İstanbul Sözleşmesi'nden Neden Ayrıldık

İstanbul Sözleşmesi’nden Neden Ayrıldık?

Gece geç saatlerde açıklanan Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile Türkiye, Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi‘nden ya da bilinen adıyla İstanbul Sözleşmesi’nden çekildi. Bu karar gündeme bomba gibi düştü ve kamuoyunda çeşitli tepkilerle karşılandı. İstanbul sözleşmesi, içerdiği maddelerle kadına yönelik şiddetle mücadele kapsamında uluslararası metinler arasında öne çıkan bir anlaşmadır. 11 mayıs 2011’de Avrupa Konseyi tarafından İstanbul’da imzaya açıldı ve 2019 yılının mart ayında 46 devlet ve Avrupa Birliği tarafından da imzalandı. Türkiye ise İstanbul sözleşmesini 2011 yılında imzalayan ilk ülke oldu 2012 yılında sözleşme onaylandı. 2014 yılına gelindiğinde ise sözleşme yürürlüğe girdi. Bu sözleşme tarafları yani sözleşmeye imza atan devletleri hukuki olarak bağlar. Peki çekildiğimiz sözleşmenin maddeleri ve amacı nedir? İstanbul Sözleşmesi’nden neden ayrıldık?

İstanbul Sözleşmesi'nden Neden Ayrıldık

İstanbul sözleşmesinin temelindeki dört maddeyi şöyle özetleyebiliriz:

  • Kadına yönelik her türlü şiddetin ve ev içi şiddetin önlenmesi
  • Şiddet mağdurlarının korunması
  • Suçluların cezalandırılması
  • Kadına şiddet ile mücadele alanında bütüncül, eş güdümlü ve etkili işbirliği içeren politikaların hayata geçirilmesidir.

İstanbul sözleşmesi kadına karşı şiddeti insan hakkı ihlali ve ayrımcılık türü olarak sayması ile de uluslararası nitelikteki ilk düzenlemedir. Sözleşme sadece kadına yönelik şiddeti önleme amacı da gütmemektedir. Sözleşmenin ikinci maddesinde belirtildiği üzere hane halkının bütün üyelerini koruma altına almak amaçlanmaktadır. Bu yönüyle sözleşme sadece kadına yönelik şiddeti değil çocuğa karşı şiddeti ve çocuğa karşı istismarı da önlemeyi amaçlamaktadır.

İstanbul Sözleşmesi: Şiddet Tehlikesi Altındaki Her Kesimi Korur

İstanbul Sözleşmesi'nden Neden Ayrıldık

Ne yazık ki toplumda sıkça görülen çocuk yaşta evliliğe karşı İstanbul sözleşmesindeki 37. Madde çocuk yaşta evliliği ve zorla evlendirilmeyi suç sayarak ve bu durumlara karşı yasal düzenlemeler yapılması yükümlülüğü bulundurarak çocukları da koruma altına almaktadır. Sözleşme sadece taraf devletin vatandaşı olan kadınları değil, sığınmacı ve hukuki durumu ne olursa olsun göçmen kadınları da koruma altına almaktadır. Bunun yanında ise birlikte yaşayıp yaşamadığına bakılmaksızın, ev içi şiddete uğrayan veya uğrama riski altındaki kadınları, çocukları, yaşlıları, engellileri ve cinsel yönelim fark etmeksizin bireyleri kısacası şiddet tehlikesi altındaki her kesimi korur. 12 bölüm 81 maddeden oluşan bu sözleşme şiddeti sonlandırmayı, mağdurları korumayı ve failleri cezalandırmayı amaç edinmiştir. Sözleşme genel olarak : Önleme, koruma, yargılama ve bütüncül politikalar ilkelerini savunmaktadır.  

Son aylarda ise İstanbul sözleşmesi toplum tarafından iki ayrı gözle değerlendirilmektedir. Bir taraf İstanbul sözleşmesinin içerdiği ‘’cinsel yönelim ve toplumsal cinsiyet kimliği” gibi ifadelerden dolayı, sözleşmenin ‘’Türk aile yapısına’’ zarar verdiği ve gelecek kuşakları tehdit ettiği gerekçesiyle  sözleşmeye karşı çıkmakta diğer taraf ise İstanbul sözleşmesinin amacının yukarı da saydığımız maddeler ile kadına yönelik şiddeti ve cinsel yönelim fark etmeksizin hiçbir ayrım gözetmeden şiddetin engellenmesi olduğunu düşünerek İstanbul Sözleşmesi’ni desteklemekte.

Günümüze gelindiğinde ise Türkiye artık İstanbul sözleşmesi taraflarından biri değil.

Bu karar hakkında Twitter üzerinden açıklama yapan Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk: “Kadın haklarının teminatı, Anayasamız başta olmak üzere, iç mevzuatımızdaki mevcut düzenlemelerdir. Hukuk sistemimiz ihtiyaca göre yeni düzenlemeleri hayata geçirebilecek kadar dinamik ve güçlüdür” dedi.  

Cumhurbaşkanı yardımcısı Fuat Oktay ise ‘’Başkalarını taklit etmeye gerek yok. Çözüm özümüzde mevcuttur.’’ Açıklamasında bulundu.

Sizler için gelişmelerin takibinde olacağız.

“İstanbul Sözleşmesi’nden Neden Ayrıldık?” başlıklı yazımızın sonuna geldik. Bizleri Instagram ve Twitter hesaplarımız üzerinden takip edebilirsiniz. Diğer içeriklerimize de göz atmayı unutmayın!