Libya Ne Durumda?

Türkiye, bir yandan diğer ülkeler gibi Koronavirüs salgınına karşın mücadelesini sürdürürken bir yandan ise dış politikayı önemli bir şekilde belirleyen Doğu Akdeniz’deki “Mavi Vatan” hedefi için Libya ile ilgili gelişmeleri temel aktör olarak yakından takip ederek dış politikasını sürdürmektedir. Türkiye’nin bu hedef doğrultusundaki çalışmalarını genel olarak şu şekilde sıralayabiliriz:

  • 2011 yılında KKTC ile Kıta Sahanlığı Sınırlandırma Antlaşması imzalanmıştır,
  • Doğal gaz arama faaliyetleri başlamıştır; Arama çalışmaları, Mavi Vatan ve Deniz Kurdu tatbikatları,
  • Libya ile imzalanan anlaşmalar.
Libya
Türk Kıta Sahanlığı

Libya ve Türkiye Anlaşmaları

Türkiye ile Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti arasında deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına yönelik mutabakat muhtırası imzalanmış ve BM’ye bildirimde bulunulmuştur. Yapılan bu anlaşmayla Türkiye münhasır ekonomik bölgesini resmi olarak belirtmiş ve Yunanistan’ın tek taraflı olarak ilan ettiği deniz yetki alanına göre Türkiye’nin Antalya Körfezi ile İskenderun Körfezi arasına sıkıştırma planı engellenmiştir. Daha sonrasında Libya ile yapılan güvenlik ve askeri iş birliği anlaşması gerekirse Türkiye’nin Libya’daki barışı sağlamak ve kontrolü ele almak için asker gönderme politikasını gündeme getirmiştir. Türkiye’nin Libya’ya askeri yardımda bulunması gündeme gelmiş ve Askeri İşbirliği Mutabakatı TBMM’den geçmiştir. Türkiye darbeci Haftere karşı BM’nin de tanıdığı Ulusal Mutabakat Hükümetini yapılan bu anlaşmalarla resmi bir şekilde desteklemektedir.

Libya
Türkiye – Libya Deniz Yetki Alanları Sınırlandırma Anlaşması

Berlin Konferansı

Libya için sivil ve demokratik bir devlet kurulmasını ve ülkede ekonomik, askeri, siyasi ve toplumsal reformların yapılması için bir anlaşma zemini olarak görülen Berlin Konferansı, Hafter ve milislerinin ateşkes antlaşmalarını kabul etmediği gibi bu konferansı da hiçe sayarak saldırgan tutumunu devam ettirmesi sonucu beklenilen etkiyi yaratmamıştır. Aylardır sözü edilen barış süreci, Moskova görüşmeleri ve Berlin Konferansına rağmen Hafter’in halen ateşkese yanaşmaması bölgede sıcak çatışmaların devam etmesine sebep olmaktadır.

Libya
Berlin Konferansı

Libya ve Hafter

Hafter, Libya için BAE’nin sağladığı finans desteği ve Wagner Özel Rus askeri şirketinin sağladığı askeri destek sayesinde aylardır planladığı Trablusa girme hedefi doğrultusunda çatışmaları bu salgın günlerinde dahi gevşetmeyip tam tersi arttırarak devam ettirmiştir. Buna karşılık son zamanlarda UMH’nin etkili eylemleri söz konusudur.

Libya ve Ulusal Mutabakat Hükümeti

Libya
Libya İçin Gönderilen Siha/Temsili

Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti, özellikle Türkiye’nin sağladığı SİHA’lar ile mücadelesini sürdürerek son günlerde çatışmaları arttıran Hafter ve milislerine karşı önemli hedefleri yok ederek başarılı sonuçlar elde etmiştir. UMH’nin amaçları:

  • Hafter güçlerini Trablus güneyinden tamamen atmak,
  • Sirte’de kontrolü yeniden sağlamak,
  • El-Vatiye ve Cufra askeri hava üslerini etkisiz hale getirmek ve hava sahasının kontrolünü tamamen ele geçirmektir.

Bu hedefler doğrultusunda yapılan başarılı eylemler ile ülkenin batısındaki Sıbrata, Surman gibi kentlerin kontrolü tekrar UMH’nin eline geçmiş ve Tunus hattına kadar kontrol sağlanmıştır. Türkiye’nin İHA-SİHA yardımı sayesinde Hafter güçlerinin zayıfladığı ve güç dengesinin değiştiği birçok yabancı medya tarafından da aktarılmaktadır. Son günlerde ise UMH güçleri, Hafter’e ait birçok mühimmat ele geçirdi, Tarhuna’yı Hafter ve milislerinden temizleyip almak için operasyonlara başladı ve kentin girişine kadar gelerek SİHA desteğiyle birçok hedefi vurarak başarılı sonuçlar elde etti.

Kaynakça:


Oktay Soysal
Ben, 1997 İstanbul doğumlu Oktay SOYSAL. İstanbul Ticaret Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler öğrencisiyim. Siyaset, Tarih alanlarıyla ilgili hem bölümüm gereği hem de hobi olarak araştırmalar yapmaktayım ve bu araştırmalarımı akademik düzeye çıkarmayı hedeflemekteyim.