fbpx
GenelİnançSosyolojiTarih

Kerbela

Kerbela Olayı 10 Ekim 680’de Muharrem ayının 10.günü acımasız olayın geçtiği yer olan Kerbela Çölünde gerçekleşmiştir. Peygamber torunu Hz. Hüseyin ve I. Yezid arasında hilafet sebebi ile gerçekleşmiştir. Hüseyin’in etrafında ailesi ve kendisini destekleyen 72 kişi bulunuyordu. Yezid’in ise yaklaşık 4500 kişilik bir ordusu vardı. Ordunun başındaki komutan ise bir sahabe olan Sad’ın oğlu Ömer’dir.

Olayların İlk Çıkışı

Kerbela olayının en temel sebebine gidecek olursak; ne zaman ki Hz. Muhammet öldü, daha defin işlemleri olmadan halifelik sorunu ortaya çıktı. Peygamberin defnedilmesi beklenmeden daha o gece bazı sahabeler kendi aralarında toplandılar ve bu konu üzerinde konuşmaya başladılar. Bu konuşmalara Ali katılamamıştı. Daha sonra ilk halife Ebubekir olarak seçildi. Daha ilk halife seçiminden başlayan ayrılıklar yaşandı. Çünkü bazı kesimler peygamberin amca oğlu olması ve kızı ile evliliği sebebiyle Ali’nin başa geçmesini istiyorlardı.

Sadece Ali’nin değil yukarıda söylediğim sebepler yüzünden hilafetin Ali ve nesline ait olduğunu her halife seçiminde dile getiriyorlardı. Ebubekir’in yaşlı olması sebebiyle 2 yıl sonra halifeliğe yine oy çoğunluğu ile Ömer geldi. 10 yıl sonra Ömer’in şehit edilmesiyle Osman görevi devraldı. Bu geçişlerde şiddetli olmasa da bu sorunlar kendini gösteriyordu. Şunu söylemekte fayda var; Ali hiçbir zaman hilafetin kendine ait olduğunu söylememiş ve seçilen halifelere saygı duymuş ve ölümlerine kadar yanlarında olmuştur.

kerbela

Osman’ın da şehit edilmesi üzerine halifelik 12 yıl sonra Ali’ye geçti. Peygamberin ölümünden 24 yıl sonra Ali halife olmuştu. Ali başa geçtiğinde Osman’ın katilini bulup kısas yapmakta geciktiği için İslam dünyasında artık eski sürtüşmeler şiddetlenmeye başladı. Artık neredeyse herkes bir taraf tutmaya başladı ve Cemel Vakası, Sıffin Savaşı ve hakem meselesi tarihe geçti.

Kısaca Cemel Vakası, Sıffin Savaşı ve Hakem Meselesi

Cemel Vakası: Ali’yi suçlayan ve halifeliğini istemeyenler peygamber zevcesi olan Aişe’yi yanlarına alarak Ali’nin karşısına çıktılar. Müslümanlar arasında kan akmamasını isteyen Ali ve Ayşe’ye rağmen fitneci bir grup çatışmayı başlattı ve şehitler verildi. Aişe’nin savaş esnasında deve üzerinde olması sebebiyle bu olaya Cemel Vakası denilmiştir ve devenin öldürülmesi üzerine bu savaş son bulmuş, Ali tarafı galip gelmiştir. Aişe bu olaydan pişmanlık duyarak Ali’nin koruması ile Mekke’ye gitti ve bir daha devlet işlerine karışmadı.

Sıffin Savaşı ve Hakem Olayı: Osman’ın akrabası olan Muaviye Ali’ye karşı bir ayaklanma çıkardı. Muaviye o zamanlar Suriye valisiydi. Sıffin’de yani günümüzde çoğumuzun ismini bildiği Suriye Rakka şehrinin yakınlarında Muaviye ve Ali arasında savaş yaşandı. Savaş birkaç ay sürdü ve bir sonuç alınamadı. Arkasından taraflar arasında hakem belirlendi ki uzlaşmaya gidilip halife belirlensin. Fakat bu da sonuç vermedi ve İslam devletinin 2 halifesi oldu. 2 halifesi oldu derken iki taraf da halifelikten vazgeçmeyip kendi etki alanlarında kaldılar. Hakem olayı sırasında savaşa son verilip bazı ayetlerden yola çıkan bir grup bu durumu kabullenmedi ve buradan ayrıldı. Bu ayrılan aşırı tutucu kesime kelime anlamı dışarıdakiler olan “Hariciler” denildi.

Olaylar Derinleşiyor…

Bu olaylardan 5 yıl sonra Ali Hariciler tarafından şehit edildi. Böylece Muaviye Ali’nin oğlu Hasan ile çatışmalar sonucu anlaşarak tek halife olarak devletin başına geldi. İlber Ortaylı Muaviye’nin gerçek anlamda İslam İmparatorluğunu kurduğunu söyler.

Anlaşmaya göre Muaviye öldüğünde halifeliği Hasan yaşıyorsa ona, yaşamıyorsa Hüseyin’e bırakacaktı fakat o ömrünün son yıllarında oğlu Yezid’in halife olması için çalışmalara başladı. Çalışmaları bir sonuç vermedi çünkü bu şimdiye kadar gerçekleşen biat olayının aksi bir durumdu. Muaviye ölünce devletin başına oğlu Yezid geçti ve halifeliğini, babasının anlaşmasına rağmen ilan etti. Bu halifeliğin saltana dönüşmesiydi.

