Postmodern Kitaplar

Kitap Önerileri Serisi: Postmodern Kitaplar

Kitap önerileri serimizin ikinci kısmı sizlere. Bu kısımda biraz uç kısımlara gidelim, sıradanlıktan uzaklaşalım o nedenle seçimimiz Postmodern kitaplardan yana ve sizler için birbirinden güzel kitaplar hazırladık. Öncesinde ”Postmodern” hakkında ufak bir bilgi verip ardından Postmodern Kitaplar önerilerime geçeceğiz.

Postmodern Nedir?

Postmodernizm 20.yüzyıl başlarında, Edebiyatta özellikle roman türünde kendini göstermiştir. En önemli özelliklerinden biri dil ve kelime oyunlarına dayanıyor olmasıdır. Diğer kitap türlerinde tek bir anlatıcı vardır genelde ve biz bu anlatıcıya belirli yerlerde belirli karakterde rastlarız. Fakat Postmodernizm buna tamamen karşıdır. Anlatıcı her şeyin sesidir, her şeyin sesinde anlatıcı vardır. Şimdi hem Dünya Edebiyatından hem de Türk Edebiyatından birbirinden değerli o eserlere göz atalım.

1- Virgina Woolf- Deniz Feneri

Öncelikle belirtmeliyim ki kitabımız bir olay kitabı değil. Ramsay ailesi ve onlara gelen misafirlerin bilinçlerine giriş yapıyorsunuz. Peki bu nasıl mümkün oluyor? Virgina bilinçakışı tekniğini o kadar sık kullanıyor ki gelen her kişinin zihninden geçenleri adeta kendi zihninizdeymiş gibi okuyorsunuz. Elbette bu anlarda biraz zorlanıyorsunuz. Zaten Postmodernist kitapların çekici olan yanları da bana göre budur.

Virginia, karakterlerden biri olan Lily üzerinden aslında kendini hayatını anlatmayı hedeflemiştir. Ramsay üzerinden anlattıkları da kendi anne ve babasıdır. Kendisi feminist bir yazardır. Günümüzün yanlış anlaşılan feminizm düşüncesinin aksine feminizm düşüncesinin doğru özünü benimsemiştir ve bu kitapta da bunun izlerini görebilirsiniz.

Olay örgüsü olmaması sizi sıkacak gibi düşünmeyin. Virginia sayesinde, masadaki her bireyi ayrı ayrı benimsiyorsunuz. Mesela bir konu hakkında olumlu düşünürken, diğer karaktere geçiş yaptığınızda aynı konu hakkında olumsuz düşünceye kapılabiliyorsunuz. Ve işin güzel yanı bunun farkına varabiliyor, altını çizip notlar alıyorsunuz.

Postmodern Kitaplar

Yaşamla arasında bir alışveriş sürüyordu, yaşam bir yanda, kendisi öbür yanda, o yaşamı alt etmeye çalışıyordu, yaşam da onu.

Virgina Woolf- Deniz Feneri

2-Chuck Palahniuk– Dövüş Kulübü

Chuck Palahniuk, Amerika’nın en değerli yazarlarından biri. Dövüş Kulübü eserini hepimiz biliyoruz. Kitabından çok filmi ile tanınıyor olsa da biz bu içeriğimizde kitabından bahsedeceğiz.

Dövüş Kulübü kitabının garip bir hikayesi var. Yazar parasız kaldığı dönemlerden birinde yazmaya başlıyor kitabını. İlk başta ‘‘Kargaşa Projesi” olarak ve hikaye olarak tasarlamış. Birçok yayınevine gönderiyor fakat ”ret” cevabı alıyor. Ardından bunu roman haline getiriyor. Filmi izlediyseniz fark ederseniz argo kelimeler ve yeraltına ait cinsel içerik fazladır. Yazar bunu sinirlendikçe daha fazla saldırgan yazmakla açıklıyor bir röportajında. Şimdi konusundan bahsedeceğim.

Kitabımızın ana karakteri tıp dilinde insomnia olarak belirtilen halk arasında uykusuzluk olarak bilinen bir hastalıktan şikayetçidir. Uyuyamamak onun hayatını alt üst etmektedir. Bunu aşmak için çeşitli kanser terapi gruplarına gitmektedir çünkü fiziksel acıları hissetmek onun bu sorununa iyi gelmektedir. Ta ki yeni bir sorun edinene kadar. Orada Marla adında bir kadınla tanışır ve hayatında kocaman bir delik açılır. Hiç ummadığı bir zamanda hayatına üçüncü bir kişi daha dahil olmaktadır; Tyler. Bu kişi ana karakterimizin tam zıttı bir adamdır. Roman bu üç karakter etrafında cereyan ederken tüketen topluma söven bir yazarın kelimeleriyle sizler de aynı toplumun bir parçası olduğunuzun farkına varacaksınız.

Postmodern Kitaplar
Chuck Palahniuk

”Mobilya satın alırsınız. Kendinize dersiniz ki, bu hayatım boyunca ihtiyaç duyacağım son kanepe. Kanepeyi alırsınız ve sonraki birkaç yıl boyunca, hangi işiniz ters giderse gitsin, en azından, kanepe sorununuzu çözmüş olduğunuzu bilirsiniz. Sonra aradığınız tabak takımı. Sonra hayallerinizdeki yatak.. Perdeler.. Halılar.. Sonra o güzel yuvanızda kısılıp kalırsınız. Bir zamanlar sahip olduklarınız artık sizin sahibiniz olur.”

