karabağ ateşkesi

Karabağ Ateşkesi: Zafer mi Hezimet mi?

Hepimizin bildiği gibi 27 Eylül‘de Karabağ‘da başlayan çatışmalar, âdeta cephe savaşına dönüşmüştü. Ermeni ve Türk liderler geçtiğimiz gün yaptıkları açıklamalarda imzaladıkları ateşkes antlaşmasının 10 Kasım itibariyle yürürlüğe girmesi ile birlikte çatışmaların sona erdiğini söyledi. Biz de bugün, Karabağ ateşkesi ve bu antlaşmanın detaylarını inceleyeceğiz.

Yazıma başlamadan önce, Karabağ’ın tarihi hakkında bilgi edinmeniz için “Dünden Bugüne: Dağlık Karabağ Sorunu” adlı yazıma göz atmanızı tavsiye ederim. Öncelikle antlaşmaya göz atalım.

Antlaşmanın Maddeleri

  • 10 Kasım 2020’de tam bir ateşkesi sağlanacak ve Dağlık Karabağ ihtilaf bölgesindeki tüm askeri operasyonlar Moskova saatiyle 00:00’dan itibaren durdurulacak. Bundan sonra, taraflar olarak adlandırılacak olan Azerbaycan Cumhuriyeti ve Ermenistan Cumhuriyeti daha önceden sahip oldukları mevkilerde duracak.
  • Ermenistan tarafının işgal edilen Ağdam bölgesi ve Gazah bölgesi toprakları 20 Kasım’a kadar Azerbaycan tarafına iade edilecek.
  • Dağlık Karabağ ve Laçın koridorundaki temas hattı boyunca, 1.960 asker, 90 zırhlı personel taşıyıcı, 380 araç ve özel teçhizattan oluşan barış gücü yerleştirilecek.
  • Rusya Federasyonu barış gücü, Ermenistan güçlerinin çekilmesine paralel olarak konuşlandırılacak. Rusya Federasyonu barış gücü kalış süresi, taraflardan herhangi biri bu hükmü bu sürenin bitiminden 6 ay önce feshetme niyetinde olmadıkça, önümüzdeki 5 yıl için otomatik uzatma ile devam edecek.
  • Çatışmanın tarafları anlaşmaların uygulanmasının izlenmesinin etkinliğini artırmak amacıyla ateşkesi korumak amacıyla bir barışı koruma merkezi kurulacak.
  • Ermenistan, 15 Kasım 2020 tarihine kadar Kelbecer bölgesini Azerbaycan Cumhuriyeti’ne ve 1 Aralık 2020’ye kadar Ermenistan’ın Dağlık Karabağ ile bağlantısını sağlayacak olan Laçın bölgesi Azerbaycan’a iade edilecektir. Şuşa şehrinden 5 km’den fazla yakın olmamak üzere Hankendi ve Ermenistan’ı Laçın koridoru boyunca birbirine bağlayan yeni bir ulaşım yolu inşa edilecek. Bu rotayı korumak için Rusya barış gücü yerleştirilecek. Azerbaycan tarafı her iki yönde Laçın koridoru ile vatandaşların, araçların ve yüklerin geçişinin güvenliğini sağlayacak.
  • Göçmenler ve mülteciler, BM Mülteciler Yüksek Komiserliği gözetiminde Dağlık Karabağ’a ve çevre bölgelere dönecek.
  • Savaş esirlerinin ve diğer tutukluların ve ölülerin cesetleri değiş tokuş edilecek.
  • Bölgedeki tüm ekonomik ve ulaşım ilişkileri yeniden kuruluyor. Ermenistan Cumhuriyeti, vatandaşların, araçların ve malların her iki yönde engelsiz hareketini organize etmek için Azerbaycan Cumhuriyeti’nin batı bölgeleri ile Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti arasında ulaşım bağlantıları sağlayacak. Ulaşım bağlantıları, Rus Sınır Servisi tarafından kontrol edilecek. Tarafların rızası ile Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti’ni Azerbaycan’ın batı bölgelerine bağlayan yeni ulaşım koridoru inşa edilecek.
karabağ ateşkesi

Zafer mi Hezimet mi?

Hatırladığımız gibi en son Azerbaycan, Şuşa‘yı geri almıştı. Şuşa, Karabağ’ın de facto başkenti olan Hankendi‘ye yaklaşık 15 kilometre uzaklıktaki bir şehirdi. Hem de Ermenistan‘ın Karabağ’a ulaşımı sağlayan Laçın koridoru üzerinde gayet stratejik bir şehirdi. Peki “zafere” bu kadar yaklaşmışken neden böyle bir antlaşma imzalandı?

Aslında buna kesin bir cevap vermek zor, hele ki uzun yıllardır sahiplik konusunda yüzlerce teoriler üretilen bu bölge için imkansız diyebiliriz. Fakat özellikle antlaşma maddelerinden yola çıkacak olursak tüm tarafları şöyle irdeleyebiliriz.

► Azerbaycan

Evet zafere çok yakınken böyle bir antlaşma geldi Azerbaycan için. Fakat Aliyev, Eylül ayından beri yabancı medyalar da dahil olmak üzere 30’un üzerinde röportaj vermişti. Bu röportajların neredeyse hepsinde hatta 9 Kasımdaki BBC röportajında bile Ermenistan’ın bölgeden çekilmesi veya olası bir çekilme planı sunması halinde Ermenistan’la bir anlaşma yapılabileceği hatta Karabağ bölgesine ciddi miktarda özerklik sağlanabileceğini söylemişti.

