Basileios Dönemi

Fetihler Ve Kodifikasyonlar Devri: Basileios Dönemi

Basileios Dönemi
Basileios, oğlu Konstantinos ve ikinci karısı Eudokia

Daha önce sizlerle paylaştığımız Jüstinyen devri yazısında Bizans’ın farklı hanedanlarla yönetildiğinden bahsetmiştik. Bu hanedanlar yönetimi sırasında Bizans kah güçlü kah zayıf bir imparatorluk olmuştur. Gerek reformist gerek lider karakteri ile İmparator Basileios imparatorluğa güçlü yıllarını yaşatmış bir kişidir. Bu özellikleri onun ilerleyen yıllarda “Yüce Basileios” olarak anılmasını sağlamıştır. Makekondya Hanedanlığının kurucusu imparator Basileios’un hayatını anlattığımız yazımızla sizlerleyiz. Fetihler devri olan Basileios dönemi hakkında genel bakış, dönemin hukuksal çalışmaları, askeri harekatları ve Basileios’in ölümü.

Basileios Dönemi İlk Yılları

Ermeni asıllı Basileios 811 yılında Makedonya’da fakir bir köylü çocuğu olarak dünyaya geldi. İlerleyen yıllarında Konstantinopolis’e gelerek şansını burada denemek istedi ve çeşitli soyluların hizmetine girdi. Müthiş fiziksel kuvveti sayesinde imparatorluk sarayında seyis olmuş ve onun devlet hayatındaki yükselişi böyle başlamıştır. Bir güreş turnuvasında gücü ile III. Mikhail’in dikkatini çekmiş böylece onun yakın arkadaşı ve kişisel koruması olmuştur. Bu yıllarda imparatorun isteği ile metresi Eudokia İngeria ile evlenmiştir. Bu evlilik sırasında Mikhail’in Eudokia ile ilişkisi devam etmekteydi.

Basileios demir iradesi ile engel tanımadan yüksek iktidara doğru yol aldı. Bu arada imparatorun dayısı ve devlet işlerinin asıl yöneticisi olan Caesar Bardas ile çatıştı. Mikhail sevgili dostunun etkisi altına öyle bir girmişti ki dayısını hiç düşünmeden feda etti. Girit’e yapılan bir sefer sırasında Basileios, Bardas’ı kendi elleri ile öldürmüştür. Mükafatı ise 26 Mayıs 866 yılında ortak imparator olarak taç giymek olmuştur.

Bu yıllarda Mikhail gittikçe artan eğlence hayatına daha da daldı. Öyle ki ayık olduğu nadir zamanlarda sadece hipodromda at yarışı izliyordu. Kendi özel at yarışı takımını oluşturmuş ve içinde lüks ahırların, geniş koşu pistlerinin olduğu bir saray yaptırdı. O zamana kadar imparator ile yakın olan Basileios imparatora olan tavrını değiştirmeye başladı ve bir komplo planladı. 867 yılında 23 Eylül’ü 24 Eylül’e bağlayan gece düzenlenen bir eğlence Mikhail sarhoş olmuş ve odasına çekilmiştir. Basileios sabaha karşı 7 kişilik bir grupla İmparator’un yatak odasını basmış ve İmparator’u boğazlatmıştır. Büyük Saray’a geçerek tek İmparator olarak göreve başladı.

Basileios Dönemi İmparatorluk Yılları

Basileios Dönemi
Basileios’un tam yetkiyi aldığı 867 yılında Bizans sınırları

Bulgar Kilisesi Meselesi

Basileios tahtın ailesi için devamını garantiye almak adına 1 yıl arayla iki oğlunu müşterek imparator ilan etti. Basileios da her İmparator gibi kilise işleri ile yoğun bir şekilde meşgul oldu. Ancak o Mikhail’in siyasetinden vazgeçerek Roma Kilisesi ile yakın ilişkiler kurmaya niyetlendi. Bu amaç doğrultusunda Roma legatları ile 8. ökümentik konsil toplandı. Ancak bu konsilin bitmesinden 3 gün sonra Roma tarafının beklemediği bir şey oldu.

