Meraklısı için Osmanlı Türkçesi

Türkçe’nin Kısa Tarihi

İlk olarak kısaca Türkçenin kısa tarihinden bahsedeyim, daha sonra Osmanlı Türkçesi konusuna değinelim. Eklemeli bir dil olan Türkçe, Altay dil ailesi içinde yer alır.

Türk dilinin yaşı hakkında kesin bir bilgi yoktur. (3000 yıldan daha eskidir.) Bir dil tarihte ne zaman yazılı hale geldiyse ondan itibaren takip edilebilir. Dilimiz ise Göktürk metinleri ile 8. yüzyıl başında takip edilebilir hale gelmiştir. (Orhun Yazıtları)

osmanlı türkçesi
Bu alfabede harflerin okunuşu ile kullanılan nesne arasında benzerlik vardır.

Anadolu’da Dilin Gelişimi

Dinin alfabe üzerindeki etkisi çok fazladır. Uygurların Müslümanlığa geçişi ile bu etki günümüzde bile kendini göstermektedir. (Arada gerçekleşen dil geçişlerine değinmeden yazıyı mümkün olduğunca kısa tutmaya çalışacağım.)

Anadolu’nun etnik yapısı dikkate alındığında, o dönemde milliyet bilincinden ziyade din daha bağlayıcı bir rol oynamakta. Okuma yazma bilenlerin bir kısmıni din adamları oluşturduğu için dini eserler ortaya çıkıyordu. Yazılı metinler çoğunlukla devlet işlerini ilgilendiren konular ya da dini metinlerden oluşuyordu. Bu da 13. yüzyılın sonlarından itibaren yeni bir yazı dilinin ortaya çıkmasına zemin hazırlamıştır.

Osmanlıca’nın sembolik olarak başlangıcı 1453 yılı olarak kabul edilir. Bu tarih standart bir dilin ortaya çıkışını temsil eder. Böylece yazı dili oturmaya başlar. Yaklaşık 15. yüzyıl sonuna kadar süren bu dönemde imlada bir birlik yoktur. Bu dönemden itibaren imla birliği ve standartlaşma başlamıştır.

Osmanlı Türkçesi 15. yüzyıl başı ve 20. yüzyıl arasında kullanılmıştır. Daha sonra ömrünü tamamlamış ve değişmeye mecbur kalmıştır. Şüphesiz bu değişim gerekliydi. Daha sonra günümüzü de kapsayan Türkiye Türkçesi ortaya çıkmıştır.

Osmanlıca bir metin okumanın ilk şartı Türkçe bilmektir. Osmanlı Türkçesinde şu an günümüzde yaygın olmayan kelimeler kullanılmıştır. Burada önemli olan kelime kökenleri değil cümle dizilişi ve eklerdir.

“Osmanlıca denilen tarihi edebiyat dilimizde, öbür Türk lehçelerinin de edebi dilinde olduğu gibi, yazı olarak Araplardan alınan ve geliştirilen harfler kullanılmıştır. Bugün tarihe intikal etmiş olan Arap harfli Türk yazısı, bin sene kadar devam etmiştir. Muhtelif Türk ülkelerinde bu yazıyla on binlerce eser meydana getirilmiştir.”

Prof. Dr. Faruk K. Timurtaş

Osmanlı Türkçesi bilindiği üzere soldan sağa yazılır. Harflerin bulunduğu konuma göre yazılışları farklılık gösterir. (başta, ortada, sonda) Arap alfabesinde 28 harf vardır. Fakat Osmanlı Türkçesinde 31 harf bulunmaktadır. Bunun sebebi dilimizde yer alan seslerin alfabeye eklenmesidir.

Eklemeler p, ç, j harflerinde olmuştur. Bu eklemeler mevcut alfabede bulunan harflere nokta eklenerek oluşturulmuştur. Ayrıca dilimizde bulunan ince g sesi için kaf üzerine bir çizdi eklenmiş, genizden söylenen n içinse kullanılmıştır. Ayrıca elif, h ve y seslerinin de gösterimi eklenirse sayı 36’ya yükselir.

osmanlı türkçesi
kutu içindeki harfler: turuncu p, mavi ç, yeşil j, sarı g, mor n

Arapça, Farsça ve Türkçeye özgü harfler

Seslerin yazı diline geçmiş haine harf diyoruz. Dünya dillerinde kullanılan seslerin tamamı harf olarak alfabede yer almaz. Ayrıca bir dilde bulunan sesler ve harfler başka bir dilde olmayabilir.

