Edebiyat ve İntihar

Edebiyat ve İntihar

Edebiyat ve İntiharİnsan neden intihar eder? Edebiyatın intihar üzerindeki rolü nedir? Bazı intihar eden yazarları hepimiz duymuşuzdur, örnek verecek olursak: Sylvia Plath, Nilgün Marmara, Metin Kaçan, Stefan Zweig, Mayakovski, Cesare Pavese, biraz daha eskiye gittiğimizde ise Beşir Fuad ve Sadullah Paşa‘yı sayabiliriz.

Şimdi bazı yazarları inceleyelim bu saydığımız yazarlar kimdir, hayat hikâyeleri nedir ve asıl soru neden intihar etmişlerdir?

Sylvia Plath

Sylvia Plath sadece eşinin onu aldattığı için intihar ettiği bilinir ama aslında sadece bu yüzden intihar etmemiştir. Sylvia kolej yıllarında manik-depresif bozukluğu yaşamış ve genç yaşında intihara kalkışmıştır. Bu depresif bozukluğu sebebiyle Psikiyatr kararıyla akıl hastanesine kapatıldı. Akıl hastanesine kapatılması onu yıkmadı ve yıkamayacaktı. Beş yıl sonra tımarhaneden çıkan Plath, Smith Koleji’nden dereceyle mezun oldu. Bu kimsenin beklemediği bir hadiseydi. Sylvia bununla da kalmayıp Cambridge Üniversitesi’ni Amerika Birleşik Devletleri’nin en prestijli burs programı Fulbright Programı‘nı kazanınca dünyaya sesini duyuracak çok güçlü bir kadın yazar olacağının sinyallerini veriyordu. Cambridge Üniversitesi’nde Ted Hughes ile tanıştı. Uzun soluklu mutlu bir ilişkilerinin yanında edebiyat anlamında da birbirilerine oldukça fayda sağladı. Üniversite’yi bitirdikten sonra Amerika’da evlenip Boston’a taşındılar. Birkaç sene sonra hamile olan Plath’ın isteğiyle Londra’ya geri döndüler.

Edebiyat ve İntihar
Edebiyat ve İntihar: Sylvia Plath

Londra’ya döndükten sonra ilk çocuğunu kucağına alan Plath, birkaç ay sonra birçok kez kıskançlık krizine girdi ve bu da eşiyle arasındaki ilişkiyi deyim yerindeyse darmaduman etmişti. Plath, günlüğünde sabah beş ile altı arası, kendisi için çok önemli saatler olduğunu ve bu saatlerde ise şarkı dinleyip şiir yazdığını, bunun kendisine çok iyi geldiğini söyler. Plath, bir gün kocasının onun aldattığını öğrenmişti ve tepkisini çok sert bir şekilde dile getirmişti. Sylvia kocasından aynı şekilde intikam almayı düşündü ve bunu farklı adamlarla defalarca yaptı.

Artık bu duruma dayanamayan Plath bir sabah çocuklarını odasına götürüp kakaolu kurabiye verdikten sonra odanın kapısını kilitleyip mutfağa geçti. İşte o kapı belki de otuz bir yıl süren uzun yolculuğun son durağıydı. Mutfağa geçip uyku hapı içti ve kafasını gazlı fırına sokarak yaşamına son verdi. Bu kadar intiharı göze alan biri neden ölmeden önce uyku hapı içmek istemişti? Belki de hayatı boyunca yaşadığı acıyı son saniyelerinde bir nebze olsun hissetmek istememişti.

Nilgün Marmara Önal

Sıradaki şairimiz Nilgün Marmara, ikinci sıraya Nilgün Marmara’yı yazmamın sebebi Sylvia Plath ile olan ilişkisi. Sylvia ile kendi kaderinin bir yazıldığını düşünmüştü, belki de kaderini çok etkilendiği bu kadın üzerine yaşamayı seçmişti. Evet, Nilgün’ün de Plath gibi sorunlu bir evliliği vardı. Eşi Kağan Önal, ülke çapında başarılı bir mühendis ayrıca Nilgün’ün bu hayatta en çok değer verdiği adam. Kağan Önal’ın babası ülkece tanınan generallerden biriydi. Bunları anlatmamın sebebi Nilgün Marmara’nın intiharının ardından oluşan cinayet teorileri.

Edebiyat ve İntihar
Edebiyat ve İntihar: Nilgün Marmara Önal

Nilgün Marmara’nın İkinci Yenicelerden çok tanıdığımız Ece Ayhan ve Cemal Süreya ile dostluğunu herkes bilirdi. İntiharı ya da şüpheli ölümü üzerine Ece Ayhan ve Cemal Süreya birçok şey söylemişti. Cemal Süreya Nilgün Marmara’nın intiharı hakkında şunları dile getirdi.

Nilgün ölmüş. Beşinci kattaki evinin penceresinden kendini aşağı atarak canına kıymış, Ece Ayhan söyledi. Çok değişik bir insandı Zelda. Akşamları belli saatten sonra kişilik hatta beden değiştiriyor gibi gelirdi bana. Yüzü alarır bakışlarına çok güzel ama ürkütücü bir parıltı eklenirdi. Çok da gençti. Sanırım otuzuna değmemişti daha. Bu dünyayı başka bir hayatın bekleme salonu ya da vakit geçirme yeri olarak görüyordu. Dönüp baktığımda bir acı da buluyorum Nilgün’ün yüzünde. O zamanlar görememişim.