O dönemlerde yeni kurulan Bulgar Kilisesi’nin kime bağlanacağı bir tartışma konusuydu. Çar Boris esasında bağımsız bir kilise istiyordu. Ancak bu gayesine yaklaşamadı bile. Bununla birlikte Roma’ya gönderdiği piskopos adayları reddedilmişti. Çar bu sefer yüzünü Bizans’a döndü. Roma legatlarının şiddetli itirazlarına rağmen Bulgar Kilisesi, İstanbul Patriği’nin yüksek hakimiyet haklarını kabul ederek bir nevi iç bağımsızlık elde ederek kurulmuş oldu.

Bu olay Basileios’un bu kadar kıymet verdiği Roma ile dostluk başlamadan bitmiş oldu.

Basileios Dönemi Askeri Harekâtlar

Batı

O dönemde Akdeniz’de ve Güney İtalya’da faaliyet gösteren Araplar Adriyatik kıyılarına doğru faaliyete geçtiler. Arap filosu Budva ve Kotor üzerine saldırılar düzenledikten sonra 867 yılında Dubrovnik (Ragusa) önünde belirdiler ve şehri kuşattılar. Şehir sakinlerinin yardım isteği üzerine İmparator Basileios güçlü bir Bizans filosunu Adriyatik’e gönderdi. Filonun gelmesi ile 15 ay süren muhasara sona erdi. Bu sayede Bizans hakimiyeti tekrardan Doğu Adriyatik kıyılarında sağlanmış oldu. Dalmaçya Theması (eyalet) o yıllarda kuruldu.

Bizans’ın etki nüfus sahasının bu bölgelere gelmesinin bir diğer etkisi ise Hristiyanlığın yayılması oldu. Bölgedeki Slav kabileleri Bizans eliyle Hristiyanlığı kabul ettiler.

Bizans filosu Adriyatik’te Arapları yendikten sonra Bizans gözünü Güney İtalya’ya çevirdi. Kutsal Roma İmparator’u 2. Ludwig , Roma ve Bizans Sicilya’ya ortak bir saldırı kararı aldılar. 871 yılında Ludwig Bari’yi ele geçirse de elinde tam olarak bir şey geçmeyen Bizans hayal kırıklığına uğradı.

Ancak sonraki yıllarda (873) Ludwig’e isyan eden Beneventum hükümdarı Bizans hakimiyetine girdi. Hatta Ludwig ölünce onun fethettiği Bari de Bizans hakimiyetine geçti (876) . Bizans Arapların Dalmaçya, Orta Yunanistan ve Pelopones sahil bölgesine yaptığı akınları durdurdu bununla birlikte 7 yıllığına da olsa Kıbrıs’a hakim olmayı başardı. Bu durum Arapların Akdeniz hakimiyetini değiştirmedi üstelik 876 yılında Malta Adası’nı işgal ederek hakimiyetlerini güçlendirdiler.

878 yılında ise Bizans büyük bir kayıp verdi. Muhasaraya uzun süre dayanmış Siraküza, Arapların eline geçti. Ancak yine de Bizans Basileios’un son yıllarında Büyük General Nikephoros Phokas idaresinde aşağı İtalya’yı ele geçirdiler.

Doğu
Basileios Dönemi
İmparator Basileios ve oğlu Leon üzerine bir minyatür

İmparatorluğun doğu sınırlarında ise Arap sınırına yerleşmiş Pavlusçular ( ya da Pavlikanlar ) İç Anadolu’ya akınlar düzenliyordu. Hatta Efes ve İznik’e kadar ilerlemişlerdi. 868 yılında Basileios bir barış görüşmesine başlasa da bir netice alınamadı. Savaş yeniden alevlenince İmparator damadı (veya kayınbiraderi) General Khristophoros Pavlikanlar üzerine kesin bir sefere çıktı ve 872 yılında kesin bir zafer kazandı. Bunların yuvalandığı birçok kale tahrip edilip liderleri Khrisokheiros öldürüldü.

Bu olay Bizans’ın Doğu’da ilerlemesinin önünü açmıştır. 873 yılında Fırat bölgesine ilerleyen İmparator Doğanşehir ve Samsat’ı fethetti. Bunun yanında Malatya Kalesi’ni ele geçirmeye çalışırken mağlubiyete uğramaktan da kurtulamadı. Ancak bu faaliyetler Bizans’ın Doğu’da planlı ilerleyiş devrini başlatmıştı.

