Flört Şiddeti

Flört şiddeti, özellikle akademide son zamanlarda çok fazla gündeme gelen bir konudur. Öyle ki üniversitelerde şiddet birimleri bu konuda faal durumdadır. Araştırmalar hem toplumsal cinsiyet rolleri algısını hem de bu rollere göre davranış biçimlerini ele almaktadır. Böylelikle flört şiddeti de daha kuramsal bir açıklık kazanmaktadır. Bu yazıda flört şiddetinin ne olduğunu toplumsal cinsiyet rolleri temelinde açıklamaya çalışacağım. Amacım herhangi bir cinsiyeti üstün görmek, algıları aşağılamak, flörtleşmenin olması gerektiği biçimi zorunlu kılmak asla değildir. Sadece flört şiddetinin ne gibi boyutlara ulaşabileceğini sizlerle tartışmak, toplumsal cinsiyet rolleri temelinde irdelemek niyetindeyim.

Şiddet

Şiddet, fiziksel ya da psikolojik olarak gerçekleşen bir davranıştır. Karşıdaki kişiyi bedenen ya da psikolojik olarak aşağılamayı amaçlamaktadır. Bu yüzden öfke gibi bir duygu ile ortaya çıkar, demek mümkündür. Bizim bu yazıda tartışacağımız “flört şiddeti” de şiddetin alt gruplarından biridir. Şiddetin gruplandırılması şiddete maruz kalan sınıflara göre yapılmaktadır. Mesela “yaşlıya yönelik şiddet”, “çocuğa yönelik şiddet”, “kadına yönelik şiddet” gibi (Polat, 2016).

Flört Şiddeti

Yazıya başladık ama daha önce flört şiddeti gibi bir kavramla karşılaşmayanlar olabilir aramızda. Hatta şöyle bir düşünce bile geliştirmiş olabilirler: “Flörtün şiddeti mi olur?”. Bazılarımız ise flört şiddeti kavramından günümüzde oldukça görünür olan taciz veya tecavüz vakalarını akıllarına getirmiş olabilir. İlk olarak bu düşünceleri toparlayarak başlamalıyız.

Şiddet farklı türlerle sınıflandırılabilir demiştik üstte. Nasıl ki kadına yönelik şiddet, aile içi şiddet hatta daha çok psikolojik olarak ortaya çıkan ama çok konuşulmayan “erkeğe yönelik şiddet” gibi kavramları konuşuyorsak flört şiddeti de bu kavramlar arasında yer almaktadır. Mesela daha da kuramsal gidersek bir çift (heteroseksüel birliktelik) arasında gerçekleşen bir tartışma sonucu erkek, kadına şiddet uyguluyorsa buna hem kadına yönelik şiddet hem de flört şiddeti demek mümkün olabilir. Kavramlar bir noktadan sonra birbirini de doğrulamaktadır. Olayın nasıl ve kimlerin arasında gerçekleştiği önemlidir.

Flört hâli hepimizin bildiği üzere “sevgililik” durumunu ifade etmektedir ya da ondan bir önceki süreci. Flört şiddeti ise sevgililik yaşayan bir çiftten herhangi birinin diğerine uyguladığı psikolojik, duygusal, fiziksel, cinsel istismarı ifade etmektedir. Daha çok “istismar” kavramını “cinsel istismar” şeklinde duysak da “istismar” kendi başına TDK tanımıyla “birinin iyi niyetini kötüye kullanma” şeklindedir. Duygusal istismar dediğimizde, birinin duygularını kötüye kullanma onu sizi sevdiğini bildiğiniz için bile isteye incitme gibi bir anlam çıkarabiliriz. Cinsel istismar ise çok fazla karıştırılsa da gerek evlilik içi gerekse evlilik dışı (flört) birlikteliklerde geçerlidir. Cinsel istismar hakkında daha kapsamlı yazı serisi için tıklayabilirsiniz.

Cinsel istismar sadece iki insan arasında ilişki olmadığında gerçekleşmez. “Tecavüz” ya da “taciz” karşı tarafın onayı olmadığında gerçekleşir. Bu yüzden flört şiddeti başlığının altında tecavüz ve taciz konuşulur. Aynı zamanda aile içi şiddette de tecavüz ve taciz konuşulur. Özellikle ülkemizde eşler arasında bu çok görünür değildir. Öyle ki (cinsel) şiddet için şikayet edildiğinde eşlerden şikayetçi olana “O senin kocan/karın!” diyerek eve göndermeleri muhtemeldir. Yani evlilik, taraflardan birinin (ülkemizde genellikle erkeğin) taraflardan diğerine (ülkemizde genellikle kadına) sahip olmasının resmiyetini ifade etmektedir! Tabii bu başka yazıların konusu ama yeri gelmişken bir şeyler söylemeden geçmek istemedim, çünkü kadınlar şikayet etme haklarının bu gibi sonuçlar yüzünden olmadığını düşünme eğilimindedirler.

