Irkçılık Temalı Birbirinden Etkileyici 10 Kült Film

Geçtiğimiz ay, ABD’li siyahi vatandaş George Floyd, beyaz bir polis tarafından boğularak öldürülmüştü. Ardından gelişen ırkçılık karşıtı protestolar ABD genelinde büyüdükçe büyüdü ve #blacklivesmatter hashtagiyle neredeyse bütün dünyanın gündemi haline geldi.

Dünyada bunlar yaşanırken, günümüzün en büyük problemlerinden ırkçılık kavramının ustalıkla işlendiği ve derin etkiler bırakan 10 kült film listesini ise şöyle derledik:

  • American History X (1998)

Derek Vinyard, babası siyahiler tarafından öldürülen bir Neo-Nazi’dir. Bir gün arabasını soymaya çalışan üç siyahiyi acımasızca öldürür ve tutuklanmak üzere hapse gönderilir. Derek, hapiste kaldığı süre içerisinde ırkçılık düşüncelerini sorgulamaya başlar ve iyilikle kötülüğün her ırkın içinde var olduğunu fark eder. Bu sırada kardeşi Danny ise faşist düşüncelerini pekiştirmektedir. Yaşadıklarından ders alıp fikri değişen Derek, hapisten çıktığında Danny’ye doğru yolu göstermeye çalışacaktır.

  • Hotel Rwanda (2004)

Ruanda’da günlük yaşantının kaosla bağdaştırılabileceği günlerde, Kigali’de lüks bir otel yönetiminden sorumlu olan Paul Rusesabagine için ırkçılık insanlığa aykırı bir düşüncedir. Paul’un Tutsi olan Tatiana ile mutlu bir evliliği vardır. Şehirde Tutsi isyankarlarının öldürülmesiyle biten barış süreci sonunda katliama başlayan Hutu milisleri, şehri kan gölüne çevirmeye başlar. Paul, hem ailesini hem de masum yerel halkı korumak üzere bir şeyler yapmak zorundadır.

  • The Pianist (2002)

Film, Nazi işgali altındaki Polonya’da hayatta kalmanın imkansızlaştırdığı bir dönemde, bir şekilde esir kampına gitmekten kurtulan Yahudi kökenli ünlü bir piyanistin Varşova’nın arka mahallelerindeki hayatta kalma mücadelesini sürdürür. Günü gelip oradan kaçma fırsatı bulduğundaysa kaçmayıp harabelere sığınır. Fakat beklenmedik bir haber onu yeniden umutlandırır.

  • 12 Years A Slave (2013)

12 Yıllık Esaret, Amerika’nın köle ticareti yapılan, acımasız dönemlerini konu alıyor. 1841’de New York’ta yaşayan Solomon Northup, siyahi bir müzisyendir. Hayatını özgürlüğe adamış, mutlu bir adamdır. Fakat bir gün tanıştığı iki adam tarafından kandırılıp Güney’deki bir köle çiftliğine getirilir. Hayatı kabusa dönen Solomon, cehennem gibi bir yaşamı tadacaktır. Ardından ise eski hayatına dönmek için ne yapması gerektiğini bulacaktır.

  • Django Unchained (2012)

Zincirsiz filmi, köle Django’nun, Alman ödül avcısı Dr. King Schultz ile karşılaşmasıyla başlar. Django, eski efedndisini ona getirmesini isteyen Schultz ile anlaşmaya varır ve özgürlüğü karşısında Brittle kardeşleri ona getirme sözünü verir. Görev, istenildiği gibi tamamlanır. Fakat Schultz ve Django beraber hareket etmeye devam edip Güney’de kara listedeki suçluların peşine düşerler. Sonrasındaysa Django’nun tek amacı, köle ticareti yüzünden kaybettiği eşi Broomhilda’yı bulmak ve onu kurtarmak olacaktır.

  • The Green Mile (1999)

Yeşil Yol, bir hapishane görevlisi ile bir mahkumun dramatik hikayesini işlemektedir. Paul Edgecomb’un hapishanedeki görevi, idama mahkum edilenleri son yolculuklarına uğurlamaktır. Yıllarca bu görevi yapmış, yüzlerce mahkumu idam etmiştir. Bir gün John Coffey adında bir mahkumla tanışır. Ürkütücü bir dış görünüşe sahip olmasına rağmen Coffey’in içinde saf bir ruh vardır. Coffey’in zamanla ortaya çıkan dünya ötesi güçleri, karakteri hakkında yeni ipuçlarını ortaya çıkartacaktır.

  • La Haine (1995)

Protesto, Paris’in gettolarında yaşayan biri pied-noir, biri Yahudi, biri ise siyahi üç gencin hikayesini işlemektedir. Paris’in gettolarında yaşanan hareketli saatlerdir. Grup halinde dolaşan yerel gençlerle, çevreyi kuşatan polisler arasında nefret dolu bakışlardan oluşan bir gerilim ortamı vardır. Gençlerden Abdel, polis soruşturmasında şiddet görmüş ve hastanede ölüm döşeğindedir. İçlerinden Vinz, Abdel’in ölmesi durumunda bir polis vurmaya yemin eder.

  • Schindler’s List (1993)

Schindler’in Listesi filmi, Osckar Schindler adlı bir Alman iş adamının 2.Dünya Savaşı sırasında Polonya’da kurduğu fabrikada Yahudi işçileri çalıştırması ve bu sayede Naziler’in uygulamış olduğu soykırımdan 1100 Yahudi’nin hayatını kurtarmasını işler.

  • La vita e bella (1999)

Hayat Güzeldir filminde Guido, güzel öğretmen Dora’yla evlenir. Ardından çocuk sahibi olurlar fakat sonrasında savaş patlak verir. Yahudi oldukları için toplama kampına götürüldüklerinde Guido, oğluna esir kampının ve savaşın bir oyun olduğunu söyler. Oğlu, oyunu başarıyla tamamlarsa ödülünün çok istediği bir oyuncak tank olacağını söyler.

  • To Kill A Mockingbird (1962)

Harper Lee’nin aynı adlı romanından uyarlanmıştır. Lee’nin çocuk yaşta tanık olduğu gerçek bir olay anlatılır. Lee’nin, “Arka bahçedeki tenekeleri vurmanızı yeğlerim, ama kuşların peşine de düşeceğinizi biliyorum. İstediğiniz kadar karga vurun ama unutmayın ki bülbülü öldürmek günahtır. Bülbüller yalnızca müzik üretirler.” sözleri romanındaki etkileyici bölümlerden biridir. Uyarlama olan filmi ise, 1930’lu yıllarda ABD’nin Alabama eyaletinde, ırkçılık sorununun en üst seviyelerde yaşandığı dönemde, siyah bir gencin beyaz bir kadına tecavüz suçuyla tutuklanmasıyla; avukatlığını üstlenen idealist bir avukatın bütün baskılara rağmen davadan dönmeyişini işler.

Diğer içeriklerimize göz atmak için buraya tıklayın. Ayrıca, bizi Instagram ve Twitter üzerinden takip etmeyi unutmayın!