 Plath ile bağlantısı ise intihar etmeden iki sene önce gerçekleşiyor. Nilgün Boğaziçi Üniversitesi‘nde bitirme tezini Plath üzerine yazmıştı. “Sylvia Plath’in Şairliğinin İntiharı Bağlamında Analizi” tezi ile 1985’te bitirdi. 1987 yılı 13 Ekim’de kendisinin de tabiriyle ‘Ey, iki adımlık yerküre senin bütün arka bahçelerini gördüm ben’ diyerek yaşamına son verdi. Nilgün intihar etmeden önce kendinden sonraki nesil için ya da kendi içini bir nebze rahatlatmak için bir mektup yazmıştı. O mektupta şunları söyledi:

Sevgilim,

Her gün kötücül bir düşü kurmak ve onu taşımak artık kılgıyı gerektiriyor. Sana böyle bir yük bırakmak istemezdim ama sen akıllı ve güçlüsün çabuk unutursun. Bu durumdan kimse kimseyi ya da kendini sorumlu, suçlu saymasın çünkü suç yok yalnızca ırmağın akışına bir müdahale söz konusu! Her anın niye ’sini sorgulayan bir varlığın saygısızlığını yok etmek için kararlaştırılmış bir eylem bu! Çocukluğun kendini saf bir biçimde akışa bırakması ne güzeldi. Yiten bu işte! Bu tükenişle hiçbir yeni yaşama başlanamaz, bu nedenle tüm sevdiklerime elveda diyorum. Beni bağışlayın! Bunu en çok annemden babamdan ablamdan ve Kağan, senden diliyorum. Dostlarımdan da!

Nilgün Marmara Önal

Seni hep sevdim Kağan!
Hoşça kalın!
P.S.1 Cenaze töreni istemiyorum, mümkünse yakınız lütfen!

P.S.2 Kuşlar ölünceye kadar iyi bakınız onlara.

3. Sahneden çekilirken yaşamıma karışmış herkesi selamlıyorum.

4. Kağan arzu edersen ileride, daktiloya çekilmiş olan şiirleri bastırabilirsin.

Stefan Zweig

Sıradaki yazarımız Stefan Zweig. Yazarımız İkinci Dünya Savaşı’nın tam ortasında mücadele veren ve gerçekten de savaş ortamından feci rahatsızlık duyan bir yazardı. Ana vatanı Avusturya olan Zweig, Hitlerin Avusturya’yı işgal etmesiyle birlikte tamamen vatansız kalmıştı. Yahudi kökenli olan Zweig da Hitlerin ırkçı ve faşist baskısından nasibini almıştı.

Tam ün kazanmışken, başarının merdivenlerini hızlı hızlı çıkarken kitapları kendi vatanında yakılıyor ve basılması engelleniyordu. Bu büyük yükü taşıyamayan Zweig eşi Lotte ile ilk önce İngiltere’ye ardından Amerika’ya ve Amerika’dan sonra da ömrünün sonuna kadar yaşayacağı aynı zamanda ülke başkanı kadar çok sevildiği Brezilya’ya yerleşti. Savaş tüm hızıyla devam ederken, Yahudi’lerin kamplarda insanların nasıl hayatta kalırım düşüncesiyle yaşadığı günlerde, Zweig ‘nasıl insanlığımı korurum’ diyebilecek kadar hümanist bir yazardı. Bu hümanist tavır ne zaman kadar sürecekti bunu Zweig’da bilmiyordu.

Hitler’in Rusya’yı da işgal ettiğini öğrenen Zweig için bu haber son damla oldu. 21 Şubat sabahı Zweig kararını kesin olarak vermişti, intihar edecekti. Önce yazmayı bitirdiği Satranç kitabının müsveddelerini yayımlanması için Amerika’ya gönderdi. İntiharının bir gün öncesinde Zweig yakın arkadaşı olan Ernst Feder ile son kez satranç oynayarak belki de arkadaşına ufak bir veda etmek istemişti.

Edebiyat ve İntihar
Edebiyat ve İntihar: Stefan Zweig

Sonraki gece ise soda şişesine zehir koyarak güçlü üç yudum içti. Eşine ise Yanıma gelmek arzusundaysan eğer bunu istediğin zaman yapabilirsin diyerek dönüşü olmayan bir uykuya daldı. Eşi Lotte ise ondan hemen sonra sodadan birkaç yudum alarak Zweig’ın yanından bir dakika dahi olsa uzak kalmak istemedi ve o da bu derin uykuda Zweig’a sarılarak eşlik etti.

İntiharın ne denli yoğun ve acı bir uyku olduğunu hatırlayarak tanrıya karşı bir başkaldırı olduğunu ve bu başkaldırının ardından yine tanrıya dönmenin verdiği huzursuzluğu yaşamamak dileğiyle.

“Edebiyat ve İntihar” başlıklı yazımızın sonuna geldik. Bizleri Instagram ve Twitter hesaplarımız üzerinden takip edebilirsiniz. Diğer içeriklerimize de göz atmayı unutmayın!


Serhat Kadir Demir
Bir şeyler yazmaya çalışıyorum hayatta kalmaya çalıştığım gibi .