Money with house.

Finansal Özgürlüğe Giden Yol

Bugün sizlere hepimizin merak ettiği ve ulaşmaya çalıştığı bir kavramdan bahsedeceğim : Finansal özgürlük. Bu kavram özellikle son yıllarda ülkemizde çok fazla duyulmaya başladı. Finansal özgürlüğün anlamı herkese göre değişse de, genel hatlarıyla hayatta kararlarınızın ve yapmak istediklerinizin finansal sebeplerle kısıtlanmaması durumu diyebiliriz. Sizin için finansal özgürlük nedir bilemem, ancak bugün sizlere özgürlüğe giden ilk 5 adımı nasıl atabileceğinizi anlatacağım.

1 – Paranızı ciddiye alın

İnsanların en çok yanıldığı nokta finansal özgürlük için çok para gerektiğini düşünmeleridir. Size rahatlıkla söyleyebilirim; çok paraya ihtiyacınız yok, paranızı çok ciddiye almanıza ihtiyacınız var. Cebinizden çıkan her kuruşu ve cebinize giren her kuruşu takip edin. Sadece paranızın nereye gittiğini görerek bile daha çok tasarruf yapmaya başlamanız muhtemel. Cimri olmanıza gerek yok, sadece paranızı kontrol etmeniz gerekiyor. Paranın sizi yönetmesine izin vermeyin. Parayı kontrol etmenin en temel yolu bütçe hazırlamaktır. Öğrenci veya çalışan olmanız fark etmez, bir bütçeye ihtiyacınız var. Bütçeyi hazırlarken uygulamalardan faydalanabileceğiniz gibi geleneksel şekilde bir ajandayla da işinizi görebilirsiniz. Önemli olan bu planı yapmak değil, buna uymaktır.

Eğer paranızın nereye gittiğini bilmiyorsanız finansal özgürlüğü unutabilirsiniz.

Paranızın nereye gittiğini çok iyi öğrenin. Nasıl daha az gidebileceğini de analiz edin. Paranın ne kadar zor kazandığını öğrendiyseniz bu kadar kolay harcanmasına şaşırma ihtimaliniz var. Paranızı kolayca harcamayın. Her harcamanın ve gelirin listesini çıkarmayı unutmayın. Hatta harcamalarınızın fişlerini günlere göre ayırarak daha iyi bir analiz yapabilirsiniz. Eğer ki paranızı ciddiye almayacaksanız diğer adımların hiçbir önemi yok. Çünkü paranızı ciddiye almadığınız takdirde sizi kontrol eder ve sizi yönlendirir. Biz ise “özgür” olmak için parayı kontrol edip yönlendirmeliyiz.

Eğer paranızı ciddiye almazsanız asla ciddi miktarda paranız olmaz.

2 – Borçlarınızı kapatın

Bu adıma başlamadan önce şunu söylemeliyim : Bir borç probleminiz yok, bir gelir probleminiz var. Ancak bu farklı bir yazının konusu olabilir. Bu adıma gelecek olursak, başlıkta söylediğim gibi. Borçlarda “kar topu / çığ etkisi” görmek çok yaygındır. Bugün çok masum gözüken borçlar bir gün aldığınız borçtan daha çok faiz ödemenize sebep olabilir. Borçlarınızdan korkmanıza gerek yok, ancak finansal özgürlüğü yakalamak için bunlardan kurtulmamız gerekiyor. Borçlar “öcü” değil, ancak kesinlikle dostumuz da değiller. Finansal özgürlüğe ulaşmak için gelirimizi iyi yönetip giderlerimizi azaltmalıyız. Giderlerimizi azaltmak için borçlarımızı kapatmak güzel bir başlangıç olabilir.

Borç zincirlerinizi kırın!

Bu adımda fazla bir şey söylememe gerek olmadığını düşünüyorum. Vermek istediğim mesaj borçlarınızı kapatmak, böylece aylık giderlerinizi düşürmek. Çünkü unutmayın, finansal özgürlük için gelirlerimizi arttırır ve verimli kullanırken giderlerimizi düşürmeliyiz.

