Kitap Çevirmenleri

Kitap Çevirmenleri Yazar ile Okur Arasında Nasıl Bir Sorumluluğa Sahiptir?

Kitap çevirmenleri esasen yazar ve okuyucu arasında köprü olan ve çoğu zaman dikkatten kaçan insanlardır. Tarih boyunca kaleme alınmış ve hala daha kaleme alınan eserlerin kendi dilimize kazandırılmasının önemi inkar edilemeyecek boyutlarda değerlidir. Dolayısıyla da bu değere katkı sağlayan kitap çevirmenlerinin de önemi ve değeri kanımca dikkate alınmalıdır. Neticede okur büyük oranda kendi coğrafyasından okumalar ile kendini sınırlandırmak istemeyecektir ve samimi fikrim, istememelidir de. Dolayısıyla da bu noktada kitap çevirmenlerinin yaptığı işin değeri ve önemi düşünüldüğünde, dikkate alınması daha etkili olacaktır. Yazımda da, bir okur olarak kitap çevirmenleri ve çeviriler üzerine bir bakış açısına değinmek istemekteyim.

Bir milletin, diğer milletler edebiyatını kendi dilinde, daha doğrusu kendi idrakinde tekrar etmesi; zeka ve anlama kudretini o eserler nispetinde artırması, canlandırması ve yeniden yaratmasıdır. İşte tercüme faaliyetini, biz, bu bakımdan ehemmiyetli ve medeniyet davamız için müessir bellemekteyiz.[1]

Maarif Vekili Hasan Ali Yücel – 23 Haziran 1941
Kitap Çevirmenleri
Hasan Ali Yücel

Kitap Çevirmenleri ve Çeviriler Üzerine

Kitapların çevrilmesi durumunun genel manada değerli iş olduğunu öne sürsek de genelleme yapılarak her kitap çevirisinin dolayısıyla da çevirmenin iyi olduğunu söyleyememekteyiz. Bunun yanı sıra da, çevirmenden bağımsız olarak da çevirinin yetersizliğinin de farkında olabilmekteyiz. Paul Valéry, şiiri çeviride kaybolan şey diye tanımlar.[2] Bu bağlamdan yola çıkarak en sağlıklı ve etkili okuma biçiminin, anadilde okuma olduğunu ifade edebilmekteyiz. Ancak bunun yetersizliği de apaçıktır. Neticede her okurun birden fazla dil bilmediği gerçeği de bulunmaktadır.

Kitap Çevirmenleri
Fransız şair ve yazar Paul Valéry

Çeviride bu söz konusu yetersizliğin bağlantısı doğrudan dilin ta kendisidir. Çünkü bir dilde kullanılan bir kelime, başka bir dilde birden fazla anlama sahiplik edebilir. İngilizce ve Türkçe üzerinden örneklerle varsayalım; Okuduğumuz cümlede var olmak ifadesinin geçtiğini düşünelim. İngilizce karşılığı olarak birden fazla anlamı bulunmaktadır (exist, to be vs.). Dolayısıyla da okuduğumuz bu metin ancak cümle bütünlüğü baz alınarak anlamlı bir biçimde Türkçe’ye çevrilirse büyük oranda doğru olacaktır ve esasen bu da öylesine kolay bir iş değildir.

Neticede çevirmenlik lisans eğitimi üzerinden tanımlanmaktadır. Çevrilmesi gereken eserde salt kelimelerin çevirmesi değil metinlerin anlamlı olması istenir ve elbette bu da yalnızca kelimelerin o dildeki karşılığını çevirerek olmamaktadır. Bu sebeple de çevirmenin yorumu sık sık gerekmektedir. Tam da bu noktada da çevirmenler çok büyük bir sorumluluk almaktadır. Alınan sorumluluk gereği de yorum yapmak tahmin edilebileceği gibi tecrübe ve bilgi gerektirir.

Şiirler ve Felsefe Eserleri

Esasen yazımın ana kaynağı olarak baz aldığım eserler bu iki kategori idi. Diğer kitap çevirilerinin de önemini yok saymamakla birlikte şüphesiz daha çok öne çıkması gerekenin bu iki kategori olduğunu düşünmekteyim. Felsefe kitaplarını çevirmenin önemi ise çevirmenin yalnızca çevireceği dile hakim olması gerektiği değil felsefe literatürüne de hakim olmasına yatmaktadır.

Felsefe eserlerinin anlaşılır olmadığına dair yapılan yakınmalar günümüzde de rast geldiğimiz yakınmalardır. Bunun sebebi salt çeviri olmamakla birlikte büyük oranda öyledir (esasen felsefeye aşinalık bile çoğu zaman felsefe eserini anlamaya ve okumaya yetmemektedir)

Kitap Çevirmenleri
Türk filozof, yazar ve şair sıfatlarıyla bilinen Oruç Aruoba’nın felsefe çevirileri de bulunmaktadır.

Söz konusu şiirler ise lirik anlatımlarla bilinmektedir. Türkçe bir şiir okuduğumuzda onu herhangi bir düzyazılardan ayıranın belli bir ahenk ve ses oyunları olduğunu hepimiz bilmekteyiz. Tam da bu durumda bir başka dilden aktarılması gereken şiirin önemi ise fazlaca artmaktadır. Şiirin yapısına sadık kalarak yapılacak çeviri, çevirmenin yapacağı yorumlarla fazlaca önem kazanacaktır. Dolayısıyla da her şiir çevirisi yine kolaylıkla üstesinden gelinebilecek bir iş olmayacaktır.

Bizim okuma serüvenimizde çokça emeği dokunan çevirmenlere ve çevirmenlik işine kendi düşüncelerim ekseninde değinmek istedim. Okuduğumuz eserler her daim güzel bir çeviriye sahip olmayacaktır elbette. Dolayısıyla da salt genelleme yoluyla çevirmenlik işine bir övgüler dizmekten ziyade, çevirilere özveriyle yaklaşanlara değerli kişilere teşekkürler iletmek istediğim bir bakış açısıyla bu yazıyı yazmış bulundum.

Diğer içeriklerimize göz atmak için buraya tıklayın. Ayrıca, bizi Instagram ve Twitter üzerinden takip etmeyi unutmayın.

Dipnotlar

  • [1] Hasan Ali Yücel‘e ait olan bu alıntıyı Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları’na ait herhangi bir eserde bulabilmekteyiz.
  • [2] Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları basımı olan ve çevirmeni Sabahattin Eyüboğlu olan Ömer Hayyam – Dörtlükler eserininin Önsöz kısmından birebir yapılan bir alıntı.

Mert Can Ay
Ege Üniversitesi Kimya bölümü öğrencisi. Lisans eğitiminin yanı sıra düşünmekten ve düşlemekten hoşlanan, kendi çapında da felsefeye, edebiyata ve sanata dair merakı neticesinde düşüncelerini aktaran birisi. [email protected]