Yapay zeka GPT-3

GPT-3 Yapay Zeka Dünyasındaki En Büyük Sıçrayış

Geçtiğimiz günlerde yapay zeka dünyasında ciddi bir ilerleme kaydedildi, bu ilerleme OpenAI şirketinin GPT-3 (Generative Pre-trained Transformer 3)’ü yayınlamasıyla gerçekleşti. Birazdan neden bu kadar ‘büyük’ olarak adlandırılan bir ilerleme olduğunu anlayacaksınız. Fakat GPT-3‘ün detaylarına girmeden önce OpenAI şirketini bir tanıyalım istiyorum.

OpenAI

OpenAI 2015 yılında California‘da kar amacı gütmeden kurulan bir yapay zeka şirketidir. Kurucuları arasında neredeyse hepimizin bu günlerde adını duyduğu Elon Musk‘ta var. OpenAI şirketinin amacı yapay zekayı insanlığa yararlı bir biçimde kullanmak için geliştirmektir. Elon Musk‘ı biraz araştırdıysanız, onun yapay zekaya bakış açısı pek iyimser olmadığını biliyorsunuzdur. Bu şirkette aslında birazda o bakış açısının iyiliğine hizmet ediyor diyebiliriz. Şirketin bütün araştırmaları ve patentleri halka açıktır. Yani ortaya koyulan araştırmalardan biz de yararlanabiliyoruz. Size daha fazla detay bilgi vermeden asıl konumuza geçmek istiyorum.

Çok Okuyan Bir Yapay Zeka

Bildiğiniz veya bilmediğiniz üzere, yapay zeka modellerimiz verilerle beslenir. Yani yapay zekayı çocuğunuz olarak düşünebilirsiniz. Siz ona ne öğretirseniz o onları öğrenir. GPT-3‘e verilen verilerin miktarına baktığımızda çok büyük bir veri seti görmekteyiz.

Yapay zeka GPT-3

Dünyanın en büyük dijital ansiklopedisini okumasına şaşırmamalıyız. Şu ana kadar internette olan her şeyi, dijital ortama aktarılan bütün kitapları okumuş olmasına şaşırılabilir. Tabii ki filtrelendirilmiş olan verilerde mevcut. Çünkü yukarıda dediğim gibi, o bir bebek ve ona ne öğretirsek onu öğreniyor. İnternetten her zaman iyi şeyler öğretemiyoruz. Bunu Facebook‘un yapay zekasında gördük. Reddit sitesindeki kullanıcı yorumlarından besledikleri yapay zeka insanlarla kavga etmeye, onlara ırkçı söylemelerde bulunmaya başlamıştı. Dediğim gibi verdiğimiz veri sayısından ziyade verdiğimiz verinin içeriği de çok önemli.

Fakat gelelim can alıcı noktaya. Bu verileri verdik. Verdik diye hemen öğrenecek hali yok tabii ki. Bu bilgilerin belirli işlemlerden geçmedikçe çöpten farkı yoktur. Yani bu bilgileri işlememiz gerekiyor. GPT-3‘ün asıl farkı burada ortaya çıkıyor işte.

Yapay zeka GPT-3

Verileri işlerken yaklaşık 175 milyar parametre kullanıyor. Gördüğünüz üzere en son çıkan modelin, parametre sayısına bakınca diğer modellerle arasındaki farkı anlayabiliyoruz aslında. Diğer modellerin kullandığı parametre toplamının neredeyse 7 katı kadar parametreye sahip. Peki ne yapabiliyor. Aslında ne yapabiliyordan ziyade ne yaptırabiliyoruz sorusunu sormak gerekiyor. Arayüzüne herkes erişemiyor şu anlık. Fakat ulaşanlardan edindiğimiz bilgilere göre olağanüstü şeyler yapabiliyor. Birazcık bunlardan bahsedelim.

Ne Yapabiliyor?

Bu yapay zeka kodlama yapabiliyor. Siz ona bir şeyler tarif ediyorsunuz. Örneğin üzerine bastığımızda 0-100 arasında rastgele bir sayı çıktısı veren bir buton. Bunu size saniyeler içerisinde kodlarıyla birlikte yapabiliyor. Size web site tasarımları yapabiliyor. Aynı şekilde tarif ediyorsunuz. Hatta bir web sitesini örnek gösterip buna benzer bir şey istiyorum dediğiniz taktirde o web sitesine benzer bir tasarım karşınıza geliyor. GPT-3‘ün hünerleri bu kadar mı peki? Tabii ki hayır. Yazdığınız kodların ne anlama geldiğini ona sorabiliyorsunuz. Aslında bir nevi size kodlama öğretiyor. Ondan herhangi bir konuyu size anlatmasını istiyorsunuz ve gerçektende sanki karşınızdaki bir insanmış gibi size o konuyu anlatabiliyor. Biraz ürkütücü kısmı da burası bence. GPT-3 insanları taklit edebiliyor.

Bir bilgisayar mühendisi sahte bir röportaj yapıyor. Röportaj yapılan kişi ise Albert Einstein! GPT-3 sanki Albert Einstein‘mış gibi sizinle konuşuyor. Bu yapılan konuşmanın metnini Barış Özcan‘ın videosundan bulabilirsiniz. Sizler için bir kısmını buraya koyuyorum. Sağ tarafta konuşan Albert Einstein‘ı taklit eden yapay zekamız.

Yapay zeka GPT-3
ve konuşma şöyle devam ediyor;
Yapay zeka GPT-3

Gördüğünüz gibi sanki karşınızda bir insan varmış hissiyatı yaratıyor.

Yapabildiği diğer şeylere gelecek olursak. Örneğin bir yapay zeka modeli yapmanıza yardımcı olabiliyor. Doğru duydunuz, evet! Yapay zeka, bir yapay zeka modeli yapmanıza yardımcı oluyor. Kodları kendi yazıyor. Bir yazarı, bir şairi taklit edebiliyor. Siz ona herhangi bir eserinin bir kısmını veriyorsunuz. O şairin kim olduğunu biliyor, üstelik o üslupta yeni dizeler üretebiliyor. Yine Barış Özcan‘ın videosundan bulduğum şu örneğe bakalım.

Yapay zeka GPT-3

Yüzyıllar önce yaşamış birinin üslubunda yazabilmek, bence çok etkileyici. Fakat bunlar henüz buzdağının görünen kısımları. Gelecekte bizi neler bekliyor, tahmin etmek hem zor hem kolay. Hep birlikte izleyip göreceğiz. Umarız bizim ülkemizde de bu teknoloji alanındaki çalışmalar, dünyada ses getirecek düzeye ulaşabilir. Şimdilik esen kalın!

GPT-3 Yapay Zeka Dünyasındaki En Büyük Sıçrayış” yazımızın sonuna geldik. Bizleri Instagram ve Twitter hesaplarımız üzerinden takip edebilirsiniz. Diğer içeriklerimize de göz atmayı unutmayın!