Hangi Davranışlar Flört Şiddetidir?

flört

Aslında bahsettiklerimizin genel mantığını anladıysak hangi davranışların flört şiddeti olduğunu çıkarımlamak zor olmayacaktır. Bu yüzden biraz sınırlardan konuşabiliriz. Kişilerin sevgili olduklarında ve sevgililik süreçleri boyunca birbirlerine her şeylerini anlattıklarını, bağ kurduklarını adeta “Bir elmanın yarısı biri sensin biri ben🎵” olduklarını söylemek mümkündür. Bu süreç kişilerin birbirlerine karşı patolojik bir bağımlılık geliştirmeleri ile de sonuçlanabilir pek tabii. Genelde flört şiddeti bu sınırların bilinmemesinden kaynaklı ortaya çıkmaktadır.

Flört şiddetinin 18-30 yaş aralığında sıklıkla görüldüğü söylenir. Bu yaş aralığında görülme nedenlerinden biri kuşkusuz yetişkinliğe adım atma ve üniversite yıllarının başlangıcıdır. Genel olarak flört şiddeti fiziksel ve psikolojik şeklinde ikiye ayrılmaktadır. Fiziksel olarak flört şiddeti, rıza olmadan taraflardan birinin cinsel yakınlaşması, tokat atmak, hırpalamak şeklindedir. Psikolojik olarak ise taraflardan birinin intihar etmekle diğerini tehdit etmesi, kıskançlık yüzünden karşı tarafı suçlamak, tartışmak, “… görüşmeni istemiyorum” diyerek sosyal hayatını sınırlandırmak gibi olabilmektedir (Fidan & Yeşil, 2018). Başka örnekler muhtemelen bunlardan bahsettikten sonra sizin de aklınıza gelecektir. Flört şiddeti aslında çevremizde belki de kendi ilişkimizde yaşadığımız bir şeydir ama bunu görmek içindeyken çok zordur. Hele ki o kişiyi seviyor ve değer veriyorsanız.

Derin Duygular Flört Şiddetini Görünmez Kılar

Müge Anlı’nın bununla ilgili çok güzel bir tespiti vardı, belki denk gelmişsinizdir. Eşine şiddet uygulayan birine diyordu ki “Mesela sen bana şiddet uygulasan, ben sana bir şey hissetmiyorum ya, gör bak yarın neler yapıyorum sana! Eşiniz sizi sevdiği için bir şey yapamıyor. Normalde bir kadın buna katlanmaz!”. Belki de şiddete uğradığınızın, çok kötü hissettiğinizin farkında bile değilsinizdir. Belki tehdit ediliyorsunuzdur. Lütfen o yoğun sevgi duygularınızı bir kenara itin ve açıkta kalan neler var görmeye çalışın. Judith Herman’ın Travma ve İyileşme kitabında çok iyi ifade ettiği bir mesele de kurbanın failine olan tutkusudur. Evet biraz korkunç bir senaryo gibi yazacağım ama özellikle esirlik durumlarında fail, kadını (kadınlar üzerinden vakalar anlatılıyordu o yüzden “kadın”) esir tutmak için herhangi bir kilitli kapıya vs gerek duymaz. Esir tutmak için psikolojik şiddeti kullanır. Hatta kimi zaman onu öldürmek isteyip vazgeçerek kurbanının gözünde kahraman olur! Bunlar gerçekler, bunlar kitaplarda yazanlar…

Bazı gerçekleri görmek zor olabilir ama buna hazır olmamız ve görmemiz her ne kadar bu kadar korkunç şeyler yaşamıyor olsak da gerekebilir. Bazı davranışlar çok çok daha yıkıcı davranışların habercisi olabilir. İyi bir gözlemci olmak gerekir. “Hele ki bu zamanda” demek istemiyorum. Bu her zaman böyleydi. En azından biz şanslıyız, şiddetin ne olduğunu ne olmadığını biliyoruz, fakat görüyoruz ki bazen duygular bildiklerimizin önüne geçebiliyor. Ne yazık ki!

Toplumsal Cinsiyet Rollerinin Etkisi

flört

Bu başlık altında biraz beyanı erkek olanları savunacağım. Ciddi anlamda, evet, toplumsal cinsiyet rollerinin kadınları yerdiği bazen de aşırıya kaçarcasına koruduğunu biliyoruz. Bu rollerde erkekler ise duygularını belli etmeyen, koruyucu bir robot gibi konumlanmaktalar. Savunacağım dedim başta ama erkeklerin böyle olmadığını söylemem belki de kötü hissettirir ataerkil bir erkek bireye, bilmiyorum. Keza kadınlar da bu bahşedilen rolden memnun olabilmektedirler. “Hesabı o ödesin.”, “Şunu atayım alsın.”, “Bunu deyim üzülmesin erkek çünkü üzülmez.”. Gibi gibi.

