arama

İklim Krizi Gerçekten Var mı?

  • paylaş
  • paylaş
  • Deniz Belma Alkan

Son dönemlerde Avustralya Yangınları ile aklımıza tekrardan gelen ve bence şu an dünya üzerinde konuşmamız gereken en önemli durum olan “İklim Değişikliği” denilerek yumuşatılmaya çalışılan “İklim Krizi” gerçekten var mı? Gerçekten yaşanıyor/yaşanacak mı?

Bu sorudan önce iklim krizinden bahsetmem gerekiyor. İklim krizi kısaca sera gazlarının artması sonucunda mevsimsel değişiklikler ve tabiatın düzeni bozulmasıdır. İklim değişikliği, “Nedeni ne olursa olsun iklimin ortalama durumunda ve/ya da değişkenliğinde onlarca yıl ya da daha uzun süre boyunca gerçekleşen değişiklikler” biçiminde de tanımlanmaktadır.

Peki iklim krizi gerçekten gerçek mi? yoksa bizi daha az tüketime yönlendirmek için kullanılan bir çeşit ajitasyon/provakasyon mu? Keşke ikinci soruya “evet” diyebilseydik. Ama maalesef iklim krizi acı bir GERÇEK.

Sanayi Devriminden yani 18. ve 19. Yüzyıldan itibaren bu yana dünyamızın ortalama sıcaklık değerinin 1° arttığı söyleniyor. Tam bugün bile karbon emisyonunu tamamen ortadan kaldırsak bile 2030 yılında dünya ortalama sıcaklık değeri 1.5° artmış olacak. Birleşmiş Milletler sıcaklık artışını 1,5 derece ile sınırlama hedefi için gereken değişiklikleri yapmanın 2020 -2050 yılları arasında yılda $3,8 trilyon‘a mâl olacağını söylüyor.

Yıllara göre sıcaklık artış grafiği

İklim krizi durdurulmazsa başımıza gelecek olanlardan birkaçı su kaynaklarının azalması ve artması, hayvanların nesilleriyle tükenmesine karşı karşıya kalması, sebze-meyve çeşitliliğinin azalması, sağlık problemleri, doğal afetler, göçler, ölümler ve geri dönülemez şekilde dünyaya zarar vermektir. Şimdi bu bahsettiklerimi açıklayacağım.

İklim krizi yüzünden istemediğimiz zaman istemediğimiz yerde istemediğimiz kadar yağmur yağacak. Örneğin ileriki senelerde bir eylül ayında Karadeniz’de yağmur yağmasını beklerken Karadeniz kuraklıkla karşı karşıya olacak ve bu sebze-meyve gibi tarımsal ürünlerin çeşitliliğini azaltacak. Havanın ısınmasıyla tatlı su kaynakları buharlaşıp, buzulların erimesiyle su seviyeleri yükselecek ve bazı şehirler,ülkeler hatta kıtalar su altında kalacak ve bu sebeple göçler artacak.

cr:ekolojist.net
cr: ekolojist.net

Aşağıdaki fotoğraf Nasa İklim’in su seviyelerin yükselmesiyle alakalı yaptığı bir grafik.

cr: NASA-Climate

National Geographic’in araştırmalarına göre: Ortalama deniz seviyeleri 1880’den beri yaklaşık 23 cmden fazla yükseldi ve bu yükselmelerden 8 cm’i son 25 yılda kazanıldı. Her sene deniz seviyesi 3.2 mm yükseliyor.

Avustralya’da yaşayan Mozaik Kuyruklu Fare iklim krizi yüzünden nesli tükenen ilk hayvan oldu. Keşke sadece Mozaik Kuyruklu Fare ile kalsaydı. Maalesef iklim krizinin artması ile hayvanların neslinin tükenme oranı doğru orantıda artıyor. Son 40 senede dünyadaki biyoçeşitliliğin %50’den fazla azaldığı araştırmalar sonucu ortaya çıkmıştır. İklim krizi yüzünden eriyen buzullardan dolayı kutup ayıları,foklar, penguenler, aşırı sıcaklar ve yangınlar yüzünden kangurular, koalalar, kuşlar ve daha aklımıza gelmeyen yüzlerce hatta belki binlerce hayvan evsiz kaldı.

