Koronavirüs Toplumsal Yaşamı Derinden Etkileyebilir mi?

Koronavirüs günlük yaşamlarımızı derinden etkiledi bile. Dünya üzerindeki pek çok hükümet, insanlar arasındaki teması en aza indirmek için pek çok kararı geçtiğimiz günlerde aldı. Benzer şekilde Türkiye’de de hükümetin pek çok etkili uygulamada bulunduğunu görüyoruz. Okulların tatil edilmesi, çalışanların evde çalışmaya teşvik edilmesi, eğlence mekanlarının sonraki karara kadar kapatılması… Geçtiğimiz gün, zorunluluktan dolayı İstanbul’daki bir alışveriş merkezine kısa süreyle gittim. Hayatımda ilk defa bu kadar boş bir şekilde gördüm alışveriş merkezini. Dükkanların içerisi bomboş. Yemek katı bomboş. Kahvecilerin önünde, içişleri bakanlığının kararıyla kapatıldıklarına dair bir bilgilendirme… Sinema kapalı. Dükkanlarda çalışanların bazıları bıkkın bazılarıysa telaşlı bakışlarla etrafı izliyor. Bazıları muhabbet ediyor. Bazılarıysa sıkılmamak için telefonlarına bakıyor. Şaşırdım. Acaba burayı bir daha böyle görür müyüm diye düşünmeden edemedim. Gerçekten de insanlar uygulamaları ciddiye alıp, kalabalık yerlere gitmeyi, virüsün yayılmasını engellemek için bırakmışlar.

Bazı uzmanlara göre virüsün yok olması 2021’in baharını bulabilirmiş. Düşünsenize, hükümetlerin bugün uyguladığı uygulamaların hepsi bir seneden daha uzun bir süre boyunca geçerli kalacak. Bizler, sokağa çıkarken endişeli olacağız. Temizliğe eskisinden çok daha fazla önem vereceğiz. Kalabalığa takılmamaya çalışacağız. İşimize belki de bu süre boyunca evden devam edeceğiz. Yurtdışına çıkmayacağız. Türkiye sınırları içerisinde bile seyahat etmemeye çalışacağız. Toplu taşımayı, ulaşım için tercih etmeyeceğiz. Günümüzün belki de büyük bir kısmını evde geçireceğiz. Sizleri bilmem, ama bütün bunları bir seneden daha uzun süre yapmak fikri bile beni rahatsız ediyor.

koronavirüs

İngiltere’de salgının büyük ihtimalle büyüyeceğini yazan bir reklam panosu.
https://www.businessinsider.com/coronavirus-uk-parliament-closed-5-months-super-spreaders-covid-2020-3

Peki varsayalım ki beklenilen oldu. 2021 baharında gerçekten virüs ortadan kalktı. Hükümetler bu sürece kadar yavaş yavaş güvenlik uygulamalarını kaldırdılar. Günlük yaşam eskisine dönmeye başladı. Peki biz insanlar eski düzene tekrar adapte olabilecek miyiz? Toplu taşımaya aynı rahatlıkla binebilecek miyiz? Çinliler ve İtalyanlar gibi milletlere karşı herhangi bir ayrımcılık olacak mı? İşte bu yazıyı yazmamın temel sebebi de aklımda böyle soruların olması. Bir sene gerçekten çok uzun bir süre. Ve bana sorarsanız, bir sene boyunca az önce bahsettiğim şekilde davranan insanlar, hastalık sonlandığında eskisi gibi davranmayacaklar. Belki de COVID-19’un etkileri öngörebildiğimizden çok daha büyük olacak.

