Neuralink

Neuralink: İnsandan Cyborg’a Giden Yol

Neuralink Corporation, Elon Musk ve diğer sekiz yatırımcı ortağının 2017 yılında satın aldıkları, beyin ile bilgisayarı doğrudan birbirine bağlamayı amaçlayan ve bu konuda ciddi adımlar atan şirket, oluşum. Bu yazıda Neurolink hakkında ve gelecekte bu teknolojilerin nerelere varabileceği hakkında yapılan tahminlerden bahsedeceğim. Bilim-kurgu ve cyberpunk sevenler yanaşsın.

Neuralink

Öncelikle BMI (Brain-Machine Interface) kavramına bakalım. Türkçe çevirisi “beyin-makine arayüzü” anlamına geliyor. Beynimizle cihazları birbirine doğrudan bağlayan, veri akışını sağlayan bir arayüz düşünün, telefona dokunmadan sadece düşünerek birilerini arayabilme, alışveriş yapma, oyun oynama, yazı yazma gibi eylemleri yapabilmenizi sağlayabiliyor. Aynı durum bilgisayarlar, yeni yeni gelişen ve moda olmaya başlayan akıllı arabalar için, akıllı ev sistemleri için de geçerli olacak. Yani bilgisayar sistemlerinin olduğu her platforma, elinizi oynatmadan komutlar verebiliyorsunuz bu arayüz sayesinde. Önemini şimdilik anlamak kolay değil fakat bu teknolojinin yaygınlaştığını ve geliştirildiğini düşününce insanlığın yaşam tarzında inanılmaz değişimler yaratacağına şüphe yok.

Neuralink

Neuralink şirketi geçen yaz, yani 2019 Temmuz ayında ilk tanıtımını yapmıştı ve aşağıdaki gibi bir cihaz öngörmüştü.

Neuralink

Burada gördüğümüz gibi kulak arkasında görünür bir cihaz, oradan beyne giden saç telinden ince kablolar var. Fakat önceki yıldan, bu yıl yapılan tanıtıma kadar geçen süreçte cihazda da ciddi değişiklikler yaşandı. Türkçe’deki “bir tek kulağımızın arkası kaldı” söyleminin devam edebilmesi için kulak arkamızı rahat bırakıp, kafamızın üzerine bozuk paradan çok az büyük bir cihaz yerleştirip, oradan beyne kabloları göndermeyi tercih etmişler. Aşağıdaki görselde olduğu gibi.

Neuralink

Cihazın Güncel Görünümü Şu Şekilde:

Neuralink
Neuralink

Cihazın kafaya yerleştirilmesi ise bir robot yardımı ile yapılıyor, aşağıdaki görselde gördüğünüz cihaz birkaç saat içerisinde tüm ameliyat işlemini halledip aynı gün taburcu olmanıza olanak tanıyor. Hatta ve hatta anlık olarak beyin görselinizi oluşturduğu için kılcal damarlara bile dokunmadan tüm kabloları beyne yerleştirebiliyor. Bu süreçte ise beyinde en ufak bir kanama dahi olmuyor. İşlemin ürkütücü yanı ise kafatasınızı keserek açmaları ve cihazı oraya yerleştirmeleri. Yani kafanızda bir çıkıntı oluşmuyor. Kafa deriniz ve saçınız da iddia edilene göre olduğu gibi kalabiliyor. Kısacası dışarıdan anlaşılması imkansıza yakın. AVM girişlerinde ötebilir onun garantisi yok tabi.

Neuralink

Peki bu aleti taktırdım diyelim, geri çıkarma şansım var mı? Tanıtıma üç adet domuz da katıldı. Bu domuzlar denek olarak kullanılmış, birinde cihaz yok, ikincisine cihaz takılmış ama sonradan çıkarılmış, üçüncüsünde ise cihaz aktif olarak mevcut. Domuzlara yiyecek verip hareket ettirildiğinde cihaz takılı olan domuz ve cihazın takılıp çıkarıldığı domuz gayet sağlıklı duruyordu. Yani evet çıkarılma şansı da var.

Neuralink

Cihazın çalışma prensibi ise beynin belirli bölgelerinde üretilen sinyalleri link V0.9; yani bağlantı, yani kablolar sayesinde algılayıp reaksiyon verebilmesi. Cihaz takılı olan domuzu bir yürüyüş bandına çıkarıp önüne de yiyecek koyarak yürütüyorlar. Cihaz domuzun hangi kaslarına sinyal gittiğini yüksek oranda doğru tahmin ediyor. Yani siz elinizi oynattığınızda veya oynattığınızı düşündüğünüzde cihaz bunu algılayabiliyor. Düşünce yoluyla bağlantı kurmanın temel prensibi de bu, beyindeki elektrik sinyalleri.