3 – Kara gün parası

Kara gün paranız olmalı, çünkü kara günler yaşayacaksınız. Bu konuda hala çeşitli tartışmalar mevcut. Benim tavsiyem ise hayat standartlarınız ne ise, o standartların bir tık altında hayatta kalmak için gereken 6 aylık parayı bir kenara koymanız. Banka mı yoksa yastık altı mı diye sorabilirsiniz. Bu sorunun doğru cevabı yok. Çünkü kişiden kişiye göre değişebilir. Yatırım konularında olduğu gibi, burada da ne kadar, nasıl bir riski göze aldığınız kararınızı etkileyebilir. Bence en iyisi paranızın yarısı nakit olarak elinizde tutarken diğer yarısını da bankada mevduat hesabında biriktirmektir. Bunun sebebi ise ülkedeki herhangi bir anormal durumda elinizde nakit para olduğu gibi, işler yolunda giderse de elinizde fazladan bir miktar para olacak.

Acil durumlarda kırınız.

Kimi insanlar daha fazla parasını bankada tutarken kimisi de yastık altında tutmayı tercih ediyor. Dediğim gibi, tercih tamamen size kalmış.

4 – B planı

Özellikle girişimci arkadaşların burayı çok dikkatle okumasını rica ediyorum. İsterseniz dünyanın en iyi, en yetenekli girişimcisi olun; B planına ihtiyacınız var. Eğer ki girişiminizde veya girişimlerinizde işler planladığınız gibi gitmezse yedek bir planınız olmalı. Örneğin ben, kurumsal bir yedek plan yaptım. Girişimlerimden çıkmam gerekirse kurumsal hayata geçiş yapacağım. Sizler de B planı yapmalısınız. Bu planı uygulamasanız bile bu planın bulunması sizi stresten kurtaracak, böylece girişiminizin başarılı olma ihtimalini de dolaylı olarak arttıracak.

Konumuz finansal özgürlük olduğu için bizi özgür kılan adımlar bulunmalı diye düşünüyorum. İkinci bir seçenek her zaman olmasa bile genellikle fayda sağlar. Bu plana örnek olarak kendimi gösterdim. Yani kendi girişimlerinizin peşinden koşarken aynı zamanda network’ünüzü (bağlantılarınızı) arttırıp kurumsal hayatta işe yarayabilecek yeteneklerinizi geliştirmek bir B planı olabilir.

5 – Emekliliğinizi planlayın

Hayır, yaşınız erken olsa bile bunun için erken değil. Eğer para kazanıyorsanız emeklilik fonu başlatmalısınız. Finansal özgürlük sadece günümüze bakmayı değil, aynı zamanda geleceğe bakmayı da gerektirir. Bugünden başlarsanız ileride kendinize çok teşekkür edeceksiniz. Bunun gerekli olmadığını düşünüyorsanız etrafınızdaki emekli insanlarla konuşun. Neden böyle bir adıma ihtiyacımız olduğunu göreceksiniz. Bunun için tavsiyem gelirinizin %5-15 gibi bir porsiyonunu emeklilik fonuna ayırmanız. İleride emekliliğinizde rahat olup hayatınızın tadını çıkarmak istiyorsanız bu fona ihtiyacınız olacak. Bu fona sahip olmayan arkadaşlarınız çalışmak zorunda kalıp torunlarına harçlık veremezken siz rahatlıkla emekliliğin tadını çıkarabilirsiniz.

Belli ki emeklilik fonu olan bir beyefendi…. Yoksa bu kadar rahat olamaz.

Sizden rica ediyorum, “Ohooo, daha çok var.” diyerek ertelemeyin. Çünkü böyle yaptığınız takdirde pişman olacaksınız. O günlerin geleceğine adınız gibi emin olabilirsiniz, ve geldiği zaman vakit çok çabuk geçmiş gibi hissedeceksiniz. Hayatınızın son demlerini çalışarak değil tatilde tadını çıkarak geçirmek istiyorsanız bu adımı atlamayın.

Yazımı okuduğunuz için teşekkür ederim. Türkiyemizde refah içerisinde yaşamak için hepimize görev düşüyor. Umarım hepimiz görevimizi layığıyla yapar ve güzel günleri görebiliriz. Şimdilik hepinize kolaylık, sefasını beraber sürmeyi diliyorum!