Genel Bakış

Basileios devrinin askeri zaferlerle dolu bir devir olduğu görülüyor. Mağlubiyetlerden kaçınılamasa etkili bölgeleri eline tutmayı bilen ve oraları kullanan Basileios bu sayede sadece esas düşman Araplara karşı zaferler kazanmış olmuyordu. Bunun yanında Kutsal Roma İmparatorluğu ve Roma Kilisesi’ne karşı siyasi kozlar da sağlamış oluyordu. Öyle ki Arap akınlarında tehlikeli durumlara düşen Roma bile Bizans’tan yardım istemiştir. Bu durum Roma Kilisesi’nin kilise sorunları bakımından daha uysal ve kabul edici bir tavır takınmasını sağlamıştır.

Basileios Dönemi Hukuki Çalışmalar

Basileios her ne kadar ermeni asıllı bir Makedonyalı olsa da Roma hukukunun ateşli bir taraftarıydı. “Kanun Koyucu” sıfatına istinaden Roma hukukunun yenilenmesi için çokça çaba sarf etti ve 1. Jüstinyen devrinden beri ilk defa mevcut Roma/Bizans kanunlarını bir sistem içinde birleştirdi. Basilica olarak adlandırılan bu sistem 60 kitap ve Prokheiron ve Epanagoge adlı iki yeni eserden meydana gelmekteydi.

Prokheiron tamamen pratik kullanım için hazırlanmış ve herkesin kullanabilmesi amaçlanmıştır. Bu uğurda 1. Jüstinyen zamanında oluşturulan İnstitütiones adlı eseri kullanması gerekiyordu. (İnstitütiones hakkında detaylı bilgi “Gücünün Doruğunda Bir İmparatorluk” adlı yazımda mevcuttur.) Prokheiron, Bizans’ta son derece yaygınlaştı. İmparatorluğun çöküşüne değin kullanımda kalmasının yanı sıra farklı dillere çevrilerek Slavlar arasında da büyük saygı gördü.

Bir başka çalışma ise Epanagoge adlı eserdir. Bu eser kanunlar mecmuasına giriş olarak düşünülmüştür. Bir çok kısım itibariyle Prokheiron’u tekrar etse de onu ayrı bir eser kılan bir takım yenilikleri de barındırıyordu. Mesela imparator, ruhban ve diğer kilise/devlet görevlilerinin hukuki görevleri ile ilgili yeni ve gayet dikkat çekici bilgiler taşıyordu.

Bu koca hukuk sistemi her ne kadar Basileios zamanında bizzati onun çabaları ile oluşturulmaya başlasa da Basileios’un ömrü bu sistemin tamamladığını görmeye yetmedi. Ardılı olan VI. Leon zamanında sistem tam olarak tamamlanacaktır.

VI. Leon’un Babası Meselesi

Basileios Dönemi
VI. Leon bir Ayasofya Mozaiğinde

“İlk Yılları” başlığı altında belirttiğimiz gibi Basileios imparatorluğa yükselme döneminde ilk karısı olan Maria’dan boşatılarak III. Mikhail’in metresi olan Eudokia İngeria evlendirildi. Bu evlilik aslında Eudokia İngeria’nın saraya yerleşebilmesi için yapılan bir oyundu sadece. Eudokia’nın Basileios ile evli olduğu halde III. Mikhail ile ilişkisi devam etti. Bu evlilik öncesi Basileios’un Maria’dan doğma Kostantinos adında bir oğlu olduğu ve Kostantinos’un onun en sevdiği evladı olduğu biliniyor

Bu süreçte Eudokia ve Basileios’un 2 oğulları oldu. Leon ve Stefanos. Bu çocuklar her ne kadar Basileios’un olarak kabul edilseler de III. Mikhail ve Eudokia İngeria’nin devam eden ilişkileri göz önüne alındığında kuvvetle muhtemel Leon ve Stefanos III. Mikhail’in oğullarıdır. Bunun bir delili olarak ise Basileios ve Leon arasında ki ilişkidir. Bir baba-oğul ilişkisinden uzak olmakla beraber aralarında derin bir nefret olduğu biliniyor. Bu durumun sebebi olarak Basileios, Leon’un oğlu olmadığını biliyor ve bu nedenle onu sevmiyor olabilir.

