Gıda krizi, Ekonomi Krizi ve Covid-19

Tüm dünyayı kasıp kavuran Covid-19 salgını insanlığı yeni radikal kararlar almaya itiyor. Bu boyutta bir krizi pek çoğumuz hayatında ilk defa yaşıyor. Belki de ilerleyen dönemlerde bütün dünya böyle bir kriz hiçbir zaman görmedi diyeceğiz. Umalım ki bunu demeyelim. Bu virüs salgını bize birçok şey öğretiyor. İlk olarak nakit sıkıntısını yaşıyoruz. Bu boyutta bir nakit sıkıntısı finansal piyasaları çok kısa bir sürede iflas ettirebilir. Tüm dünyada borsalar çakıldı. Bazı piyasalar ise krizden on yıllarca sonra bile düzelecek gibi görünmüyor. Çin’de üretimin durması, tedarik zincirinin bir anda kırılması veya yok olması riskini bize hatırlattı. Çin işgücü ve üretim kapasitesiyle tüm dünyayı besler nitelikteydi. Ancak virüs dolayısıyla üretimler durdu. Bazıları şimdilik, bazıları ise tamamen duracak gibi uzmanların uyarısı var. Gıda krizi durumundan hiç bahsetmiyoruz bile, dün gece her şeyi detaylıca gördük.

Böylesine bir krizde mekandan ve zamandan bağımsız bir geliriniz olması sizi ayakta tutacaktır. Akla ilk gelen ise online kanallar yada internet içerikleri. İnsanlar salgını yavaşlatmak için aynı yerde toplanmamaya çalışıyor. Bu sebeple evlerinde kalıyorlar. Bu e-ticaret için müthiş bir fırsat. Zamandan ve mekandan bağımsız. Gıda dahil bütün alışverişinizi e-ticaret yoluyla yapabilirsiniz. Eve kapanan milyonlarca insanın Youtube’da harcadığı zaman artınca, reklam geliriniz artabilir. Nakde ihtiyaç duyan insanlar ellerindeki malları online olarak satabilirler. Evden çalışmak bile artık gelecekte en çok tercih edilen sistem olabilir. Kriz öncesinde online herhangi bir yatırımınız varsa bu şimdilik en iyi yatırımınız olacaktır.

Gıda

Ancak bu kriz uzadıkça insanların ve devletlerin finansal gücü giderek problemli bir hal almaya başlayacak. Bununla beraber psikolojik olarak da çetin bir süreç bizi bekliyor olacak. En nihayetinde insan sosyal bir varlıktır. Tarihsel süreçte bu sosyalliği farklı şekillerde yansıtmıştır. Mesela sahil kenarında oturup sevdiklerinizle çay içmek bile ruhsal açıdan huzur verebilir. Bu insanlar için sosyal bir eylem olarak kabul görmüştür.
Çin’de olan biteni bütün dünya önce uzaktan izledi. Dışarı çıkan bilgi miktarı ve güvenilirliği sorgulanabilir olduğundan pek haberimiz olmadı. Ancak en temel gıda ve sağlık malzemelerini gözünüzün önüne bi’ getirin. Bunlara ulaşamayan insanların binlerce yılda kurduğu medeniyet, saygı ve hoşgörü; açlık ve sağlık söz konusu olduğunda bir anda yetersiz hale gelebiliyor. Bazı durumlarda veya haberlerde gelişmiş bir ülkenin almak üzere olduğu sağlık malzemelerinin başka bir gelişmiş ülke iki katı fiyat verdi diye satılabildiğini gördük. Gıda krizi durumunda neler yaşanabileceğini gördük.

Gıda

Marketlerde gıda stoğu yapmak için uzun kuyruklar oluştuğunu, hatta bazı ülkelerde yağma yaşandığını gördük. İnsanlık şimdiki medeniyet şartlarına ulaşmak için büyük çabalar harcadı. Evet hâlâ yeterli olmayan yanları var. Ancak bu kadar ilerleme kaydetmişken, bir virüs, baş belası bir salgın, gıda ürünlerine rahat ulaşamama riski ve insanların doyumsuz açgözlülüğü bizi binlerce yıl geriye atabiliyor.

Son olarak 31 il için 48 saat sokağa çıkma yasağı ilan edildi ve insanlar bir anda canlarını hiçe sayarak sokağa fırladı. Uzun zamandır büyük çaba harcanan sosyal mesafe oluşturma uygulaması neredeyse heba oldu. Maskesiz ve korumasız küçücük dükkanlara doluşan insanlar mi desiniz yoksa alışveriş için kavga eden insanlar mı dersiniz… Daha öngörülemeyen sosyal, kültürel, ekonomik ve sağlık krizlerini hatta gıda krizi konusunu bile tam olarak bilemiyoruz. Tam olarak bir felaket senaryosuna geçtik mi yoksa eşiğinde miyiz kestirmek güç.

Tüm dünya olarak, tüm insanlık olarak gerçek kapsamlı bir kriz planı yapmak şimdi değilse ne zaman? Belki de en iyi kriz planı bir amaç belirlemektir. Sırf bir amacınızın olması sizi zengin edebilir, hayatınıza ekstra bir on yıl ekleyebilir, sizden sonra gelecek neslinize çok daha iyi bir dünya bırakmanızı sağlayabilir, duygularınızı düzenlemeye yardımcı olabilir, hayat zorlukları ile baş etme gücü verebilir ve zorluklardan daha az daha kısa sürede kurtulmanıza yardımcı olabilir.

Bu kriz planında hayatımızın amacını, asıl amacını bulup çok daha yaşanılabilir bir dünya elde edemez miyiz? Başarılı bir insanlık ile, hayatta aynı yerde takılıp kalanlar arasındaki bence en büyük fark; Amaç. Bunu tam olarak belirleyebilirsek şimdi değil ama ilerde, medeniyetimiz öyle bir günde yok olmayacaktır.

Bizleri Instagram ve Twitter hesaplarımız üzerinden takip etmeyi unutmayın.


Osman Seyrek
Önce çevreni güzelleştir sonra dünyayı. Düşünen, araştıran, endişelenen ve bunları dile getiren 1992 doğumlu sıradan bir insanım.