İsmail Maşuk-i kimdir

İsmail Maşuk-i (Oğlan Şeyh) Kimdir?

İsmail Maşuk-i (Oğlan Şeyh) Kimdir? – Babası Bayramî-Melâmî şeyhi Pir Ali Aksarayî birçok Osmanlı padişahından saygı gören halk arasında sayılan ve sevilen bir tarikat lideriydi. Babası Pir Ali Aksarayî vefat ettikten sonra tarikatın başına oğlu İsmail Maşuk-i geçmiştir. İsmail Maşuk-i’nin düşüncesinin oluşturan temel şey vahdet-i mevcud düşüncesidir. Peki, nedir bu düşünce ve bu düşünce Osmanlı cephesi tarafından nasıl karşılanacaktı? Basitçe insanın tanrının yansıması olduğu söylenilen vahdet-i vücudun aksine, doğanın tanrının yansıması olduğunu ifade eden inanıştır. Doğadaki her şeyin aslında tanrının bir parçası olduğunu savunan ve bazı şerri kuralların da bu düşünce içinde eritilip basitleştirilmeye çalıştığını söyleyebiliriz. Osmanlı hükümetinin örfi kurallarına ve şerri kurallara göre böyle bir düşünceyi bırakın dile getirmeyi düşünmeye bile cesaret edilemediği bu dönemde bu tarz düşünceler asla hoş karşılanmıyordu.

İsmail Maşuk-i kimdir
İsmail Maşuk-i (Oğlan Şeyh) Kimdir? İsmail Maşuk-i Minyatür Resmi

İsmail Maşuk-i yanında İstanbul ve Edirne başta olmak üzere bazı bölgelerden pek çok mürit vardır. Peki düşüncelerinin içeriği neydi? Osmanlıyı ve halkı kışkırtan söylemleri nelerdi?  Şu fikirleri ileri sürüyordu İsmail Maşuk-i:

1) Kıyamet, hesap ve kabir azabı gibi şeyler yoktur.

2) Zina ve İltiva haram değildir, bunlar aşkın birer lezzetidir.

3) Herkes aslında tanrıdır. Zira her suretten görünen odur. Görünür tanrıya tapmak lazımdır.

4) Beş vakit namaz avam içindir. Mümin olana yılda iki bayram namazı yeterlidir. Zaten oruç, zekat ve hac da avamı meşgul etmek, birbirlerine düşmesini engellemek için gelmiştir

Saydığım maddelerin hepsi İsmail Maşuk-i’nin birebir kendi fikirleri ve cümleleridir. Bu düşünceleri ve fikirleri destekleyen ve benimseyen çok fazla insan olsa da desteklemeyip bu düşünceleri dilen getirenlere ve destekleyenlere kafir gözüyle bakıp kadıya şikayette bulunan insanlar da bir o kadar fazlaydı. Bu şikayetlerin fazlasıyla artmasından dolayı İsmail Maşuk-i kadı huzuruna çağrılır ve söylediği ithamların doğru olup olmadığı sorulur kendisine. Kendisi tüm suçlamaları kabul eder fakat bunların bir suç olmadığını da söyler. Kendisi ilk başta sevilen bir tarikat liderinin oğlu olduğu için uyarılmış ve İstanbul’dan derhal gitmesi söylenmiş fakat İsmail Maşuk-i buna uymayarak fikirlerini her neresi olursa olsun söylemeye, dile getirmeye devam etmiştir. Konunun bizzat takipçisi olan Osmanlı Padişahı Kanuni Sultan Süleyman bu fikirleri yalnızca zındıkların ve insanları yanlış yola sürüklemek isteyen insanların ortaya atabileceğini söylemiştir. Daha sonraları yine esnaftan ve halktan şikayetler gelince kendisi bir defa daha kadı huzuruna çağrılmıştır.

Kadı huzurunda da yine düşüncelerini inkar etmeyen İsmail Maşuk-i artık belki de son kez düşüncelerini dile getirdi. Aslında İsmail Maşuk-inin temel gayesi toplumda bir ikilik oluşturmak ya da anarşist düşünceyi halka empoze etmek değildi. İsmail Maşuk-inin asıl amacı Mustafa Akdağ hocanın da dediği gibi “ Ehl-i sünnet doktrinini zorlayarak merkezi yönetimi  belirli ölçüde sarsmak ve yumuşatmaktır” Daha sonraları Şeyhülislam İbn Kemal‘in fetvasıyla ve zamanın kadısı Ebussuud Efendi’nin desteğiyle kendisinin ve yanındaki diğer on iki müridi için bu sefer kesinleşmiş idamına karar verilmiştir.

İsmail Maşuk-i kimdir
Şeyhülislam Ebuu Suud Efendi

İdamı esnasında ağzından şu güçlü mısralar dökülmüştü:

“Beni öldürün, öldürün beni! Benim katlimde hayat vardır. Ölüm tatlı şeydir; Kafes kırılınca kuş uçar. Ben aşığım ölüme susamışım, Beni öldürünüz!”

İsmail Maşuk-i’nin hala tarih kitaplarında merakla ve hevesle araştırılmasının sebebi belki de zamanın baskısına rağmen dik duruşu ve gerçekten de kendi ilkelerine sımsıkı bağlı olan bir dava adamı olmasıdır. Zındıklık ve mülhidlik suçu ile yargılanan maşuk-i ve müritleri Sultanahmet’teki at meydanında idam edilmiştir. İdamından sonra kendisinin ve müritlerinin kafaları değer görmedikleri bu Osmanlı topraklarının denizine atıldı. Sevenleri birkaç gün sonra Maşuk-inin kafasını şimdilerde bebek sahil tarafında dalgaların arasında bulmuşlarıdır. Bundan sebeptir ki Maşuk-inin kabri İstanbul-bebek sahili yolu üzerinde bulunan kayalar mescidinde bulunmaktadır.

İsmail Maşuk-i kimdir
İsmail Maşuk-i mezar taşı Kayalar Mescidi

“İsmail Maşuk-i (Oğlan Şeyh) Kimdir?” başlıklı yazımızın sonuna geldik. Bizleri Instagram ve Twitter hesaplarımız üzerinden takip edebilirsiniz. Diğer içeriklerimize de göz atmayı unutmayın!


Serhat Kadir Demir
Bir şeyler yazmaya çalışıyorum hayatta kalmaya çalıştığım gibi .