Ölümü

İmparator Basileios ardılı olmasını istediği ve de çok sevdiği ilk oğlu Konstantin’in erken yaşta gelen ölümüyle çok sarsıldı. Ve bu sarsıntı hayatının sonuna kadar onda manevi bir çöküntü olarak kaldı. 29 Ağustos 886 yılında günümüz Mudanya’sında 74 yaşındayken bir av kazası sonucu öldü. Ölümü hakkında değişik rivayeteler bulunmaktadır

Bir rivayete göre imparator, hafızlarından ayrı bir şekilde avlanırken bir geyiğin saldırısına uğramış ve uzun bir yol boyunca sürüklenmiştir. Bu saldırı sonrası payitahta getirilen imparator belli bir müddet sonra mide kanaması geçirerek vefat etmiştir.

Bir diğer rivayet ise Basileios’un ölümünün VI.Leon’un bir komplosu sonucu olduğu yönündedir. Bu iddiaya göre İmparator’un muhafız birliği komutanı zamanda Leon’un metresinin babasıydı ve de bu zatın Leon döneminde daha yüksek payelere gelmesi bu iddiayı güçlendirir niteliktedir.

Döneme Genel Bakış

Basileios Dönemi
Basileios Dönemi hakkında bir minyatür

Makedonya’nın fakir bir köyünden çıkma yiğit delikanlı Basileios’u tahta götüren yollar karanlıktı ve kendisi bu karanlık yolda yürümekte hiç tereddüt etmedi. Gerektiği zaman elini taşın altına koydu gerektiği zaman o elleri kana bulamasını da bildi. Tahta çıkış sürecinde III. Mikhail’e yaptıkları saltanat hırsı adı altında nankörlük ve gaddarlık olarak yorumlanabilir ancak madalyonun diğer tarafında devletin bekası için ne yapması gerektiğini bilen ve zamanı geldiğinde bunu soğuk kanlılıkla yapan bir devlet adamının feraseti, kabiliyeti ve liderliği yatmaktadır.

Devlet’in gerek fetihleriyle gerek hukuki kodifikasyonlarıyla bir yükseliş gösterdiği bu devre Basileios’un katkıları yadsınmaz derece de büyüktür. Gerçekten de hem seferlerde hem de seferlerin arkasındaki diplomatik atılımlarda karar mercii olduğu gibi aynı zamanda hukuki kodifikasyonların da en büyük destekçisiydi. Onun başlattığı Basilica sistemi hukuki olarak büyük bir atılımdır. Basileios devlet maliyesini de akıllıca yönetmeyi bilmiş gereksiz harcamalardan kaçınmış ve yüksek vergiler koyarak halkı ezmemiştir. Buna rağmen 1. Jüstinyen dönemindeki gibi Başkent’in imarına özen gösterilmiştir. Gerekli yerler restore edilmiş, gerekli yerlere ise yeni binalar inşa edilmiştir. Maalesef günümüze kalan eseri yoktur.

Kısacası Basileios hakkında söyleyebiliriz ki; kendisi doğduğu şartların dezavantajına rağmen çağının en önemli insanlarından biri haline gelerek dönemin siyasetinde belirleyici rol oynamıştır. Ve diyebiliriz ki Basileios zamane Bizans’ının tam da ihtiyacı olduğu kişiydi.

‘Fetihler Ve Kodifikasyonlar Devri: Basileios Dönemi’ adlı yazımızın sonuna geldik. Bizleri Instagram ve Twitter hesaplarımız üzerinden takip edebilirsiniz. Diğer içeriklerimize de göz atmayı unutmayın!

Kaynakça

  • https://tr.wikipedia.org/wiki/I._Basileios
  • Ostrogorsky, Georg (2015), Bizans Devleti Tarihi, Fikret Işıltan, çev. (8 bas.), Ankara: Türk Tarih Kurumu Yayınları,