arama

Karayipler’de İslamcı Darbe Girişimi

  • paylaş
  • paylaş
  • Akif Jafarguluzade

Birçoğumuz strateji bazlı yönetim oyunlarında farklı ülkelerle absürt gelebilecek ideolojiler üzerinden yönetim yapmış yahut böyle bir durumu hayal etmişizdir: Avusturya’da İslamcı, Rusya’da Çevreci yahut ABD’de Komünist bir devlet. Kulağa en az bunlar kadar absürt ve imkansız gelen, lakin tamamen gerçek olan bir darbe girişiminden bahsedeceğim. Karayipler’in güneyinde bulunan ve 2 adadan oluşan Trinidad ve Tobago’da bundan tam 29 yıl önce Radikal İslamcı bir darbe girişimi oldu.

Darbe,hangi ideolojiye ve ülkeye ait olursa olsun,kanlı,kötü ve karanlık bir olaydır…

Trinidad ve Tobago’nun kısa tarihi

Trinidad ve Tobago tarih boyunca birçok ülkenin kolonisi olarak yaşamış, 1962 yılında Birleşik Krallık’tan tam bağımsızlığını ilan etmiş, 1976 yılındaysa cumhuriyet sistemine geçiş yapmış bir devlettir. Bölgesinin en renkli ve karışık toplumlu ülkelerinden biridir. Nüfusunun 49,6%’ının hristiyan olduğu bu ülkenin 1,5 milyonluk nüfusunun 37,6%’ı Hintli, 36,3%’ü Afrikalı, diğer 26,1%’i ise farklı birçok milletten. Nüfusun 6%’ının dini İslam. Bu kadar az nüfusa sahip olmalarına rağmen darbe girişimi yapabilmelerinin esas nedeni Cemaat Al-Muslimin isimli silahlı örgütlerinin bulunması.

islamcı

Cemaat Al-Muslimin örgütü

Liderleri Yasin Abu-Bakr tarafından kurulmuş radikal İslamcı silahlı örgüttür. Örgüt lideri ve bünyesindeki militanlar çoğunlukla Afro-Trinidad’lılardan oluştuğundan kendilerini siyahi düşmanlığına karşı savaşan kişiler olarak da nitelendiriyorlar. Bu örgütü Trinidad ve Tobago’da ve aynı zamanda tüm Dünya’da tanınır yapan olay, bizim konumuz da olan 1990 Radikal İslamcı darbe girişimi.

1990 Darbe Girişimi

Yasin Abu-Bakr ve emri altında olan 114 militan, 27 temmuz 1990 tarihi sabahına planladıkları darbeyi eyleme dökmek için kalktılar. 115 silahlı militandan 42’i parlamentonun bulunduğu Kırmızı Saray’a doğru yol aldılar. Yasin Abu-Bakr ve 72 militan ise Trinidad ve Tobago’nun tek televizyon istasyonu olan TTT(Trinidad Tobago Television)’e baskın saldırısı yaptılar. Her iki saldırı beklenmedik bir şekilde başarılı olmuştu. Ülkenin tek televizyon istasyonu olan TTT ele geçirilmiş, Abu-Bakr ve militanları kamera karşısında binlerce vatandaşına darbe bildirisi okuyordu.

42 militanın parlamento saldırısı da başarıya ulaşmıştı: Kabine üyeleri ve kabine lideri Robinson rehin alınmıştı. Robinson orduya saldırı emri verirken militanlar onu durdurmak için sağ bacağına ateş açmıştı, ama artık çok geçti. Haber orduya ulaşmış, ordu ve polis ekipleri Kırmızı Saray’a giden pek çok yolu kapatmıştı. Abu-Bakr darbe konuşması sırasında halkına sakin kalma çağrısıında bulunmuştu .Ama halk başkent Port of Spain ve çevresinde marketleri ve işyerlerini yağmalıyordu. Ordu kuvvetleri Kırmızı Saray’ı tamamen kuşatmış, yer yer Cemaat Al-Muslimin militanlarıyla çatışmalara giriyordu. Darbe haberi yayıldığından itibaren American Airlines ve British Airways havayolu şirketleri başkent Port of Spain’e olan tüm uçuşları askıya almıştı. Darbenin en hararetli olan ilk gününün gecesi ordu Cumberland Tepesi’nde TTT transmitterini ele geçirdi ve TTT’in yayınlarını durdurdu.