İklim krizi yüzünden barınmakta ve yemek bulmada zorlanan kutup ayılarının ve diğer hayvanların soyu  tahmin edilenden daha hızlı bir tükenmeye başlandığı söyleniyor. 30 senedir Alaska’da kutup ayılarını inceleyen Dr. Steven Amstrup : ” ‘Bir deri bir kemik kalmış kutup ayısı’ videosunu gelecekte daha fazla göreceğiz ve düşündüğümüzden daha hızlı gerçekleşecek”

cr: evrensel.web

Gezegenimiz 1961’den itibaren 9 bin milyar tondan fazla buz kütlesi kaybetti. Bugün bile karbon emisyonu sorununa çözüm bulsak ve tam bugün bitirsek bu erimelerin 20-30 yıl daha devam edeceği öngörülüyor. Erimelerin hızı ve miktarı bu şekilde devam ederse Birleşmiş Milletler’in 2100 yılı için verdiği 1 metre deniz seviyesi yükselmesi 2 katına çıkacak.
Bu artışa sorun olan sular ise en fazla Grönland ve Antarktika’daki eriyen buzullardan gelecek.

Eğer 2030’a kadar önlem alınmazsa dünyadaki bazı önemli şehirlerin tamamen su altında kalacağı konuşuluyor. En iyi şartlarda bu su seviyesinin artmasının 60 cm’yi bulacağı yazıyor. Asya’da Şangay, Tianjin, Hong Kong, Hanoi, Daka ve Kolkata; batıda ise Londra, New York ve Miami su altında kalması en olası şehirler içinde. Nature Communications’a göre: Bu durumda 187 milyondan fazla kişinin yaşadığı yeri terk etmek zorunda olduğunu açıkladı.

Cr: bianet

İklim krizi sadece tabiatı veya doğa düzenini etkilemekle kalmayacak. Sıcaklıkların artması sonucunda sivri sineklerden, böceklerden ve çeşitli haşerelerden Leişmaniasis, Lyme Hastalığı, Tularemi, Deng, Sıtma, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi ve Batı Nil Virüsü gibi hastalıkların bulaşmasıyla yüzbinlerce insanın ölebileceği öngörülüyor.

İklim krizi için maalesef ne ülkemizde ne de uluslararası çapta yeterli önlemler alınmıyor. Paris İklim Antlasması’nı imzalayan devletler antlaşmaya uymuyor, imzalamayan devlerin bazıları da imzalamayacağını duyuruyor.

Bildiğiniz üzere 16 yaşındaki Greta Thunberg yıllardır “Skolstrejk för klimatet” pankartıyla eylemler yapıyor. Greta’nın bazı ideolojik fikirleri bana ve topluma uymasa bile kendi çevreci görüşünü geniş kitlelere yaydığı fark edilir bir gerçek. Greta Thunberg’in kurduğu Fridays for Future isimli kuruluş dünyada ve Türkiyede de olmak üzere gençleri ve çocukları aynı amaç üzerinden yetişkinlere taş çıkartacak şekilde iklim krizini durdurmak amacıyla topluyor.

Fridays for Future yani “Gelecek için Cumalar” Türkiyede’de var demiştim. Atlas Sarrafoğlu ve Selin Gören’in çağrısıyla bir sürü birey iklim krizi hakkında biliçlendi.

