arama

Medya Okuryazarlığı Nedir?

  • paylaş
  • paylaş
  • Mert Kaplan
  • Beğen
    Loading...

Yirmi birinci yüzyılda yaşadığımız gerçeği, hızlı gelişen teknoloji ile birlikte dijital ortamlara istemli/istemsiz maruz kaldığımızı bize göstermekte. Bu hepimizi birer Medya Okuryazarlığı ‘Adayı’ yapar.

Medya okuryazarlığı: televizyon, sinema, video, web siteleri, radyo, video oyunları ve sanal topluluklar gibi her çeşit medyayı kapsar. Medya içeriğine ulaşmak, anlamak, değerlendirmek ve oluşturmak olarak özetlenebilir.

İnsanlar her geçen gün daha fazla çevrimiçi içerik üretip tüketmekte, ancak günümüzde herkes okunan içeriğin veya kendi yazdıkları içeriğin olası sonuçlarını tam olarak kavrayamamakta. Bu nedenle bireylerin kendilerini medya okuryazarları olarak geliştirmeleri gerekir. Global ve çok kültürlü bir ortamda ‘yeni medya’, güvenlik ve erişilebilirlik gibi sorunlar ortaya çıkarmakta. (“Media literacy: do people really understand how to make the most of blogs, search engines or interactive TV?”, 2007).

Bilinçli bir medya okuryazarı olmak için belirli özelliklere sahip olunması gerekir:

  • Medyayı etkili ve bilinçli, kişinin kendisine olan yararına odaklanarak kullanmak,
  • Medya diline hakim olmak ve kendi dilini ona göre şekillendirmek,
  • Bir bilgiyi farklı kaynaklarla doğrulayıp güvenilirliğinden emin olmak,
  • Pasif bir okuryazar olmayıp medyaya karşı eleştirel bir bakış açısı edinmek,
  • Medyaya karşı eleştirel bir bakış açısına sahip olmak,
  • Medyanın bireyler üzerindeki etkisinin bilincinde olmak

Kişinin medyadaki yerini, medya okuryazarlığı hakkındaki bilgi birikimi belirler.

Ne yazık ki medya okuryazarlığı, ülkemizde önemi kadar değer gören bir konu değildir. Medyanın özellikle 5-15 yaş arasındaki çocukların üzerindeki büyük etkisi, ebeveynlere büyük sorumluluk vermektedir. Çocuklar ebeveyn ilgisinin en çok gerektiği yaşlarda teknolojiye maruz kaldıklarında adeta tehlikelerle dolu bir dünyanın içerisine hazırlıksız bir şekilde atılmaktadırlar.

Bireyin kişiliği, davranışları ve/veya kariyerini dahi etkileyebilecek güçteki medya, insanları çok kolay manipüle edebilir; yanlış bir bilgiye inanmalarına ve hayatlarını buna göre yönlendirmelerine neden olabilir. Bu nedenle eleştirel medya okuryazarlığı ekstra önem kazanmaktadır.

Eleştirel Medya Okuryazarlığı

Eleştirel düşünme: bireyin kendini yönlendirdiği, sorular sorup cevabı belirli bir mantık çerçevesinde tartarak kendini doğruladığı düşünce biçimidir.

Bilinçli olmayı başardıktan sonraki en önemli adım, eleştirel olabilmektir. Medyanın bireyi maruz bıraktığı şeyleri birey sorgulamalı ve eleştirmelidir. Bunun için birey hangi soruyu sorduğunu, yanıta ulaşmak için hangi bilgiyi kullandığını, sonuca nasıl vardığını ve elindeki bilgiyi nasıl daha iyi yorumlayabileceğini sorgulamalıdır.

İyi bir eleştirel medya okuryazarı olmak için birey, işe kendisini eleştirerek başlamalıdır. Karşısındakini hor görme, küçük düşürme, dalga geçme gibi davranışlardan kaçınıp yapıcı bir tavır takınmalıdır. Bilgiyi objektif bir şekilde analiz edip olgun bir tavırla eleştiri yapmak, eleştirel medya okuryazarlığının temel gerekliliklerindendir.

Eleştirel medya okuryazarlığı kavramı içinde eleştirel düşüncenin önemini Paul ve Elder (2006), eleştirel olmayan bir düşüncenin medyadaki gerçeklere ulaşma biçimleri açısından şu şekilde açıklarlar:

‘Ben inanıyorsam, o doğrudur.’

‘Biz inanıyorsak, o doğrudur.’

‘Ona inanmak istiyorsak, o doğrudur.’

‘Bizim menfaat ve ilgilerimize hizmet ediyorsa, o doğrudur.’

(Kurt & Kürüm, 2010)

Medyanın bu gücünü doğru kullanmanın yolu, eleştirel medya okuryazarı olmaktır. Bilinçli medya okuryazarlarından oluşan bir toplum medyadan olabilecek en doğru şekilde etkileneceği için o toplum, ortaya kendini geliştirmiş ve sağlıklı kararlar verebilen bireyler çıkaracaktır. Bu sebeple medyanın aktarımı kişide inşa olan algıya da bir etkendir. Böyle bir etki gücünden bahsediyorsak bu gücü doğru ve yerinde kullanmak gerekecektir. Eleştirel medya okuryazarlığı ile bu gücü doğru ve yerinde bir biçimde kullanmak mümkündür. Bu gücün doğru kullanımı ile medya çok daha işlevsel ve yararlı hale gelecektir.

Kaynakça:

KURT, A. A. & KÜRÜM, D. (2010). Medya Okuryazarlığı ve Eleştirel Düşünme Arasındaki İlişki: Kavramsal Bir Bakış, Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, 2 (2), 20 – 34.

“Media literacy: do people really understand how to make the most of blogs, search engines or interactive TV?” (2007, Aralık 20). https://europa.eu/rapid/press-release_IP-07-1970_en.htm adresinden 11 Aralık 2019 tarihinde alındı.

etiketlerETİKETLER
Üzgünüm, bu içerik için hiç etiket bulunmuyor.