fbpx
GenelKişisel Gelişim

Hangi Yabancı Dili Öğrenmeli?

NOT: Yabancı dil olarak İngilizce’nin dışında dilleri konuşacağız. Özellikle “ingilizce”yle ilgilenen okur dostlarımız için sitede İngilizce öğrenmekle ilgili yazı mevcut:

Neden Yabancı Dil Öğrenmeliyiz?

Bu soru birçok genci meraklandırmış,farklı sebepler ışığında bu meraklarına yanıt bulmuşlardır. Genel bir sebep yoktur aslında. Sorulduğu zaman “insanlarla iletişim için” cevabı alırız. Gerçekten öyle midir? Hiç sanmam! Herkesin yabancı dil öğrenmek için farklı bir nedeni ve bu nedeni pompalayan motivasyon kaynağı vardır. Yabancı dil öğrendiğimizde sadece o dili bilen insanlarla iletişime geçmeyiz,o dilin kullanıldığı tarihi dönemlere,o dili kullanmış kültürlere erişiriz. İtalyanca öğrenerek büyük Roma tarihine,Yunanca öğrenerek kadim Yunan tarihine,Arapça öğrenerek arap ve İslam tarihine ışık tutabilirsiniz. Ama elbette bu sebeplerin dışında sebepler de yabancı bir dili öğrenmek için makuldür. Lakin ne olursa olsun yabancı dil öğrenmek için sağlam ve ciddi sebebiniz olmalı. Bu sebep motivasyonu tetikler. Eğer ciddi bir sebebiniz yoksa ve anlık heves sayesinde başlamışsanız kısa zamanda motivasyon tükenir ve bırakırsınız. İsterseniz farklı başlıklar altında bu nedenleri daha da derinlemesine irdeleyelim!

Daha Fazla İnsana Ulaşabilmek

Bu Dünya’da 7000’den fazla dil vardır.Elbette bir insanın öğrenebileceği dillerin sayısı pek kısıtlıdır,lakin insan istediği dili gerekli azimle öğrenmek gücüne sahiptir. Belirli dillerin kullanıcısı diğer dillerenazaran pek hayli fazladır. İngilizce’yi saymazsak,diğer kalanları arasına şüphesiz,İspanyolca girecektir. Brezilya ve Fransız Guyanası dışındaki tüm Güney Amerika ülkelerinde kullanılmaktadır. Aynı zamanda Karayipler Kuzey Amerika’nın Latin kısmında da 1. dereceli kullanılan dildir. Bu ülkelerin halklarının büyük kısmı İngilizce’yi bilmiyor. Bu yüzden eğer bu bölgelere uzun süreli seyahete çıkıyorsanız,İspanyolca’ya sahip olmak size mükemmel kolaylık sağlayacaktır.

Zorluğuyla birçoğumuzun öğrenmeye yeltenmediği,geleceğin dili olarak nitelendirilen ve Uzak Doğu’da kullananının çok fazla olduğu Çince de bu tip diller içinde. Alıştığımız alfabe ve söz tekniğinin dışında bir dil olarak gözüktüğü içindir belki de bu çekingenlik. Lakin Çin’in ekonomik dominantlığının öngörüldüğü gelecekte elzem dillerden biri olacağı kesin. Bunlardan ziyade elbette Fransızca’yı hatırlatmamak olmaz. Kendi zorluğuyla insanlarda bir tabu haline gelmiş bu dil Afrika’da ve hatta Kanada’da bile sıkça kullanılıyor. Zamanının kolonici devletlerinin dili koloni vahşetinin üzerinden yarım asır geçse bile yaygın olarak kullanılıyor.

