Noluyo Rusya?

27 Şubat 2020’de yapılan alçakça saldırı sonrasında TSK Bahar Kalkanı Harekatı’na başladı. Rejim’e gözlem noktalarının gerisine çekilmesi için Şubat sonuna kadar süre verilmişti ve bu süre bugün itibariyle bitti. Peki bu süreçte Rusya ile aramızda neler oldu?

Türkiye’nin sadece bugün Rejim’e verdiği zayiatı incelersek,

  • 142 Rejim milisi imha edildi.
  • 15 Tank imha edildi.
  • 3 Füze rampası imha edildi.
  • 21 Araç imha edildi.
  • 2 Rejim uçağı SU-24 imha edildi.
  • 4 Tank ganimet olarak ele geçirildi.
  • 17 Köy tekrar kontrol altına alındı.

Tabi ki ben bu bilgileri anlık olarak güncelleyemediğim için siz en iyisi Instagram, Twitter ve Telegram hesaplarımızı takip edin.

Yazımızın asıl konusu

Gelelim yazımızın asıl konusuna, biz tüm bunları yaptık ancak tüm bunları yapmamıza bir nevi sebep olan Rusya ne yaptı?
Arkadaşlar açıkça söylemek gerekirse, hiçbir şey yapmadı.

Peki neden ?

Hatırlıyorsanız önceki yazımda Rusya’nın da en az ABD kadar Iran’ı Suriye’de istemediğinden bahsetmiştim ancak bunun sebebini açıkça ifade etmemiştim. Önce gelin onu anlatalım.

Rusya’nın Suriye’deki amacı ne?

Rusya’nın asıl amacı Suriye’de kalıcı olmak, tek söz sahibi olmak. ABD’nin Irak’ta yaşadığının aynısını yaşamak istemiyor. Eğer ki Rusya toprak bütünlüğünü bir şekilde sağlayamazsa Suriye’deki üstünlüğünü kaybedebilir. Bu üstünlüğü kaybetmemek için muhalifler tarafından ele geçirilmiş bölgeleri teker teker geri almak ve Esad lehine birleştirmek zorunda.
Rusya bunları yapmak zorunda ancak biz de elimiz kolumuz bağlı oturamayız, oturmayacağımızı da gösterdik. İdlip’in Esad lehine çözülmesi Türkiye’ye büyük bir göç dalgası getirir, bunu Türkiye asla kabul etmez. Bunu da çok açık bir şekilde uzunca bir zamandır bölgeye yolladığı sevkiyatlarla açıkça belli etti.

Saha üzerinden diplomasi

Bu sevkiyatlar tamamen diplomasiydi, Türkiye karadan yolladığı birliklerle ne kadar ciddi olduğunu gösterecek, Ruslar ise havadaki gücüyle bir şekilde Türkiye’ye geri adım attırmak isteyecekti. Nitekim istedikleri gibi olmadı, büyük ve çok acı bir kayıp verdik 27 Şubat gecesi, vazgeçirmeye çalıştığımız Rusya ve Rejim bizim ciddiyetimizi görmek istemedi ve alçakça bir saldırı yaptılar.

Bahar Kalkanı

Askerlerimizin şehadete ermesinden kısa bir süre sonra operasyona dair ufak ufak başlangıçlar yapıldığı çevrelerce fark ediliyordu. Bir taraftan Avrupa’ya, bir taraftan NATO’ya, bir taraftan Birleşmiş Milletler’e ve pek tabi ki bir taraftan Rusya’ya bilgilendirmeler veriyorduk.

Hemen hemen herkes görüşüldü. Heyetler geldi, heyetler gitti ve biz Rejim unsurlarını çok ağır bir şekilde vurmaya başladık. Gerçekten çok iyi ilerlemeler kaydettik ancak bir şeyler eksikti. Tüm Türkiye’nin beklediği benim ise çok şaşırmadığım bir durum vardı ortada. Ruslar adeta yok olmuşlardı.