Ülkemizde ve dünyada Fridays for Future yani FFF, belirledikleri tarihlerde iklim grevleri yapıyorlar. Türkiye’de geçtiğimiz sene 20 Eylülde 4.000den fazla kişinin katıldığı bir organizasyon düzenlendi. 29 Kasım’da yani hem Black Friday hem de İklim Krizi Eylemi gününde kimi şehirler grev, kimi şehirler tüketim çılgınlığına dur demek için takas şenliği düzenledi.

İklim krizi
İklim krizi
İklim krizi

İstanbul’da”Tüketme Takası Destekle” sloganı altında “Birileri” ve “Teneke Trampet” müzik grupları eşliğinde kitap-kıyafet takası düzenlendi.

İklim krizi
İklim krizi

Dünyada çocuklar ve gençler bile bu krizin farkındayken politik kararlar alması gereken liderlerin duyarsızlığı insanı şaşırtmakta. Avustralya yangınlarını durdurmak yerine Hawaii’de tatil yapan Avustralya Başbakanı Scott Morrison’ın bu yangın gündemdeyken daha yeni fon verdiği ortaya çıktı. Konuşmamız gereken konular “Daha iyi bir gelecek için ne yapmalıyız?” , “Son 10 yılımız kaldı neler yapacağız” iken konuştuğumuz konular ünlülerin hayatları, savaşlar.

Avustralya’da “fazla su tükettiği” gerekçesiyle 10.000 deve helikopterden silahla öldürülmek üzere toplandı ve 5.000 deve öldürüldü. Kendi yarattığımız bu beşeri düzen yüzünden doğayı katletmekle kalmıyoruz, hayvanları öldürüyoruz.

17 Ocak Cuma günü Fridays for Future, Greenpeace, Vegan İnisiyatifi, Yokoluş İsyanı, Haydi, Eko öğrenci, Yaşam Nöbeti gibi STK’lerin bir araya gelmesiyle İstanbul Avustralya Konsolosluğu önünde gençler bir basın açıklaması gerçekleştirdi.

İklim krizi

Basın açıklamasını gerçekleştiren Melisa Akkuş; Avustralyadaki yangından, son 10 yılımız kaldığı ve önlemler alınması yerine fosil yakıtta ısrarcı olduğumuzun bizi sona doğru yaklaştırdığından bahsetti.

İklim krizi

Dünyanın bir tarafında seller, bir tarafında yangınlar, bir tarafında aşırı sıcaklar-soğukluklar, kuraklıklar var ve bu da yaptığımız her şeyin karşılığını doğa bize fazlasıyla iyi-kötü şekilde döndürdüğünün kanıtı.

Yıllardır iklim krizinin gerçek olduğu hakkında milyonlarca araştırma, deney vs yapıldı, çizildi okundu. Hâlâ ama hâlâ BİLİNÇLENDİRME ve FARKINDALIK konusunda ilerleme katedemedik. Zaten yıl olmuş 2020 hâlâ iklim krizi hakkında bilincli olmayan insanlara bilinçlendirmekle zaman kaybetmeyip iklim siyaseti yapmamız, kapitalist sistemin bize dayattığı “sen bozdun sen düzelt” diyerek vicdan azabı yoluyla dayattığı temelleri yıkarak “İklimi değil sistemi değiştir” sloganına dayanarak sistemi değiştirmeyi, daha çok okumaya ve sorgulamaya ihtiyacımız var.

Düşünebilen tek ve en gelişmiş canlı türü olarak en kısa zamanda uzun zamanlı kararlar almalıyız. Doğa kendini düzeltmenin bir yolunu elbette ki bulacaktır ama insanoğlun bu gidişle düzelmeyi göremeyeceği kesin!

İklim krizi gerçektir ve insanoğlu kendi sonunu getirmektedir.

İklim krizini düşünmeden yaşayacağımız günlerde görüşmek üzere. Saygılar, sevgiler…

  • Emrecan Ulu
    2 hafta önce

    Çok güzel bir yazı, iklim krizi dünyamızı bekleyen en önemli tehlikelerden, elinize sağlık

    1
    yorum beğen