koronavirüs

Geçtiğimiz günlerde okuldaki ekonomi öğretmenimle bu konuyu konuştuk. Kendisi, tarih boyunca görülmüş olan büyük toplumsal değişikliklerin, çeşitli “kriz zamanları”nda olduğunu söyledi. Örneğin feodalizm. Roma İmparatorluğu’nun ortadan kalkmasıyla Avrupa’da bir otorite eksikliği oluştu ve egemenlik kuranlar genellikle barbarlar oldu. Halkın ihtiyaçlarını karşılayacak güçlü bir devlet kurumu oluşmadı. Sonucunda ne oldu? Katolik kilisesi güçlendi ve manastırlarla halka eğitimi ulaştırmaya çalıştı. (Daha sonraki dini uygulamaları ironiktir.) Feodal lordların otoritesi arttı ve insanlar bu lordlara bağlı kalarak ihtiyaçlarının karşılanacağına, barbarlara karşı korunacaklarına inandılar. Antikçağ’da görülen Roma gibi büyük imparatorluklar, yerlerini feodalizm gibi yerel bir sisteme bıraktı. Üretim şekli değişti. Eskiden Roma’da artı ürün oluşurdu ve eyaletler arasında ticaret olurdu. Ancak feodalizmle birlikte kalelerde yapılan üretim ancak o topluluğa yetmekteydi. Sonuç olarak, Avrupa’da o zamanlar görülen devlet otoritesi eksikliği ve barbar tehditi, yepyeni bir toplumsal düzene zemin hazırladı.

Feodalizmi temsil eden bir görsel.
https://www.kozanbilgi.net/feodalizm.html

Coğrafi keşifler ve sanayi devrimi de toplumsal değişime güzel örneklerdir. Toplum nüfusunun artması, insanlara yeterince kaynak olmaması gibi sebeplerden dolayı önce hammaddenin başka kıtalardan temin edilmesi ve oradaki halkın köle olarak kullanılması gündeme gelmiştir. Bu sebeple coğrafi keşifler başlamıştır. Makineleşmeyle de üretimin artması hedeflenmiştir. Görüldüğü üzere, zor zamanlar çeşitli sonuçlar doğurmuştur.

Coğrafi keşifleri temsilen bir görsel.
https://www.tarihiolaylar.com/tarihi-olaylar/cografi-kesifler-1425

Peki yeni tip Koronavirüs yukarıda bahsettiğim toplumsal değişimler gibi bir sonuca yol açabilir mi? Oldukça muhtemel. Günümüzde teknolojik gelişmeler ve inovasyonlar süratle gerçekleşiyor. Üretimin çeşitli bölümlerine robotlar geniş çapta dahil edildiler bile. Çoğu kişinin aklında üretimin ve işletmelerin teknolojik gelişmelerle nasıl ve ne zaman etkileneceği soruları zaten vardı. Belki de Koronavirüs, üretim ve toplumsal yaşamdaki değişimi hızlandıracak etken olabilir. Çeşitli firmalardaki çalışanlar işlerine evlerinden devam ediyorlar. Eğer firmalar bunun uzun vadede daha kârlı olduğunu düşünürlerse (çünkü çalışanların yemek, ulaşım gibi ihtiyaçlarını karşılamaları gerekmiyor) uzun vadede belki de böyle devam etmek isteyebilirler. Bazı fabrikalar kapatıldı ama buralardaki üretim bundan etkileniyor. Bu fabrikalara daha fazla robot eklenmesi gündeme gelecektir. Gelecekte de koronavirüs gibi salgınların ortaya çıkması durumunda sorun yaşamamak için robotlar rağbet görecektir. Dahası: kuryeler. Şuan pek çok eve, ihtiyaçları kuryeler götürüyor. Muhtemelen salgın süresince kuryelere olan ihtiyaç daha da artacaktır. Abartı bir senaryo düşünürsek, insanların işlerini evden halletmeleri durumunda, insanların ihtiyaçlarını robotlar bile taşıyabilirler.

Talebina artmasıyla birlikte daha fazla firmanın robot üretimine yatırım yapmasıyla ilgili 01/02/2020 tarihli bir yazıdan.
https://www.vir.com.vn/more-companies-invest-in-robot-production-as-demand-rises-73538.html

Yazdıklarımın çoğu sadece tahminden ibaret. Koronavirüs belki de teknolojik gelişmeyi topumsal yapı değişikliğine dönüştürecek etken olur. Belki de olmaz. İlerleyen yıllarda bunu daha açık göreceğiz. Ancak ne olursa olsun, şu anki olayların bazı şeyleri kalıcı olarak etkileyebileceğinin farkında olmalıyız.


Hasan Berk Zengin
Merhaba, ben Hasan Berk Zengin. Robert Koleji'nde 11. sınıfa gidiyorum. Ekonomi ve tarih alanlarında araştırmayı ve yazmayı seviyorum.