Iranlı Milis Kayıpları

Türkiye, bu harekata başladıktan sonra sadece Rejim unsurlarını değil Iranlı milisleri de çok ciddi bir şekilde vurmaya başlamıştı. Öyle ki Iran destekli militanlar Ocak ve Şubat ayında 2012’den beri en ağır kayıplarını verdiler.

Rusya
Kaynak : Ali Alfoneh

Rusya ile ne alakası var?

Rusya Rejim’de söz sahibi devletlerden biri ancak ordunun neredeyse tamamı Iran’dan soruluyor. Bu da ”devlet”in içinde çift başlılığa sebep oluyor. Önceki yazımda da belirttiğim gibi İsrail, Iran Hizbullah’ını, Fatimiyyun’u ne zaman vursa Rusya’nın o bölgedeki HSS ( Hava savunma sistemleri) devre dışı kalıyor. BAAS’ta Irancılar’ın olmasıyla Ruslara kalan payın azalmasını pek tabii Putin de istemiyor. Hatta o bölgede Şii milislerin kalması demek orada hala bir istikrarsızlık olması ve Rusya’nın kaçınılmaz savaş sonrası Suriye planının tamamen alt üst olması anlamına geliyor. Nasılı ise şöyle, Suriye istikrarsız kalırsa Rusya’ya düşecek olan pay sadece petrol kuyusu ve üsten ibaret olacak oysa ki bu savaş hali hazırda 9 yıldır devam ediyor ve hali hazırda tonlarca para harcandı. Sermaye lazım, Şii milislerin ”out” olması şart.

Ayıcığımız halinden memnun

Rusya bir işin peşinde, Iran’a gerçek söz sahibi kimin olduğunu göstermek istedi. Bizi sahaya, Rejime ve Iranlı milislere sürdü. Fazlasıyla da başarılı olduk. Hatta o kadar başarılı olduk ki Iran bizi Rusya’nın olmadığı bir Suriye zirvesine davet etti. Yani Rusya Iran’ı adeta bizimle iyi anlaşmaya zorladı.

Rusya

Pek tabii biz bu operasyonu Ruslar istediği için, işlerine yaradığı için yapmadık. Biz oraya girdik ve rejim kontrolündeki HSS’leri düpedüz kör ettik, SİHA’larla karşı konulması gerçekten zor ve hatta karşı konulduğunda daha da hırçınlaşacak bir tavır ortaya koyduk. Ruslar da aynı şekilde bunun farkındalardı, tek karşı koymamalarının sebebi Iran milisleri değil. Ancak ne bir uçak kaldırdılar ne de bir S-400 aktif ettiler burası da ayrı bir gerçek.

Rusya istediğini elde etti, anlatmak istediğini anlattı. Rusya, Iran’a ve tüm Dünya’ya eğer ki sahada o yoksa Türkiye’nin ortalığın adeta ”içinden geçebileceğini” gösterdi. Iran ise bundan sonra ona göre tavır alacak, ona göre hareket edecek. Çünkü Peskov’un yaptığı açıklama çok manidar.

Rusya dışındaki ”tüm ülkelerin” askerleri, Suriye’de uluslararası hukuka aykırı olarak bulunuyor.

Kremlin Sözcüsü Peskov
Rusya

Yakında sahada Rusya’nın daha fazla etkin olduğunu göreceğimizi söylemek mümkün çünkü dediğim gibi anlatmak istediğini anlattı. Anlattığı kişi de bunu kabul etti. Daha fazla bu oyunu uzatmaz ve oyun arkadaşını daha fazla vurdurmak istemez. Esad’ın ordusu yok, eğer ki Hizbullahlar, Fatimiyyunlar azalırsa giderse Esad’ın elinin altında kimse kalmayacak. Bu yüzden bu sessizlik fazla uzun sürmeyecek. Biz ise yeni stratejiler üreteceğiz. Hepinize sabırlı ve daha neşeli günler dilerim.

Dipnot: Yahu SİHA’lar çok güzel vurmuyor mu? 🙂 Obama’nın zamanında övgüyle bahsettiği Esad’ın hava savunmasının müthişliği kadar var vallahi.