MSÜ Sınavında COVID-19 Vakası

Bugün Türkiye gündemini oldukça sık meşgul eden bir konudan bahsedip, ardından bir haber ve sonuçlarına değinmek istiyorum. Konumuz elbetteki tüm dünyayı etkisine alan COVID-19 virüsü. Bıktık bu konudan diyeceksiniz ve haklısınız. Fakat bu kez ”Corona günlerinde aşk” misali yazılardan bahsetmeyeceğim. 14.6.2020 tarihinde yapılan MSÜ Sınavında COVID-19 tespit edilmesi ve sonucunda oluşan olaylardan bahsedeceğim.

Tam Olarak Ne Olmuştu?

Öğrenciler sınava alınıyor. Sınavın bitimine 45 dakika kalasıya 205 numaralı salonda sınava giren bir kız öğrenci halsizleşiyor ve sınava devam edemeyecek kadar kötüleşmeye başlıyor. Görgü tanıklarının iddiasına göre durumu fark eden öğretmenler öğrenciyi hemen tek kişilik sınıfa alıyorlar. Sınav tamamlandıktan sonra sağlık ekipleri çağrılıyor ve COVID-19 testi yapıldığı söyleniyor. Fakat aslında orada COVID-19 testi yapılmıyor çünkü sonucu anında çıkmıyor bildiğiniz üzere. Bu öğrencinin daha önce yaptırmış olduğu sonuçlar olay yerine ulaştırılıyor ve sonuç: POZİTİF! Sınav salonundaki her öğrencinin evine sağlık ekipleri ulaşıyor, 14 gün boyunca evden çıkmamaları sıkıca tembihleniyor, karantina kuralları hatırlatılıyor ve de evlerine gönderiliyor.

ÖSYM Kocaeli Koordinatörü Ne Dedi?

ÖSYM Kocaeli Koordinatörü Prof. Dr Ufuk YILDIZ tamamen ÖSYM kurallarına uygun sınav gerçekleştirdiklerini, MSÜ Sınavı olan öğrencinin COVID-19 taşıdıklarından habersiz olduklarını, tam bu noktada ailenin sorumsuz davranış içine girdiğinden bahsetti. Kocaeli İl Sağlık Müdürü’nün kendisine ulaşması sonucunda bir öğrencinin virüs taşımasına rağmen sınava girdiğini bundan haberdar olur olmaz da öğrenciyi izole bir sınıfa aldırdığını sözlerine ekledi. Ardından da aynı salonda sınava giren tüm öğrencilerin evine sağlık ekibi gönderilerek gerekli bilgilendirilmeler yapıldı, hem öğrenci hem de ailesi karantina altına alındı.

Yeterli Miydi?

Sınavın ardından sosyal medyada birçok fotoğraf paylaşıldı. Birçok genç sınava girerken ateş ölçümü yapılmadığını, sosyal mesafe kavramının unutulduğunu, aşırı kalabalık olduğunu söyledi. Oysa sınava girmeden önce ateş ölçümüne kadar gerekli önlemlerin alınacağı açıklanmıştı. Aşağıdaki görsellerden bile nasıl bir kalabalık ortam olduğunu görebilirsiniz.

Tamam, gençler yanınızdayım, inanın hem sınavlardan canı yanmış biri olarak hem de eğitimci biri olarak sizi tüm kalbimle destekliyorum fakat görsellere baktığımda benim içim yanıyor. Bakın, maskenin doğru kullanımına dair defalarca kez yayınlar yapıldı. Daha bu sabah izlediğim bir doçent inanın ”maskeyi çenenize indirmeyin artık” diye televizyonda sinir krizi geçiriyordu. Haklısınız çok haklısınız ama en azından biraz ”kendi sorumluluğumuzu bilsek” fena olmaz değil mi? Hem kendimiz hem de başkaları için en azından lütfen maske kullanımına dikkat edelim, özen gösterelim. Boynunuza indirdiğiniz maskenin ne size ne de başkalarına faydası var. Birkaç öğrencinin maskeyi bile düzgün takmadığını düşünürsek, virüs taşıyan bir kişinin kaç kişiye bulaştırma ihtimali var bunu tartışmak bile şu noktada bence gereksiz.

