Mavi Gözlü Dev: Nazım Hikmet

Mavi Gözlü Dev: Nazım Hikmet

Geçmişten günümüze, edebiyata şiirleriyle damgasını vuran, hiçbir baskıdan yılmayıp, bildiği yoldan şaşmayan; edebiyatımızda Mavi Gözlü Dev olarak da bilinen Nazım Hikmet Ran…

Mavi Gözlü Dev: Nazım Hikmet

Nazım Hikmet Ran 15 Ocak 1902’de, Selanik’te dünyaya gelmiştir. Halk arasında Mavi Gözlü Dev olarak da anılmaktadır. Annesi Ayşe Celile hanım, babası ise Hikmet Beydir. Soylu, eğitimli ve değerli bir soydan gelen Nazım Hikmet Ran; aynı zamanda Oktay Rıfat ile kuzendir. İlk şiirini, henüz 11 yaşında iken, 3 Temmuz 1913 yılında kaleme almıştır. Ortaokula yeni başladığı bu dönemde, şiire bu kadar meraklı olması onun edebiyat namına güzel bir gelecek vadedeceğini gözler önüne seriyordu. İlk şiiri “Feryad-ı Vatan” ile, gönlümüze taht kuracak olan Nazım Hikmet, edebiyat hayatına giriş yapmıştır.

Mavi Gözlü Dev: Nazım Hikmet

“Sisli bir sabahtı henüz

Etrafı bürümüştü bir duman

Uzaktan geldi bir ses ah aman aman!

Sen bu feryad-ı vatanı dinle işit

Dinle de vicdanına öyle hükmet

Vatanın parçalanmış bağrı

Bekliyor senden ümit.”

NAZIM HİKMET RAN

Öğretim hayatına Bahriye Mektebi’nde devam etmesine karar verilmiştir. Sebebi ise; Nazım Hikmet’in denizciler için yazdığı bir şiirin beğenilmesidir. 1915’te girdiği Bahriye Mektebi’nden, 1918 yılında mezun olduktan çok kısa bir süre sonra  güverte stajyer subayı olarak görev yapmaya başlamıştır. Fakat, Nazım Hikmet’in ilginç gelen hareketleri, normal olarak görülmeyen davranışları sonrasında gemi ile bağlantısı kesilmiştir.

Yaklaşık üç sene sonra milli mücadeleye destek olmak amacıyla, ailesine haber vermeden, gizlice Anadolu’ya geçmiştir. Milli mücadeleye direkt olarak katılamadığı için bir süre öğretmenlik yapmak zorunda kalır. Daha sonra Moskova’ya giderek orada üniversite hayatını tamamlamak ister ve Doğu Emekçileri Komünist Üniversitesi’nde, Siyasal Bilimler ve İktisat Fakültesini bitirir. Üniversite okurken, şiirlerinde etkili olacak olan, komünizm ile tanışmış ve benimsemiştir.

Bu dönemler Nazım Hikmet’in zorlu zamanlarının başlangıcı olarak görülebilir. Neredeyse yazdığı her şiir, belirttiği her düşünce ona uzun yıllar boyunca hapis cezası olarak veyahut sürgün olarak geri dönmüştür. Fakat Nazım Hikmet, hiçbir zaman düşünce özgürlüğünün kısıtlanmasına göz yummamış ve düşüncelerini belirtmekten hiç vazgeçmemiştir.

İlk Başarı; 28 Kanunisanı

Nazım Hikmet’in ilk şiir kitabı olan, “28 Kanunisani” bu dönemde yayımlanmıştır ve bu şiir kitabı, Moskova’da sahneye taşınmıştır. 1924 yılında, Aydınlık Dergisi’nde şiir ve yazılar yazar fakat yayımlanan yazıların o dönemin düşüncesi ile ters düşmesinden dolayı, Nazım Hikmet’in şahsına 15 yıla kadar hapis istenir. 25 Temmuz 1951 yılında Nazım Hikmet Ran, Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşlığından çıkarılması kararı alınmıştır. Verilen bu karar sonrası, Polonya’ya geçerek soyadını değiştirmek zorunda kalmıştır. Ran olarak tanıdığımız Nazım Hikmet, çok uzun yıllar Borzecki soyadını taşıdı. Ölümünden 58 yıl sonra, 5 Ocak 2009 tarihinde resmi bir gazetede, Nazım Hikmet’in Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşlığına tekrar kabul edildiği duyurulmuştur. Sürekli bir öldürülme endişesi, kaçma korkusu ile bir yaşam sürdü ve hayatı boyunca 11 davadan yargılandı.

İlk şiirini yazmasının üzerinden 50 yıl geçmesine bir ay kala, 3 Haziran 1963’de geçirdiği bir kalp krizi sonucunda, Nazım Hikmet için çok değerli olan bu hayatı bırakmak zorunda kaldı. O gitti fakat onun değerli eserleri derin izler bıraktı. 