Yezid ilk olarak Hüseyin’in biatını almak istedi çünkü otoritesini net bir şekilde ilan etmesi gerekti. Hüseyin buna yanaşmadı. Baskılar artınca da ailesiyle beraber Mekke’ye gitti. Kufeliler Hüseyin’in Kufe’ye gelmesini, burada ona biat eden binlerce kişi olduğunu ve Yezid’e karşı birlik olmayı teklif etti. Kufe halkı babası Ali ve abisi Hasan’a halifelik olaylarında ihanet etmişti. Araştırma yapması için bir elçi olarak amcasının oğlunu gönderdi. Elçinin gittiğinde katledildiğini ve Kufe halkının savaştan vazgeçtiğini geç öğrendi. Çünkü Hüseyin yola koyulmuştu ve dönmedi.

Kerbela’ya Yolculuk

Hüseyin’in yanında 72 destekçisi ve aile efradı bulunuyordu. Kendi eş(ler)i, çocukları, abisinin oğlu ve bazı akrabaları da bulunuyordu. En küçük aile üyesi 5-6 aylık bir bebekti. Bu kafile Kerbela’ya doğru ilerledi.

Bu sırada Yezid kafilenin gideceği güzergahı öğrenmiş ve Ömer komutasında yaklaşık 4500 kişilik bir orduyu Kerbela’ya doğru yola çıkarmıştır.

Sağda Fırat nehri. Olayın gerçekleştiği yer Fırat’ın kolunun yakınında, işaretli bölge.

Aslında Hüseyin ve beraberindekilerin bulunduğu nokta Fırat nehrine yakın bir mevkiydi. Ömer komutasındaki ordu Hüseyin’in yakınlarına ilk geldiğinde, daha arada bir çatışma olmadan Hüseyin onlara kendisinin ve beraberindekilerin burayı terk etmesine izin vermelerini istedi. Ömer için bu makul bir teklifti fakat bu teklifi Kufe valisi şiddetle karşı çıktı. Hüseyin’in biat etmemesi halinde çölde suya erişiminin kesilmesi talimatını verdi. Neticede Hüseyin biatı kabul etmedi.

2 gün geçtikten sonra grubun suyu tamamen bitmişti. Bu sürede Hüseyin ve beraberindekiler ibadet etti. Son defa biat etmeyeceğini, zulme boyun eğmeyeceklerini ve savaşacaklarını söyledi. Aralarındaki çatışma başladı. Hüseyin’in beraberindeki kişiler tek tek şehit oluyordu. Ehlibeyt sakinleri de şehit olmaya başlamıştı. Öldürülmeleri yetmiyor gibi bir de başlarını kesip alıyorlardı. Hüseyin ile tek mücadele etmenin mümkün olmadığını bildiklerinden fazlaca kişi ona hücum etmiş ve nihayetinde Hüseyin de şehit edilmişti. Hüseyin’in başı kesildi. Arkasından başı atların ayakları altında ezildi. En son olarak da Hüseyin’in ve beraberindekilerin başları Yezid’e götürüldü.

Başsız kalan vücutların definleri Gadiriye köylüleri tarafından yapıldı. Ardından buraya bir türbe yapılmıştır.

İmam Hüseyin Türbesi

Çölün ortasında su bağlantıları kesilmiş, 6 aylık bebeğin bile acımadan katledildiği yerdir Kerbela. Katledilmeyen sadece kadınlar ve kız çocuklarıdır. Erkek çocuklarından sadece doğduğundan beri hassas bir yapısı olan ve hasta olan Zeynelabidin, nasılsa ölür denilerek geride bırakılmıştır. Kalanlar da kesilmiş başlarla beraber Yezid’in karşısına çıkarılmış ve bir süre Şam’da esir tutulmuşlardır. Olayların duyulması ve halkın Yezid’e karşı insanlar çoğalmaya başlayınca, Yezid onları serbest bırakıp Medine’ye gitmelerine izin verdi.

Bu talihsiz olay Muharrem ayının 10.gününe denk gelir. Aleviler ve Şialar/Şiiler bu günü yas günü olarak anarlar ve toplanıp tören yaparlar . Sünniler ise yas tutmanın caiz olmadığını söyledikleri için bu günde tören yapmazlar. Fakat bu durum Sünnilerde de derin üzüntü duyulan bir konudur.

kerbela

Ufak bir not: Aşure günü yani Muharremin 10.günü esasen Kerbela Olayı için yapılmaz. Çok üzücüdür ki bu elem olay bu güne denk gelmiştir. Aşure gününde birçok dini hadise gerçekleşmiştir. Hz. Adem’in tövbesinin kabulü, Nuh Tufanı’nın bitmesi, Hz. İbrahim’in ateşe atılıp yanmaması, (…), Hz. İsa’nın doğum ve göğe yükseldiği gün bu günde olmuştur.

Yazar hakkında

Evli barklı, bilgisayar oyunlarını seven, Ankaralı bir pisi annesi.
Benzer yazılar
EğlenceGenelMüzik

Farklı Müzik Türleriyle Tanışmak

GenelHayat

Mehmet Pişkin ve Biz

FilmGenelİnceleme

JOKER - Spoilerlı İnceleme (+18)

AskeriDünyaGenelHayatSosyolojiTarih

Barış Pınarı Harekatı'nın Uluslararası Hukuka Uygunluğu

Abone ol ve son haberleri kaçırma

2 Yorum

Bir yorum bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir