Lenin Rusyası – Zaferin Tablosu

Lenin – Devrim

Bu tablo aslında 1917 Ekim Devrimi sırasında Geçici Hükümet’e ait son bina olan Kışlık Sarayı’nın teslim olması üzerine saraya giren bir Sovyet askerini son Rus Çarı II. Nikola‘nın tahtının önünde tasvir eden bir tablo. Zaferin bir tablosudur aslında burada gördüğünüz. Sovyet askeri Lenin’e benzetilmiş ve baktığınız zaman yüzündeki gülümsemeden zaferin tadını çıkardığını görebilirsiniz. Bu zafer büyük bir devrim niteliğindedir. Daha sonra dünyanın en büyük devletlerinden biri olacak ve dünyanın belki de şeklini belirli bir süre olsa da değiştirecek olan bir devletin ilk zaferini temsil ediyor. Lenin Rusyası ve Zaferin Tablosu yazımız sizlerle.

lenin

Kızıl Rusya

Lenin, Marksizm üzerine kurulmuş politik ve ekonomik bir teori olan Leninizm’in de kurucusudur. Leninizm, Marksizmin çağın gereklerine göre hem kuramsal hem politik hem de ekonomik alanda, temel ilkelere bağlı kalarak yeniden uyarlanması olarak anlaşılır. Leninizm kavramı, yeni olgular ve yeni bilimsel gelişmeler doğrultusunda Marksizmin yeniden üretilmesi gereği üzerinden değerlendirilir. Marksizmin devrimci ve bilimsel özüne uygun olarak geliştirilmesi olarak anlaşılır ve genelde Marksizm-Leninizm  olarak anılır.
Asıl önemli olan ise Rusya’da monarşiyi kaldırıp, Sovyetler Birliği‘ni kuran adamdır.

Yeni Düşman Yaratmak

Birinci Dünya Savaşı sırasında Almanya bir düşmanını yok etmek istiyordu ve Lenin’e en büyük yardımı o zamanlar Rusya ile savaşta olan Almanya yapmıştır. Lenin’in Rusya’ya tekrar gitmesinde yardımcı olmuş ve iç karışıklık çıkartarak Rusya’yı savaşın dışına itilmesine hatta artık Rusya değil de SSCB olarak bildiğimiz Sovyetler Birliği’nin kurulmasına yardım etmişlerdir.

Lenin ve İdeolojisi

Burada aslında bir konuya değinecek olursak Lenin’in istekleri ve ideolojisi Almanya gibi imparatorlukla yönetilen bir ülke için aslında tersti. Lenin ’in ideolojisi tam olarak sosyalist bir devlet kurmak ve bu devletin çatısı altında diğer devletleri birleştirmek vardı. En önemli nokta o zamanki devletlerin hepsi, Almanya dahi sosyalizm fikrine karşıydılar ve komünist olan herkes onlar için bir düşmandı. Hem onları destekleyen Almanya için bu fikir hem de diğer Rusya’nın müttefiki olan İngiltere ve Fransa için bu fikir tamamen aynıydı hatta biraz daha genişletirsek neredeyse tüm dünya ülkeleri için de komünizm bir düşmandı. Olmak da zorundaydı çünkü o zamanki liderleri indirmek demekti sosyalizmin gelmesi. Kralların olmaması, imparatorluklara tersti. Sosyalist fikrindeki işçilere verilen haklar da liberalizmle yaşayan diğer sözde demokratik ülkelere ters bir şeydi.

Tarihin Oyunu

Sözde demokratik dememizin de en büyük sebebi herkesin fikrini benimsediklerini söyleyen demokratik ülkelerin hepsi, ağır kapitalist şartlar altında alt sınıfın ezilmesine kesinlikle karşı olmayan ülkelerdi. Tarihin bir oyunu dememizin en büyük sebebi ise Lenin’in Rusya’ya gönderilmesinde yardımcı olan Almanya’nın daha sonra kurulmasına sebep olduğu Sovyetler Birliği tarafından neredeyse tamamen yıkılacak olmasıdır. O zamanki bir düşmanı ortadan kaldırarak belki de dünyanın neredeyse hepsine düşman olacak başka bir devlet oluşmasına sebebiyet vermiştir.

