Moğollar’ın Kutsal Anası Alan-Hoa

Her kültür ve medeniyet kendi has kimliklerini oluşturmak için bir efsaneye ihtiyaç duyar. Biz bu yazımızda XIII. yüzyılda eski Köktürkler’in vatanında kurularak büyük bir çabuklukla büyüyen ve birçok devletleri yıkmak ile beraber türlü medeni ülkeler arasında aracılık vazifesini de görmüş büyük Moğol Devleti’nin en önemli efsanelerinden biri olan Alan-Hoa’dan bahsedeceğiz. Alan-hoa Moğollar’ın kutsal anası olarak bilinir. Biz bu efsaneye Moğolca yazılmış en eski kaynak olan ‘Moğolların Gizli Tarihi’ adlı eserde rastlamaktayız. Eser, Cengizhan’ın ceddini yüksek tanrının takdiri ile yaratılmış bir bozkurttan başlatır.

Alan-Hoa

Efsaneye göre Cengizhan’ın ceddi yüksek tanrının takdiri ile yaratılmış bir bozkurt ile eşi beyaz dişi geyik idi. Onlar denizi geçerek geldiler. Onan Nehri’nin menbaı ile Burhan Haldun civarına yerleştiklerinde Batacihan adlı bir oğulları oldu. Batacihan’dan sonra nesil devam etti ve en son Duva-Sohor ve Dobun-Mergan adlı iki kardeş efsanenin başlangıç noktasını oluşturdular. Bunlar bir gün Burhan Haldun, dağının tepesinden bakarken göç eden bir grup insan olduğunu gördüler. Duva-Sohor alnında tek gözü olduğu halde üç günlük yolu görebiliyordu. Duha-Sohor kardeşi Dobun-Mergan’a göç edenler arasında güzel bir kız olduğunu ve onu kardeşi Dobun-Mergan’a alacağını söyledi. Derhal harekete geçtiler ve kızı istediler. İşte o kız Moğolların kutsal  anası Alan-Hoa idi. Alan-Hoa’nın Dobun-Mergan’dan Bugunotai ve Belgunotai adında iki oğlu oldu. Bir gün Dobun-Mergan Tohoçah-Undur dağına ava gitmişti. Ormanda bir adamın üç yaşında bir geyiği kestiğini gördü. Dobun-Mergan adamdan etin bir parçasını istedi. Adam eti Dobun-Mergan’a verdi. Dobun-Mergan et ile beraber ilerlerken bir adam ile çocuğunu gördü. Adam Dobun-Mergan’dan çocuğuna karşılık eti istedi. Dobun-Mergan etin bir parçasını adama verdi ve çocuğu alarak yoluna devam etti. İlerleyen zamanlarda Dobun-Mergan öldü. Dobun-Mergan’ın ölümünden sonra Alan-Hoa kocasız kaldığı halde 3 oğul daha dünyaya getirdi. Bunlar Buhu-Hadagi, Buhutu-Salci ve Bodançar-Munghah idi. Dobun-Mergan’dan olan Belgunotai ve Bugunotai anneleri Alan-Hoa hakkında dedikodu yaparak ”Bizim annemiz, kocası ve erkek akraba kardeşleri olmadığı halde üç erkek çocuk daha doğurdu. Evde tek erkek Ma’alih Baiya’utlardan olan kişidir. (babalarının et karşılığı aldığı erkek çocuk) Bu üç çocuk ondan olmuştur” dediler. Anneleri bu dedikoduyu işitir işitmez oğullarını karşısına alıp konuştu. Öncelikle 5 oğluna da birer ok vererek kırmalarını söyledi. Oğulların her biri bu okları kolaylıkla kırdılar. Daha sonra bu 5 oku bir araya getirip bağladı ve bunu kırmalarını istedi. Fakat çocuklar başaramadı.

Alan-Hoa

Alan-Hoa Dobun-Mergan’dan olan çocuklarına dönerek, “Oğullarım siz bu üç çocuk hakkında ananızdan şüphe ederek aleyhimde dedikodu yaptınız. Şüphenizde haklısınız. Fakat her gece sarışın bir adam (parlak, açık sarı, altın gibi) çadırın bacasından yani damdaki açıklıktan sızan ışık vasıtası ile girerek karnımı okşuyor ve onun nuru vücuduma geçiyordu. Çıkarken de güneş veya ayın nurları üzerinden sarı bir köpek gibi sürünerek çıkıyordu. Siz nasıl böyle düşünmeden konuşuyorsunuz? Bu hâdise üzerine fikir yürütülürse onların tanrı oğlu oldukları meydana çıkar. Kardeşlerinizi kara başlı adi insanlar ile mukayese ederek nasıl öyle konuşabiliyorsunuz? Onlar bütün insanların hanı oldukları zaman adi halk hakikatı anlayacaktır.” Daha sonra diğer oğullarına dönerek, “5 oğlum sizler benim bir tek vücudumdan dünyaya geldiniz. Eğer ayrı ayrı hareket ederseniz deminki 5 ok misali herkes tarafından kolayca kırılırsınız fakat bir araya bağlanmış  gibi toplu bulunursanız size kim kolaylıkla zarar getirebilir” dedi. Bir müddet sonra Alan-Hoa öldü. Bu efsane birçok efsaneden oldukça farklı çünkü genellikle “Doğuş Efsanelerinin” bir çoğunda asıl kişi erkek olarak nitelendirilir. Örneğin Türklerdeki ‘Oğuz Kağan Destanı’ veya Yunan mitolojisindeki tanrıların en büyüğü olan ‘Zeus’. Moğol destanlarının birçoğu Türklerdekine oldukça benzer. Örneğin ‘Mavi Kurt Efsanesi’ veyahut ‘Ergenekon Destanı’ gibi destanlar birebir Türklerin destanlarına eşittir. Fakat bu destanda Moğollar’ın asıl atasının bir kadın bir ana olduğu belirtilmektedir. Cengizhan ise Alan-Hoa’nın mavi kurttan olma çocuklarından Bodonçar adlı en küçüğünün soyundan geldiği belirtilmektedir. Unutmayın efsaneler bir tarihi kaynak olmasaydı şu an çocuklarımız uyurken okuduğumuz masallardan ibaret olurdu. Belki de az da olsa gerçeklik payı bulunan efsaneler o dönemleri yansıtan en önemli delil niteliğindedir. Bir sonraki yazıda görüşmek üzere. Esen kalın…


Ferhat Doğan
İnönü Üniversitesi Tarih bölümü öğrencisi. Bpt Tarih Yazarı Tarihin ardına gizlenmiş kapıları açmaya hazırmısın? Profilimdeki yazılara bir göz atmanı öneririm