu'nu Anlamak

Farklılıklarımız Üzerine…

1 Aralık 2020’de, Kitap Otağ‘ın instagram sayfasında bir fotoğraf paylaşılmıştı. Ne zaman alışık olmadığımız bir fikir, bir yazı, bir kitap okusam aklıma o görselin altına düşülen Jordan Maxwell alıntısı gelir: “Çocuklarınızın eğitilmesini istemiyorlar. Çok fazla düşünmenizi istemiyorlar. Bu nedenle, ülkemiz ve tüm dünya gün geçtikçe eğlenceyle, medyayla, televizyon programlarıyla, lunaparklarla, uyuşturucuyla, alkolle ve aktivitelerin her çeşidiyle dolu hale geldi. İnsanların zihnini meşgul tutmak için. Yani aslında, çok fazla düşünmeniz önemli insanların işine gelmiyor. Perdenin arkasındaki adamların istediği en son şey, bilinçlenmiş ve düşünme yetisine sahip bir toplum. Bu yüzden sürekli olarak düzmece bir yaşam, din, medya ve eğitim yoluyla bizlere sunuluyor. İlginizi dağıtmak ve sizi her şeyden habersiz bırakmak istiyorlar. Ve gerçekten de, bu işi iyi yapıyorlar…”

Doğan Cüceloğlu'nu Anlamak

Doğan Cüceloğlu, özgürlüğümüz başta olmak üzere sahip olduğumuz her türlü özelliğimizi koruyabilmemizin yapıtaşını, yaşamımızda kendimiz olarak var olabilmekte ve kendi bütünlüğümüzü koruyabilmekte görüyordu. Bütün benliğimizi sarıp sarmalayan damarlarımız değil, damarlarımızdan akıp geçen fikirlerimiz olduğu için en çok zihnimizi korumamız gerektiğini her birimiz biliyoruz. Peki, bildiğimiz kadar koruyabiliyor muyuz? Korumaya çalışmamıza izin veriliyor mu ya da?

Davranışlarımızdan düşüncelerimize, duygularımızdan benliğimize kadar her konuda fikir sahibi olan ve fikirlerini bizlere de yansıtabilmek için onlarca eser veren bir psikoloğumuzu kaybettik. Ne yazık ki birçoğumuz varlığının farkına ölümüyle beraber vardı. Kendimizi önemli yerlerde görmek istiyorsak aslında tam olarak burada adım atmalıyız. İlk önce, ülkemiz başta olmak üzere dünyada önemli ne varsa bahseden kişilere hak ettikleri değeri onlar hala nefes alıyorken vermeliyiz. Bir şairimizi, yazarımızı, ressamımızı ya da müzisyenimizi kısacası sanatçımızı; diğer taraftan da mühendisimizi, mimarımızı, doktorumuzu ve öğretmenimizi kaybetmeden fark etmeliyiz.

Doğan Cüceloğlu'nu Anlamak

Biliyoruz ki, bu öyle kolay şey değil. Hepimizin yapması için de zamana ihtiyaç var ve yeterli zamanımız var mı, hiçbirimiz emin değiliz. Fakat şu an için bile çabalayıp gelecek nesillere, tanımaları ve korumaları gereken değerleri olduğunu öğretebiliriz. Dünya’ya getirdiğimiz bireylere, insan olmayı öğretmeliyiz. Bir de insan kalabilmeyi…

“ÖLÜM EN GÜÇLÜ ÖĞRETMENDİR!”

Unutmayın, ölüm en güçlü öğretmendir!” Fakat o güne gelmeden her birimiz bir başkasına öğretmenlik edersek ölüm, ders almamız gereken öğretmen değil; dersini çoktan verdiğimiz ve sıramız geldiğinde eski bir arkadaşımız gibi veda edeceğimiz hayatın öğrencisi olacaktır. Unutmayın…

16 Şubat 2021 günü gözlerini sonsuzluğa kapatan Doğan Cüceloğlu anısına… Bizlere bıraktığın fikirlerden çıkartacağımız dersler için sonsuz teşekkürler hocam. Işıklar içinde uyuyun…

“Ölümünün Ardından Doğan Cüceloğlu’nu Anlamak” başlıklı yazımızın sonuna geldik. Bizleri Instagram ve Twitter hesaplarımız üzerinden takip edebilirsiniz. Diğer içeriklerimize de göz atmayı unutmayın!


aleynadilara
Konya’18 BEU/Türk Dili ve Edebiyatı ✍️