Artık Abu-Bakr’in darbe bildirisi yayınlanmıyordu. Başkan Emmanuel Carter OHAL ilan etti ve sıkıyönetim kararı verdi. Abu-Bakr ve adamları 2 en stratejik noktayı ve çevresini işgal etmiş, ülke genelinde büyük kargaşaya ve çok ağır yağma zayiatlarına yol açmış olsalar da, daha fazla direniş gösteremediler. 6 gün süren müzakereler sonucunda 1 ağustos 1990 tarihinde Abu-Bakr teslim oldu ve Trinidad’ta Radikal İslamcı darbe girişimi resmen bastırıldı. Hakkında “Vatana ihanet” davası açılıp tutuklansa bile,affedilerek serbest bırakıldı. Bu affı Özel Meclis daha sonra kaldırsa da, yeniden tutuklanma kararı çıkartılmadı. Yasin Abu-Bakr ve etrafındakiler darbe girişimi yapmalarına rağmen ceza almadılar.

Darbenin Sonuçları

Darbe girişimi sonucunda 24 kişi öldürüldü.Dahası yüzlerce mağaza ve işyeri gaspedildi,binlerce dolarlık mal talana uğradı.Bu darbe girişimi iktidarda olan NAR partisinin sonunun habercisi oldu.1992 yerel seçimlerde yenilen parti tarihin tozlu sayfalarına karıştı.

Darbeden Sonra Cemaat Al-Muslimin

Darbeden sonra eski gücünü bir hayli yitiren örgüt günümüzde de mevcut. Bu darbe sayesinde ünlenen silahlı terör örgütünün bundan sonra da pek çok saldırı girişimi yapmıştır. 2007 mart ayında Cemaat Al-Muslimin örgütünden olduğu söylenen 3 kişi yerel işkadını olan Vindra Naipaul-Coolman’ı öldürdüklerini ve tecavüz ettikten sonra parçaladıklarını itiraf etti. Trinidad ve Tobago’da bulunan birçok camiyi Cemaat Al-Muslimin denetlemekte. 11 eylül olaylarından sonra Trinidad polisi 3 camiye baskın düzenlemiş, lakin herhangi bir silah ve mühimmat bulamamıştır. ABD’de olan hain terör saldırısından 11 gün sonra Yasin Abu-Bakr Londra’da durdurulmuş ve 2 saat sorguya alınmıştı. Aynı yılda Amerika’nın Florida eyaletinde Trinidad ve Tobago’ya gönderilmek üzere olan yasadışı 60 pompalı tüfek ve 10 hafif makineli silah ele geçirilmiştir.
2014 yılında 11 CAM militanı bağımsız senatör Dana Seetahal’ı öldürmekten tutuklandı.

Darbeden sonra Trinidad ve Tobago

Darbe girişiminden 2 yıl sonra yapılan yerel seçimlerde iktidar parti kaybetti. Şimdiyse Merkez Sağ ideolojili parti iktidarda. Birçok latin ve Karayip ülkesi gibi Trinidad ve Tobago’da da yüksek miktarda rüşvet ve fakirlik mevcut. Başkent Port of Spain Kuzey Amerika ve Karayipler’in en suçlu 2. şehri olarak istatistiklerde yer almakta. Halkın büyük kısmı fakir. Birçok zengin işletme Lübnan’lıların elinde bulunmakta. Bu yüzden fakir yerli halk Lübnan’lılarla pek iyi geçinememekte. Trinidad ve Tobago’nun ekonomisinin büyük bir kısmı petrolden ibaret.Tobago adası esasen turistik ada olarak kabul edilmekte.