Yanlış Hesaplar

Almanya, Rusya’nın ortadan kalkmasıyla savaşı kazanacağını zannediyordu fakat ilk büyük savaşı bir sürü borç batağına girerek kaybetmişti. Rusya’nın savaştan çıkması onlara sadece bir süre vakit kazandırmıştı, kaybetmelerine engel olamamıştı.
Bunun dışında Almanya daha sonra daha da güçlenerek tekrar kaybettiği her şeyi almak istediği yeni bir devlet, yeni bir liderle tekrar yola çıkmıştı. Bu devletle kaybettiği toprakları geri almış hatta daha da ilerleyerek neredeyse bütün Avrupa’yı ele geçirmişti. Karşısında savaşı neredeyse kaybetmek üzere olan İngiltere ve daha savaş açmamasına rağmen, ideolojik olarak düşmanı Sovyet Rusya kalmıştı.

Tarihin Adaletsizliği

Kurulmasında yardımcı olan Almanya’nın en büyük düşmanı haline gelen Sovyetler Birliği’ne savaş açmıştı ve Dünya Savaşı da bir anda bambaşka bir noktaya gelmişti. Almanya şu anda herkesin, filmlerden ve Amerikalı yazarların kitaplarından gördüğü ve öğrendiği şekilde Amerika sayesinde değil de asıl kaybetmesini sağlayan, askerlerinin çoğunun ölmesine neden olan, Sovyet Birliği tarafından yenilmişti aslında. Sovyetler Birliği onun kurulmasında yardımcı olan bu ülkenin yarını da kendi kuklası haline getirmişti.
Kısacası Almanya bir savaşı yenmek için bir düşmanı elemek isterken hem o savaşı (Birinci Dünya Savaşı) hem de diğer büyük savaşı kaybetmişti. (İkinci Dünya Savaşı). Yani kendi yararlarına olmasını planladıkları bu iş yüzünden, tarihlerindeki en büyük yenilgiyi almışlardı.

lenin

Amerikan Propagandası

Burada bir anekdota değinmemiz gerekiyor. 1946 yılında Fransa’da bir anket yapılmıştır. Anket çok basit bir sorudan oluşuyordu. İkinci Dünya Savaşı kimin sayesinde kazanılmıştır? Anket sonuçlarına bakacak olursak halkın gözünde yaklaşık yüzde yetmişlik bir kesim savaşın Sovyetler Birliği sayesinde kazanıldığını söylemiştir. İngiltere ve Amerika’nın payı geriye kalanını oluşturuyordu fakat aynı anket 1990‘larda yapıldı zaman sonuçlar değişmiştir. 1990 yılında yapıldığı zaman anket sonuçları yüzde seksen oranında Amerika sayesinde kazanıldığı söyleniyordu halkın gözünde. Burada asıl olan etki Amerika’nın bütün ülkelere aynı etkiyi yapmış olmasıdır. Bu etki D-Day olarak bilinen Normandiya Çıkarması sonrası savaşın kaderini değiştirdikleri ve savaşın bu çıkarma sayesin bir anda tersine döndüğünü bütün herkese zorla aşılamalarıdır. Bütün insanlar D-Day’i bilir fakat Alman ordularını zaten geriye itmeye başlayan Sovyet taarruzlarını neredeyse bilmez.

lenin

Lenin Rusya’sı – Zaferin Tablosu‘ adlı yazımızın sonuna geldik. Bizleri Instagram ve Twitter hesaplarımız üzerinden takip edebilirsiniz. Diğer içeriklerimize de göz atmayı unutmayın!