OKB (Obsesif Kompülsif Bozukluk/Saplantı) mağduru muyuz?

OKB, yaşam kalitesini dibe vurduran bir sorundur. Birey mantıksız düşüncelerle meşgul olur ve akademik anlamda da başarıya olumsuz etki eder. OKB’yi aşırı şüphecilik olarak da tanımlayabiliriz. Son zamanlarda yetişkinlerde görülmeye başlanmış olsa da temeli 3 yaşına dayanır. %90’ı 18-19 yaşında ortaya çıkar. Hasta için ilk amaç mantıklı düşünmeye çalışmaktır.

okb

Freud, obsesif – kompulsif davranışları şöyle tanımlamaktadır: “Hastanın zihni gerçekte kendisini hiç ilgilendirmeyen düşüncelerle doludur ve kendisine yabancı gelen dürtüler hissetmektedir; arada karşı duramadığı eylemlere geçmek zorunda kalır. Zihne takılan bu düşünceler hasta için hiçbir anlam taşımadığı gibi, çoğu kez kendisine de saçma gelir.” (cami içinde, okulda veya herhangi bir toplulukta bağırma isteği veya birini öldürme isteği gibi)

Obsesyon sözcüğü Latince kuşatma anlamına gelir. Kişinin isteği dışında, ısrarlı ve zorlayıcı bir şekilde aklına gelen, kişi tarafından saçma ve mantık dışı olarak görülen, anksiyete ortaya çıkartıcı, yineleyici özellikteki düşünce, dürtü ya da imgeler olarak tanımlanmıştır. Hasta, obsesyonları kendi zihninin bir ürünü olarak görür ve bunların dışarıdan zihnine sokulmuş olduğunu düşünemez. 

Kompulsiyonlar ise; bireyin mantıksız düşüncelerine yanıt olarak ya da belirli kuralları gerçekleştirmek zorunda olduğunu hissettiği ve gerçekleştirirse rahatlayacağını düşündüğü eylemlerdir. (sokakta yürürken karelere basmamaya çalışma, TV sesini açarken tek rakamları kullanma gibi). Bunların aşırı mantıksız olduğunu bilir ama bu davranışlarından vazgeçemez.

OKB Tipleri 

Saldırganlık: Kişinin başkalarına yönelik öldürme, yaralama, zarar verme düşünceleriyle ortaya çıkmaktadır. Bu hastalar bıçak, makas gibi kesici aletlerden, sevdikleriyle yalnız kalmaktan kaçınırlar. Bazı hastalar ise kendine zarar vermekten korkarlar. Arabaların önüne atlamayı düşünme, kendini pencereden aşağı atma isteği düşünceleri şeklinde ortaya çıkar. 

Bulaşma: Tuvalete gittiğinde üzerine idrar sıçramış olabileceğini, tokalaşmada ya da kapı kolu, para gibi nesnelere dokunamamaya, idrar, dışkı, sperm bulaşabileceğini düşünme şeklinde ortaya çıkar. İnsanlara yakın temasta bulunmamaya çalışırlar. 

Kuşku: Bir eylemin yapıldığına emin olmama durumu vardır. Ütüyü prizden çekip çekmediğinden, kapıyı kapatıp kapatmadığından emin olamazlar ve ardından kontrol etme davranışları gelir. 

Cinsel: Kişi için sıklıkla utanç verici ve kabul edilemez niteliktedir. Kişi çocuklarıyla, anne veya babasıyla cinsel ilişkiye girdiği düşüncesi ya da imgelerine sahip olabilir. Eşcinsel olmakla ilgili düşünceler de ortaya çıkabilir. 

Simetri ve Kesinlik İhtiyacı: Nesnelerin ve olayların belli bir düzen ve konumda olması ya da eşyaların tam bir simetri içinde bulunmasıyla ortaya çıkar. 

Dinsel: Genellikle dindar bir insanda günah sayılan düşüncelerin akla gelmesiyle ortaya çıkar. Abdest alırken hata yaptığını düşünüp saatlerce duştan çıkmaması, namazda hata yaptığını düşünmesi. 

Somatik: Kanser, AIDS, kuduz gibi hayati tehdit eden bir hastalığa yakalanmayla ilgili olabilir. Böyle durumlarda sürekli hastalıklara yakalanma korkusu vardır. 

OKB hastalığının belirtileri başladıktan sonra profesyonel yardım arama süresi yaklaşık 10 yıl gibi uzun bir süre alabilmektedir. Sağlık hizmetlerine ulaşım olanaklarının kısıtlılığı, sosyoekonomik nedenler veya sağlık sigortası gibi faktörler genel olarak tüm ruhsal hastalıklar için engel olabilmektedir. OKB, genelde psikolojik rahatsızlığı olan bireylerin, akıl sağlığı hizmetlerinden nasıl daha iyi yararlanabileceği hakkında düşünme fırsatı sunacaktır. Tedavi arayışında olan bireylerin hangi önceliklerinin olduğunu anlamak ve bu doğrultuda da tedavi önceliklerinin belirlenmesi açısından akademik ilgiyi hak etmektedir.


Serdar Ersoy
Atatürk Üniversitesi Psikolojik Danışman, Yazar/Çizer, Aforizmalar, Tanılar [email protected]