Neuralink

Bu teknolojiyi kullanan ilk oluşum Neuralink değil, daha önceleri de pek çok amaç için kullanılmışlığı var. Bazı beyinsel hastalıklara çözüm üretme amacıyla kurulan Neuralink, Elon Musk‘ın satın alımıyla amaçlarında genişlemeler de yaşadı. Örneğin yapay zekanın insanlık için büyük problemler doğuracağını düşünen Musk, “insanların da beyin kapasitelerinin bu yöntemle arttırılmasının gerekliliğine” vurgu yapıyor.

Peki bu teknoloji gelecekte neler yapabilir? Hayatımızda ne gibi değişiklikler yaratabilir? Tıpkı akıllı telefon ve bilgisayarlar gibi her insanda olmazsa olmaz bir gereksinime dönüşebilir mi?

Bu sorulara kendimce cevaplar vereceğim, yani her ne kadar verilere dayanarak olsa da öznel yorumlar içerecek.

Bence bu teknolojinin önü çok açık, nasıl ki akıllı telefonlar bir anda hayatımıza girdi ve iletişimden iş yapışımıza, günlük yaşantımızdan eğitimimize köklü değişiklikler yaptıysa, Neuralink gibi şirketlerin de bu tip teknolojilerle hayatlarımızda köklü değişimler yapacağını düşünüyorum. Sebebi de çok basit; hayatı kolaylaştırması ve problemlere çözümler üretmesi. Bazen sırf üşendiğimiz için mesaj atmıyoruz veya maillere cevap vermiyoruz, bu teknoloji bu işimizi yapay zekayla da birleşerek inanılmaz kolaylaştırabilir. Sırf bu küçük görünen değişim bile çok büyük sonuçlara yol açabilir. Bunun yanında düşüncelerimizi yazıya dökebilir, yani biz düşündükçe yazıp, bu yazıları düzenleyip metin haline getirebilir, hatta seslendirebilir. Konuşmamıza bile gerek kalmayabilir.

Neuralink

Öğrenme Yöntemlerimiz Değişebilir

Daha da geliştiğini varsayarsak bizim düşüncelerimizi doğrudan başka bir insanın beynine aktarabilir ve metin haline getirmeye dahi gerek kalmayabilir. Günlük ortalama 10 bin kelime kullanan insanların belki de ayda 3 bin kelime kullanmasına rağmen iletişimleri yüzlerce kat artmış olabilir. Bu sayede öğrenme yöntemlerimiz de değişerek verimlilik tavan seviyeye çıkabilir. Bir dili 2 yılda öğrenebiliyorken 2 ayda öğrenebilir seviyeye gelebiliriz. Bunu da Matrix filmindeki gibi yükleme yöntemi ile değil, doğrudan öğrenerek yapabilecek seviyeye gelebiliriz. Yani uçuk kaçık ve imkansız bir ihtimalden söz etmiyoruz, geleneksel öğrenme yöntemlerimizin efektifliğini artırmaktan bahsediyoruz.

Neuralink

Bunların yanında sanal gerçeklik (VR) gözlükleri de kullanılarak “online” buluşmaların kalitesi inanılmaz seviyelere çıkabilir, hatta gerçek buluşmalardan bile iyi hale gelebilir. Çünkü gerçek yaşamda sınırlar var, sanal ortamda ise neredeyse sınır yok. Hele de günümüzde pandemi gibi süreçlerden geçerken sanal buluşmaların ne kadar önem kazandığını ve eğitimden iş yaşamına hemen her alanda kullanıldığını görüyoruz. Skype benzeri bir program yerine VR gözlüklerle kullandığınız başka bir program hayal edin, sanal bir masada 6 ekip arkadaşınızla oturup, düşünce yoluyla iletişim kurup, slaytları veya görselleri düşünce yoluyla ve yapay zeka yardımıyla oluşturarak çalıştığınızı düşünün. Belki de konuşmanıza bile gerek kalmadan 3 aylık süreci 3 günde halledebilirsiniz.

Neuralink
Neuralink

Neuralink şirketi tüm bunları sağlayabilir mi? Bilmiyorum. Fakat günün birinde sağlayabilen bir şirketin çok büyük değerlere ulaşacağından eminim. Neurolink de şimdilik en büyük aday gibi duruyor.

Yeni sanat dalları, romantik ilişkiler, eğlence sektörü, tatiller ve hatta ibadetlerde bile köklü değişimler yaratabilir bu teknoloji. Yazıyı sonsuza kadar uzatmamak adına bunları da sizin hayal gücünüze bırakıyorum.

Bizleri Instagram ve Twitter hesaplarımız üzerinden takip edebilirsiniz. Diğer içeriklerimize de göz atmayı unutmayın!