Dövüş Kulübü- Chuck Palahniuk

3- Albert Camus- Yabancı

Albert Camus, bu listemizin olmazsa olmazları arasındaydı. Kendisi tarzıyla farklılıklar yaratan yazarlar arasında. Kelimelerle öyle bir oynuyor ki bir kelimeye bin farklı anlamı öyle bir yüklüyor ki hangi anlamda kullandığını anlamak pek mümkün olmuyor. Dahası konuşan kim fark edilmiyor. Konuşan hangi kişi, hangi karakterin sesi? Kimlerden geliyor yankılar fark edemiyorsunuz.

Yabancı. Kelimenin ağırlığını hissedebiliyor musunuz? Hayatınız boyunca herhangi bir yere yabancı hissetmediyseniz, bu kitabı şiddetle okumanızı öneriyorum çünkü iliklerinize kadar yabancılığı soluyorsunuz. Karakterimiz bir cinayet işliyor, farkında olmadan yapıyor bunu. Güneşin etkisiyle, bunalıyor ve sıkıyor kurşunu. Suçlanıyor ve kendisine savunma hakkı tanınmıyor. Gerekçeler ise o kadar saçma ki ”annesinin cenazesinde neden ağlamamış?” mahkeme salonunda bu tartışılıyor.

İşte kitap, topluma ve kendine yabancılaşan bir adamı konu alıyor. Bu adam aslında ”yabancı” olarak nitelendiriliyor olsa da aslında dünyanın dört bir yanındaki kişiler onu tanıyor. Ben tanıyorum, siz de tanıyorsunuz. Çünkü aslında hepimiz aynı yabancılığı göğsümüzde taşıyoruz. Herkes hakkımızda konuşurken biz susuyoruz, herkes bizi suçlarken biz kendimizi savunamıyoruz. Toplumun laçkalığı karşısında gittikçe içimize siniyoruz.

“Bugün annem öldü belki de dün bilmiyorum.”

Albert Camus- Yabancı

4-Franz Kafka- Dönüşüm

Kafka denilince birçok kişinin aklına Dönüşüm ve Milenaya Mektuplar kitabı geliyor. Dönüşüm kitabı yıllar önce yazılmış olmasına rağmen günümüzde büyük coşkuyla okunuyor. İnce kitap olmasına karşın büyük yankılar uyandırıyor.

Gregor Samsa, bir sabah uyandığında kendini böcek olarak buluyor. Evet olay tam da böyle başlıyor. Kafka bunu o kadar ince işliyor ki olayın simgesel bir böcek mi yoksa gerçek bir böcek olduğunu mu ilk okuyuşunuzda pek anlayamıyorsunuz. Yorumlamaya başlıyorsunuz, ailesinin tavrını, evine gelen patronunun tavrını. Tam gerçek böcek olmuş derken; hayır toplumun altında ezilen ve kendini böcek gibi hisseden bir insan diyorsunuz. Sonra farklı bir anlatıma geçiyor Kafka, bu kez de hayır toplum bu insanın suyunu çıkarmış, böcek haline getirmiş ve şimdi de ezip köşeye atacak diyorsunuz. Postmodern kitaplar serisindeki yazarlar arasında Kafka’yı anmamak ona ve bu ölümsüz eserine haksızlık olurdu.

Postmodern Kitaplar
Franz Kafka

Sürekli değişen, hiç süreklilik kazanmayan asla samimileşmeyen insan ilişkileri. Yerin dibine batsın.

Franz Kafka- Dönüşüm

5- Oğuz Atay- Tehlikeli Oyunlar

Oğuz Atay, ülkemizin yetiştirdiği müthiş insan. Tutunamayanlar eseri ile üst kurmaca tekniğini kullanmaya başlamış Tehlikeli Oyunlar romanı ile bunu devam ettirmiştir. Ve tüm eserlerinde postmodernizmi esas alarak yazmaya devam etmiştir.

Hikmet Benol, Tehlikeli Oyunlar kitabımızın ana karakteri. Aslına bakarsanız Hikmet Benol karakteri ile kendini seslendirmiştir. Kendi iç dünyasında karmaşık kavgalar yaşayan, Batı ile Doğu arasında gidip gelen, içinde büyük fırtınalar barındıran bir insan. Öte yandan Albay karakteri çıkıyor karşımıza. Hikmet Benol ‘un aksine bir adam. Okumuş ve bilgili. Hikmet Benol nasıl içine kapanıksa Albay o kadar dışa dönük birisi. Bir gün Hikmet Benol oyunlar yazmak istiyor, konuşmak istiyor. Konuşturmak istiyor ama kimi? Herkesi! Tarihteki herkesi, görünen görünmeyen her nesneyi. Ve işte, sonra Tehlikeli Oyunlar oluşuyor. Postmodernizm özelliklerinden bahsederken olaydan çok anlatıcının varlığından bahsetmiştik. Oğuz Atay burada bunu konuşturuyor.

Bu kitap için daha fazla bilgi için şu incelememizi okuyabilirsiniz: https://birparcatuhaftik.com/oguz-atay-tehlikeli-oyunlar-kitap-incelemesi/

Kafam cam kırıklarıyla dolu doktor. Bu nedenle beynimin her hareketinde düşüncelerim acıyor, anlıyor musun?

Oğuz Atay- Tehlikeli Oyunlar

Kitap sayısını fazla tutup sizleri boğmak istemiyoruz, bunun için sınırlı sayıda kaliteli kitapları seçiyoruz. Siz bu kitaplardan kaçını okudunuz?

Kitap Önerileri Serisi: Postmodern Kitaplar‘ adlı yazımızın sonuna geldik. Bizleri Instagram ve Twitter hesaplarımız üzerinden takip edebilirsiniz. Diğer içeriklerimize de göz atmayı unutmayın!