Nazım Hikmet’in Edebi Hayatı

Nazım Hikmet, şiir yazmaya başladığı zamanın başında hece vezni kullanmayı tercih etmiştir. Bahriye Mektebi’nde öğretmeni olan Yahya Kemal Beyatlı’ya çok büyük saygı ve hayranlık duyuyordu Nazım Hikmet. Birlikte Nazım’ın yazdıkları şiirler hakkında yorumlar yapıyor, tartışıyorlardı.

Hece veznini kullanıyor olsa bile dönemin sorunlarını, dilini çok iyi bir şekilde yansıtmayı başarabiliyordu. İlerleyen zamanlarda, Sovyetler Birliği’nde yaşanan olaylar sonucunda fütürizm akımını tanıdı ve bu akımın getirmiş olduğu serbest nazım biçimini benimsedi. Günümüzde de çok büyük ilgi görmeye devam eden Nazım Hikmet şiirleri, birçok kişinin hislerine tercüman olmayı başarmıştır. “Gözlerine Bakarken”, “Herkes Gibi”, “İkimiz” gibi daha birçok eser vererek Nazım Hikmet edebi anlamda başarısını sergiledi.

Nazım Hikmet Ran yaşadığı dönem boyunca gerek aşk gerekse vatan konulu birçok şiir yazdı. Düşünce özgürlüğünün henüz oluşmamış bir toplumda fikirlerini cesurca sunması edebi anlamda sanatçılığı benimsediğinin bir göstergesidir. Çevresini çok fazla etkileyen ve etkisi günümüzdeki nesillere kadar devam eden bir üsluba sahip, çok yetenekli, dillere destan bir yazardı. Aklımıza kazınan ve bize, hiçbir zaman unutamayacağımız şiirler bıraktığı için minnettarız. 

“Seni düşünmek güzel şey, ümitli şey,

dünyanın en güzel sesinden

en güzel şarkıyı dinlemek gibi bir şey,

Fakat artık ümit etmek yetmiyor bana,

ben artık şarkı dinlemek değil,

şarkı söylemek istiyorum…”

NAZIM HİKMET

Eserleri;

Şiirleri;

  • 835 Satır (835 Satır; Jokond ile Sİ-YA-U; Varan 3; 1+1=1; Sesini Kaybeden şehir)
  • Benerci Kendini Niçin Öldürdü (Benerci Kendini Niçin Öldürdü; Gece Gelen Telgraf; Portreler; Taranta-Babu’ya Mektuplar; Simavne Kadısı Oğlu şeyh Bedreddin Destanı; şeyh Bedreddin Destanı’na Zeyl)
  • Kuvâyi Milliye (Kuvayi Milliye; Saat 21-22 şiirleri; Dört Hapisaneden; Rubailer)
  • Yatar Bursa Kalesinde
  • Memleketimden İnsan Manzaraları
  • Yeni Şiirler
  • Son Şiirleri
  • İlk Şiirler
  • La Fontaine’den Masallar 

Oyunları;

  • Kafatası (Ocak Başında; Kafatası; Bir Ölü Evi; Unutulan Adam; Bu Bir Rüyadır)
  • Ferhad ile şirin (Yolcu; Ferhad ile şirin; Sabahat; Enayi)
  • Yusuf ile Menofis (Allah Rahatlık Versin; Evler Yıkılınca; Yusuf ile Menofis; İnsanlık Ölmedi Ya; İvan İvanoviç Var mıydı Yok muydu?)
  • Demokles’in Kılıcı (İstasyon; İnek; Demokles’in Kılıcı; Tartüf – 59)
  • Kadınların İsyanı (Kadınların İsyanı; Yalancı Tanık; Kör Padişah; Her şeye Rağmen)

Roman-Öykü-Masal

  • Kan Konuşmaz
  • Yeşil Elmalar
  • Yaşamak Güzel Şey Be Kardeşim
  • Hikâyeler
  • Çeviri Hikâyeler
  • Masallar

Yazılar;

  • Sanat, Edebiyat, Kültür, Dil
  • Yazılar (1924-1934)
  • Yazılar (1935)
  • Yazılar (1936)
  • Yazılar (1937-1962)
  • Konuşmalar: (Nâzım Hikmet’in bu kitaplarda yer alan yazılarının büyük çoğunluğu çeşitli takma adlarla gazetelere yazdığı köşe yazılarıdır.)

Mektuplar;

  • Nâzım ile Piraye
  • Cezaevinden Memet Fuat’a Mektuplar

“Sende uzaklığı; sende ben, imkansızlığı seviyorum.”

NAZIM HİKMET

“Mavi Gözlü Dev: Nazım Hikmet” adlı yazımızın sonuna geldik. Diğer içeriklerimize göz atmak için buraya tıklayın. Ayrıca, bizi Instagram ve Twitter üzerinden takip etmeyi unutmayın!