(Örnekler) Hemze harfi ( ء ) yalnızca yalnız Arapça’da bulunur. Sağır kef (ﯓ) Türk diline özgüdür. Farsça’ya özgü olansa j ( ژ ) harfidir.

Osmanlıcada Arapça ve Farsça kelimeler çokça yer aldığı için Türkçede olmayan bu sesler yazı dilinde kullanılmıştır.

Osmanlı Türkçesi Okumaya Giriş

Arapça ve Farsçada kısa sesliler harf ile gösterilmez. Kuran okumuş ya da göz gezdirmiş olanlar bunu görmüştür. Kuran’dan örnek verecek olursak geniş bir coğrafyada farklı milletler tarafından okunduğu için, okumada yanlışların önüne geçilmesi adına harekeler kullanılır. Çeşitli başka işaretler de bu karmaşanın önüne geçmek içindir.

Bu sebeple eski yazıda da sesli harfler kullanılmamıştır. Esasen sesliler bazı işaretlerle gösterilmiş ya da büyük bir çoğunlukla sessiz harfler seslilerin yerine kullanılmıştır. Tıpkı alfabenin alındığı Arapça gibi. Bu eski yazının öğrenme ve okuma zorluğu olarak karşımıza çıkar.

Sesli ve Sessiz Harflerin Gösterimi

Yazılış sessiz harfler üzerinde yoğunlaşır. Sesli harflerin yerini elif ( ﺍ ), vav ( ﻭ ), ye (ﻯ) ve he ( ﻩ ) tutar. Ayrıca hemze ( ﺀ ) ve ayın ( ﻉ ) da kullanıldığı yere göre sesli harf görevi görür. Harflerin karşıladığı sesleri tablo şeklinde ekliyorum.

Bazı harfler yazıda birleştirilmez. Bu harfler “tek başına” sütunundaki gibi yazılır.

Osmanlı Türkçesi öğrenmeye karar verirseniz göreceksiniz ki bir kelimede n sesini nun ( ﻥ ) tutarken başka bir kelimede bu sağır kef ( ﯓ ) ya da kef ( ﻙ, ﻛ ) ile gösterilebilir. Daha detaylı örnekleri tablodan inceleyebilirsiniz. Bu ve ayrıca harflerin başta, ortada ve sonda yazılışlarının farklı olması da günümüzde kullandığımız Latin alfabesinin öğrenme ve yazılış kolaylığını gösteriyor.

Her şeyi bir kenara koyarsak…

Yüzyıllar boyunca kullanılan bu alfabenin şüphesiz en büyük güzelliği Türk sanatkarlar tarafından bir yazı sanatı haline getirilmesidir. Bu sanata hat, yazanlara ise hattat deniliyor bilindiği üzere. Bu sanat günlük hayatta da kullanılmış ve Türklere has el yazısı olan yazıya ise rik’a adı verilmektedir.

Aslında Osmanlı Türkçesi sırf anlam için yazıldığı gibi, süsleme için de yazılmıştır. Bunların örneklerini cami süslemelerinde, dükkan levhalarında, mezar ve çeşme kitabelerinde… görmek mümkündür.

osmanlı türkçesi
Çeşme kitabesi “Sahibetül Hatice hanım tarafından tamir olunmuştur”
osmanlı türkçesi
Tabela ”Celal Alaadin Makine İnşaat Mühendisi”
osmanlı türkçesi

Ufak da bir tavsiye ile yazıyı bitireyim. Yolunuz Bursa’ya düşerse mutlaka Muradiye Külliyesini ziyaret edin. Özellikle medresedeki Kuran ve El Yazmaları Müzesini ziyaret edin. Hiçbir ücret ödemenize de gerek yok. Külliye ile ilgili detaylı bilgi almak isterseniz “buradan” öğrenebilirsiniz.

osmanlı türkçesi
Müze hakkında bilgi için “tıklayınız

Faydalanılan kaynaklar : Faruk Kadri Timurtaş Osmanlı Türkçesine Giriş (1) ve üniversitede tutmuş olduğum ses bilgisi notlarım.


Zehra
Evli barklı, bilgisayar oyunlarını seven, Ankaralı bir pisi annesi.