Rollerden çıkın! Siz duyguları olan, ihtiyaçları olan, kimi zaman parası olan kimi zaman olmayan, bazen üzülen bazen çok mutlu olan insanlarsınız, bireysiniz. Prenses ya da paşa değilsiniz. E tabii prenseslik ya da paşalık yoksa soyunuzda. Bazen toplumda kabul görmek için bu rollerin arkasına sığınır ve o rolün getirdiklerini aynen kabul edip yansıtabiliriz. Kimse tamamen toplumun dışında olamaz zaten ama bunu abartmak var, farkında olup “Ben n’apıyorum?” diye sorgulamak var. Her ikisi de ayrı şeyler. Özellikle flört şiddetinde bu rollere bürünüp davranan her iki birey kimi zaman farkında olmadan ilişkiyi daha kötüye götürebilir. Kimi zaman roller gereği erkek olan birey korumacı olurken roller gereği kadın olan birey “trip” dediğimiz aslında iletişim kurmaya takati olmama durumunu gerçekleştirebilir. Unutulan ise herkes insan olduğudur. Doğru düzgün bir iletişim kurmadan ne kadar trip atarak o ilişkiyi sürdürebilirsiniz? Nereye kadar korumacı olabilirsiniz? Yani siz ilişkide değilken de o kişi bir hayat yaşıyordu ve belli ki ölmedi.

Toplumda aynı zamanda tabu olmuş bazı söylemler vardır. “Erkek dediğin …”, “Kadın dediğin …” gibi. Şimdi boşlukları uygunlarıyla doldurmayacağım hepimiz biliyoruz zaten. Sevginin ne olduğuna ilişkin bu kalıplaşmış yargılar kimi zaman sevgi gösterirken onları kullanmamızı zorunlu kılmaktadır. Alenen değil, bilinçsiz bir şekilde. Yani oturup “Toplumsal cinsiyet rolleri gereği erkek olduğum için sevgilimi kıskanmalıyım.” demezsiniz de “Onunla orada ne işin vardı?” dersiniz. Yine “Toplumsal cinsiyet rolleri gereği sorunu mantıklı bir şekilde açıklamak yerine kadın olduğum için trip atmalıyım.” demezsiniz de “Ya of beni anlamıyorsun.” dersiniz.

Duygularımız İnşa Edilmiştir

Eminim trip olaylarından ya da kıskançlıklardan hoşlananlar vardır. Eminim. Yine iddia ediyorum bu konuda deli gibi literatürde taramalar yapıp araştırma yazıları yazıp yine toplumsal cinsiyet rolleri gereği davrananlar da vardır. Bu çok normal. İçine doğduğumuz yeri öylece içimizden atamayız. İçimize işlemiştir. Sevmek, sevilmek, ilişkiler… Birinden nasıl hoşlanacağımız biz doğmadan yazılmıştır. Yani bu yukarıda bahsettiğimiz flört ilişkilerinin geleneksel toplumdaki yansımaları. Bu biraz şey meselesi “Coğrafya kaderdir.”. Çok da kader değildir tabii okuyup kendimizi geliştirirsek. Peki geliştiğinizi nasıl anlarsınız? Benim şöyle bir taktiğim var, mesela bir haber izlediğimde aklıma ilk gelen şeye odaklanıyorum. Tabii sonradan mantık daha ağır basıyor ama ilk gelen şey ataerkil bir söylem mi, toplumun kabul gördüğü bir doğru mu bunlara dikkat ediyorum. O ilk gelen şeyi düzeltmek için ise sürekli okumaya, düşüncelerimi geliştirmeye çalışıyorum. Çok da şey değilim ama elimden gelen bu.

Sonuç

Flört şiddetini genel hatlarıyla açıklamaya çalıştım. Açıklamaya çalışırken biraz dallanıp budaklandı ama ondan bahsetmesem olmaz dediğim şeyleri yazma mecburiyetindeydim. Affedin. Daha kısa, öz ve etkili bir biçimde okuma yapmanız için, e biraz da yararlandığım kaynakları sıralayacağım. Unutmayın metin içinde de yönlendirme linkleri mevcuttur. Üstlerine tıkladığınızda orada olacaksınız. Sevgiler!

Kaynakça

FİDAN, F. & YEŞİL, Y. (2018). Nedenleri ve Sonuçları İtibariyle Flört Şiddeti, Balkan ve Yakın Doğu Sosyal Bilimler Dergisi, 4 (1), 16-24.

HERMAN, J. (2019). Travma ve İyileşme, (T. Tosun Çev.) İstanbul: Literatür Yayınları.

POLAT, O. (2016). Şiddet, Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Hukuk Araştırmaları Dergisi, 22 (1), 15-34.


Nida Nur Yağız
Araştıran, öğrenen ve aktarmayı seven; bilginin paylaşılması gerektiğine inanan biri. İletişim için: [email protected]