Protestolar

Hükümetlerin Baş Ağrısı: Protestolar

Protesto kelime anlamı olarak; ‘Bir davranışı, bir düşünceyi, bir uygulamayı haksız, yersiz, gereksiz bularak karşı çıkma, kabul etmeme’ olarak açıklanır. Protesto aslında hükümetler için genel bir sorundur. Her protesto, hükümet için bir yol ayrımıdır. Önlerine bu protesto karşısında ne yapmalıyız sorularını ortaya çıkarır ve hükümet içerisinde dahi bir yol ayrımına yol açar. Mevcut hükümet bunlar hakkında kendi kendine soru sormaya başlar;
1- Protestocuların istediğini kabul etmedi miyiz?
2- Protestocuların istediğini kabul etmeyip dinmelerini mi beklemeliyiz?
3- Protestocuların istediğini kabul etmeyip zor mu kullanmalıyız?

Protesto Tarihi

Protestoların atası köylüler ve işçilerdir. Zaman içerisinde her zaman ekonomik sınıfın en altında yer alan bu sınıf, en çok ezilen ve söz hakları ellerinden alınan sınıftır. Bu yüzden de isyan etmek, kararları eleştirmek de en çok onların hakkı olmuştur. Orta Çağ zamanında sırtlarına binen yük yüzünden zaman zaman ellerine meşale alıp, o bölgenin lorduna doğru yürüyüş yapmaktan çekinmemişlerdir. Genelde sessiz olmayan bu protestolar sonunda iki sonuçtan birine bağlanıyordu;
1- Lord kalabalık olan köylülerden korkuyor ve onların isteklerini yerine getiriyordu.
2- Lord askerlerini gönderip, silah ve zırh gücü neredeyse olmayan köylüleri pes edene kadar öldürüyordu.
İki sonuçta da sakin bir protesto olmuyordu çünkü halk genelde lordun kaldığı yere gelene kadar her yeri ateşe vermeye meyillilerdi çünkü isyan etme, protesto etme noktasına gelene kadar biriken öfkeleri vardı.

Sanayi Devrimi

Sanayi Devrimi ile beraber artık yeni bir ekonomik sınıf olan işçi sınıfının ortaya çıkması ile beraber, ezilen kesim sadece köylüler değil, artık işçilerdi de. Sanayi Devrimi ile zenginleşen kesim, karın tokluğuna çalıştırdıkları işçilerine genelde iyi davranmamakla nam salıyorlardı. Evine sadece ekmek götürmeye çalışan işçi kesim, üzerlerine daha da fazla binen yükleri olduğu zaman protestolar başlıyordu.

Protestolar

Birleşik Krallık

Protesto diyince şu anda aklımıza ilk Fransa geliyor fakat Sanayi Devrimi’nin Birleşik Krallık‘ta çıktığını düşünürsek ve sanayileşmenin en hızlı gelişen ülkenin Birleşik Krallık olduğunu düşünürsek, en fazla işçi sınıfına hakim ülkenin de Birleşik Krallık olduğunu belirtmek zor olmayacaktır. Birleşik Krallık’ta artan işçi sayısının çok olması nedeniyle, zenginler, zenginliklerinden en ufak bir taviz vermek istememelerinden ötürü, işçi sınıfını önemsemiyorlardı. İşçi sınıfını modern birer köle gibi kullanıp, onları uzun saatler çalıştırıp, en az maaşla eve gönderiyorlardı. Bu durum bir süre bu şekilde devam etse de çok uzun süremezdi elbette.

Protestonun İlk Zaferleri

Fabrikalarda çalıştırılan işçilerin yevmiyelerinin azalması, çalışma saatlerinin arttırılması gibi nedenler artık canlarını bezdirmişti. Fabrikaların çeşitli kötü çalıştırma faaliyetleri yüzünden işçiler yavaş yavaş protestolara başlamışlardı. Protestolar genelde sakin başlar, grev şeklinde kimseye zarar vermeden, sadece çalışmamak gibi sakin bir şekilde ilerlerdi. Eğer fabrikanın sahibi, ellerinde silahlı grupları ya da polisleri tutup, grev yapan insanların üzerlerine bu adamları saldıkları zaman ise, sakin olan protesto, küçük çaplı bir savaşa ve genelde de çoğunlukla işçilerin ölümüne sebebiyet veren bir katliama dönüşürdü.
Bu protestoların zaman içerisinde artmasıyla Birleşik Krallık hükümeti işçi haklarını arttırmaya başladılar. Önce yevmiyelerin artması daha da sonra iş saatlerin azaltılmasıyla Birleşik Krallık işçileri ilk zaferlerini kazanmaya başlamıştı.

Protestolar

Fransız İhtilali

Sanayi Devrimi‘yle aynı yıllara tekabül eden bu ihtilal aslında protestoların en büyüğüne bir örnek olarak verilebilir. Bu ezilen alt sınıfın artık yiyecek dahi bulamamasından ötürü ve zenginlerin hala çok rahat yaşamalarından ötürü ortaya çıkmış bir isyandır. Bu diğer protestolar gibi sakin başlamamış, direkt olarak amaçları zaten hükümetin devrilmesi olduğu için, başladığından itibaren ölümlerin olduğu ve sonuçta halkın kazandığı, zaferle sonuçlanan isyandır. Fransızların devrimci bir halk olarak bilinmesinin temelini bu ihtilal oluşturur.

