Martin Eden – Karantina ve Kitaplar Serisi

İyi günler dilerim sevgili okurlar. Öncelikle, tam da bu zor günlerde, evimize kapanarak çayımızı veya kahvemizi alıp sıcak bir oda içerisinde kitaplara gömülmelik bir vakitteyiz. Bu yazı dizisini yazma amacım hem sizlere farklı kitaplar önermek hem de kendi kişisel gelişim yolumda bana ilham veren birkaç yazarı ve kitabını anlatmak olacak. Keyifle okumanızı diliyor ve Jack London’un Martin Eden kitabıyla başlıyorum.

Jack London – Martin Eden

martin eden

Bu kitap hayatımda okuduğum en derin kitaplardan birisidir ve hayatımın oldukça zor bir döneminde bana destek olmuştur. İşin özünde kitap size aşk için hayatını değiştiren bir adamı anlatmaktadır. Bahsi geçen bu adam aşkı için sigarayı bırakır, banliyö mahallelerden uzaklaşmaya çalışır ve daha türlü yenilikler katar kendisine. Yani anlayacağınız, aşk için azmeden bir adamın hikayesidir bu. Peki ne anlatmaktadır bize bu kitap? Bunu anlamak için öncelikle baş karakterimiz olan Martin Eden’i tanımamız gerekiyor. Martin oldukça yakışıklı, karşısındaki her kadını etkileyebilecek kadar çapkın, okumamasına rağmen ilginç meziyetleri olan, her işi çıktığında da gemilerde tayfalık yapan bir denizcidir. Ablası, eniştesi ve yeğenleri ile yaşayan Martin; boş zamanlarındaysa arkadaşlarıyla içki içer, küfür eder ve eniştesine göre “boş gezer”. Peki, oldukça klasik bir denizci portresi çizen bu adam, nasıl olur da bir gün aşk sarhoşu olup kendisini değiştirmeye karar verir?

Martin Eden ve Değişimi

21 yaşında bir delikanlı olan Martin bir gün zengin bir ailenin oğlunun hayatını kurtarır. Bunun peşineyse çocuk Martin’i evine bir akşam yemeğine davet eder ve davette Martin çocuğun ablası olan Ruth ile tanışır. Ruth’a deliler gibi aşık olan, bu aşkın içerisinde kendisini yiyip bitiren Martin kıza yakın olabilmek için elinden gelen her şeyi yapar. Fakat Martin, kızı etkilemek adına boş beynine bol bol bilgi doldurdukça, insanları ve hayatı sorgulamaya başlar. Herbert Spencer’den Karl Marx’a kadar birçok filozof ve düşünürün kitabını okuyan Martin, bir müddet sonra yazar olmaya karar verir.

martin eden

İlk başlarda fıkra ve kısa hikayeler yazmaya başlayan Martin, yazı yazmanın da bir üslubu olduğunu anlar ve bu alanın da derin sularına doğru dalmaya başlar. Önce yazmak için kendisine bir daktilo alır; sonrasındaysa düzgün bir beyefendi olmak için giyimini değiştirir, bisiklet kullanmaya başlar ve diksiyonunu düzeltir. Kısacası Martin, zamanın taşralı Amerikalısı olmaktan çıkıp tam bir entelektüel Amerikan beyefendisi olma çabasına girer. Fakat Martin okudukça ve öğrendikçe paranın, mevkinin ve geçmişten günümüze insanlar arasında önemli olan kavramların aslında tamamen birer hiçten ibaret olduğunu anlamaya başlar. Hayatını kurtardığı çocuğun ailesi ve taparcasına aşık olduğu Ruth başta ona ne kadar yüce gelse de, sonrasında onların aslında bir boşluğa hapsolduklarını görür.

Martin Eden’in Gözleri Açılır

Bütün bu farkındalıklarından sonra sorgulamaya başlayan Martin hayatına başka insanları da almaya başlamıştır. Ayrıca Martin, zamanın felsefe toplumuna bağlı kimselerin halka açık bir parkta hararetli bir şekilde tartışlıklarını görür ve daha sonra bu insanların içine katılır. Zaman içerisinde popülerleşecek olan Martin’in ünlenmesi ise tam bu noktadan başlar. Gel zaman git zaman, insanlara fikirlerini ve duygularını başarılı bir şekilde empoze etmeyi başaran Martin’in, bütün yazıları satılmaya ve okunmaya başlar. Öyle ki etrafında onu dışlayan ne kadar insan varsa ona iyi davranmaya başlamıştır artık. Martin aptal değildir, her şeyin farkındadır. Bütün yaşadıklarının iç muhakemesini yapan Martin, bir gün, paranın aşktan daha değerli olduğunu anlar ve bütün okurlara çok önemli bir mesaj verir. Temennim, bu mesajı Martin Eden’i okuyarak sizin keşfetmeniz olacaktır.

Aşkın güdümlemesiyle emek ve çaba harcayan, sonrasındaysa önemli bir noktaya gelen Martin’in öyküsü beni çok etkiledi. Sizce aşk her şeyi değiştirir mi? Bilemem, fakat Martin Eden’in kaderini baştan sona değiştirdi kesin. Hepinize iyi okumalar dilerim.


Furkan Sarıca
Çok gördüğü için ölürken yüzüstü gömülmek istenen kişi.