Velilerin Oluştuğu Kalabalık Nasıl Önlenecek?

Bizim ülkemizde nedendir bilmem dua okuma geleneği diye bir şey başlatılmış. Okulun bahçesinde, o taşa oturulacak ve illaki orada o Yasin-i Şerif okunacak. Yanlış kelime kullanıp tepki çekmek istemiyorum fakat yıllardır süregelen bu batıl inançtan ne zaman kurtulacağız? Mesela, gezmiş gezmiş, hiçbir kalem kıpırdatmamış türbelere kalem sürtmüş velisi diye yaratıcı zihnini açacak öyle mi? Ya da o taşta dua okudun diye sınavda herkesin önüne geçecek senin çocuğun. E aynı din sana kul hakkından bahsetmiyor mu ki?

Sevgili veliler, hepimiz ailemiz için en iyisini isteriz fakat hiçbir şey çabalamadan olmaz. Yaratıcı: ”sen tedbirini al, takdirini bana bırak” diyor. Ellerinizde okunmuş pirinçlerle, kalemlerle gereksiz kalabalık yaparak hem kendi çocuğunuzu hem de başkalarının çocuklarını gereksiz risk altına sokuyorsunuz. Üstelik bu kadar gerginliğin arasında çocuğunuz bir de ”ailemi nasıl ikna ederim ” diye bunu düşünüyor. Önümüzde YKS var. Lütfen, artık bunu yapmayın.

Okulun yanındaki kafeleri, çay bahçelerini düşünün. Virüsü taşıyan ve taşıdığından habersiz olan onlarca insan. Ki bilim bunu defalarca açıkladı. Hiçbir belirti göstermeyen yalnızca taşıyıcı olan binlerce insan var. Ve yakın zamanda yine Bilim Kurulunun açıklamalarına göre onlar sokaklarda. Ve tabii virüsü kapacak olanlar da. Dolayısıyla bahçeden atılan herkes sokakta veya kafelerde kalabalık oluşturacak ve herkes için yine ”yoğun” bir risk ortamı oluşacak. Bu noktada da aileler için önlemler alınmalı. Nasıl mümkün olacak bilmiyorum ama gerek aile gerekse öğrenci için sağlık açısından bunu gerekli görüyorum.

Üniversite Sınavı İçin Ön Gösterim Olabilir Mi?

Aslında olabilir. Yani düşünün, bir taraf yeterince önlem alınmadı diyor, diğer taraf sınava girmek için pozitif sonucunu saklıyor. Maalesef ne yeterince önlem alınabilecek, ne de bu saklanan vakaların önüne geçilebilecek. Böyle giderse COVID-19 neredeyse her sınavda görülebilir, bu MSÜ de olur YKS de başka bir sınav da. Fakat sınavın ertelenmesini şu an ben mümkün görmüyorum. Neden derseniz açıklayayım izninizle. Şu an ülkede inanılmaz bir rahatlık var. Sanki herkes virüsten kurtulmuşçasına bayram havasında. İş böyle giderse Bilim Kurulunun ve Sağlık Bakanlığının açıklamasına göre ilerleyen zamanlarda vaka sayıları yine artış gösterecek. Dolayısıyla ertelenmesi sizler için daha tehlikeli olabilir. Elbette sizin açınızdan düşünüyorum canım kardeşlerim, çünkü sizin için her şey en iyisi olsun istiyorum. Umarım her şey gönlünüzce olur, bir sonraki yazımda görüşmek üzere!

Daha fazlası için sitemizi, Otağ‘ı ziyaret etmeyi, Instagram ile Twitter adreslerimizi de takip etmeyi unutmayın!