Eğitim

İnsanların genel olarak yabancı bir dili öğrenme sebeplerinden biri de eğitim. Eğitim seviyesince Türkiye’den daha iyi eğitim sunan ülkelerin dillerini öğrenerek o ülkelerde eğitim görmek mümkün. Bu durumun sıklaşması için bazı ülkeler uygulamalar da koymakta. Mesal olarak, Almanya’da Almanca lisans eğitimi ücretsizdir. Almanya’da eğitim seviyesinin gayet yüksek oluşu tüm Dünya’da Almanca’ya karşı olan ilgiyi artırıyor. Yabancı dil sayesinde eğitim aldıktan sonra başka insanlara nazaran o ülkede iş bulma imkanınız daha yüksek olur. İtalya’nın sunduğu mükemmel burs imkanları da İtalyanca öğrenerek üniversiteyi orada okumayı mantıklı kılmakta. Yabancı ülkede eğitim görmeyi engelleyen en büyük neden ekonomik durum olarak kabul ediliyor. Bu yüzden devletlerin bu tip burs imkanları sunuşunu fırsata çevirmek mümkün.

İş İmkanı

Elbette ne kadar fazla dil bilirseniz o kadar fazla kapı açılmakta. Lakin elbette doğru dilleri öğrenmekte fayda var. Global seviyede dilleri öğrenirseniz global işler bulabilirsiniz,spesifik diller öğrenirseniz onlara uygun iş bulma imkanınız mevcut. Dünya’nın genel olarak nereye gittiğini takip ederek geleceğe yatırım amacıyla yükselen ülkelerin dillerini öğrenmeye çalışabilirsiniz. Belki şuan değil,lakin 5 sene sonra birçok insanın erişemeyeceği pozisyonlara davet alabilirsiniz. Yabancı dil aynı zamanda bir yatırım çeşididir. Yabancı diliniz sayesinde işe alındığınızda,farklı davetler aldığınızda ve ya para kazandığınızda bu yatırımın finansal sonucunu almış olursunuz.

Bu İş Bu Kadar mı Zor?

HAYIR! Dil öğrenmek hiç de zor değil. “Ben yapamıyorum!” demenizin sebebi yazının başlarında kısaca bahsettiğim neden eksikliği. Herhangi bir yabancı dil öğrenme yazısı ve ya videosundan gaza gelerek belki de hiç ihtiyacınızın olmayacağı bir dili öğrenmeye koyuluyorsanız. Öğrenmeye başladığınızda sizi iten ciddi bir neden olmadığı ve bitişte ciddi bir amaç olmadığı için ani motivasyon tükendiğinde siz de bırakıyorsunuz. Halbuki çok ciddi bir nedeniniz ve amacınız bulunsaydı,disiplinli,gayretli ve motivasyonlu bir şekilde devam ettirecek ve bunu başaracaktınız! Öğrenebiliyorsunuz,herkes gibi yapabiliyorsunuz! Öğrenmeyi istediğiniz dilin milyonlarca konuşanı var. Onlar nasıl öğrendiyse,siz de öyle öğreneceksiniz. Kimse bir dille Dünya’ya gelmedi. Tamamen İtalyan olan bir bebek Almanya’da yetişirse, ana dili Almanca olur. Lakin herkes Chomsky’nin tabiriyle “Dil Öğrenme Aygıtı”yla geldi. Bu yüzden ciddi bir amaç edindiğiniz takdirde bu işi yapabilecek durumda olacaksınız. Motivasyon ani itelemedir. Yürümeyi sürdürmek için disiplin şarttır. Kendi plan programınızı oluşturarak bu disipline uyabilirsiniz. Öğreneceğiniz dil hangisi olursa olsun,aslında neredeyse aynı temele sahip bir dil öğreneceksiniz. Bununla ilgili mevcut teori belki de sizi epey şaşırtacak!