Hatta şunu da söyleyebiliriz sanırım. Azerbaycan, daha savaşın başlarında olası bir anlaşma için Rusya ile temasa geçmişti. Yani aslında Rusya ile Azerbaycan anlaşmıştı diyebiliriz. İşte bu noktada, Aliyev de can ve mal kaybını en azda tutmayı sağlıyordu, bunu da Türkiye‘den aldığı İHA/SİHA‘lar ile ciddi oranda sağlamıştı. Bütün bunların yanında -her ne kadar Rus güdümünde olsa da- Zengezur‘dan açılacak koridor ile Nahcivan ve Azerbaycan ana toprağı bağlantı sağlanacak.

Özetle, aslında Ermenistan‘ın yenildiğini kabul etmesi bile Azerbaycan nezdinde galibiyet sayılabilir. Fakat antlaşmanın durumunu ve kârlılığını zamanla göreceğiz.

karabağ ateşkesi

► Ermenistan

Ermenistan, savaş öncesi dönemde bile Batı yanlısı Paşinyan‘ı seçtikten sonra Rusya ile ters düşmeye başlamışlardı. Olası bir Azeri tehdidine karşı güç aldıkları Rus desteğini de yitirince ciddi oranda zayiata uğradılar. Hem can ve mal kaybı, hem de Karabağ’daki toprak kayıpları ile birlikte çok zor duruma düşen Ermeniler, mecbur kaldıkları için antlaşmaya oturdular.

Nüfusları az olduğu için kalabalık bir orduları olmamasına karşı son günlerde cepheye 65+ kişileri sürmeye başlamışlardı. Zaten Paşinyan‘da sosyal medyadan yaptığı açıklamada şunları söylemişti:

karabağ ateşkesi

Özetle, Ermeniler için “hiçbir şey olmasa bile kesinlikle bir şey oldu“. Her koşulda olası bir Karabağ ateşkesi veya diğer bir antlaşmanın ağır etkilerini yaşayama mecburlar.

► Rusya

Her ne kadar “Rusya ne alaka?” desek de Kafkasya ve Orta Asya, hâlâ Rusya’nın arka bahçesi durumunda. Ruslar Ermeni topraklarına bir saldırı olmadığı sürece savaşa dahil olmayacaklarını daha önce de belirtmişlerdi fakat Ermenilere el altından silah ve mühimmat sağlamaya devam ediyordu.

Tabi Rusya bu antlaşma içinde aktif rol alacak. Her ne kadar Karabağ’ı Ermenistan’a vermek istemese de SSCB döneminde %70’ini Ermenilerin oluşturduğu bu bölgeyi Azeri Türklerine vermek istemiyor. Onun için bölgede, Zengezur ve Laçın koridorlarına asker konuşlandıracak. Her iki ülkeye de “aslında kimin büyük” olduğunu gösteriyor. Rus kuvvetlerinin bu bölgelerde en az 5 yıl görev alması planlanıyor

Özetle, aslında bu antlaşma en çok Rusya’nın işine gelmiş oldu. Karabağ meselesi bitti, her iki ülkenin de aslında Ruslara bağlı olmuş olduğu tekrar hatırlattı ve bölgeye kendi birliklerini konuşlandırdı.

karabağ ateşkesi

► Türkiye

Aslında -her ne kadar aksi iddia edilse de- bizim üzerimize düşen pek bir şey yok. En basitinden, bu antlaşmanın tarafı veya imzacısı bile değiliz! Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu bölgelerdeki devriyelere dahil olacağımızı söylese de antlaşmada ve Rusların verdiği demeçlerde Türkiye’nin adı geçmiyor. Buna rağmen Aliyev, gerekirse Türkleri çağırabileceğini söylemişti.

Karabağ’daki ateşkes için Rusya ile birlikte garantör olan diğer bir ülke de Türkiye. Bu durumda devriyelerde aktif olarak rol almasak da Azerbaycan Kuvvetleri ile birlikte devriyelerin gerçekleştireceğini düşünüyorum fakat Karabağ için olası bir başka ateşkesi veya antlaşması durumunda ne olur, kestiremiyorum şahsen.

Özetle, aslında Rusya, Türklerin bu anlaşmaya taraf olmaması için elinden geleni yaptı ve karşılığını aldı. Türkiye, Azerbaycan’ın yanında devriyeye katılacak.

karabağ ateşkesi

Özetle

Başlıktaki sorunun cevabını vermek gerekirse, şimdilik bir şey diyemeyiz. İllaki yanıt ne diye soracak arkadaşlar için “yetmez ama evet” diyebiliriz. Çünkü geçmişten günümüze sürekli hareketliliğin yaşandığı bir bölge olan Karabağ‘da bir ateşkes, ne kadar sürecek ve ne kadar yararlı olacak bize zaman gösterecek.

Karabağ Ateşkesi: Zafer mi Hezimet mi?başlıklı yazımızın sonuna geldik. Bizleri Instagram ve Twitter hesaplarımız üzerinden takip edebilirsiniz. Diğer içeriklerimize de göz atmayı unutmayın!


Alperen Karademir
Araştırmayı haddinden fazla seven, havacılık aşığı, bezmiş bir mühendislik öğrencisi.