Protestolar

Sarı Yelekliler (Gilets jaunes)

Sarı Yelekliler Hareketi 7 Kasım 2018 Cumartesi günü Fransa’da gösterilerle başlayan ve daha sonra yakın ülkelere sıçrayan bir protesto hareketidir. Yükselen akaryakıt fiyatları, yüksek yaşam maliyeti ve hükümetin vergi reformlarının orantısız arttığını düşünen çalışan sınıf, orta sınıf ve kırsal kesimindeki işçi sınıfı, bu değişikliklerin sona ermesi gerektiğini düşünüyorlar. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron‘u sorumlu tutarak, istifa çağrısında bulunuyorlar.

Protestolar

Neden Sarı Yelek?

Sarı yelek bir sembol olarak seçildi, çünkü tüm sürücülere 2008 yılından beri sürüş sırasında araçlarında yüksek görünürlüklü yelekler kullanmaları için yasalar getirilmişti. Sonuç olarak, protestolarda yansıtıcı yelekler yaygın, ucuz ve sembolik hale gelmiştir.

Protesto Nasıl Bu Kadar Büyüdü?

Yeni vergilerle birlikte, çalışan kesimin ve orta sınıfın hareketleri beklendiği gibiydi aslında. Bu hareketin bu kadar büyümesini sağlayan asıl etken, uzun süredir içlerindeki alevi ortaya çıkarmayı bekleyen kırsal kesimin bu harekete katılmasıdır. Kırsal kesimlerden o kadar çok insan geldi ki, bu hareket beklenenden çok büyük bir kalabalık oluşturdu.

Protestolar

Protestonun Şiddeti

Protesto ilk başlarda, çoğu protestoda olduğu gibi sakin başlasa da hükümetin talepleri kabul etmeyişi, halkın öfkesini daha da kabarttı. Öfkeyle dolu kalabalık da hükümete zarar verme niyetiyle ortalığı savaş alanına çevirdi. Polis ve protestocular arasında, uzun zamandır görülmeyen bir şiddete yol açtı.

Protestolar

Hükümet Ne Yaptı?

Şiddet olaylarının artması ile beraber, hükümet geri adım atmaktan çekinmedi. Koymuş oldukları zamları geri çekti, bazı vergilerden de ödün verdi ama halkı yatıştırmak artık kolay değildi. Halk artık Macron’un istifasını da istiyordu.

Protesto Nasıl Bitti?

Aslında gösteriler bitmedi. Halkın öfkesini bir nebze olsa dindirmiş olsalar dahi hala yeni bir yasa çıktığı zaman, bu yasa halkı etkiliyorsa, halk sarı yeleklerini giyip Paris sokaklarını savaş alanına çevirmekten çekinmiyor. Artık bir kere istediğini alan halka karşı hareket etmek giderek zor oluyor Fransa’da.

Protestolar

Protesto Fırsatçıları

Burada Fransa’dan ayrılıp Amerika’ya gitmemiz gerekiyor. Amerika’da da George Floyd‘un bir polis tarafından, herkesin gözü önünde öldürülmesinden sonra halk ayaklandı. Siyahilerin Amerika’da bu kadar haksızlığa uğramasına karşı toplanan halkın yanında, protestoların getirmiş olduğu anarşizme yakın bir havayı fırsat bilen, protestolarla bir alakası olmayan, sadece mağazaları yağmalamak için orada olan bir kesimde vardı. Bu kesim, yapılan protestoların haksız bir amacı varmış gibi gözükmesine yol açıp, protestocuları kötü birer insanmış gibi görünmesine yol açıyor.

Protestolar

Protestoya İhtiyaç Var Mı?

Bu sorunun cevabını aslında tarih içerisinde bulmak mümkün. Zenginler ve zenginleri düşünen yönetimler, alt sınıfı çok fazla önemsemezler. Yapabilecekleri fazla bir şeyi olduğunu düşünmediklerinden de onların üstüne yük bindirmeyi çok görmezler. Bu tarz durumlarda ise artık kaybedecek çok az şeyi olan alt sınıf ayaklanır. Kaybedecek çok şeyi olan üst sınıfı da panik havası alır. Protestoların şiddetini aslında, alt sınıfın ne kadar ezildiğine göre yorumlayabiliriz. Çok ezilmiş bir alt sınıfın öfkesi, istediklerini alana kadar daha çok şiddete yol açar çünkü artık kaybedecek şeyleri daha azdır. Bu durum hükümetler için ve zengin sınıf için en tehlikelisidir.

Sonuç

Sonuç olarak hükümetler halkını ne kadar çok düşünüyorsa, halkının sesine ne kadar çok kulak veriyorsa, bu protestoların sayısı da daha az olacaktır. Protestolar genelde daha gelişmiş olan ülkelerde olmasının sebebi ise daha bilinçli olmalarıdır. Bilinçli olmayan halklarda protesto kavramı pek olmaz. Ya savaşa götürecek kadar şiddetli olur ya da hükümete karşı sessiz olurlar. İki durumda maalesef kötüdür.

Hükümetlerin Baş Ağrısı: Protestolar” başlıklı yazımızın sonuna geldik. Bizleri Instagram ve Twitter hesaplarımız üzerinden takip edebilirsiniz. Diğer içeriklerimize de göz atmayı unutmayın!