Evrensel Dilbilgisi Teorisi

Bu teoriye göre aslında Sadece tek bir dil temeli vardır. Bu temel üzerinde (temel yapısı değişebilir) o dilin sahip olduğu kelimeler hazinesi,deyimler ve s. uygulanır ve yeni bir dil oluşturulur. Yani diller aslında birbirinden tamamen farklı değildir. Bu teori aslında insana farklı bir bakış açısı kazandırıyor. Çünkü tüm dillerde soru cümlesi ve tümleç,özne,yüklem gibi cümle üyeleri mevcuttur. Sadece dillerde bazı parametreler farklılık (cinsiyet kavramı,artikeller,cümle yapısı gibi) taşıyabilir. O dilin cümleler yapısını,diğer bildiğiniz dilden farklı olan parametrelerini ve çokça söz ve söz birleşimi anlamları öğrendikten sonra artık dilin büyük kısmını öğrenmiş oluyorsunuz. Geriye kalan herşey tecrübe ve edindikleriniz esasında gelişiyor:Dinleme,yazma,okuma ve konuşma. Bu tecrübeyi filmlerden,arkadaş çevrelerinden,internet ve sosyal medyadan,konuşma gruplarından ve deneme sınavlarından elde edebilirsiniz.Önemli olan başarısız olduğunuz anda karamsarlığa kapılmamak.

Dillerin Benzerliği

Dil grupları dolayısıyla dil benzerlikleri çokça mevcuttur. Türkçe-Azerice olduğu gibi bazı diller de kelime anlamları,cümle yapısı itibarı ile birbirine benzer.
Eğer orantı olarak bakacak olursak:
Fransızca %84 Katalanca‘yla,83% İspanyolca’yla,%81 Portekizce‘yle,%80 ise İtalyanca‘yla benzerlik göstermektedir.
Eğer İngilizce bililiyorsanız Danca(%83),Norveççe(%82),İsveççe(%80),Flemenkçe(%79) ve Almanca(%78) öğrenmek sizin için daha kolay olabilir.
Almanca‘yla Flemenkçe‘nin benzerliği tartışmasız bir konumda(%93). Finlandca hariç diğer İskandinav dilleri de çok yüksek oranla Almanca’yla benzerlik taşımakta.
İtalyanca bildiğiniz takdirde Latin Amerika’yı keşfetmek daha kolay gelecektir(%88-İspanyolca,%85-Portekizce)
Slav dil grubuna mensup dillerin birbirlerine benzemesi,Rus-SSCB işgalleriyle pekiştirilmiştir. Bu yüzden Rusça bildiğiniz takdirde Belarusça,Ukraince,Sırpça ve diğer Post-Yugoslav dilleri bile çok kolay öğrenilebilir. Represif SSCB ve Yugoslavya’nın yıkılışından,Avrupa Birliği’nin kurulmasından sonra birçok ülke,birçok millet birbiriyle olduğundan çok daha fazla yakınlaştı. Tabii ki,bu da dillere yansıdı. Bu yüzden İngilizce‘de,Fransızca‘da yahut diğer bazı dillerde bulunan ve artık terim halini alan birçok kelime farklı dillerde mevcut. Bu da elbette,dil öğrenmeyi kolaylaştıran bir etken olarak bize avantaj veriyor.

Hangi dili hangi amaçla öğrenirseniz öğrenin,bunun geç olmadığının farkında ve bilincinde olmanız gerekir. İster 17 yaşında bir genç olun,ister yeni üniversite mezunu işsiz olun,ister 35 yaşında aile sahibi bir insan olun,dil öğrenmek asla geç değildir. Chomsky’nin deyimiyle,Dil Öğrenme Aygıtı’nız her zaman çalışır vaziyette olacaktır ve yeni dil öğrendikçe bu “aygıt” ve zihniniz daha da güçlenecektir!

Yazar hakkında

2002 doğumlu Uludağ Üniversitesi 1. sınıf (Uluslararası İlişkiler) öğrencisiyim. Azerbaycan vatandaşıyım. Yazı yazmak,araştırma yapmak ve incelemek benim hoşuma giden aktiviteler. Dolayısıyla bu hobimi sürdürerek yazmakta olduğum yazılarımı siz değerli okuyucularla paylaşmaktayım.
Benzer yazılar
BilimGenelHayat

Seri Katil: Kalp Krizi

GenelİnançPolitikaTarih

Türkiye'de Alevi Olmak

DünyaGenelTarih

Tanrı'nın Kırbacı: Attila

GenelPsikoloji

Depresyon (Aslında) Nedir?

Abone ol ve son haberleri kaçırma

Bir yorum bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir