arama

İki Yıldız Çarpışırsa Neler Olur?

yıldız
  • paylaş
  • paylaş
  • Bayram Mert Arslan

Gökyüzüne bakma sebeplerimizden biri yıldızlardır. İnsanoğlu çoğu zaman yaşadığı stresi yıldızlara bakıp hayaller kurarak azaltmak ister. Peki yıldızlar sizce bu kadar sakin ve masumlar mıdır? Yıldız çarpışması sonucu neler olur?

Süpernova ve Nötron Yıldızı

Bunları belki merak etmemişizdir ama bu olay evrenin gizemleri hakkında bilgiler verir. Peki iki yıldız çarpışırsa neler olur? 17 Ağustos 2017’de gözlemlenen bu olay, astronomi olaylarının en önemli olaylarından biri olarak kabul ediliyor. Sözünü ettiğimiz şey, iki nötron yıldızının birleşmesi. Peki nötron yıldızı ne demek? Büyük kütleli yıldızlar, yakacak enerjiye sahip olmadıklarında bir patlama gerçekleştirir ve bu patlamalara süpernova patlaması denir. Nötron yıldızları bu patlamalardan arta kalan yıldız artığı kütlesidir. Bunların çapları 15-20 km arasındadır ve neredeyse yaşadığınız şehir kadardır. Örneğin: koskoca güneşi bir şehir merkezine sığdırdığınızı hayal edin. Bundan dolayı bu yıldızların yoğunluğu çok fazladır. Eğer bir nötron yıldız, çay kaşığı ile alınsaydı, çay kaşığında yaklaşık 10 milyar kilogram olur idi. Hayal ötesi bir yoğunluk, buna rağmen hayret edilesi küçüklük. Böylesine güce, yoğunluğa sahip olan iki tane nötron yıldızı çarpıştı. Bu iki nötron yıldızı önce birbirlerine usulca yaklaştılar, daha sonra etraflarında dönmeye başladılar.

yıldız
Eşsiz görünüme sahip bir Süpernova Patlaması

Einstein’a göre büyük kütleli bir cisim yer değiştirdiğinde, bu yer değişikliği kütle çekimsel dalgalarının yayılmasını sağlar. İşte bu yıldızlar birkaç yüz km yaklaştığında muazzam bir hızda dönmeye başladılar ve bu uzay zamanda dalgalanmaya sebep oldu. Bu dalgalar ışık hızında evrenin dört bir yanına yayıldılar ve dünyada 130 milyon yıl sonra dedektörler tarafından tespit edildiler. Peki bu dalgaları insanlar nasıl kaydedebildi? Ligo ile! (Laser Interferometer Gravitational Observatory). Ligo çok inanılmaz hassas ölçü yapabilen bir düzenektir. O kadar hassas ki proton çapının (10^ -14-m) on binde biri kadar. Girişim ölçer denilen bir metoda bağlı çalışıyor. Dünyadaki en pürüzsüz iki aynasına sahip. Bu aynalar saç teli kalınlığı kadar silikon iplerle tutturuluyor. Dünyanın en iyi lazerleri kullanılıyor. Büyük Hadron Çarpıştırıcısından sonra dünyanın en iyi vakumuna sahip. Düzeneğimiz L koltuk şeklinde. Bu koltuğun bir kolu 4 km büyüklüğünde. Ve her kolun başında ve ortasında olmak üzere üç tane ayna yerleştiriliyor. Lazerlerden çıkan fotonlar bu aynalara çarpıp tekrar geri yansıtılıyor. İki kolda da hareket eden dalgalar senkron. Bu senkronizasyonu da uzaydan gelen dalgalar bozabiliyor. Kütle çekimsel dalgalar dünyaya ulaştıklarında bir esneme meydana gelir ancak bu esneme, depremler ve yıkım getiricek bir esneme olmaz. Bir atomun çapı kadar esneme. İşte bu esneme, düzenekte bulunan senkronizasyon şeklini bozuyor ve tespit edilebiliyor. İki nötron yıldızı çarpıştığı esnada meydana gelen ateşe Kilonova deniliyor. Bu patlamanın belki de en önemli olayı ise dünyanın iki yüz katı kadar altın, beş yüz katı kadar platinyum elementi meydana geldiği düşünülmesi. Masallarda anlatılan bir dünya katı kadar altından söz etmiyoruz, dünyanın iki yüz katı kadar altından bahsediyoruz. Peki bu kadar elementin meydana geldiği nasıl anlaşıldı?

yıldız
Ligo

Her elementin kendine has bir elektromanyetik imzası vardır ve bu gibi patlamalarda böylesine ağır metallerin imzası açığa çıkıyor. Periyodik cetveldeki birçok elementin nasıl dünyada olduğu hala bilinmiyor. Çünkü bu ağır metalleri üretmeye dünyanın kütlesi yeterli değil. Hatta her sabah uyandığımızda bize ışık kaynağı olan güneşimizin de kütlesi bunları üretmeye yetmiyor. Ağır metallerin, dünyaya bu ve buna benzer olaylar ile geldiği düşünülüyor. Tabi bunlar sadece teoriler ama insan inanmaktan çekinme lüksüne kapılmıyor.

Onca profesyonel çalışmalara rağmen hala cevaplayamadığımız bazı sorular var. Örneğin; Kilonova’da patlamayan maddelere neler oldu? Patlayanların sadece nötron yıldızlarında yüzde onunu oluşturduğunu düşünürsek, diğer yüzde doksanına neler oldu? Bilim insanları geriye kalan maddelerin kara deliğe dönüştüğünü söylüyorlar ancak daha hiçbir şeyden emin değiliz. Daha çok araştırma yapılması gerekmekte. 130 milyon yıl önce duvara atılan bir taşın sesi, dünyamıza 17 Ağustos 2017’de geliyor. Ve 100 yıl öncesine kadar Einstein’ın matematiksel olarak keşfettiği bulguları ilk defa fiziksel olarak kanıtlıyoruz. Bu olay pek çok bilim insanı için hayatlarında görebileceği en önemli konulardan biri haline geliyor. Çünkü elde ettiğimiz bilgiler ve bulgular evrene, hatta dünyamıza dair pek çok gizeme ışık tutabilir. Daha dünyanın oluşumu esnalarında gerçekleşen bu yaşanan olayı biz yeni fark ediyoruz. Aslında bunca teknoloji ve bunca profesyonellik bizi her ne kadar zeki varlıklar kılsa da, aynı zamanda da bizim hiçbir şey bilmediğimizi kanıtlıyor.